Aynadakiler

Konu 'Kitaplar, Yazarlar, Entellektüel' bölümünde Moderatör Yasemin tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113

    ‎''Eğer Kötülük Ekspresi makas değiştirip, o gün sizin hayatınızın içinden geçmeye karar vermişse, yapabileceğiniz tek şey, her vagonun son vagon olması için dua etmek olur ve bana inanın, bu ekspres yük trenlerinden bile daha uzundur… O gün kötülük Ekspresi Volkan Güzey’in hayatından geçiyordu. Daha doğrusu aynı anda pek çok kişinin hayatından…''



    Atilla Şanbay : Aynadakiler

    (AYNADAKİLER, TEDİRGİN EDİCİ BİR PERİ MASALI...) Nemesis Kitap’tan bir ilk roman… Attila Şanbay, fantastik kurgunun kıvrandıran gelgitlerinde, okura beklediği gerilimi yaşatacak… ‘Yalnızlık zayıf bir ruha yerleşmişse, o ruh aynada görünür olur ama yansıması kendisine ait değildir…’ Peki, kime ya da neye aittir? Aynalara baktığımızda gördüğümüz, aslında biz miyiz? Aynaların gerçek sırrı nedir? Şanbay’ın bahtsız kahramanı Volkan Güzey, Aynadakiler adlı romanda bu soruların cevabını arıyor. Aramaktan öte, buluyor da. Fakat bulunan yanıtlar hem kendisi, hem de okurlar için pek de hoş değil. Güneşli, güzel bir günde başlayan tuhaf olaylar, kısa bir süre içinde başınıza gelmesini asla istemeyeceğiniz kâbuslar dizisine dönüşüyor. Okur bir yandan ‘’Olacakları görmek istemiyorum’’ derken, bir yandan da bilinmez bir güç tarafından, sayfaları çevirmeye devam etmek zorunda bırakılıyor. Ve Belirsiz bir Diyar’la İstanbul sokakları arasında rahatsız bir yolculuğa çıkıyor. Dosyasını yayınevlerinin beğenisine sunmaktan bıkkın şair Volkan Güzey, açıklanamaz olaylarla kendi gerçekliğini yitirmektedir. Kaçırılıp götürüldüğü yitiklikte, bambaşka bir hayatın içinde tanıştığı Melodi, ona bilmesi gerekenleri anlatır. Bu dünyadaki yansıması Volkan’a, aslında kim olduğu ve nerede olmak istediği konusunda çelişkiler yaşatacaktır. Aynaların gerçek sırrını, en büyük kötülüğün bile küçücük bir aynadan geçebileceğini ve güzeller güzeli Melodi’nin ondaki etkisini anladıkça Volkan’ın şaşkınlığı büyür. ''Eğer Kötülük Ekspresi makas değiştirip, o gün sizin hayatınızın içinden geçmeye karar vermişse, yapabileceğiniz tek şey, her vagonun son vagon olması için dua etmek olur ve bana inanın, bu ekspres yük trenlerinden bile daha uzundur… O gün kötülük Ekspresi Volkan Güzey’in hayatından geçiyordu. Daha doğrusu aynı anda pek çok kişinin hayatından…'' Romanın kurgusu fantastik-gerilim. İçinde bolca eylem barındırıyor. Fakat Attila Şanbay, hikâyenin eylem dinamiğinden çok, ruhsal çözülmelere ve insana odaklı olduğunu söylerken, ‘’Evet, hayatın kendisi de başlı başına bir aksiyon gibi görünebilir ama Forza (eylem) Forda’dan (karakter) doğar’’ diye ekliyor.


    [​IMG]

Sayfayı Paylaş