Atatürk'e Yazılmış Mektuplar

Konu 'Gençliğin Ata'ya Cevabı' bölümünde sumeyra tarafından paylaşıldı.

  1. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0

    Atatürk'e Yazılmış Mektuplar


    Yunanlı Kız "Kaliope Kazakitsou Rue Arahoris"


    Cumhuriyetin Onuncu Yıldönümünde Atatürk’ün bütün dünyadan hayranlık ve sevgi dolu sesler aylarca-devam ediyor.

    1934 yılı Kasım ayının 15 i. Çankaya Köşkü’ne yabancı ülkelerden gelen mektuplar arasında sarı ipek zarflı bir mektup dikkatleri çekiyor. Bu mektup Atina’dan “Mustafa Kemal Atatürk’e” postalanmış. Zarfın arkasında (Kaliope Kazakitsou. Rue Arahoris 14-Athene) adresi okunuyor. Zarfın içerisinden yine ipek bir kağıda düzgün ve ince el yazısı ile Fransızca yazılmış bir mektup çıkıyor.

    Yunanlı genç bir kızdan.

    Mektup Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tercümanlarınca Türkçeye çevriliyor ve Atatürk’e sunuluyor.

    Tercümesi aynen şöyle:

    Atina: 1.11.1934

    Yaşasın muzaffer Mareşal Mustafa Kemal Atatürk.

    Sesimin o kadar güçlü çıkmasını isterdim ki Yunanlı bir kızın “Yaşasın Gazi Mustafa Kemal!“ diye haykırdığını bütün yurttaşlarım işitsin.

    Ne yazık ki bu güç bende yok; ancak sunu yeter görüyorum ki Tanrı sizi tüm esenlikte bulundursun ve kutlu yurdunuzun yükselmesi için her türlü kötülüklerden korusun bunu diliyorum.

    Bir resminiz beni çok sevindirecektir. Bu resmi sağ ve esenli kılması için evimde Tanrı’nın resminin yanına asacağım.

    Acaba bu büyük şerefe ve sevince kavuşabilir miyim?

    Bunu bekliyorum. En derin en candan bağlılık duygularımı lütfen kabul ediniz.

    Kaliope Kazakitsou



    (Çankaya Köşkü-Atatürk Arşivi Dosya : 87 (1 -202)


    Bu mektubu Yunanlı genç bir kız yazıyor ve Atatürk için dua ediyordu. Oysa bu mektubun yazılışından oniki-onüç yıl önce bu kızın böyle bir mektup yazacağı kimsenin hatırından hayalinden geçmezdi. Artık düşmanlıklar unutulmuş Yunanistan’da Atatürk’e karşı derin bir hayranlık başlamıştı. Yunan gazeteleri açıktan açığa Atatürk’ü övüyor Onu Balkan Birliği’nin ve Balkan Antantı’nın öncüsü ve önderi sayıyorlardı.
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  2. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    Atatürk'e Yazılmış Mektuplar


    Yahya Kemal’in Atatürk’e Bir Telgrafı


    Büyük şairimiz Yahya Kemal Mustafa Kemal adını ilk defa Çanakkale Savaşı yıllarında duymaya başlamıştı. Onu Anafartalar kahramanı yiğit ve vatansever bir asker olarak tanıyordu. Ardından Mustafa Kemal Paşa’nın 16. Kolordu daha sonra 2. Ordu Komutanı olarak Doğu Cephesindeki başarıları Suriye’de hizmetleri derken çökmüş olan devleti kurtarmak üzere Anadolu’da Millî Mücadeleyi başlatması Yahya Kemal’in hayranlığını büsbütün arttırdı. Millî Mücadelenin zaferle sonuçlandığı günlerde İstanbul Darülfünun Edebiyat Medresesi Müderrisi bugünkü ifadesiyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Profesörüydü. Bulunduğu bilim kuruluşunun büyük kurtarıcıya minnet ve şükranlarını sunması kadar tabii bir hareket olamazdı. Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın fakülte fahri profesörlüğüne seçilmesi için Fakülte Dekanı Tarihçi Necip Asım’a bir teklif yazısı gönderdi. Yahya Kemal’in bu teklifi 19 Eylül 1922 günlü Edebiyat Fakültesi Meclisinde heyecanlı görüşmelere vesile oldu ve Atatürk’e İstanbul Edebiyat Fakültesi’nin fahri profesörlüğü unvanı verilerek aşağıdaki telgraf gönderildi.


    İstanbul: 19 Eylül 1338 (1922)


    “Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine

    İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi Meclisi Müderrisleri 19 Eylülde akdettiği celsede Zat-ı Münci-i kumandanilerini fahri müderrisliğe müttefikan intihap etmekle kesb-i fahreyler.”


    İstanbul Darülfünunu
    Edebiyat Medresesi Riyaseti
    Necip Asım


    Atatürk Edebiyat Fakültesi profesörlerinin kendisine fahri profesörlük payesini veren bu kararından çok duygulanmış ertesi gün telgrafla şu cevabı vermişti:

    Türk harsının mihrakı olan Medreseniz Fahri Müderrisliğine intihabımdan dolayı meclisinize teşekkür ederim. Eminim ki Millî İstiklâlimizi ilim sahasında fakülteniz ikmal edecektir. Bu şerefli tekamülün husulünü deruhte eden heyetiniz arasında bulunmak bence bais-i iftihardır.


    Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi
    Başkumandan
    Gazi Mustafa Kemal


    Daha sonra üç kişilik bir heyet Ankara’ya gelerek Atatürk’e profesörlük diplomasını sunmuştu.

    Diplomada şu cümleler yer alıyordu:

    İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi Meclis-ı Müderrisini 19 Eylül 1938 tarihinde akdettiği içtimada Millî Mücadelenin büyük kahramanı ve yeni Türk Devletinin müessisi olan Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Türk milletinin ve Türk harsının istiklâlini müeyyid ve İslâm kavimlerinin halâsına müteveccih olan tarihî mesaisini takdir ve tebcil ettiğinin bir ****li olmak üzere Edebiyat Medresesi fahri müderrisliği unvanını tevcihe karar vermiştir.

    Şaban 1341 (Eylül 1922)

    Yahya Kemal’in önerisi ile Atatürk’e verilen “fahri profesörlük” payesi Atatürk’ü pek sevindirmişti. Edebiyatla ilişkisi öğrencilik yıllarından beri sürüyordu. Manastır Askeri İdadisi (Lisesi) öğrencisi iken sınıf arkadaşı daha sonra Meşrutiyet döneminin ünlü hatibi şair Ömer Naci’nin tavsiyesi ile gizli gizli Namık Kemal’i okumuş pek sevmişti. Harp Okulu yıllarında daha bir bilinç ve hevesle Türk ve Batı Edebiyatının yenilikçi şair ve ediplerinin eserlerini okumaya zaman ayırmış Meşrutiyet döneminde Tevfik Fikret Abdülhak Hamit Tarhan Yahya Kemal Mehmet Akif en beğendiği şairler arasında yer almıştı. Bunlar arasında Yahya Kemali geniş tarih bilgisi içinde geçmişine bağlı kültürlü büyük bir şair olarak takdir ediyor makalelerini ve şiirlerini zevkle okuyordu.
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  3. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    Atatürk'e Yazılmış Mektuplar


    Emekli General Sonakos İlias


    Atatürk 1933 yılına doğru Avrupa’da başlayan siyasi kargaşa ve huzursuzluğu görerek Türkiye’nin batı sınırlarını güvenceye almak üzere Balkan devletleriyle bir anlaşmaya girmiş hatta Türkiye Yunanistan Romanya ve Yugoslavya arasında bir Balkan Birliği kurmuş ve bu devletler arasında meşhur Balkan Paktı imzalanmıştı. Bu anlaşma askeri ve ekonomik gücü çok zayıf olan Yunanistan’ın da işine geliyordu. Atatürk’ün Balkan Paktı’nın imzalanması dolayısı ile “Balkanların tek bir sınır ve tek bir cephe” olduğu yolundaki beyanatı Atina’da büyük bir erahlık ve sevinç uyanmıştır. Bu beyanattan sonra Sonakos İlias adlı emekli bir Yunan generali 26 Mayıs 1937 de Atatürk’e uzun bir teşekkür ve bağlılık mektubu göndermekten kendini alamamıştı.

    Mektup Rumcaydı ve şöyle başlıyordu:


    “Türkiye Cumhurbaşkanı Ekselans Kemal Atatürk’e

    Büyük Komutan

    Balkan devletlerinin bir kardeşlik havası içinde kaynaştıkları şu sırada ekselanslarınızın değerli mesajlarının etkisi altında kalarak işbu mektubumu en samimi teşekkürlerimle birlikte takdim ediyorum.

    Balkanların bir tek sınır ve cephe teşkil ettiği hakkındaki beyanatınızı birleşik Balkan orduları varlığını nefsinde toplamış ve temsil etmiş olan bir komutanın canevinden yükselen bir gerçek olarak telakki ediyorum. Balkan devletlerinin bugünkü birlik ve ortaklığı ezeldenberi tabii ve zorunlu bir ihtiyaçtı..”

    Emekli general İlias uzun uzun Balkan birliğinin faydalarını sıraladıktan sonra sözü yine Atatürk’e getiriyor ve mektubunu şu sözlerle bağlıyordu:

    “..Bir Yunan vatandaşı ve emekli bir general sıfatıyla her iki milletin ve onları idare eden yüksek şahsiyetlerin iyi niyetlerine dayanan dostluk ve samimiyetlerini gö’zönüne alarak cephede Türk askerlerinden aldığım ve kendilerinde açtığım yaraları ve Kbprühisar cephesinden 1921 yılında bir düşman sıfatı ile Zât-ı âlinize gönderdiğim mektubu unutarak gerektiğinde müşterek sınırlarımızı savunmaya hazır olduğumu arzederim. Saygı ve samimi dostluklarla.


    Emekli General Sonakos İlias “


    (Çankaya Köşkü Atatürk Arşivi Dosya : 86-2/3)
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  4. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0


    ATATÜRK' E YAZILAN 72 YILLIK MEKTUP!!!

    Çanakkale savaşında babasını kaybeden ve ailesine bakabilmek için iş isteyen gencin mektubundan çok duygulanan Atatürk de, bu gence Beyazıt’taki Talebe Yurdu'nda iş buldu.

    Milli Saraylar Daire Başkanlığı bugün "Atatürk ve Milli Saraylar" adlı bir sergi açacak. Dolmabahçe Sarayı'nın giriş katında açılacak olan sergide, 43 adet belge ve Atatürk’ün saraylarda çekilmiş 14 fotoğrafı yer alacak. Bunlar arasında Atatürk'ün yaverine hediye ettiği bir fotoğrafı da bulunuyor. Sergide, Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda kalan şahsi eşyaları, manevi kızı Nebile Erdebil’in şahsi eşyaları ile Atatürk'ten iş isteyen bir gencin mektubu da bulunuyor. Sergi, 16 Kasım tarihine kadar her gün 09:30-17:00 arasında ücretsiz olarak gezilebilecek.


    O MEKTUP

    Sergide yer alacak bir mektup ise Atatürk’ten iş isteğini içeriyor. Bu konuyla ilgilenip Beşiktaş Kaymakamlığı'ndan durumun araştırılmasını ve gence iş bulunmasını isteyen Atatürk’ün, daha sonra da Beyazıt’taki Talebe yurdunda genci işe yerleştirdiği anlaşılıyor. Çanakkale savaşında babasını kaybeden ’’ Hüseyin oğlu Ali’’ adlı Sinop’lu vatandaşın, Atatürk’e yazdığı ‘’Reisi Cumhurumuz, sevgili Atatürkümüzün yüce önüne’’ diye başlayan ve 72 yıl sonra gün ışığına çıkan mektubu şöyle:

    ‘’Ben yurt ödevini Selimiye topçu kıtasında yapmış ve babasını, Çanakkale savaşının yüksek istişarelerinizde, yurdu tarihe geçen bir kahramanlıkla korurken, şehit veren bir Türk evladıyım. Çelikten kollarım ve sarsılmaz bir metanetim var. Şehit babamın bana bıraktığı üç küçük kardeşimle, zavallı anamın ve iki de yetimin ve iki de malul halamın iştiraki ile sekiz kişilik bir ailenin, hem koruyucusu hem de ekmek getiricisiyim. Bu zavallı ailenin benden başka hiç kimseleri yok. Çok düşkün ve sefiliz. Onları beslemek için yurdun her yerinde herhangi bir işle, çalıştırılmaklığım için başvurmadığım yer kalmadı.

    İlkokulu bitirmiş, çok sağlam ve gürbüz bir Türk yiğidi olan ben fabrikalar doldurup, eşsiz yaptığınız bu cumhurluk toprağında her hangi bir tavassuttan mahrum olmaktan başka hiçbir kabahatim olmadığı halde, ben kendim ve hem de şehit babamın bana bıraktığı anam ve yavrularını açlıktan inletiyorum. Milli Saraylar Müdürüne dört ay önce bir dilekçe verip korunmamı yalvarmıştım. Belki de kayboldu. Bütün ulusu kurtaran varlığınıza bu ikinci dilekçem ve gözyaşlarımla sığınır, çok sevdiğinizi iyi bildiğim şehit yavrularından biri olan bana acımanızla bir iş verilmesi için yüksek buyruklarınızı yalvarırım.

    Sevgili önderimiz…

    Boyabat Benlibelen köyünden, Çoraklı
    oğullarından, Beşiktaş Akaretler, 3 numaralı,
    Hakkının kahvesinde sakin Hüseyin oğlu Ali…
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  5. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    paylaştığın için eline sağlık sümeyracım
    Yunanlı hayranları varmış Atamızın :) zaten bütün dünya ona hayran
  6. F-Lex

    F-Lex Üye

    Katılım:
    7 Eylül 2009
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    paylaştığın için eline sağlık sümeyracım
    Yunanlı hayranları varmış Atamızın :) zaten bütün dünya ona hayran
    Genişletmek için tıkla...
    Tabikide bütün dünya ona hayran :)
  • sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    Rica ederim..:)
  • Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Emeğine sağlık tatlım.. Atatürk'e hayran olmayan yok ki.. :)
  • sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    Evet Öyle..:)

    Rica ederim canım..:)
  • Sayfayı Paylaş