Atatürk ün Şiirleri Ve Özlü Sözleri

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde karaak10 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. karaak10

    karaak10 Üye

    Katılım:
    3 Haziran 2009
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    performans ödevi var.atatürkün en güzel şiirlerinden ve özlü sözlerinden yazabilir misniz??konu fark etmez..................
  2. angryfox

    angryfox Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    HAKİKAT NEREDE?
    Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarihler söylememiş bunu
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
    Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

    Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
    Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
    Doğudan çıkan biz
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
    Türk sadece bir milletin adı değil,
    Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
    Ey yığın yığın insan gafletleri
    Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
    Hakikat nerede?

    MUSTAFA KEMAL

    ..............................

    KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER
    Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
    Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
    Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
    Efkârı sakimane ile âleme karşı
    Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
    Âmali harisanesini eyledi tezyit...
    Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
    Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
    Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
    Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
    Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
    Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
    Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
    Ey enmilei sürbu cinayata delâil
    Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
    Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
    Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
    Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
    Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
    Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
    Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
    Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
    Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
    Âtimizi dendanı harisin kemirirken
    Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
    Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

    MUSTAFA KEMAL
    ŞANLI ORDU GAZETESİ : 24 Kasım 1908

    yardım edebildiysem ne mutlu bana
  3. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    AHLAK

    Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.
    Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
    Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.
    Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
    Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.
    Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.
    Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.
    Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.

    BAĞIMSIZLIK

    Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
    Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.
    İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye'nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.
    Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.
    Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.
    Türkiye'nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.
    Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.
    Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.
    Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.
    Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.
    Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.
    Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
    Ya istiklal, ya ölüm.

    BİLİM

    Bilim, gerçeği bilmektir.
    Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
    Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.

    BİRLİK - BERABERLİK

    Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.
    Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
    Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur.
    Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.

    CUMHURİYET

    Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.
    Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
    Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
    Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.
    Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.
    Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.
    Cumhuriyet fazilettir.

    ÇALIŞMAK

    Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
    Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak! Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . Yaşamak demek çalışmak demektir.
    Türk, öğün, çalış, güven.

    DEĞİŞİM

    Türk milletinin istidadı ve kesin kararı, medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
    Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.
    İnkılap, Türk ulusunun son asırlarda geri bırakılmış kurumlarını yıkarak yerlerine, ulusun en yüksek uygarlık düzeyine ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar koymaktır.
    Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir.
    Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

    DİL

    Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
    Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
    Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

    EĞİTİM

    Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
    Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
    Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

    EKONOMİ

    Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz. •
    Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir.
    Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.

    FİKİR
    Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.

    GENÇLİK
    Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklall ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
    Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.
    Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

    KADIN
    Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de "iyi anne" olmalarıdır.
    Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
    Dünyada her şey kadının eseridir.
    Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
    Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
    Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.

    KÜLTÜR VE MEDENİYET
    Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.
    Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
    Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.
    Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
    Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

    MEDENİYET
    Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.
    Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

    MİLLET- HALK -MİLLİYETÇİLİK
    Büyük ve tarihi olayları ancak büyük milletler yaşayabilir.
    Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.
    Felaketler insanları, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
    Bir millete hizmet eden onun efendisi olur.
    Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
    Türk milleti kendisi için, kendi geleceği ve kurtuluşu için çalışan kimseleri ve kurullan zorluk karşısında bırakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur.
    Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
    Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Türk milletinin geleceği, bugünkü evlatlarının doğru görüşü, yorulmak bilmez çalışkanlığı ile büyük ve parlak olacaktır.
    Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doğuştan gelen yeteneği geliştirebilecek metodlarla donanmış vatandaşlar lazımdır.
    Kurtulmak ve yaşamak için çalışan, çalışmak zorunda olan bir halkız. Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bir hakkı kazanırız. Yoksa arka üstü yatmak ve ömrünü çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakkı yoktur.
    Halkın sesi, Hak'ın sesidir.

    ÖĞRETMEN
    Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
    öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,irfanı hür nesiller ister.
    öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.
    öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.

    MÜZİK-TÜRK MÜZİĞİ- SANAT
    Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabil mesi, kavrayabilmesidir.
    Millî, ince duygulan, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.

    SANAT
    Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
    Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti'nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.
    Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz... Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.
    Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.
    Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.
    Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.

    SPOR
    Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır.
    Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.
    Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatanî görev saymak gerekir.
    Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.

    TAKLİT
    Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyetçiliği içinde kalabilir.

    TARİH

    Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez.

    TUTSAKLIK – ESARET
    Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

    VATAN

    Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.
    Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya lâyıktır.
    Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
    DeaDByPwR bunu beğendi.
  4. 'FirarPerest'

    'FirarPerest' Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    1.646
    Ödül Puanları:
    0
    KEMAL PAŞA'YA

    Yüzünü görmek istedim
    Selanik' te birşey sormadan
    Kuyumcularla kebapçılara
    Deniz kıyısına gittim
    Sesin duyuluyordu
    Liman boyunca
    Bütün deniz kabuklarında
    Bir vapurda
    Dalgalanıyordu
    Adının hayali
    Ne güzel şey "Türk dostuyum " demek
    Samsun' a çıkacağız yarın sabah

    Ord.Prof.Dr.Anna Masala (İtalyan)

    MUSTAFA KEMAL' İ DÜŞÜNÜYORUM

    Mustafa Kemal' i düşünüyorum
    Yeleleri alevden al bir ata binmiş
    Aşıyor yüce dağları, engin denizleri
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri
    Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
    Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
    Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
    Arkasından dağ dağ ordular geliyor
    Her askeri Mustafa Kemal gibi.
    Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
    Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
    Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
    Al bir ata binmiş yalın kılıç
    Koşuyor zaferden zafere...
    Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
    **memiş bir kasım sabahı!
    Yine bizimle beraber biryerde,
    Yaşıyor dört köşesinde vatanın.
    Yaşıyor damar damar yüreklerde.
    Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
    Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
    Uykularıma giriyor her gece.
    Ellerinden öpüyorum.

    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

    BİR RESİMDE ATATÜRK

    İzmir' e girişini Atatürk' ün
    Bir kahve duvarındaki resimde gördüm
    Bir ılık güz öğlesinde
    Şanlı haki urbası üzerinde
    Koymuştu kılıcını içine kınının
    Yürüyordu arasına sevgili halkının
    Ayağında Anadolu' dan getirdiği toz
    Bir inanç gözlerinde tükenmez
    Alabildiğine insan kalabalığı ardı
    Bir aydınlık geleceğe bakıyordu
    Işıktı sevinçti türküydü
    Görseydiniz o resimde Atatürk' ü

    Sabahattin Kudret Aksal

    SİSTEN SONRA

    Ne kadar uyudunuzsa, karalardan uyanın aklara
    Evler sokaklar Mustafa Kemal' lerle kalkın
    Bir çelenk örün başınıza mutluluklardan
    Davranın avlulara ağaçalarla
    Meydanlara davul zurnalarla koşun
    Çekin bayramlıklarımızı sıkıntılardan
    Türkiye bir geçmiş değil gelecektir
    Işıklarla sabahlarla dostluklarla
    Koç yiğitler sıra sıra kılıçlardan
    Çıkın dağlara bayraklarla
    Ne kadar bunaldınızsa dumanlardan
    Fırlayan sularla topraklarla kuşlarla
    Günaydın hepinize Türk ordusundan
    Toplanın meydanlara marşlarla
    Özgürlük Mustafa Kemal' li bir çiçektir
    Kalkın umutlara sevgilere selamlarla

    UYUYOR

    Alev olmuş yanıyor gözyaşımız
    Bu hazin meş'aleler üstünde.
    Uyuyor en yüce can yoldaşımız,
    Böyle hicranla tutuşmuş günde.
    Uyuyor uykusu hiç bitmeyecek
    **ü bir milleti var eyliyenin
    Onu makber bile incitmeyecek
    Ruhu tunçtur, gece yoktur diyenin
    Geceden doğdu ışıklar saçarak
    Vatanın gündüzü Türkün özü O
    **emez böyle sabah, böyle şafak
    Tarihin şan dolu en son sözü O.

    O' NSUZ

    Ah, işte duyuyorum mesut günler içinden,
    Sana ^^sevimli yüzün asla solmasın^^ diyen,
    Bütün adınla dolu o coşkulu şarkılar.
    Sen öldüğün için mi bayraklar yarı!...
    Görüyorum, ilk defa seni gördüğüm günü.
    Altından, alkışlarla geçiyorsun bir takın.
    O gün bana gelmiştin babamdan daha yakın.
    Meğer duyacakmışım bir sabah öldüğünü...
    Meğer görecekmişim bir sabah gidişini, günü.
    İstanbul'un önünden son defa geçişini,
    Bizler seninle nasıl, ne kadar beraberdik,
    Bizler ki sıkılsak ^^O başımızda^^derdik;
    Nasıl yok bileceğiz o güzel güneş yüzü?
    Ana,baba değil bu, bizler Ata öksüzü..
    Tatmadık, bilmiyoruz bu bambaşka yarayı,
    Öğret bize ya Rabbim ah
    ^^O^^nsuz yaşamayı!..

    GAZİ

    Ey sen ki alev saçlı zafer küheylaniyle
    Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın.
    Bir şimşek ağlıyanı halinde Türk kanıyle
    Aldığı şana layik tarihte bir sen varsın. Erişemez vasfına hiç bir rebabın sesi
    Sen yükseksin ilhamın yıldızlı göklerinden. Dehadan kanatlanan kılıcının şulesi
    Ebediyette olmuş bir murassa kasiden.
    Kızıl gökte parlayan ay-yıldızın nurusun.
    Sen en büyük milletin, Türklüğün gururusun.
    Bu yurdun timsalisin bugün bütün cihanda.
    Gözler, gönüller senin, senin şeref de şan da...

    İSTİKLAL SAVAŞINDAN

    Ağlamakla gözlerin kızarmıştı akların, Büyük yas karartmıştı kırmızı bayrakları. Boyunlar bükülmüştü, başlar durmuyordu dik,
    Kendi vatanımızda vatansızlar gibiydik. Anayurda dört yandan saldırmıştı düşmanlar,
    Türk' ün büyük derdini Türk olmayan ne anlar?
    Halife olanlarla bir, Sultan olanlarla birlik;
    Prensleri ediyor düşmana habercilik.
    O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun' a. Yürüdü, etrafına umutlar suna suna;
    Bu ateşler içinden geçip gelmiş bir erdi, Göğsünde toplanmıştı milyonla Türkün derdi.
    Bu milyonlarla dert ona veriyordu başka hız
    Yürüyordu: arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız....
    O kimdir? Bakışları deniz kadar yumuşak, Saçı, güneşi emmiş bir demet başak.
    O kimdir? Bir ulusun sesi var ağzında, Onbeş milyonun nabzı çarpıyordu nabzında.
    O kimdir? Gözlerinde, bir tılsım gizleniyor Bastığı topraklardan bahar filizleniyor... Alev saçlı bir volkan, bazı bir dağ başında Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında. Güneşten birer oktu ondan gelen her emir, Bu okların altında eriyor dağ, taş, demir. O kimdir?.. milyonla Türk birleşip bir tek olmuş.
    Yıkılan memlekete kolları destek olmuş... Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu
    Bir yandan da yürüdü halifenin ordusu. Birisi gök yüzünden bombalar atıyordu, Öbürü ^^tekbir^^ çekip ^^fetva^^ dağıtıyordu.
    Bunların karşısında göğsü acık bir dölen, Süngüye, topa diyor : -biz olacağız yenen! Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna, Dağılan kuvvetleri topladı avucuna. Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu, sınırlar baştan başa bir çelik örgü oldu. Bir kale heybeti var vatanın her taşında, Her işin başında o, her iş onun başında. ulusun iradesi, azmi ona verilmiş,
    bütün yöney elinde bir yay gibi gerilmiş.

    MUSTAFA KEMAL SESLENSE

    Yüzyıllar öncesinden
    Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size Ben Mustafa Kemal' im heyy...
    Ben Mustafa Kemal' im
    Büyük büyük denizlerim vardır benim Hürriyeti içmiş dalgalarım,
    Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim
    Ulusumun yanında sevincim
    Ben Mustafa Kemal' im heyy...
    Karanlığı deler gözlerim
    Dalgalara binip gelmiş kahraman,
    Gökçe gözlerine türküler yaktığımız... Hani bir güneş doğmuştu ya Samsun' dan İşte benim... Ben... Mustafa Kemal... **mek yaşamaktır vatan uğrunda
    Deyip, öyle girdim savaşa
    Komut verdim
    Şahlandı cümle vatan
    Boğdum kör talihi zindanında.
    Bahtı gülen anaları yurdumun
    Gökleri, dağları, denizleri
    Yarınları, güvenipte uyuduğum
    Aslan yeleni ışığı sınırlarımın Mehmetleri
    Tutun ellerinizden yüreklerinizden Sevgilerinizle beni yıkayın.
    Yüzyıllar öncesinden
    Yüzyıllar sonrasından gelir sesim
    Sevdim
    Bir tanem
    Türkiyelim
    Sen var olukça belli ki
    Ben Mustafa Kemalim

    Behçet Kemal Çağlar


    ATATÜRK' ÜN YAZDIĞI TEK ŞİİR

    Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarih söylememiş bunu,
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
    Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
    Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
    Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,
    Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
    Hep insanlar kendini bilseler,
    Bilinir o zaman ki hep biriz.
    Türk sadece bir milletin adı değil
    Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
    Ey yığın yığın insan gafletleri!
    Yırtılsın gökteki gafletten perde,
    Hakikat nerede?

    Serdar Yaycıoğlu

    MUSTAFA KEMAL

    Mustafa Kemal' i gördüm düşümde
    Daha, diyordu.
    Uğruna şehit olasım geldi hemen,
    Sabaha, diyordu.
    Al bir kalpak giymişti, al bir ata binmişti,,
    Zafer Irak mı dedim
    Aha, diyordu.

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
  5. 'FirarPerest'

    'FirarPerest' Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    1.646
    Ödül Puanları:
    0
    ATATÜRK

    Sen karımda namus
    Kısrağımda hilal
    Sen mataramda su, torbamda ekmek
    Sen mavzerimde fişek
    Ben ondokuzuncu fıkra
    Yetmişbirinci alaydan Mehmet

    Ayhan Hünalp

    İZİNDEYİZ

    Temsil, talebeyim
    Yoksulum ama duydum
    Atatürk' ü mutluyum
    Çimentepeler' e düşman ayak basar da
    Ben daha dururmuyum?
    Kimin kızıyım kimin oğluyum
    Yitmiş gitmiş, atam dedem
    Hürriyetler uğruna
    Ben daha dururmuyum?
    Düşebilir körpe fidan hain baltalarla. Düşebilir yeni yıldız
    Ama nedir hürriyet
    Hiç unuturmuyum?...
    Düşer ömrün katı kırağılarda
    Düşer elimden kitap
    Sonsuz geleceklere geçer benden kan Dirilten kim, bu yurt artık nasıl çöker İzindeyiz, biz varken

    GİDİYOR

    Gidiyor, rast gelmez bir daha tarih eşine; Gidiyor, onyedi milyon kişi takmış peşine Gidiyor, onsuz olan kudreti sığmaz akla
    Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla Gidiyor, izleri üstünde birikmiş yaşlar;
    Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar.
    Gidiyor, harbin o korkulu aslan yelesi
    Gidiyor, sulhün ufuklarda yanan meş'alesi..
    Yine bir devr açacakmış gibi ne başta o var Hıçkıran seste o var, sesiz akan yaşta o var Siliyor, ruhunun ülviği fani etini,
    Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça; Büyüyor, gitgide gözlerden uzaklaştıkça.

    Orhan Seyfi Orban

    25 YIL SONRA

    ****ler gibi pişmanız
    Ne yaptık biz
    Neden hala buralardayız?
    Neden kurtulup yürüyemedik
    Gösterdiğin yere varamadık
    Neden bu kadar oyalandık?
    Atatürk bağışla bizi
    Sana layık olamadık.
    Kendimiz kendimize ettik.
    Ne güzeldi ne, ne düzdü yollar
    İniş aşağı, kayar gibi
    Tuttuk yokuşa sürdük
    Şimdi ****ler gibi pişmanız
    Ne yaptık biz?
    Neden hala buradayız?

    ATATÜRK' Ü ANKARA' DA KARŞILARKEN

    Gene onbeş sene evvel gibi Gazi geliyor
    Gene onbeş sene evvelki gibi yükseliyor
    Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı Yıldırımlar gene bir eski silah arkadaşı
    **ümün bitmeyen ufkunda yatarken gene sağ;
    Bir avuç toprak olurken gene yüksek, gene dağ.
    Gene memleketin satveti bir tek emeli;
    Koca bir yurdu tutarken gene sapasağlam eli.
    Çürüyen göğsü için tak-ı zaferler gene dar;
    Gene sağdır, gene sağlamdır
    O, hem dünkü kadar.
    O' na matemle... hayır, sade taabbütle eğil; **üdür, doğru, fakat öldüğü hiç belli değil.

    ATATÜRK' Ü DÜŞÜNÜRKEN

    Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar Bahçeli talan eden bir **** rüzgardı
    Kırılan dal düşen yaprak şaşkın uçan kuşlar
    Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı
    Gel gör ki Atatürk' ün ölümünden bu yana Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
    Türk yüreklerimizi burka burka geliyor.

    ÜLKÜ TANRIMIZA

    Bir güneş gibi, yalnız
    Sensin ülkü tanrımız,
    Ey Türk' lüğün bütünü!
    Uğruna feda canlar...
    Kelimeden cihanlar,
    Almaz büyüklüğünü!
    Şu güzel bayrağımız,
    Taşımız toprağımız,
    Üzerine titriyor
    Dağların hür rüzgarları,
    Denizin dalgaları,
    ^^Yaşasın Gazi^^ diyor.
    ^^Ne mutlu Türk olana^^
    Ne mutlu Gazi sana!
    Armağanın bu ülke!
    Ne mutlu göz yaşında,
    Kalbinde ve başında, Gazi'si olan Türk'e!

    ATATÜRK'Ü DİNLERKEN

    Söylüyor birer güneş yakarak bağrımızda, Bir tarihi yolundan çevirecek sözleri Ülküsünün koruyla ışıldıyor gözleri, Haykıran bütün yurdun sesi var bu ağızda. Bir kan gibi gezerek yurdun damarlarını
    Bu ses, bir nabız gibi hep birlikte atıyor,
    Bu ses yurdu sevgiden bir kolla kuşatıyor. Anlatıyor inançla bize büyük yarını.
    Aşacak bir ok gibi çağların üzerinden,
    Bu sesin yankısıyla dolacak en uzaklar.
    Bu sesi dinleyecek sarsılarak derinden
    Bin yıl sonra bu toprak üstünde doğacaklar.

    ATATÜRK

    Türk tarihi insanlığa kök olmuştur, evrenseldir,
    Türk Milleti, ta Asya' nın ortasından kopup gelen,
    Yeryüzünün dört yanına kol atan bir çoşkun seldir.
    Hep o selin ayakları: Sümer, Elam, Mısır, Eti.
    Türkiye' dir bir kolu da, en yenisi, en gürbüzü:
    Tarih yeni yazmaktadır böyle güçlü bir devleti.
    Bu devleti kuran kimdir?
    Sensin bilir bunu cihan
    Adın Kemal Atatürk' tür, büyük, küçük tanır seni.
    Sensin Türk' e yol gösteren, sensin bize ulu başkan.
    Damarında akan kanda milletin öz kanı var,
    Bileğinde milletin yenilmeyen öz kuvveti. Yüreğinde, bütün Türklük tarihinin volkanı var.
    Görüşünle vatanını ölümlerden sen kurtardın;
    Düşmanları bu topraktan denizlere sensin döken;
    Yıkık yurdu can verici ellerinle sen onardın. Uzak, yakın geçmişlerde hiçbir eşi bulunmayan
    Eserini, yarın için,Türk gencine inanladın.
    Biz de onu korumaya ant içmişiz, buna inan.
    Çalışmakta, iş yapmakta, yurt sevmekte örnek sensin
    Bizler senin çocuğunuz, atamızsın ey Atatürk,
    Kurtaransın, koruyansın, Türklüğe can verensin...

    Hasan-Ali Yücel

    MUSTAFA KEMAL'MİŞ

    **ümsüzlük,
    Göz olmuş,
    Kaş olmuş,
    Baş olmuş,
    Şekillenmiş,
    **ümsüzlük,
    Mustafa Kemal' miş

    Cenab OZANKAN
    DeaDByPwR ve Sevgi_18 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş