balkan bunalımı ve tersane konferansı hakkında bilgi gerekli

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 10. Sınıf' bölümünde büja tarafından paylaşıldı.

  1. büja

    büja Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2007
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    balkan bunalımı ve tersane konferansı hakkında bilgisi olan varmı?
  2. çikolata

    çikolata Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2007
    Mesajlar:
    347
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    16
    Tersane konferansı

    Hersek ve Bulgar isyanlarından sonra, Osmanlı Devleti emareti altında olan Sırbistan ve Karadağ, Rusya ve Avusturya’nın kışkırtmaları ile Bab-ı Ali’ye ültimatom vermişlerdi.Sırp ordusunun başına Rus genarali Çernayev getirilmekle kalmıyor, ayrıca Rusya ve Avusturya savaşın sonucunda oluşabilecek durumlara ilişkin alternatifler belirliyorlardı.Osmanlı’nın galip gelmesi halinde mevcut durumun korunmasının, Osmanlı’nın savaşta başarısız olması halinde de Balkanlarda ve Doğu Anadolu’da bir paylaşım yapılmasının hazırlıkları içindeydiler. Hedefler arasında Osmanlı’yı tamanen Balkanlardan çıkarmakta vardı.Ancak Osmanlı ordusunun Aleknisaç’ta zafer elde edip, Belgrad yolunu açmaları üzerine Rusya müdahale etti ve Karadağ ve Sırbistanla mütareke yapılmasını istedi.Osmanlı arkasında İngiliz desteğini bulamayacağını anlayınca çaresiz Rus isteklerine boyun eğdi.Ancak Rusya’nın Bosna-Hersek’te özerklik ve Bulgaristan’da ıslahat gibi istekleri İngiltere’de tepkilere sebep oldu.Balkan Bunalımına ve uzantısı olarak “Doğu Sorununu” Rusyanın tek başına çözümlemeye kalkması İngiliz çıkarlarına uymuyordu.Her ne kadar Osmanlı’ya destek verme isteğinde bulunulmasa da, güç dengesinde Rusya lehine kaymalar olabileceği ihtimali, İngilizlerin konuya el atmasını gerektirdi.Bu yüzden İngiltere, Balkan sorunlarının uluslarası bir konferansta çözümlenmesini önerdi .Osmanlı Devletini ilerleyen süreçte zor günler bekliyordu...



    Tarihler 23 Aralık 1876’yı gösterdiğinde Haliç Tersanesi’nin Denizcilik Bakanlığı binasında konferans toplandı.Görünüşte; İngilizler tarafından Rusya lehine bozulan dengeyi tekrar sağlama amacı taşıyan ve Balkanlarda süregelen bunalımları ortadan kaldıracak çözüm yollarını bulmaya çalışacak olan Tersane Konferansı aslında Avrupalıların Bab-ı Ali’den bişeyler koparabilme konusunda çabalarıydı.Mevcut sınırlar içerisinde yer alan azınlık unsurlarını korumaya yönelik olan önergeler aslında bu azınlıkları Osmanlı’dan koparıp kendi devletlerine bağlamaya yönelikti.Osmanlı Devleti ise karşı hamlelerin hazırlığı içindeydi Padişah değişikliği ile anayasa ve meşrutiyetin önündeki engelleri ortadan kaldırmış olan Mithat Paşa, kurulacak olan meclisle azınlıkların kendilerini temsil etme hakkına sahip olacaklarını ve bununda Avrupalı devletlerin Osmanlı’nın içişlerine karışmalarını önleyeceği görüşündeydi.Bu amaçla konferansın başladığı sıralarda Sultan II. Abdülhamid’in meşrutiyeti ilan ettiğini müjdeleyen top sesleri, konferans salonunda da duyuldu.Bunun üzerine Hariciye Nazırı Saffet Paşa’nın “Bu sesler artık bizim de meşrutiyete geçtiğimizi müjdeliyor.Artık azınlık meselesi diye bir problemimi kalmamıştır.Bu nedenle de konferansın de- vamı lüzumsuzdur” şeklindeki açıklaması Avrupalı Devletlerde aynı ortak tepkiye sebep olmuştu:”Çocuk oyuncağı[7]”



    Osmanlı’nın Avrupa’ya karşı giriştiği hamle herhangi bir etki yapmamıştı.Konferans,

    meşrutiyet hiç ilan edilmemiş gibi devam etti.Osmanlı’nın kendisine yardım etmesini beklediği İngiltere, öneri ve davranışları ile tam aksi yönde hareket etmiş, Fransa ise herhangi bir varlık gösterememişti.Sunulan şartlar; tıpkı Rusya ve Avusturya’nın savaş öncesinde planladıkları gibi Sırbistanla savaş öncesindeki düzene geri dönülmesi, Karadağ’a bir miktar toprak verilmesi, yapılan ıslahat programına göre Bulgaristan’ın ikiye bölünmesi, mahkemelerde yargıç atamalarında değişiklikler ve diğer dillerinde serbest olması, vergi ve askerlikle ilgili esaslarda Osmanlı aleyhine değişiklikler içermekteydi.Artık Paris Andlaşması ile bir Avrupa devleti olarak kabul edilen Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığı kendi aleyhindeki birçok şartı kabul etmesine bağlanıyordu.Bu öneriler devletin şeref ve haysiyetine birer darbe oldukları gerekçesi ile reddedildi. Kimi kaynaklar da Abdülhamid tarafından, kimi kaynaklarda ise Mithat Paşa’nın ve Meclis-i Mebusanın tavrı ile bu karar alınmıştır.



    Konferansın dağılmasıyla ufukta savaş bulutları görülmeye başlamıştı. Abdülhamid, konferans sonucunda oluşan durumu da bahane ederek Kanun-i Esasi’nin kendisine 113. mad- de ile tanımış olduğu yetkiyi kullandı ve Mithat Paşa’yı sadrazamlıktan azlederek, onu İtalya’ya sürdü.Bu olay Osmanlı politik yaşamında birçok değişikliğin başlangıcı olarak gös-terilebilir.



    Tersane Konferansı kararlarının Osmanlı Devleti tarafından red edilmesi, tarihi süreçte kendisini Ortadoksluğun ve Slav ırkının savunucusu olarak gören Rusya’da savaş için ge-rekli temasların başlamasına sebep oldu.Kırım Harbi sırasında yalnız kalarak büyük yara alan Ruslari bu kez savaşı başlatmadan kendileri için gerekli desteği sağlamaya çalışıyorlardı.Bu amaçla Avrupalı devletlerce hazırlanan Londra Protokolü, Osmanlı Devletine sunuldu.Osmanlı, Rusya ve Karadağ şartlarını hafifletmesine rağmen bunlarıda kabul etmedi. Bu sırada Mithat Paşa’nın sürgünde olması, hükümetin başında da Abdülhamid’in bizzat getirdiği ve güvendiği Rüstem Paşa’nın bulunması, her ne kadar Abdülhamid’i savaşın çıkışından soyutlamak isteyen tarihçiler varsa da, bunu pek mümkün kılmamaktadırAzınlıklarında temsil edildiği Mebusan Meclisi’nde savaş taraftarı söylemler, Abdülhamid’i tamamen olaylardan uzak kılmaz. Sonuç itibarıyla oluşan durumun kaynağını kim teşkil ederse etsin 24 Nisan 1876 tarihinde Rusya Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.


    umarım işine yarar:)

Sayfayı Paylaş