Atatürk'ün HedefLeri

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde FreaKShoW tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. FreaKShoW

    FreaKShoW Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Atatürkün HedefLeri hakkında Proje ödevim vaR yardımcı oLursanız sevinirim:confused:
  2. qüLşaH

    qüLşaH Üye

    Katılım:
    5 Ekim 2008
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    "Atatürk’ün hedefi tesettürü kaldırmaktı!"

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Atatürk’ün annesi ve eşini örnek veren Başbakan’ı eleştirirken, “Atatürk’ün eşinin türbansız, başı açık resimlerini hiç görmemiş gözüküyorlar.” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Atatürk'ün annesi ve eşini örnek veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ı eleştirirken, “Atatürk'ün eşinin türbansız, başı açık resimlerini hiç görmemiş gözüküyorlar.” dedi.

    Öymen, “Atatürk'ün hedeflerinden birinin tesettürü kaldırmak olduğunu bilmedikleri anlaşılıyor. Yani geçmişten örnek vermeye kalkarlarsa, çok mahçup olurlar.” şeklinde konuştu.

    Ne yalan söyleyelim, bir gün gelip de Onur Öymen'le aynı düşünceyi paylaşabileceğimizi biz de düşünmezdik. Mukadderat!

    Aslında Onur Öymen ve çizgisini açık sözlülüklerinden ötürü bir kez daha kutlamak gerekiyor! Düşmanlığını açıkça izhar etmekten, ne düşündüğünü, neyi savunduğunu söylemekten çekinmiyor. Ne güzel! Keşke resmi ideoloji kıskacına takılmadan herkes düşüncelerini böylesi bir rahatlıkla açık edebilse; 312'lere, 301'lere takılmadan.

    Öyle olabilseydi, belki de ne Recep Tayyip Erdoğan, ne de onun sözünü manşetlere taşıyan Vakit gazetesinin çelişki zannettikleri tarihin cilvelerine müdahane etmelerine gerek kalmazdı.

    Öte yandan bugünkü Yeni Asya'daki yazısında Kazım Güleçyüz, “Başörtülü First Lady” başlıklı yazısında Erdoğan'ın demecine şu şekilde değinmiş:

    “…Konunun üzerinde durulması gereken bir diğer boyutu, Gül'ün ve Erdoğan'ın “Çankaya'da başörtüsü”nü savunurken Birinci Cumhurbaşkanına dayanma, onun eşini ve annesini referans gösterme yanlışını ısrarla sürdürmeleri.

    Oysa yasakçıların dayanağı da aynı kişi. Ve onların argümanları çok daha güçlü ve tutarlı.

    Diyorlar ki: “Zübeyde Hanımın örtüsü türban değil, tülbent. Latife Hanım ise evlendiğinde açıktı. Ama o günün toplum yapısını dikkate alarak, yurt gezilerinde halkın karşısına örtülü olarak çıkıyordu. Boşandıktan sonraki ömrünü de kıyafet devrimine uygun şekilde geçirdi...”

    Dahası, CHP'li Onur Öymen'in vurguladığı gibi, “Atatürk'ün hedeflerinden biri tesettürü kaldırmaktı.” Ve bu, daha millî mücadele günlerinde M. Kemal'in, Mazhar Müfit'in not defterine yazdırdığı temel hedefler listesine “Tesettür kalkacak” maddesini koydurmasıyla da sabitti.

    Hal böyle olunca başörtüsünü, hayatı boyunca tesettürü kaldırmayı hedeflemiş bir kişiye dayanarak savunmanın hiçbir anlamı yok.

    Kendi dâvâsını küçük düşürmekten başka...”


    [​IMG]
  3. özge_kartal

    özge_kartal Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2008
    Mesajlar:
    99
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    atatürkün ulaşmak istediği hedefler

    * * * * Atatürk'ün Uluşmak Istediği Hedef Ilkeleri * * * * *
    * Ulusal Egemenlik

    "Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur. Ulusların tutsaklığı üzerine kurulmuş olan kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar." ( 1924 )

    Ulusal egemenlik; dışa karşı özgür ve bağımsız yaşamayı, içeride ise ulusun kendi kendini yönetme esasına dayanır.

    Prof. Dr. Hamza Eroğlu, ulus ve egemenlik kavramlarını; "Ulus, kendisini oluşturan kişilerin toplamından farklı ve ayrı olarak onların bir sentezinden ortaya çıkmış bağımsız bir kişiliktir. Egemenlik ise ulus denilen varlığın, toplumun genel iradesidir. Bu irade üstün iktidar ve güç olarak ulusa aittir. Egemenlik, ilâhi iradeye dayanmaktadır. Ulus iradesi ise, bireysel iradelerin biraraya gelmesinden, kaynaşmasından, sentezinden oluşmuştur. Bu itibarla ulusal egmenlik, ulusun bölünmez iradesidir." diye tanımlamaktadır.

    Türk Ulusu, kendisini oluşturan bireylerden ayrı bir manevi kişiliğe sahiptir. Türk Ulusu denilen bu manevi kişilik ve onun "ulus" sözcüğü ile ifade olunan kendisine has bir iradesi vardır. Ve bu ulusal iradedir ki, ifadesini ulusal egemenlik prensibinde bulmaktadır.

    Türk Ulusu'nun yüce kişiliğine yaraşan ve onun özgür yaşama isteğini en güzel şekilde ifade eden bu düşünceyi Atatürk, "Hakimiyet bilakaydışart (kayıtsız şartsız) milletindir." demiştir. Bunun anlamı şudur:

    Egemenlik denilen kuvvetin hiçbir bağımlılık, hiçbir taksim, hiçbir eleştiri, hiçbir sınıf kabul etmeyecek şekilde ulusa ait oluşudur.

    Atatürk'e göre; "Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması ancak ve ancak tam ve gerçek manasıyla ulusal egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bundan ötürü özgürlüğün de, eşitliğin de dayanak noktası ulusal egemenliktir."

    * Ulusal Bağımsızlık

    "Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, ulusumun ve atalarımın en değerli miraslarından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım."

    Atatürk ulusçuluğunun temelinde yatan bir kavram, "tam bağımsızlık" düşüncesidir. Türkiye'de bağımsızlığa dayanmayan ulusçuluktan söz etmek elbette yetersizdir. Bu konuda Atatürk: "Tam bağımsızlık denildiği zaman doğal olarak siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel ve diğer hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksun kalmak, ulus ve ülkenin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksun kalması demektir."

    * Ulusal Birlik ve Beraberlik

    "Türk Ulusu, ulusal birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir."

    Ulusal Birlik ve Beraberlik, Türk Ulusu'nu oluşturan insanların birbirlerini seven, birbirlerine inanan ve güvenen yurttaşlar olarak yurdun ve ulusun yükselmesi amacı etrafında toplanması demektir. Kurtuluş Savaşımız ulusal birlik gücümüzün tılsımından kuvvet bularak başlamış, gelişmiş ve kesin zafere ulaşılmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın ilk yıllarından itibaren Atatürk'ün üzerinde durduğu konulardan en önemlisi "Ulusal Birlik" ilkesidir.

    "Biz esasen ulusal varlığın temelini, Ulusal Şuurda ve Ulusal Birlik'te görmekteyiz." ( 1936 )

    * Yurtta Barış - Dünyada Barış

    "Eğer sürekli barış isteniyorsa insan toplumlarının durumlarını iyileştirecek uluslararası önlemler alınmalıdır. İnsan toplumlarının mutluluğu, açlık ve tazyikin yerine geçmelidir. Dünya yurttaşları haset, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir." ( 1937 )

    Atatürk 20 Nisan 1931 günü, seçimler dolayısıyla Türk Ulusu'na bir bildiri yayınlamıştı. Dünyanın da yakından izlediği bu bildiri, kendisinin 1931 yılına kadarki düşüncelerini, işlem ve eylemlerin ileriye dönük yüzünü açıkladığı kadar, dünya ulusları için de yol gösterici bir nitelik taşıması bakımından tarihi bir belgedir. Bu bildiride ifadesini bulan "Yurtta Barış, Dünyada Barış için çalışıyoruz" tümcesi, sadece o yıl için söylenmiş bir söz değildi.

    Musatafa Kemal mavi gözlerini Ege'nin ötesine çevirerek: "Yunanistan'la nasıl dost olacağımızı düşünüyorum. Savaş bitti. İki yakın komşu düşmanca yaşayamayız. Dostluk ilişkilerini başlatmak için nereden başlamalı diye düşünüyorum." demiştir. ( İşte sevgili dostlar, bugün bile hâlâ düşman olduğumuz Yunanistan ile büyük acılar yaşadığımız Ağustos depremini vasıtasıyla bir birliktelik kurduk. Atatürk bunu 1923 yılında görmüş ve Yunanistan ile dost olmamızın gerekliliğini o zamanlarda görmüştür.)

    * Çağdaş Uygarlık Düzeyine Ulaşmak

    "Uygarlık öyle kuvvetli bir ışıktır ki, O'na aldırış etmeyenleri yakar ve yok eder."

    Atatürk için asıl amaç "Çağdaş Uygarlıktır." Uygarlık kavramı, Atatürk'ün bütün fikir ve eylemlerinin hareket noktası olmuştur.

    "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı, Türkiye Cumhuriyeti'ni, halkını tamamen modern ve bütün anlam ve şekilleriyle uygar bir sosyal toplum haline ulaştırmaktır."

    * Müspet Bilimin Rehberliği

    "Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni izlemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar."

    Üstün zekâ ve dehasıyla kurduğu Cumhuriyetimizin en kısa zamanda çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmesinin, bilimin öncü ve yol göstericiliğiyle mümkün olabileceğini göstererek "Hayatta en hakiki mürşiti, ilim" kabul eden bir yöntemle, bilime büyük değer vermemizi ve ondan gereği gibi yararlanmamızı istemiştir.
  4. merve_gs_41

    merve_gs_41 Üye

    Katılım:
    27 Eylül 2008
    Mesajlar:
    23
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    tarih bulmacası

    :(:(bana tarih bulmacası lazım yarına lütfen yardımcı confused:
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş