atatürkün basınla ilgili görüşleri..

Konu 'Dil ve Anlatım 9. Sınıf' bölümünde cesika tarafından paylaşıldı.

  1. cesika

    cesika Üye

    Katılım:
    7 Şubat 2009
    Mesajlar:
    38
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    0

    atatürkün basınla ilgili görüşlerini bulabilirmisinz:confused: yrdmlarınızı bekliyorm ardşlar:rolleyes:
  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    Basın hürriyetinin önemine değinen Atatürk, basının milletin sesi olduğunu ifade etmiştir. Gazetecilerin gördüklerini, düşündüklerini ve bildiklerini samimiyetle yazmalarını isteyen Atatürk, basın özgürlüğü hakkında duygu ve düşüncelerini ifade etmekle beraber, basınında doğru ve dürüst bir şekilde yayın yapmasının şart olduğunu, elindeki imkânları kişiselleştirmemesi gerektiğini kesin bir dille tavsiye etmiştir. Atatürk'ün sözleri bu günde her yönüyle dikkate alınmalı ve Cumhuriyet basınının izlemesi gereken yegâne bir yol olmalıdır.

    Atatürk'ün basın ile ilgili sözleri

    Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.(1922)

    Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.(1924)

    Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.(1929)

    Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır.(1923)

    Basın hürriyetinin mahzurlarının giderilmesinin yine basın hürriyetiyle mümkün olduğuna dair bu büyük meclisin yol gösterme ve düzenleme sahasında güzel karşılanan esaslar, eğer Cumhuriyetin ruhu olan faziletten mahrum kendini bilmezlere, basının sinesinde haydutluk fırsatını verirse, eğer halkı aldatan ve doğru yoldan çıkaranların fikriyat sahasındaki uğursuz tesirleri, tarlasında çalışan suçsuz vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvalarının dağılmasına sebep olursa ve eğer en nihayet haydutluğun en kötüsünü göze alan bu gibi kimseler, kanunların özel müsaadelerinden istifade imkânını bulursa, Büyük Millet Meclisi eğitici ve ezici kudretinin müdahale ve uyarması elbette gerekli olur.(1925)

    Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir.(1924)

    Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir.(1925)

    Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz.(1923)
    esmeryarim_05 ve cesika bunu beğendi.
  3. utku1770

    utku1770 Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    Merhaba;

    Bende biryerden araştırıp buldum Moderatör arkdaşınkınden bıraz daha uzun ve azcık farklı sanırsam... 2 ye ayrılmış bu yazı istersen 2'nide yaz yada 1'ini yaz.. Neyse Kolay Gelsin..

    Atatürk'ün Basın Konusunda Söyledikleri:


    Cumhuriyet devri basınıyla ilgili çok anlamlı sözler söyleyen Mustafa Kemal ATATÜRK, bugün ne hallere düştüğü meçhul olduğu söylenilen basınla ilgili büyük bir mesaj vermiş.

    ATATÜRK'ün 1925 yılında söylediği o kalıcı sözü şöyle:

    "Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir."

    Basının, hürriyetini iyi kullanması gerektiğinin bir vazife olduğu mesajını veren ATATÜRK, basın hürriyetiyle ilgili ise 1924 yılında şu sözünü söylemiştir: "Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir."

    ATATÜRK, 1923'te ise hiç bir şahsiyetin basına etki edemeyeceğini şu sözleriyle anlatmıştır: "Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz."

    Gazetecilerin samimi olması gerektiğini de belirten Kemal ATATÜRK, 1929 yılında söylediği bir sözle konuyu şöyle anlatmıştır:

    "Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır." 1923'te aynı konuya ilgili söylediği başka bir sözünde ise şu ifadelere yer vermiştir:

    "Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır."

    ATATÜRK, cumhuriyetin ruhunun, basın hürriyetini kötü kullanan kendini bilmezlere fırsat vermemesini dolaylı yoldan isteyen iki ayrı sözünü 1925 ve 1924 yıllarında söylemiştir.

    "Basın hürriyetinin mahzurlarının giderilmesinin yine basın hürriyetiyle mümkün olduğuna dair bu büyük meclisin yol gösterme ve düzenleme sahasında güzel karşılanan esaslar, eğer Cumhuriyetin ruhu olan faziletten mahrum kendini bilmezlere, basının sinesinde haydutluk fırsatını verirse, eğer halkı aldatan ve doğru yoldan çıkaranların fikriyat sahasındaki uğursuz tesirleri, tarlasında çalışan suçsuz vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvalarının dağılmasına sebep olursa ve eğer en nihayet haydutluğun en kötüsünü göze alan bu gibi kimseler, kanunların özel müsadelerinden istifade imkanını bulursa, Büyük Millet Meclisi eğitici ve ezici kudretinin müdahale ve uyarması elbette gerekli olur."

