Atatürkün Laiklik Anlayışı

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 10. Sınıf' bölümünde edebiyatçı tarafından paylaşıldı.

  1. edebiyatçı

    edebiyatçı Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    Atatürkün Laiklik Anlayısı
    Laikligin Türkiye Cumhuriyetine Kazandırdıkları


    bunlar hakkında kısa bilgiye ihtiyacım var yardımcı olurmusunuz..
  2. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    ATATÜRK'ÜN LAİKLİK ANLAYIŞI

    Atatürk, laikliği, din ve vicdan hürriyetinin temeli olarak görmüştür. Fakat tarihte ve günümüzde laiklik yanlış anlaşılmış, yanlış uygulanmış, bilinçli olarak bazı çevrelerce çarpıtılmaya çalışılarak "dinsizlik" gibi lanse edilmek istenmiştir. Oysa gerçekte laiklik devletin, dinler karşısında tarafsız kalarak insanlara din hürriyetini sağlamasıdır.

    Laiklik ilkesinin amacı, gerçekte inancı özgürleştirmektir. Devlet, hangi din veya mezhepte olursa olsunlar vatandaşına vicdan, ibadet ve dini yaşama hürriyeti sağlar. Atatürk'ün laiklik ilkesinin özü, devletin halkını, bir dini kabul etme, o dinin gereklerini uygulama ya da uygulamama konusunda kendi vicdanları ile baş başa bırakması ve onlara özgür bir seçim yapma şansı vermesidir.

    Dikkat edilirse sözkonusu laiklik anlayışı İslam'ın özüne de son derece uygundur. İslam Dininde de hiç kimse bir başkasını iman etmeye veya ibadetlerini yapmaya zorlayamaz. Nitekim Allah rızası gözetilmeden (örneğin baskı altında) yapılan ibadetin de Allah katında bir karşılığı yoktur. Bu nedenle Atatürk Türkiye Cumhuriyeti için laikliği seçmiş, kişilerin din ve ibadet özgürlüğünü vererek devletin dine karışmamasını sağlamıştır. İslam ahlakında da kişi, hiçbir baskı olmadan ancak özgür iradesi ile dini yaşar. Şahıslara dışarıdan müdahale ancak, teşvik etme, anlatma, öğüt verme şeklinde olur. Fakat bu konuda da bir zorlama yapılamaz.

    Atatürk'ün laiklik ve laik toplum anlayışını en güzel anlatan sözlerinden biri şu şekildedir:

    "Din ve vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve tutucu hareketlerden sakınıyoruz." 36

    Din konusunda oluşturulan yapay gerilimler ise, ancak Atatürk'ün uyguladığı formülle çözümlenebilir. Atatürk, İslam'a inanan samimi bir dindar olarak, laikliği din ve vicdan özgürlüğünün temeli olarak kabul etmiştir. Gerçek dindarlara ve vatanperverlere düşen görev, Atatürk'ün de yaptığı gibi, hurafalere ve batıl inanışlara karşı gerçek İslam'ı savunarak ve öğreterek ilmi olarak mücadele etmek, öte yandan da Atatürk'ün mirasını "din aleyhtarlığı" gibi göstermek isteyen materyalist-Marksist odaklara karşı tavır almaktır
  3. edebiyatçı

    edebiyatçı Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    tesekkür ederim fulyag Laikligin Türkiye Cumhuriyetine Kazandırdıkları bunuda bulabilirmisin lütfen
  4. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    önemli değil ona baktım bulamadım
  5. edebiyatçı

    edebiyatçı Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    tesekkürler yinede..
  6. 2αн!_∂3

    2αн!_∂3 Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    454
    Ödül Puanları:
    36
    teşekkürler...
  7. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    önemli değil

Sayfayı Paylaş