Atatürk'e ne demişlerdi,ne diyorlar???

Konu 'Bilgi Köşesi' bölümünde elcin06 tarafından paylaşıldı.

  1. elcin06

    elcin06 Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.058
    Beğenileri:
    105
    Ödül Puanları:
    36

    Bir İngiliz dostum, ailesiyle birlikte birkaç yıl Türkiye'de kalmıştı. Sık sık yinelediği bir eleştiri vardı:
    - Atatürk'ü biraz abartıyorsunuz!..
    Yazgı bu ya... Türkiye'nin ardından Suudi Arabistan'da görevlendirildi. Ve Riyad'dan yolladığı ilk yılbaşı kartında şu satırlar yer alıyordu:
    "Mutlaka buralara gelmelisin!.. Gelip görmlisin ki, Atatürk'ün Türkiye için yapmış olduklarının değerini bin kat daha iyi anlayabilesin..."
    * * *
    İngiltere'nin yüzyılımızdaki en büyük ismi Churchill, Atatürk'ün arkasından şöyle demişti:
    "Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk ulusunu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır..."
    Beşiktaş'ın Teknik Direktörü Tochack geçen yıl ufak çapta bir olay yaratmıştı. Türkiye'nin her yerinde Atatürk'e verilen önemi yadırgadığını belli eden bir tavır takınmıştı... Hafiften alaycı, küçümseyici bir tavır.
    Yoğun da tepki almıştı.
    Zaman geçti, Tochack Türkiye'yi ve Atatürk'ü tanımak fırsatını buldu. Şimdi ünlü İngiliz futbol adamının göğsünde, zaman zaman Atatürk rozeti parlıyor.
    * * *
    Hindisan'ın yüzyılımızdaki en büyük devlet adamı, hiç kuşku yok ki Canavarlal Nehru'ydu. Şu sözleri ettiğinde, yıl 1963'tü:
    "- Kemal Atatürk veya bizim O'nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı... O'nun en büyük hayranları arasında olmaya devam ediyorum."
    Ve kısa bir süre önce, Hindistan Cumhurbaşkanı Naman Narayanan, Demirel'in konuğu olarak Ankara'daydı... Atatürk'ten söz etmek O'na hâlâ heyecan veriyordu:
    "- Özgürlük mücadelemiz sırasında Türk Kurtuluş Savaşı'ndan ve Mustafa Kemal Atatük'ün ilkelerinden çok etkilendik. Atatürk'ün milliyetçilik, laiklik ve demokrasi ilkeleri, ülkemin gelişmesinde çok etkili oldu..."
    * * *
    Atatürk, kendi deyimiyle "ezilen uluslar" ve gelişmekte olan ülkeler üzerinde nasıl bir etki yapmıştı?
    Habib Burgiba ( Tunus Devlet Başkanı - 1955 ):
    "Vatanımın bağımsızlığı uluslararası bir gerçek olduğu gün, Allah'a şükürden sonra ilk hatırladığım isim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldu. Ümit kapılarının kapandığı bunalım anlarında, O'nun destan olan yaşamını ve savaşımı bana esin kaynağı oldu."
    Tahran Gazetesi ( İran - 1939 ):
    "İslam dünyasının büyük insan yetiştirme gücünü yitirdiğini öne sürenler, Atatürk'ü hatırlamalı ve utanmalıdırlar..."
    Arriba Gazetesi ( Portekiz - 1938 ):
    "Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir. Siz O'na yaklaştıkça o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza değin aynı kalır. Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı burdur ve böyle kalcaktır."
    Peter Llyd Gazetesi ( Macaristan - 1938 ):
    "Dünya, bu savaş ve barış kahramanı büyük adamın ölümü ile yoksul düşmüştür. Gücü, zorlukları yenme kararı ve yiğitliği ile, aman bilmeyen galiplerin uygulamaya kalkıştıkları pranga siyasetini ilk kıran Atatürk'tür."
    Tchang Yang Yee Pan Gazetesi ( Çin - 1958 ):
    "Eğer tarih bir kalbe sahip olsaydı, Mustafa Kemal'i mutlaka kıskanırdı..."
    Eyüp Han ( Pakistan Devlet Başkanı - 1963 ):
    "Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. Biz, Pakistan'da O'nu, bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz..."
    * * *
    1953 yılında, bir grup genç, Türk öğrencilerini temsilen Mısır'a gitmişlerdi.
    Kendilerini, zamanın Devlet Başkanı General Necip kabul etti. Grubun sözcüsü konumundaki Orhan Bilgin, bir ara şöyle diyecekti:
    - Emperyalist güçleri yenen büyümüğüz Atatürk...
    General Necip sözünü kesti:
    O hepimizin büyüğüdür... Yalnız sizin değil!..
    Ve daha geçen yıl, Fidel Castro, Şair Dursun Özen'e şunları söylüyordu:
    - Ben en çok Atatürk'ten etkilendim... Koşullar, O'nu yeniden dünyanın gündemine oturttu...
    * * *
    ABD'nin unutulmaz Başkanı Franklin Roosevelt, Atatürk'ün ardından şöyle konuşmuştu:
    "Beyaz Saray'daki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate değer şahsiyetini ülkesinde ziyaret etmekti. Kader buna izin vermedi... Bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler."
    Dün 10 Kasım'dı.
    İşte 10 Kasım 1938'den günümüze uzanan hızlandırılmış bir film... Yoruma gerek var mı?!

    Ahmet Taner Kışlalı

Sayfayı Paylaş