ATATÜRK 'ün 30 bilinmeyeni

Konu 'Atatürk'ün Hayatı' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ
    "Atatürk" hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir
    konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak
    almıştı. Kendisine "Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

    2.EN SEVDİĞİ YEMEK
    Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı
    boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya
    düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih
    ederdi.
    3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
    Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki
    çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

    4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU" YDU.
    Binlerce kitabı vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı
    boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri
    Güntekin'in ünlü Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün
    rasgele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.

    5.KABUL SALONUNDAKİ AT YAVRUSU
    Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adını verdiği köpeği,
    Gazi`nin yatağının ayakucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o
    dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş
    bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile
    emretmişti.

    6.TAM BİR SALON ADAMI
    En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik
    Batı müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

    7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
    Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de
    özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük
    edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

    8.DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU
    Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takim
    giymeyi sevmezdi.

    9.ÖLÇÜLERİ
    Boyu 1.74 idi. Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu
    hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara
    siyah rugan ayakkabı giyerdi.

    10.RUMELİ ŞİVESİ
    Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli
    şivesiyle telaffuz ederdi.

    11.HAZİN BİR HİKÂYE
    Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan, Mustafa Kemal`in
    evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye
    Hanım`ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

    12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.
    Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı
    olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok
    sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını
    düşünüyordu.

    13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
    Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle
    sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi
    Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

    14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI.
    Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz
    odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini
    sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

    15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
    Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran
    eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

    16.HOŞGÖRÜLÜ LİDER
    Köylünün birinin gazete kâğıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli
    yanmış,"Alsın bunu,... kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

    17.SİGARA PAZARLIĞI
    Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde
    kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor
    bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek
    cevap vermişti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu
    sizin izninizle yapacağım".

    18."BU NASIL HALKÇILIK?"
    Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün
    milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini
    sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey
    sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.

    19."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"
    İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya
    geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini
    kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam
    olmak demektir hocam, adam olmak!"

    20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
    Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara
    bakamaz böyle durumlarda sırtını döner ya da kesilmelerini engellerdi.

    21.YABANCI DİLE MERAKI
    Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca'yı sonraki yıllarda
    geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya
    Fransızca sözcükler de eklerdi.

    22.FASULYESİNE POKER
    Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

    23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
    Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç
    özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

    24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ.
    Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının
    duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: "T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar".

    25.BİR RİCASI BAŞ AÇTIRDI
    Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış,
    "Hafız Hanim benim hatırım için basındaki örtüyü açar mısın?" diye
    sormuştu. Kadın baş örtüsünü açarak, Atatürk`un önünde eğildi ve
    ellerini öptü.

    26.BİLARDO VE YÜZME
    Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

    27.EN BAŞARILI DERS.
    Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca surdu.

    28.YAĞCILARA GEÇİT YOK
    Yağcılara çok kızardı Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde
    iltifat eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.

    29.SON YILBAŞI GECESİ
    1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik
    Rüştü Aras ile baş başa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

    30.KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK
    Kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü`nde özel bir bakıcının ilgilendiği
    güvercinliği vardı.

Sayfayı Paylaş