Ayfer Tunç // Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek

Konu 'Kitaplar, Yazarlar, Entellektüel' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    [​IMG]

    Ayfer Tunç


    Bir Maniniz Yoksa Annemler Size gelecek 70 li Yıllarda hayatımız ( Lise Kütüphanesi )

    Yazar kitabında “Benim ve yaşıtlarımın çocukluk ve ilk gençlik yıllarında-70’lerde- var
    Olan küçük, önemsiz,alelade,sıradan, basit şeyleri sıralamaya çalıştım.O yılları hatırladıkça
    Bizim kuşak için anlamlı olan bir on yıldan, başka türlü anlamlar yüklenmiş başka bir on yıla geçtiğimizi, bu arada büyümüş olduğumuzu gördüm.Büyümüş olmak mıydı içimi burkan, yoksa o tuhaf masumiyet miydi, bilmiyorum.bizim kuşağın on yılını başkaları başka türlü adlandırabilir, ama ben “tutumluluk çağı” demek istedim.Yanan iki lambadan birinin söndürüldüğü, kurşunkalemlerin bir arpa boyu kalana kadar kullanıldı yıllar...”ı anlatmaktadır.(s.14)

    Burdayım Örtmenim
    “Okula yazdırma süreci anne-babaların çok önemsediği bir yığın meselenin halliyle başlardı.”aman çocuğum iyi okusun” diyen aileler çocuklarını hangi okula ve öğretmene yazdıracaklarına çok dikkat ederlerdi.Çocuk evinin karşısındaki okulda, güler yüzlü, genç ve tatlı bir öğretmende okumak için yanıp tutuşur; ama bazı anne-babalar disipliniyle ve çocuklara kolej kazandırmasıyla şöhret yapmış, sert otoriter ve genellikle yaşlı bir öğretmenin görev yaptığı, cehennemin dibindeki bir okul tercih ederlerdi.” (s.53 )

    “ortaokul ve liseliler kırtasiye alışverişini, okul açıldıktan sonra yaparlardı.Öğretmenler ilk derste istedikleri malzemeyi öğrencilere yazdırırlardı.”Türkçeçi altı ortalı çizgili ve iki ortalı çizgisiz beyaz defter, matematikçi dört ortalı harita metot, fenci altı ortalı sarı defter” ister; kimi öğretmenler defterlerin mavi, kitapların kırmızı kağıtla kaplanmasını”emrederdi. (s.57)

    “Dersin bittiği ve teneffüse çıkılacağı ya hademenin koridoru dolaşarak salladığı çan sesiyle ya da kulak tırmalayan bir zilin çalmasıyla anlaşılırdı.Sınıflar bir anda boşalır, gürültülü bir çocuk kalabalığı bahçeye akın eder, kantinin önünde hemen bir kuyruk oluşurdu.kantinde en çok simit, suyu fazla kaçmış ayran ve limonata, poğaça, yerel gazozolar, bisküvi satılır, çocuklar bu tatsız ve gösterişsiz yiyecekleri almak için birbirlerini ezerlerdi.”( s.68 )​

Sayfayı Paylaş