ATATÜRK'ÜN YEMİNİ

Konu 'Atatürk'ün Hayatı' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38


    Atatürk`ün annesi hayatı boyunca büyük çileler çekmiş ve zulüm görmüş birkadındır. Gördüğü bu büyük acılar sonucunda felç olmuştur. Atatürk,annesini ölümünden hemen sonra ziyaret ettiği mezarının başında şuveciz cümlelerle anmıştır: `Zavallı annem bütün millet için ülkü olanİzmir`in kutlu topraklarına vücudunu teslim etmiş bulunuyor.Arkadaşlar, ölüm yaradılışın en tabiî bir kanunudur. Fakat böyleolmakla beraber bazen en hazin tecelliler gösterir. Burada yatan annemzulmün, cebrin bütün milleti bir felâket uçurumuna götürdüğü bir keyfîidarenin kurbanı olmuştur. Bunu izah etmek için müsaade buyurursanız,ıstıraplı hayatının birkaç belirli noktasını arz edeyim. Zübeyde HanımMustafa Kemal Atatürk Abdülhamid devrinde idi. 1320 (1905) tarihindemektepten henüz Kurmay Yüzbaşısı olarak çıkmıştım. Hayata ilk adımıatıyordum. Fakat bu adım hayata değil, zindana tesadüf etti. Gerçektenbir gün beni aldılar ve istibdat idaresinin zindanlarına koydular.Orada aylarca kaldım. Annem bundan ancak hapisten çıktıktan sonra haberalabildi. Ve derhal beni görmeye koştu. İstanbul`a geldi. Fakat oradakendisiyle ancak üç beş gün görüşmek nasip oldu. Çünkü tekrar istibdatidaresinin hafiyeleri, casusları, cellâtları evimizi sarmış ve benialıp götürmüşlerdi. Annem ağlaterbiyesiz arkamdan takip ediyordu. Benisürgüne götürecek olan vapura bindirilirken benimle görüşmekten menedilen annem gözyaşları ile Sirkeci rıhtımında, elemler ve kederleriçinde terk edilmiş bulunuyordu. Sürgünde geçirdiğim tehlikeler onunhayatını ıstıraplar ve gözyaşları içinde geçirtmiştir. Başka bir noktadaha: Mütareke zamanında Anadolu`ya geçtiğim vakit, annemi muzdarip birhalde, İstanbul`da bırakmaya mecbur olmuştum. Yanımda kendisininverdiği bir adamım vardı. Bunu Erzurum`dan İstanbul`a gönderdiğim zamanannem, bu adamın yalnız olarak geldiğinden haberli olduğu dakikadabenim hakkımda halife ve padişah tarafından verilmiş olan idamkararının yerine getirildiğini sanmış ve bu düşünce kendisini felcedüşürmüştü. Ondan sonraki bütün mücadele yılları onun hayatını elem,ıstırap içinde geçirtmişti. Padişah ve hükümetinin ve bütün düşmanlarındaima baskı ve işkenceleri altında kalmıştı. Evi bin türlü sebep vebahanelerle basılır ve araştırılır, kendisi rahatsız edilirdi. Annem üçbuçuk yıl içinde bütün gece ve gündüzlerini gözyaşları içinde geçirdi.Bu gözyaşları ona gözlerini kaybettirdi. Nihayet pek yakın bir zamandaonu İstanbul`dan kurtarabildim. Ona kavuşabildim ki, o artık maddetenölmüştü, yalnız mânen yaşıyordu. Annemin ölümünden şüphesiz çokmüteessirim. Fakat bu acımı azaltan ve beni teselli eden bir hususvardır ki, o da anamız vatanı mahva ve yıkıntıya götüren idarenin,artık bir daha dönmemek üzere mezara götürülmüş olduğunu görmektir.Annem bu toprağın altında, fakat millî hâkimiyet sonsuzluğa kadaryaşasın. Beni teselli eden en büyük kuvvet budur. Evet, millî hâkimiyetölmezliğe kadar devam edecektir. Annemin ruhuna ve bütün ecdat ruhunaborçlu olduğum vicdan yeminini tekrar edeyim. Annemin mezarı önünde veTanrının huzurunda yemin ediyorum, bu kadar kan dökerek milletin eldeettiği hâkimiyetin korunması ve savunulması için gerekirse anneminyanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Millî hâkimiyet uğrundacanımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun. `
    SevdaLiM bunu beğendi.
  2. Capknnet

    Capknnet Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2008
    Mesajlar:
    221
    Beğenileri:
    55
    Ödül Puanları:
    0
    PAYLASIM ICIN TESEKKÜRLER..
  3. arzu_asi

    arzu_asi Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.141
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    36
    Paylasım ıcın sağol
  4. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    mükemmel bir yazı eline sağlık гизем

Sayfayı Paylaş