Barbarları Beklerken - J. M. Coetzee

Konu 'Kitaplar, Yazarlar, Entellektüel' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    Nobel ödüllü yazar J. M. Coetzee bu romanında, uzun yıllar sınır kasabasında yargıçlık yapan bir adamın kendi gözünden son dönemlerindeki iniş-çıkışlarını; hayatı ve kendini sorgulayışını anlatıyor. Bulunduğu kasabanın en kıdemli yetkilisi olması nedeniyle oldukça rahat bir yaşam süren yargıç, son dönemlerini hobileriyle ve “kızlarıyla” asude biçimde geçirirken ansızın karşısına çıkıveren bir barbar kızıyla yaşadığı tanımlanamaz ilişki hayatının seyrini değiştiriverir. Artık dümeni adalet ve vicdan kavramlarına kırar. Hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini bildiği halde bu yola baş koymanın garip hazzıyla yaşamaya başlar. Ancak bu onun rahat yaşamının sonu ve dahası, rezil günlerinin başlangıcı olacaktır.

    Egzersiz vakitlerini özlemle bekliyorum, yüzümde rüzgârı, ayaklarımın altında toprağı hissetmeyi, başka çehreler görmeyi ve insan seslerini işitmeyi. Yalnız geçen iki günden sonra dudaklarım gevşek ve işe yaramaz gibi geliyor, kendi sesimi tuhaf buluyorum. İnsan gerçekten de tek başına yaşamak için yaratılmamış!

    Kitap toplam altı kısımdan oluşuyor; ilk bölümleri oldukça durgun bir havada geçiyor ve bir dalga halinde orta bölümlerde heyecan bir miktar artıyor sonlara doğru yine bir durgunluk hakim oluyor. Romanda daha çok bir iç hesaplaşma ve psikolojik unsurlar yer alıyor.

    Romanda Coetzee’nin özellikle mekân ve durum tasvirlerini ustalıkla anlatışına, adeta resmedişine tanık olacaksınız. Onunla aynı pencereden bakıyor, aynı avluda geziniyor, aynı yatakta sevişiyorsunuz.

    Yeri gelmişken, romanın bazı bölümlerinde cinsel öğelerin yer aldığını belirteyim.

    Müthiş bir bitkinlik içinde uykuya dalıyorum. Geniş ayı postunun kenarını kaldırıp yanıma sokulduğunu hayal meyal fark ediyorum. “Çocuklar geceleri üşür” - sersemlemiş halimle, onu koltukaltıma çekip uykuya dalarken bunu düşünüyorum. Belki bir süre ****ksiz bir şekilde uyuyorum. Sonra tamamen uyanıyor ve elinin giysilerimin altına girdiğini, dilinin kulağımı yaladığını hissediyorum. İçimden duyumsal bir zevk dalgacığı akıyor, esniyorum, geriniyorum ve karanlıkta gülümsüyorum. Eli aradığı şeyi buluyor. “Ne olacak ki?” diye düşünüyorum. “Bu hiçliğin ortasında ölsek ne olacak? En azından sıkıntılı ve mutsuz bir şekilde ölmeyelim!” Önlüğünün altında çıplak. Üstüne çıkıyorum; sıcak, şişkin, benim için hazır; beş ayın saçma duraksaması bir dakika içinde siliniveriyor ve rahat duyumsal unutuşa geri dönüyorum.

    “Barbarları Beklerken” bugüne kadar üç farklı yayınevi tarafından yayınlandı. Benim okuduğum İthaki Yayınları’a ait basımdı. -Ayrıca Can Yayınları ve Adam Yayınları baskıları da bulunmaktadır. Ancak Adam Yayınları’nın kapanmasının ardından bu basımı bulmak zor olacaktır.- Kitabın baskı ve cilt kalitesi gayet iyi ve okunabilirliği yüksek bir yapıya sahip. Belki bir şaheser değil ama özellikle psikolojik öğelerin, mekân ve durum tasvirlerinin ustaca anlatıldığı bu romanı; dingin yapılardan ve duyumsal analizlerden hoşlananlar bir çırpıda okuyacaklardır.

    Kitabın Künyesi

    Özgün Adı: Waiting for the Barbarians
    Çeviri Adı: Barbarları Beklerken
    Yazarı: J. M. Coetzee
    Çevirmeni: Dost Körpe
    Yayınevi: İthaki Yayınları
    1. Baskı Yılı: 2001
    Özgün Dili: İngilizce
    Özgün Dilinde İlk Yayınlanma Yılı: 1980
    Sayfa Sayısı: 203
    ISBN: 975-6902-74-4

Sayfayı Paylaş