    "Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değidir."




    2)


    Ulu Önderimiz Atatürk'ün basın ile ilgili sözleri

    Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma
    ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte,
    hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette
    yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep,
    bir rehberdir. (1922)
    ..........

    Basın hürriyetinden doğacak mahzurların izalesi bizzat basın
    hürriyeti ile kaim olduğuna dair Büyük Meclisin yol gösterici
    ve olgun sahasında tesbit edilen esaslar eğer Cumhuriyetin
    ruhu olan faziletten mahrum cüret erbabına, basın içinde
    eşkiyalık fırsatını verirse, eğer aldatıcı ve baştan çıkarıcıların
    fikir sahasında meş'um tesirleri, tarlasında çalışan masum
    vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvaların dağılmasına
    sebep olursa ve eğer en nihayet eşkiyalığın en zararlısına
    başvuran bu gibi baştan çıkarıcıların kanunların hususî
    müsaadelerinden faydalanmak imkânını bulursa, Büyük Millet
    Meclisinin terbiye edici ve kahredici elinin müdahale ve
    tembih etmesi elbette zaruri olur.
    Memlekette
    Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlâkını taşıyan basını
    yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan
    geçmiş devirler gazetelerinin ve müntesiplerinin ıslahı
    imkânsız olanları milletin nazarında belirirken öte taraftan
    Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip
    yükselmektedir. Büyük ve necip milletimizin yeni çalışma
    ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik edecek işte ancak
    bu zihniyetteki basın olacaktır. (1925)
    ..........

    Basın umumî hayatta, siyasî hayatta ve Cumhuriyetin gelişme
    ve ilerlemelerinde haiz olduğu yüksek vazifeleri anmak isterim.
    Basının
    tam ve geniş hürriyeti iyi kullanması ne derece nazik bir
    vaziyet olduğunu da beyana lüzum görmem. Her türlü kanunî
    kayıtlardan ziyade bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve
    kendi siyasî telâkkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna
    ve memleketin her türlü hususî telâkkilerin üstünde olan,
    yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevî mecburiyeti,
    asıl bu mecburiyettir ki, umumi düzeni temin edebilir. Ancak,
    bu yolda yanılma ve kusur olsa bile bu kusuru düzeltecek
    tesirli vasıta, asla mâzide sanıldığı gibi basını kayıtlar
    altına alan rabıtalar değildir. Bilâkis basın hürriyetinden
    doğacak mahzurların izale vasıtası da, yine bizzat basın
    hürriyetidir.(1924)

    ..........

    Önem ve yüceliği cihan medeniyetinde açıkça kendisi gösteren
    basına, hükümetimizin birinci derecede önem vermesi; bu
    hususta sarf edeceği mesaiyi, millete ifa ile mükellef olduğu
    hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüksek Meclisin
    kesinlikle isteyeceği hususlardandır. (1 Mart 1922)

    ..........

    Bir insan topluluğunun müşterek ve umumî hisleri ve fikirleri
    vardır. İnsan topluluklarının kıymetleri, medeniyet dereceleri,
    arzu ve temayülleri ancak bu umumî his ve fikirlerin ortaya
    çıkma ve belirtilme derecesiyle anlaşılır. Bir insan topluluğunu
    sevk ve idare eden insanlar için, insan topluluklarının
    talihi üzerinde hüküm vermek mevkiinde bulunan dostlar veya
    düşmanlar için milyar, bu insan topluluğunun efkâr-ı umumîyesinden
    anlaşılan kabiliyet ve kıymettir. Binaenaleyh milletler,
    ekâr-ı umumîyesini cihana tanıtmak mecburiyetindedir. Bütün
    cihan efkâr-ı umumîyesini cihana tanıtmak mecburiyetindedir.
    Bütün cihan efkâr-ı umumîyesini tanımak ise hayatın gereklerinin
    tanzimi için şüphesiz lâzımdır. Bu hususta ise mevcut vasıtaların
    birincisi ve en mühimi basındır. (1 Mart 1922)
    cesika bunu beğendi.
  4. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0
    uff bunları yaz yaz bitmez en iyisi yapma;)dermişim;)
  5. cesika

    cesika Üye

    Katılım:
    7 Şubat 2009
    Mesajlar:
    38
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    tşkrler arkdşlarr :)

Sayfayı Paylaş