Bakarmısınız

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde esmercadı1997 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. esmercadı1997

    esmercadı1997 Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Kök sözcüğü ile gerçek anlam ,yan anlam ve terim anlam olan 3 tane cümle yazarmısınız :eek::shy:
  2. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    bitki köklerini kestim(Gerçek )
    türkçede kelime köklerine dikkat edilmelidir(terim)
    bizim aile soylu bir köke sahip (yan)

    İnşallah İşine Yarar :)
    esmercadı1997 bunu beğendi.
  3. tatli_kopi

    tatli_kopi Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenileri:
    74
    Ödül Puanları:
    0
    kök: ben adamı böyle yoklarım
    geçek anlam: Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek)

    * Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan)

    terim anlam:Nota müziğin anahtarı gibidir.

    * Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak.

    * Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor.

    yan anlam:Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan
    C*****n minaresi çok inceydi. (Gerçek)
    esmercadı1997 bunu beğendi.
  4. tatli_kopi

    tatli_kopi Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenileri:
    74
    Ödül Puanları:
    0
    aslında sana şöyle yardımcı oluyum

    SÖZCÜKTE ANLAM ÖZELLİKLERİ

    1) GERÇEK (TEMEL) ANLAM:

    Bir sözcüğün ilk ve asıl anl***** denir.Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır.



    2) YAN ANLAM:

    Bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır.



    3) MECAZ ANLAM:

    Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır.

    * Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek)

    * Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan)

    * Bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz)

    * Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek)

    * Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan)

    * Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz)

    * C*****n minaresi çok inceydi. (Gerçek)

    * Duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan)

    * Bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz)

    * Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına

    geçmiştik. (gerçek anlam)

    * Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık

    günler bizi bekliyor. (mecaz)

    * Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz)

    * Bu masanın ayağı oynuyor. (yan)

    * Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek)



    4) TERİMSEL ANLAM (TERİM):



    Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir.

    * Nota müziğin anahtarı gibidir.

    * Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak.

    * Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor.

    * Güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi.

    * Matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi

    istedi.

    * Şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına

    redif denir.



    NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir.



    * Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma)

    * Sinop burnu Türkiye’nin en kuzey noktasıdır.

    (terimleşme)



    NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir.



    * Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir.

    * Dört, kök dışına iki olarak çıkar.

    * Hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir.



    5) YANSIMA SÖZCÜKLER:



    Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir.



    * Bu köpek neden havlıyor?

    * Bir patlama sesiyle irkilmiştik.

    * Bu aylarda kediler çokça miyavlar.

    * Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı.

    * Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık.



    6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER:



    Yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir.

    * siyah ---- kara , * beyaz----- ak, * zengin----varlıklı,

    * zengin--- varlıklı, * fakir----yoksul , * rüzgar---- yel,

    * üzüntü-----keder, * öykü---hikaye, * eser--- yapıt,

    * edebiyat--- yazın, * cümle---- tümce * kelime--- sözcük



    7. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER:



    Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir.



    * Sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin.

    * Ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz.

    * Kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum.

    * Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.

    * Yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini

    anlıyorum.

    NOT: Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.

    * Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt)

    * Bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz)



    8) SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER:



    Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir.



    * Yılanı gören at birden şaha kalktı.

    * Mutfaktaki pislikleri çöpe at.

    * Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al.

    * Gül: “Gül.” dedi, bülbüle.

    * Kalem böyle çalınmıştır yazıma

    Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma

    * Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar

    geldi.



    UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır.

    * Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam )

    * Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam )

    * Bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş )



    NOT: Sesteş sözcükler genellikle halk edebiyatında cinaslı manilerde kullanılır.

    9. SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER:



    Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiğimiz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürütme yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur.



    * çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut)

    * ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut )



    ÖZELLİK 1: Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir.



    * anne - lik , insan - lık

    somut soyu yaptı somut soyut yaptı



    ÖZELLİK 2 :Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cümleye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur.



    * Ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma)

    * Kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma)

    * Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma)

    * Bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma)

    * Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma)

    * Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma)

    * Nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma)



    ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla benzetme yoluyla somut hale getirilebilir.Buna somutlaştırma denir.



    * Hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır.

    * Yalnızlık , bir çiçektir.

    * Sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir.

    * Arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür.

    * Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir.

    * Vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir

    öpücüktür.

    ÖZELLİK 4 : Gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur.

    * Annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut )

    * Ferhat, Şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut )

    * Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut )

    * Bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut )



    10) NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER:



    Bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir.



    * Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel )

    * Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel )

    * Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel )

    * İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel)

    * Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik )



    UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de.



    * Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel )

    * O iyi bir insandı. ( nitel )

    * Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini çekemem. ( nicel, nitel )

    * Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel)



    Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü - miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir.



    10. GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER:



    Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi.



    * Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel)

    * Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel)

    * Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel )

    * Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel)

    * Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )
    esmercadı1997 bunu beğendi.
  5. esmercadı1997

    esmercadı1997 Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ÇOk teşekkür ederim arkadaşlar
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş