Atatürk İnkilapları

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi Ders Notları' bölümünde dadlıjojuk tarafından paylaşıldı.

  1. dadlıjojuk

    dadlıjojuk Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Atatürk'ün İnkilapları
  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    dadlıjojuk bunu beğendi.
  3. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    1923 - 1933 Yılları Arasındaki Ekonomik Gelişmeler
    İzmir İktisat Kongresi’nden 1933 Yılına Kadar Görülen
    Gelişmeler:

    26 Ağustos 1924′te Türkiye İş Bankası kuruldu.

    19 Nisan 1925′te Türkiye Sanayi ve Maden Bankası kuruldu.

    1 Temmuz 1926′da, Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi.

    28 Mayıs 1926′da TBMM tarafından Teşvik- Sanayi Kanunu kabul
    edildi.

    1928 yılında, İktisat Bakanlığı kuruldu.

    1926 yılında İstatistik Genel Müdürlüğü kuruldu. Osmanlı
    Devleti’nden kalma demiryolları yabancılardan satın alınarak
    yeni demiryolları yapıldı.
    17 Şubat 1925′te Aşar vergisi kaldırıldı.

    ***İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar gereği, 1926
    yılında özel sektöre yönelik Teşvik-i Sanayi Kanunu (Sanayiyi
    Özendirme Yasası) kabul edildi. Fakat özel sektörün sermayesi
    ve gerekli kadrosu hazır olmadığından bu yasa başarılı
    olamadı.

    1933 - 1938 Yılları Arasındaki Ekonomik Gelişmeler

    1933 - 1938 yılları arasında, İzmir İktisat Kongresi’nde
    alınan Misak-ı İktisadi kararlarının temel amacı olan özel
    girişimciyi sanayi alanına çekmek mümkün olmadı.

    1926 yılında çıkartılan Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun başarılı
    olamaması üzerine, sanayileşmenin devlet eliyle yürütülmesine
    karar verildi.

    1933 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı.
    Bu dönemde, Sümerbank önderliğinde büyük bir dokuma sanayi
    kuruldu.

    1936 yılında İkinci Beş yıllık Sanayi planı hazırlandı.
    Bu dönemde; madencilik, elektrik santralleri, gıda, kimya,
    deniz ulaşımı, makina sanayi, deri sanayi gibi alanlarda
    birtakım planlar yapıldı.

    1935′te Maden Tetkik Arama Enstitüsü kuruldu.

    1937′de Etibank önderliğinde Türkiye’nin ilk demir çelik
    fabrikası Karabük’te açıldı.

    1938′de başlayan İkinci Dünya Savaşı nedeniyle İkinci Beş
    Yıllık Sanayi planı tamamlanamadı.
    dadlıjojuk bunu beğendi.
  4. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    ATATÜRK’ÜN EKONOMİK GÖRÜŞÜ ;
    Cumhuriyetin başlangıcından itibaren ele alınan 1923-1938 arası dönem yukarıda incelenmiştir. Yapılan uygulamalar ve elde edilen sonuçlar verilerle ortaya konmuştur. Atatürk'ün ekonomik görüşünü ortaya koyarken öncelikle ekonomiye verdiği önem de belirtilerek değerlendirmeler yapılacaktır.

    Atatürk'ün ekonomiye verdiği önem; -İstiklal savaşının en yoğun döneminde Atatürk'ün savaş sonrası bağımsız yeni Türkiye devletinde uygulanması gereken iktisat politikasının hazırlanması için özel bir heyet kurması konuya verilen önemin en belirgin işaretidir. Heyet Ziya GÖKALP'in başkanlığında Ankara'da çalışmıştır ve Atatürk zaman zaman çalışmalara katılmıştır12.
    -Cumhuriyet ilan edilmeden sekiz ay önce İzmir İktisat Kongresini toplaması ve iktisat politikasının çiziminde geniş kitlelerin eğilimlerine başvurulması çok önemli bir davranıştır.
    -İktisadi bakımdan gelişme teminine ait tekliflerin getirilmesi, araştırmaların rapora bağlanması çalışmaları için, “ Ali İktisat Meclisi” 25 Haziran 1927 de 1170 sayılı kanunla kurulmuştur. Bu faaliyet esas olarak özel sektörün kuvvetlendirilmesi ve iktisadi gelişmenin sağlanması için gösterilen çok önemli bir çabalar bütünüdür13.
    -Atatürk'ün iktisadın önemi konusunda söylediği sözlerden bazıları ;
    İktisat Kongresinde "Hiçbir uygar devlet yoktur ki, ordu ve donanmasından önce iktisadını düşünmüş olmasın" aynı konuşmada bağımsızlıkla ilgili olarak"Muhakkak tam bağımsızlığı sağlayabilmek için yegane hakiki kuvvet, en kuvvetli temel, iktisadiyattır." Son olarak "İktisat savaşı devam ediyor. Uzun sürecektir fakat bunda da mutlaka muzaffer olacağız." Demekte ve henüz savaş ortamı tam anlamıyla sona ermeden tedbirleri alma yolunu seçmektedir.

    Atatürk'ün Ekonomik Stratejileri 14;
    -Toplumsal refahın sağlanmasında, toplum kesimleri arasında ayrıcalıklı
    kişi,grup vb. önlenmeli, kalkınmanın sonuçları eşit dağılmalıdır.
    -Ekonomi Pazar ekonomisinin kurallarına göre işletilmelidir. Devlet de Pazar ekonomisinin kurallarına uymalıdır.
    -Kişisel girişim gücü korunmalı ve desteklenmelidir.
    -Devlet özel girişim alanını izlemeli, denetlemeli ve temel ekonomik amaçlara yöneltmek için teşvik etmelidir.
    -Kişisel girişimin engellenmesini önlemek için devletin doğrudan yatırımlarına ve devlet işletmesinin ekonomi içindeki rol ve önemine sınırlar çizilmesi çok önemlidir.
    -Devlet yatırım işletmeleri için en uygun alanlar alt yapı yatırımlarıdır. Yukarıdaki kurallar zinciri göz önüne alındığında Atatürk'ün liberal ekonomiye yakın bir çizgide olduğunu değerlendiriyoruz.

    Atatürk'ün Ekonomi Doktrini ;
    Atatürk'ün oluşturduğu ekonomik ideolojinin en güzel ifadesi 1936 yılında
    yayınlanan ikinci 5 yıllık sanayi planında da belirtildiği gibi ; "Devletçiliğin bizce manası şudur: Fertlerin hususi teşebbüslerini ve faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin esas ihtiyaçlarını ve bir çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleketin iktisadiyatını devletin eline almak."
    Atatürk'ün devletçilik anlayışında ana felsefe yukarıda belirtilen metinden ibarettir. O günün koşullarına göre değerlendirildiğinde Atatürk'ün devletçilik anlayışı daha gerçekçi yorumlanabilir.

    SONUÇCumhuriyetin ilk yıllarından itibaren 1923-1938 arası ekonomik uygulamalar ve yukarıda belirtilen Atatürk'ün ekonomi görüşleri birlikte ele alındığında şu değerlendirmeler yapılabilir.
    1923-1932 arası dönemde Atatürk'ün ve tüm toplumun istekleri doğrultusunda liberal ekonomik politikalar üretilmiştir15. Ancak sonuçları daha önce gördüğümüz gibi hiçbir sektörde somut başarılar elde edilmemiştir. Başarısızlığın esas sebebi, ferdi teşebbüsün elinde teknolojik altyapı , işbilirlik gibi becerilerin olmayışındandır. Ayrıca piyasa ekonomisinin geçerli olduğu ülkelerden Amerika'da başlayan para krizi bütün dünyayı kısa sürede sarmış ve toplumlar ekonomik çöküntü ile karşı karşıya kalmışlardır. 1929 Dünya ekonomik krizi kapitalizmin sonucu olarak değerlendirildiği için piyasa ekonomileri bundan zarar görmüşlerdir.
    Aynı dönemde 1936'lardan itibaren J.M.KEYNES'in önerdiği politikalar dünyayı etkisi altına almaya başlamıştır. Keynes ekonomik dengeyi farklı algılıyor ve müdahaleci ekonomik politikaları ön plana çıkarıyordu. Böyle bir konjonktürel ortam içerisinde Türkiye'nin uyguladığı BBYSP başarı ile sonuçlanıyor ve hemen arkasından ikinci plan yapılıyordu. 1932'den İtibaren uygulanan devletçi politikaların başlangıcı bu şekilde olmuştu.
    1932-1938 arası dönemde devlet kontrolünde altyapı, teknoloji ve yönetim becerileri kullanılarak sanayi planlarında ve ekonomideki sektörlerde gelişmeler kaydedilmiştir. Ancak yine de devlet eliyle kurulan müesseselerin işler hale geldikten sonra özel teşebbüse süratle devri esas alınmıştır.
    Atatürk devletin ekonomiye müdahaleleriyle birlikte, kişisel özgürlüklerin korunmasına büyük önem veriyordu. Profesör Afet İNAN'a ve sekreterine dikte ettirmek,yada kendi el yazısı ile yazmak suretiyle yayımlattığı " Vatandaş için medeni bilgiler " kitabında 16 kendi el yazısı ile "Mutedil Devletçilik" terimini tercih ettiği görülmektedir. Bunun anlamı şudur ; Atatürk yukarıda belirtilen günün koşullarında ülke için en uygun mo**** o gün için uygulamıştır. Yani, ülkemizin o zamanki koşullarına uyumu sağlanmış “Pazar ekonomisine dayalı planlı bir karma ekonomi” doktrini olarak tanımlanabilmektedir17.
    Atatürk'ün piyasa ekonomisinden yana, ferdi teşebbüsü esas alan, liberal ekonomik politikalara yakın ancak günümüzde de olduğu gibi devletin yerinde müdahalelerinin de olmasını isteyen bir ekonomik görüşe sahip olduğu değerlendirilmektedir.
    dadlıjojuk bunu beğendi.
  5. tömbk

    tömbk Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2008
    Mesajlar:
    84
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    0
    EKONOMİ ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR

    Osmanlı Devleti döneminde kapitülasyonların ağırlığı, Sanayi Devrimi’ne ayak uydurulamaması, dış borçların ödenememesi gibi sebeplerle milli ekonomi kurulamamıştı.
    Ekonomi alanındaki inkılaplarla siyasi bağımsızlığı destekleyecek ekonomik bağımsızlığı sağlamak,
    Batının hammadde ve Pazar kaynağı olmaktan kurtulmak hedeflenmiştir.

    1)İZMİR İKTİSAT KONGRESİ’NİN TOPLANMASI(17 ŞUBAT -4 MART 1923)
    Yeni Türk Devleti’nin ekonomide izleyeceği yolu ve kalkınma hedeflerini belirlemek amacıyla İzmir İktisat Kongresi toplandı.
    Kongreye işçi, çiftçi, tüccar ve sanayici temsilcileri katıldı. Kongrede Misak-ı İktisadi(Ekonomi Andı) kabul edildi. Bu yemine göre:

    • Yerli malı tüketimi teşvik edilecek,
    • Milli kaynaklar harekete geçirilecek,
    • Özel sektöre ucuz kredi sağlayacak bankalar kurulacak,
    • İşçilerin çalışma şartları düzeltilecek,
    • Özel sektörün yetersiz kaldığı büyük yatırımlar devlet eliyle yapılacak,
    • Demiryolu yapımına ve büyük işletmelerin kurulmasına hız verilecekti.

    2)TARIM ALANINDA:
    a-Âşar vergisi kaldırıldı(17 Şubat 1925).
    b-Çiftçiye kredi sağlayacak Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri kuruldu.
    c-Çiftçilere yönelik örnek çiftlikler ve Ziraat Enstitüleri kuruldu.
    d-Makine tarımı geliştirildi. Köylünün tohum ihtiyacı karşılandı.

    3)TİCARET ALANINDA:
    a-Yerli tüccarların kalkınması için Merkez Bankası ve ilk özel banka olan İş Bankası (26 Ağustos 1924) kuruldu.
    b-Türk limanlarında ticaret yapma hakkı 1 Temmuz 1926’da çıkarılan Kabotaj Kanunu ile millileştirildi.
    c-Yabancıların elindeki işletmeler satın alınarak devletleştirildi.

    4)SANAYİ ALANINDA:
    a- 28 Mayıs 1927’de Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılarak özel sektöre yatırım alanında kolaylıklar sağlandı.
    b-Sanayileşebilmek için bilgi, teknoloji, yetişmiş eleman ve sermayeye ihtiyaç vardır. Özel sektörün yetersiz kaldığı alanlar sebebiyle ekonomide Devletçilik ilkesi benimsendi.
    c-1934’te planlı ekonomiye geçildi. 1934-1939 arasında “1.Beş yıllık Kalkınma Planı” uygulandı. II. Dünya Savaşı sebebiyle 2.Beş Yıllık Kalkınma Planı uygulanamadı.
    d-1935’te Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü ve Etibank kuruldu.
    e-1939’da Karabük Demir Çelik Fabrikası kuruldu.
    Not: Ulaştırma alanında demiryolu yapımına önem verilmiştir. Ekonomi alanındaki yatırımlar birbirine bağlı olduğu için bir bütün olarak ele alınmıştır.
    kelebekk ve dadlıjojuk bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş