Attila İlhan

Konu 'Şairler' bölümünde elıfay tarafından paylaşıldı.

  1. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0

    [​IMG] 15 Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. 11 Ekim 2005'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. İzmir'de Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Karşıyaka Ortaokulu'nu bitirdi.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Lisesi'ndeki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    liği sırasında Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Danıştay kararıyla

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    i sürdürme hakkını kazandı. İstanbul'da Işık Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. 6 yıl aralıklarla Paris'te yaşadı. Türkiye'ye döndü. Çeşitli

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığı'nı üstlendi.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığını yaptı. Senaryolarında "Ali Kaptanoğlu" takma adını kullandı. Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz gazetelerinde köşe

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ı yazdı. Yelken ve Sanat Olayı dergilerini yönetti. İlk şiiri olan "Balıkçı

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    sü" 1941'de Yeni Edebiyat Dergisi'nde yayınlandı. "Nevin Yıldız" takma adıyla İstanbul, "Beteroğlu" takma adıyla Yücel dergilerinde şiirleri çıktı. 1946 CHP

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yarışmasında "Cebbaroğlu Mehemmed" şiiriyle birincilik ödülü kazandı. Bu başarıdan sonra hızla tanınıp sevildi. Genç, Yeni Nesil, Varlık, Aile, Yirminci Asır, Seçilmiş

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , Kaynak, Ufuklar, Mavi, Yeditepe, Dost, Yelken, Ataç, Yön, Milliyet Sanat, Sanat Olayı gibi dergilerde şiirleri,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve eleştirileri yayınlandı. Türk

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ının önemli isimleri arasına girdi.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    şiirine karşı çıktı. Mavi ya da Maviciler adıyla tanınan toplumcu gerçekçi şiir akımını başlattı. Şiire yeni bir ses düzeni, taşkın, coşkulu bir anlatım ve kendisine özgü bir duyarlılık getirdi. Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    şiir kitaplarındaki şiirleriyle genç

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kuşağını etkiledi. Yasak Sevişmek, Elde Var Hüzün kitaplarındaki şiirlerinde

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    dan da yararlandı. İlk iki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez'den sonraki romanlarında

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    sel konulara ağırlık vermeye başladı. Bu tür

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ında öz Türkçe akımına karşı çıktı. Senaryolarını yazdığı önemli

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ler: Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon).


    CHP ŞİİR ARMAĞANI’NDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
    Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946’ta mezun oldu.

    İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı yayınladı.

    1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Paris’e gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.

    1950’Lİ YILLARDA ADINI DUYURDU
    1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris’e gitti. Fransa’daki bu dönem Attilâ İlhan’ın Fransızca’yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.

    Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957’de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.

    ’YASAK SEVİŞMEK’ VE ‘AYNANIN İÇİNDEKİLER’
    1960’ta Paris’e geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmir’e döndü. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968’te evlendi, 15 yıl evli kaldı.

    1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 81’e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti.

    ‘SEKİZ SÜTUNA MANŞET’, ‘KARTALLAR YÜKSEK UÇAR’ VE ‘YARIN ARTIK BUGÜNDÜR’
    İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.

    Türk edebiyatının usta kalemi Attila İlhan, 80 yaşında hayatını kaybetti. ()

    ATTİLÂ İLHAN KİTAPLARI

    ŞİİR
    Duvar
    Sisler Bulvarı
    Yağmur Kaçağı
    Ben Sana Mecburum
    Belâ Çiçeği
    Yasak Sevişmek
    Tutuklunun Günlüğü
    Böyle Bir Sevmek
    Elde Var Hüzün
    Korkunun Krallığı
    Ayrılık Sevdaya Dâhil
    Kimi Sevsem Sensin

    ROMAN
    Sokaktaki Adam
    Zenciler Birbirine Benzemez
    Kurtlar Sofrası
    Aynanın İçindekiler
    Bıçağın Ucu
    Sırtlan Payı
    Yaraya Tuz Basmak
    Dersaadet’te Sabah Ezanları
    O Karanlıkta Biz
    Fena Halde Leman
    Haco Hanım Vay
    Allahın Süngüleri-Reis Paşa

    ÖYKÜ
    Yengecin Kıskacı

    DENEME-ANI
    Abbas Yolcu
    Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler
    ANILAR VE ACILAR
    Hangi Sol
    Hangi Batı
    Hangi Seks
    Hangi Sağ
    Hangi Atatürk
    Hangi Edebiyat
    Hangi Laiklik
    Hangi Küreselleşme

    ATTİLÂ İLHAN’IN DEFTERİ
    Gerçekçilik Savaşı
    ‘İkinci Yeni’ Savaşı
    Faşizmin Ayak Sesleri
    Batı’nın ‘**** Gömleği’
    Sağım Solum Sobe
    Ulusal Kültür Savaşı
    Sosyalizm Asıl Şimdi
    Aydınlar Savaşı
    Kadınlar Savaşı
    CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ
    Bir Sap Kırmızı Karanfil
    Ufkun Arkasını Görebilmek
    Sultan Galiyef
    Dönek Bereketi
    Yıldız, Hilâl ve Kalpak


    ÇEVİRİLERİ
    Kanton’da İsyan (Malraux)
    Umut (Malraux)
    Basel’in Çanları (Aragon)

    AN GELİR
    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür


    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı’nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür
    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    Attila İlhan ölür
  2. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0
    BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    Bu şehir o eski İstanbul mudur?
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
    Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
    Durup köşe başında ****ksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin..

    ATTİLA İLHAN
  3. sementa.38

    sementa.38 Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    64
    Yer:
    kayseri


    Aysel Git Başımdan

    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    olumum birden olacak seziyorum
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
    aysel git basimdan istemiyorum
    benim yagmurumda gezinemezsin usursun
    dagitir gecelerim sarisinligini
    uykularimi uyusan nasil korkarsin
    hicbir dakikami yasayamazsin
    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    benim icin kirletme aydinligini
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim

    isligimi denesen hemen dusurursun
    gozleirim hizlandirir tenhaligini
    yanlis sehirlere goturur trenlerim
    ya olmek ustaligini kazanirsin
    ya korku biriktirmek yetisini
    acilarim iyice bol gelir sana
    sevincim bir turlu tutmaz sevincini
    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    umitsizligimi olsun anlasana
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim

    sevindigim anda sen uzulursun
    sonbahar ugultusu duymamissin ki
    icinden bir gemi kalkip gitmemis
    uzak yalnizlik limanlarina
    aykiri bir yolcuyum dunya genis
    buyuk bir kulak cinliyor icimdeki
    cetrefil yolculugum kesinlesmis
    sakin baska bir sey getirme aklina
    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    olumum birden olacak seziyorum
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
    aysel git basimdan seni seviyorum

    Atilla İLHAN

    elıfay bunu beğendi.
  4. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkürler güzel bir şiir daha.
  5. sementa.38

    sementa.38 Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    64
    Yer:
    kayseri
    BÖYLE BİR SEVMEK

    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
    azıcık okşasam sanki çocuktular
    bıraksam korkudan gözleri sislenir
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    böyle bir sevmek görülmemiştir

    hayır sanmayın ki beni unuttular
    hala arasıra mektupları gelir
    gerçek değildiler birer umuttular
    eski bir şarkğ belki bir şiir
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    böyle bir sevmek görülmemiştir

    yalnızlıklarımda elimden tuttular
    uzak fısıltıları içimi ürpertir
    sanki gökyüzünde bir buluttular
    nereye kayboldular şimdi kimbilir
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    böyle bir sevmek görülmemiştir.
    elıfay bunu beğendi.
  6. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0
    Sisler Bulvarı

    elinin arkasında güneş duruyordu
    aylardan kasımdı üşüyorduk
    ağacın biri bulvarda ölüyordu
    şehrin camları kaygısız gülüyordu
    her köşe başında öpüşüyorduk

    sisler bulvarı'na akşam çökmüştü
    omuzlarımıza çoktan çökmüştü
    kesik birer kol gibi yalnızdık
    dağlarda ateşler yanmıyordu
    deniz fenerleri sönmüştü
    birbirimizin gözlerini arıyorduk

    sisler bulvarı'nda seni kaybettim
    sokak lambaları öksürüyordu
    yukarda bulutlar yürüyordu
    terkedilmiş bir çocuk gibiydim
    dokunsanız ağlayacaktım
    yenikapı'da bir tren vardı

    sisler bulvarı'nda öleceğim
    sol kasığımdan vuracaklar
    bulvar durağında düşeceğim
    gözlüklerim kırılacaklar
    ..........
    ..........



    Attila İlhan
  7. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0
    Haklısın. Teşekkürler :)
    S. Moderatör Dilek bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş