batınilik

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє tarafından paylaşıldı.

  1. ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє

    ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    1 Mart 2010
    Mesajlar:
    768
    Beğenileri:
    331
    Ödül Puanları:
    0

    Batınilik hakkında bilgi gerekiyor....yardımcı olabilir mi siniz?:shy:
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    Batinilik

    Kurucusu Hasan Sabbah 1O49'da İran'ın Rey'de doğdu 1134'te Kazvin dolaylarında Alamut kalesinde öldü. Yemen' den göçerek Rey'de yerleştiği söylenen Ali bin Mehmed'in oğludur. Babasının Şafii mezhebinden Horasanlı bir Türk ailesinden olduğu söylentisi de vardır. Hasan Sabbah ondört yaşına değin babasının gözetimi altında din bilgileri edindi sonra o dönemin ünlü İslam bilginlerinden İmam Muvaffak Nişaburi'nin öğrencisi oldu; onun bulunduğu medresede gökbilim matematik öğrenimi gördü. Arkadaşları arasında sonradan İran'ın en ünlü ozanlarından biri olan Ömer Hayyam ile Selçuklular'ın veziri Nizamülmülk vardı. Hasan Sabbah sonraları bütün çalışmalarını tasavvuf üzerinde yoğunlaştırdı özellikle Batinilik denen Yeni- Platonculuk Alevilik gibi kuruluşlardan çoktanrıcı inançlardan oluşan akımı yeniden düzenlemeye ona siyasal bir nitelik vermeye başladı. Çalışmalarını kolaylıkla sürdürebilmek için; 1090'da İran'ın Kazvin bölgesinde yüksek bir tepenin üzerinde sarp kayalıklarda kurulu Alamut Kalesi'ne çekildi orasını yeniden onarttı sağlamışlardı. Çevresin de toplananlara kendisinden insanları mutluluğa kavuşturmak ölümsüzlüğe ulaştırmak cenneti yeryüzünde kurmak için görevlendirildiğini bu görevle ilgili bütün yetkileri özel olarak tanrı' dan aldığını etkileyici bir dille anlatmaya koyuldu. Onlara daha önceden döğülmüş haşhaş katılmış bal şurubu içirip kendinden geçirttikten sonra türlü çiçeklerin bulunduğu havuzlu bir bahçeye taşıtırdı. Bu bahçede yarı çıplak genç güzel kadınlar dolaşır ayılmaya başlayan erkeklerin çevresinde gezer onları etkiler sonra bir bardak şurup daha vererek yeniden bayıltırlardı. Yeniden bayılan kişi gene ilk bayıldığı yere götürülür ayılıncağa değin bırakılırdı. Ayıldıktan sonra kendisine gördüklerinin gerçek olduğu düş olmadığı ölünce oraya gideceği söylenirdi.



    Hasan Sabbah bu yolla kendine bağladığı insanların sayısı Kazvin Rey yörelerini etki altına alacak bir güç oluşturunca saldırılar düzenlendi ülkenin dört yanına yayılan fedaileri aracılığıyla içlerinde Nizamülmülk'ün de (1092) bulunduğu kendisine karşı olan birçok devlet adamını gizlice öldürttü. Selçuklu Sultanı Melikşah bir mektup göndererek Hasan Sabbah'tan bu ortalığı karıştırıcı işlerden vazgeçmesini. istedi. Hasan Sabbah ondan korkmadığını tanrı'nın kendisiyle olduğunu bildiren bir karşılık gönderdi. Sultan Melikşah'ın onu ortadan kaldırma girişimi lO92'de ölmesiyle yarıda kaldı. Daha sonra Sultan Sencer'de Hasan Sabbah'ı yok etmek için çalışmalara başladı. Ancak Hasan Sabbah'ın fedaisi olan gözdelerinden biri gizlice Sultan'ın yastığı üstüne hançer saplanmış bir mektup bırakınca korktu saldırıdan kaçındı. Hasan Sabbah öldüğü 1134 yılına değin saldırılarını sürdürdü 1256'da Hulagu Han Alamut kalesi'ni yıklı bütün Batinileri kılıçtan geçirdi.

    Hasan Sabbah'ın siyasal bir kuruluş olarak geliştirdiği Batınilik birtakım sayılara sayıların yorumlarına dayanır. Genellikle tin insan us evren tanrı uzay boşluk bilgi imamlık oluş gibi konular üzerinde durur. Batinilik'e göre tin iki türlüdür. Birincisi iyi ikincisi kötüdür. İyi tinler gövdeden ayrılır salt ışık olan yüce tanrısal evrende mutluluğa ulaşır. Ancak bu evren içinde yaşanan evrenin dışında değildir. Kötü tinler ise gövdeden gövdeye geçer değişik biçimlere girer yeryüzünde boyuna acı çekerler. Ölüm linin gövdeden ayrılmasıdır. Tin gövdede bulunduğu sürece yaptıklarından sorumludur. Bu nedenle iyi ise ışık evrenine kötü ise başka bir gövdeye gider.

    Batınilik'te evren önsüz-sonsuzdur yaratılmamıştır. Evrenkendi bütünlüğü içinde dokuz evreni kuşatır. En yüksek aşamada bulunana "sabık" denir bundan basamak basamak inilerek usun bulunduğu alana gelinir. Us bu dokuz evren dizisi dışındadır sürekli olarak değişir. Dinin ileri sürdüğü gibi evrenin dışında bir öte evren (ahiret) yoktur yargı günü yeniden dirilme gerçek değildir. Evrende mutlu yaşayan cennette mutsuz olan ise cehennemde demektir. Tanrı yaratıcı nitelik taşıyan bir doğal güçtür tektanrıcı dinlerin ileri sürdüğü gibi gerçeküstü yoktan var edici bir varlık değildir. Onun yargılayıcı bir özelliği de yoktur.



    Batınilik'in üzerinde durduğu en önemli konu "imamlık"'tir. Ona göre imam geçmiş şimdi gelecek üç boyutlu bir süre içindedir. Bütün olup bitenleri bilir bilgisinin sonu bilme yeteneğinin sınırı yoktur. İmam insanla ilgili bütün eksikliklerden suçlardan uyumsuzluklardan sıyrılmış yüce bir varlıktır. O Kur-an'ın görünüşe göre olan (zahiri) anlamını içe (batın) dönüştürecek bir güçtedir. Gerçeklik usla değil imamın öğütleriyle önerdiği yöntemle kavranabilir. İmama gönülden bağlanan bir kimsenin Kur'an hadis buyruklarına uyma gereği yoktur. İmam zamanın ışığı evre_in kavrayış gücüdür. İmam boyuna gelir gider ölür dirilir. Ancak bu ölüm sözcüğün görünüş anlamıyla değil iç anlamıyla bağlantılıdır. Kişinin mutluluğu imama olan bağlantısı ile ilgilidir. Bütün gönlüyle imama bağlanan kimse mutlu ondan ayrılan ise mutsuzdur.

    Hasan Sabbah'ın çevresinde toplananlara aşılamaya çalıştığı ahlak öğretisi dört aşamalıdır. Bunlara el- İsme el- Mehdiye el- Takıyye el-Ric'a denir. EI-İsme arınmışlık olgunluk her türlü eksiklikten sıyrılmış anlamındadır imamla ilgilidir. Ona uymayı onu suçlamamayı gerektirir. EI-Mehdiye kurtuluş demektir. Batinilik'e göre günün birinde Mehdi adlı kurtarıcı gelecek insanları mutluluğa kavuşturacak yeryüzünden bütün kötülükleri eksiklikleri geçimsizlikleri giderecektir. Mehdi'nin bilgisi sonsuz gücü sınırsızdır. EI-Takıyye İslam dinine bağlı görünerek gerçek inancını düşüncesini gizlemek anlamını içerir. Şeriat baskısından yasaklarından kurtulmak için kişi gerçek düşüncesini içinde saklamalı kendini açığa vurmamalıdır. EI-Ric'a ise Mehdi'nin ortaya çıkışı ile ondan önce sonra gelen bütün imamların. geri döneceklerini bildirir. İmamlar ölmezler tinsel evrende ölümsüz1tiğe kavuşmuş yüce kişiler olduklarından Mehdi'nin yeniden evrene dönüşünü beklemektedirler.

    Kendileri de bu mezhepten olan Batınilik konusunda çalışan kimi düşünürlere göre; kardeşler arasında evlenme doğaldır bu konuyla ilgili yasaklar doğaya aykırıdır.

    Batinilik'te on sayısı ile yirmi iki harf kutsaldır. İnançla varlıkla ilgili bütün sorunlar bu sayı ile harflere göre açıklanır. Bu sayı ile harfler varlık türlerini onların özelliklerini oluş biçimlerini niteliklerini birbiriyle olan ilişkilerini yansıtır. Bu konuda Batınilik'le Hurufilik birleşir. Bu iki kuruluş da Pythagoras'la Orpheus inançlarından kaynaklanan Kabalacılık'tan etkilenmiştir.

    Batınilik kimi araştırıcıların ileri sürdükleri. gibi yalnız siyasal bir kuruluş değildir çok eskilere giden inançlardan oluşan bir birikimin İslam düşüncesine karşı direnişidir. Bu birikim kendisini yok sayan geçersiz kılmaya çalışan İslam inançlarının özdeş eleştiri ölçüsüne dayanarak özgün olmadığını onların da daha eski birikimin sonucu olduğunu ortaya atarak kendini savunur. Batıniliğe göre İslamda ; Bütün mutluluklar kıvançlar sevgiler sevgiler dahası esenlik verici içkiler cennette vardır. Orada birbirinden güzel kızlar (hııriler) ****kanlılar (gılmanlar) dolaşmakta usun düş gücünün sınırlarını aşan bir mutluluk ortamı inananları beklemektedir. Özellikle yeşil' e duyulan susamışlığın özünde çölde yanan bir gölgede dinlenerek serinliğin mutluluğuna ermenin özlemi vardır. Bu özlem çoktanrıcı dönemlerden süzüle gelen inançların biçim değiştirerek tektanrıcı dinlerin özüne girmiştir. Nitekim Batinilik'te yapıldığı söylenen birtakım işlemlerin de bu inançlardan kaynaklandığı bellidir. Hasan Sabbah'ın "fedai'lerini uyuşturucu içkiyle bayıltması bayılan insanı çiçekli yeşil güzel bahçeye taşıtıp ayılıncaya değin orada bıraktırması ayılan adamın çıplak güzel kadınlara karşılaşması onların elinden içtiği bir uyuşturucu içkiye yeniden bayılınca ilk bayıldığı yere taşınması orada ayılması; bu durumun kendisine Kuran’ın bildirdiği cennet diye anlatılması gibi olaylar islam dininden esinlenmektedir.



    Batinilik toplumsal bir örgüt olarak ortadan kaldırıldıktan sonra etkisini daha geniş bir alanda sürdürmüştür. Bu olay da kimi alevi kuruluşların yardımıyla olmuştur. Yazın alanında Batınilik'ten esinlenenlerin sayısı az değildir. Şiilikte belli konarda Batinilik'in görüşlerinden esinlenilmiş birçok ozan bu konuyu değiştirerek işlemiştir. Mevlevilikte bu etki açıktır. Şems Tebrizi gibi Mevlana da etki açıkça görülmektedir. Onun "Cennet'le ilgili tasarımları insan mutluluğunu içkiyi sevgiyi konu edinen kimi şiirleri Batinilik etkisinden uzak değildir. Bu konuda zaman sürecine bağlanmak yanıltıcıdır. Hasan Sabbah Batınilik'in yaratıcısı değil bir örgüt olarak kurucusudur. Batinilik bir inanç niteliğinde çok eskilere gider. Sözgelişi Zünnun Mısri Maruf Kerhi Bayezıd Bistami Cüneyd Bağdadi Hallac Mansur gibi tasavvuf insanları Batınilik'i oluşturan öğelerden çok etkilenmiş esinlenmiştir.

    Anadolu'da Batinilik etkileri Yunus Emre Caferi SamiKazım Hayderi (son dördü 16'ncıyy.da yaşamıştır) gibi ozanIarda görülür;

    Ali emriyle gelmişdir vücuda âlem ü adem
    Ali hükmiyle olmuşdur ne kim pinhân u peydâdır
    Ali'dir sırr-i Sübhâni Ali'dir âlemin câni
    Ali'dir gevhıerin kânı Ali /ıem kâ'r-ı deryâdır
    Ali şol lâmekandır kim münezzehıdir kamu şeyden
    Ali şol binişândır kim /ıer eşyada hüveydâdır

    ........................

    Ali'dir cami-i Kıır'ân Ali'dir rahmet-i Ralımân
    Ali'dir menbâ- ihsân ki bimânend ü yektâdır

    Caferi'nin bu dizelerinde Ali sayılan nitelikleriyle tanrı'dır. Ozan tanrı'da bulunduğuna Kur'an kanıt gösterilerek inanılan ne varsa Ali'ye yüklemektedir. Ona göre Ali Kur'andır Ali tüm yerdedir Ali gizlidir açıktır Ali insanlara "rahmet" eyler bağışlar her türlü nitelikten üstündür.

    Batınilik tanrısal nitelikleri insana indirger Ali'yi de tanrısal insanın en yetkin örneği olarak görür (belli bir anlamda). Bundan başka eski İran inançlarından özellikle Zerdüştçülük'ten de geniş ölçüde yararlanır. Gerçekte Batınilik yeni bir inanç kurumu olarak ortaya çıkma savında olmasına karşın eskinin yeni görünme çabasıdır.
  3. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    batinilik



    hasan sabbah tarafından kurulmuştur dinden ziyade bir ahlak öğretisidir, mezheptir. batınilik 'de evren önsüz ve sonsuzdur, kendi bütünlüğü içinde dokuz evreni kuşatır. en yüksekte bulunan aşama 'sabık'tır aşama aşama inilerek us'a gelinir. bu dine göre ahiret yoktur, tanrı yaratıcı bir güçtür, yoktan var edici değildir, yargılayıcı değildir, cennet ve cehennem yoktur, yaşarken mutluysan cennettesindir, acı çekiyorsan cehennemde. hulagu tarafından tüm batıniler ikamet etmekte oldukları alamut kalesinde kılıçtan geçirilmiştir. öğretinin köklerine uyulmasa da halen varlığını sürdüren gruplar mevcuttur.
    #87972 (olric, 25.02.2006 18:50 ~ 18:56)
    bi dakka... #87972
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    batınilik bir din değil, bir dinsel öğretidir. kur'an ın anlamının, zeki insanlarca anlaşılabilen, zahiri olandan farklı olarak, gizli olduğunu ileri süren düşünüştür. bu düşünüşe göre şeriat zahiri anlamıdır ve halk kitlelerinin (avam) görebileceği ve uygulaması gereken kurallarken, gizli olanın sırrına erenler için bu kuraları uygulamak gerekmez. edip harabinin ünlü dizeleri -ki erkan oğurun da seslendirdiği ey zahit şaraba eyle ihtiramda geçer- bu durumu şöyle açıklar: ehline helaldir na-ehle haram / biz içeriz, bize yoktur vebali.
    yine konuyla ilgili olarak şöyle söylenir:
    kur'an dan, bir ademoğlunun çıkartabileceği üç çeşit bilgi vardır: biri zahiri, biri batıni, biri de batının batını bilgidir. bunlardan zahiri bilgiyi alimler, batıni bilgiyi veliler, batının batını bilgiyi yalnızca peygamberler çıkartabilir. bunun dışında, peygamberler de dahil olmak üzere hiç bir ademoğlunun çıkartamayacağı bilgi ise allah ındır.
    batınilik, merkezi-resmi ideolojik (ortodoks) islam ın dışındadır. bu nedenle iktidara sahip halifelerce ve sultanlarca din dışı görülmüş ve endoktrinasyon yoluyla müslümanlara da "kötü" bir şey olarak kurgulanıp aşılanmıştır.
    hasan sabbah ve tarikatı batınidir, batıniliğin kurucusu değildir.
    #357498 (suzergecer, 19.06.2006 10:55 ~ 31.10.2006 16:06)
    bi dakka... #357498
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    C- Bâtinilik

    Karmati (Kirmeti), Mezdeki, Ta'limiye, Melâhide, ismailiye, Hürremiye ve Muhammire gibi adlarla da anıları Bâtinilik adına çok çeşitli felsefi kavramlar (septizm, mistik unsurlar ve akılcılığın karışımından oluşan fikirler) ileri sürülmüştür. Bâtinî anlayışa göre islâm dininde her ifadenin bir zâhirî (dış) diğeri de bâtınî (gizli-iç) olmak üzere iki manası vardır. Asıl olan bâtınî manadır. Ve bu mana anlaşılıp nüfuz edilmeden Bâtınî olunamaz. Genelde siyasi özelliği ağırlıklı olan Batınîlik Ehl-i Sünnet birliğini yıkmak düşüncesi taşmıştır. Bâtınîliğin en önemli özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    a- Halifelik yerine imamlığı kurmak. imam, kendisinde ilâhî sıfatlar bulunan ve Hz. Ali'nin soyundan gelen üstün bir insandır.

    b- Siyasi iktidarı elde etmek gayesiyle gizli teşkilatlar kurmuşlardır.

    c- Siyâsî görüşlerine uygun olarak bir hukuk sistemi meydana getirmişlerdir.

    d- imameti merkezi ve en mühim bir müessese olarak görmüşlerdir (Ahmet Emin, Duha'l-islâm, c.III, s. 235 vd. Kahire, t.y.).

    e- imam bu dünyadaki her şeyin bilgisine sahiptir.

    f- imam, islâmi esaslara ve nasslara istediği anlamı vermek kudret ve yetkisine sahiptir.

    q- En yüksek mutluluk dinin dış manası bâtınî (iç-gizli) manaya çevirmekle mümkündür. Bu durumda ancak imama tabi olmakla elde edilebilir.

    Bâtıniliğin felsefîgi yönünün önemli yönleri de kısaca şöyledir:

    a- islâm kelâmcıları ve filozoflarının alemin hâdis (sonradan var edilmiş) olduğu fikrine karşıdırlar.

    b- Peygamberleri ve mucizeyi kısmen kabul ederler.

    c- imamlar masumdur; yani, her türlü hata ve günahtan uzaktırlar.

    d- Zahir (görünen-dış), hakikatin kabuğu; batın (iç) ise, özü ve gerçeğidir. Bu sebeple, dinleri zahirî manasıyla değil de bâtınî manasıyla anlamak gereklidir. Bu da ancak, dini kaynakları (nasslar) açıklama (tefsir) yoluyla değil de, yorum (te'vil) suretiyle olabilir (Geniş bilgi için bkz. Gazzalî ve Bâtınîlik, Ankara 1964).

    kaynak :

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    #357606 (yesilbaslikertenkele, 19.06.2006 11:51)
    bi dakka... #357606
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    baslıklardan bazı yazarların dikkatini bugün cok cektigini düsündügüm mezhep.
    #357790 (cutcut, 19.06.2006 13:06)
    bi dakka... #357790
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    Şiiliğin bir koludur. Şiilik, Hz.Muhammedin vefatından sonra Hz.Ali ve Ehli Bent'i Halifelik için en layık kişiler olarak gören ve onu Allah ile Peygamberin tayin etmesiyle meşru halife kabul eden ondan sonraki halifelerin de onun soyundan gelmesi gerektiğine inanan toplulukların mezhebidir. ismailiye, Sebiyye, Zındıklar ve karmatiler olarak da bilinen Batınilik, saldırgan ve aşırı bir mezheptir.
    #1280486 (Bohemian Rhapsody, 09.02.2007 14:03 ~ 14:04)
    bi dakka... #1280486
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    batın, "karın, mide" anl***** ve batıni, "ezoterik", "içrek" anl***** gelmektedir. bu açıdan bakıldığında batıni terimi ve bir inanç olarak batınilik sadece islamiyete özgü değildir. örnek için

    (bkz: the secret doctrine)
    (bkz: blavatsky)
    (bkz: kabalizm)
    #2090945 (stalker, 08.08.2007 02:58)
    bi dakka... #2090945
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    hiç birşey gerçek değildir, herşeye izin verilmiştir.
    #2090948 (melezmacir, 08.08.2007 02:59)
    bi dakka... #2090948
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    sünnilerin arap sofuluğu seviyesindeki müslümanlık anlayışı yerine, eski türklerin tek tanrı ve ibadet inancına/ anlayışına yakın bir çizgide durmaktadır batınilik. türkiyede aleviler bu inancı sahiplenmiştir genelde.

    batınılik zahiri görebilmek, sırra erebilmektir. bedenin aksine ruhu yakınlaştırmaktır allaha. beden bir anlamda kiralıktır insan için, şehadete erildiği vakit teslim edilmesi gereken bir şeydir. oysa ruh önsüz ve sonsuzdur, aslolan o dur.

    allah aşkı ve allaha yakın olmak esastır bu inançta. kişinin allahla arasında köprü, aracı yoktur. hakkı yaşamak, hakkın emretttiklerini yerine getirmek ve ona duyulan aşk ile ona ulaşmak daimdir. görünen dini ritüeller ve dogmalar yerine, görünmeyeni görmeye çalışarak, riyadan uzak ve temelinde hak aşkı, mevla sevgisi olan bir inancın ismidir. bu yüzdendir ki hakkın adını duyduğu vakit aşk ile düşüp bayılanlar, ona ulaşmak için ruhunu amansız bir imtihana sokanlar batinilerdir.
    #2687069 (jadeh, 11.12.2007 20:40 ~ 20:47)
    bi dakka... #2687069
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    (#1283037)
    #2687080 (mulayim, 11.12.2007 20:42)
    bi dakka... #2687080
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    Kurucusu Hasan Sabbah 1O49'da iran'£ın Rey'de doğdu, 1134'te Kazvin dolaylarında Alamut kalesinde öldü. Yemen'den göçerek Rey'de yerleştiği söylenen Ali bin Mehmed'in oğludur. Babasının Şafii mezhebinden, Horasanlı bir Türk ailesinden olduğu söylentisi de vardır. Hasan Sabbah, ondört yaşına değin babasının gözetimi altında din bilgileri edindi, sonra o dönemin ünlü islam bilginlerinden imam Muvaffak Nişaburi'nin öğrencisi oldu; onun bulunduğu medresede gökbilim, matematik öğrenimi gördü. Arkadaşları arasında, sonradan iran'ın en ünlü ozanlarından biri olan Ömer Hayyam ile Selçuklular'ın veziri Nizamülmülk vardı. Hasan Sabbah, sonraları, bütün çalışmalarını tasavvuf üzerinde yoğunlaştırdı, özellikle Batinilik denen, Yeni- Platonculuk, Alevilik gibi kuruluşlardan, çoktanrıcı inançlardan oluşan akımı yeniden düzenlemeye, ona siyasal bir nitelik vermeye başladı. Çalışmalarını kolaylıkla sürdürebilmek için; 1090'da iran'ın Kazvin bölgesinde, yüksek bir tepenin üzerinde, sarp kayalıklarda kurulu Alamut Kalesi'ne çekildi, orasını yeniden onarttı, sağlamışlardı. Çevresin de toplananlara kendisinden insanları mutluluğa kavuşturmak, ölümsüzlüğe ulaştırmak, cenneti yeryüzünde kurmak için görevlendirildiğini, bu görevle ilgili bütün yetkileri özel olarak tanrı' dan aldığını etkileyici bir dille anlatmaya koyuldu. Onlara, daha önceden döğülmüş haşhaş katılmış bal şurubu içirip, kendinden geçirttikten sonra, türlü çiçeklerin bulunduğu havuzlu bir bahçeye taşıtırdı. Bu bahçede yarı çıplak genç, güzel kadınlar dolaşır, ayılmaya başlayan erkeklerin çevresinde gezer, onları etkiler, sonra bir bardak şurup daha vererek yeniden bayıltırlardı. Yeniden bayılan kişi, gene ilk bayıldığı yere götürülür, ayılıncağa değin bırakılırdı. Ayıldıktan sonra, kendisine gördüklerinin gerçek olduğu, düş olmadığı, ölünce oraya gideceği söylenirdi.

    Hasan Sabbah, bu yolla kendine bağladığı insanların sayısı Kazvin, Rey yörelerini etki altına alacak bir güç oluşturunca, saldırılar düzenlendi, ülkenin dört yanına yayılan fedaileri aracılığıyla içlerinde Nizamülmülk'ün de (1092) bulunduğu kendisine karşı olan birçok devlet adamını gizlice öldürttü. Selçuklu Sultanı Melikşah bir mektup göndererek Hasan Sabbah'tan bu ortalığı karıştırıcı işlerden vazgeçmesini. istedi. Hasan Sabbah, ondan korkmadığını, tanrı'nın kendisiyle olduğunu bildiren bir karşılık gönderdi. Sultan Melikşah'ın onu ortadan kaldırma girişimi lO92'de ölmesiyle yarıda kaldı. Daha sonra Sultan Sencer'de Hasan Sabbah'ı yok etmek için çalışmalara başladı. Ancak Hasan Sabbah'ın fedaisi olan gözdelerinden biri gizlice Sultan'ın yastığı üstüne hançer saplanmış bir mektup bırakınca korktu, saldırıdan kaçındı. Hasan Sabbah, öldüğü 1134 yılına değin saldırılarını sürdürdü, 1256'da Hulagu Han Alamut kalesi'ni yıklı, bütün Batinileri kılıçtan geçirdi.

    Hasan Sabbah'ın siyasal bir kuruluş olarak geliştirdiği Batınilik birtakım sayılara, sayıların yorumlarına dayanır. Genellikle tin, insan, us, evren, tanrı, uzay, boşluk, bilgi, imamlık, oluş gibi konular üzerinde durur. Batinilik'e göre tin iki türlüdür. Birincisi iyi, ikincisi kötüdür. iyi tinler, gövdeden ayrılır, salt ışık olan yüce, tanrısal evrende mutluluğa ulaşır. Ancak bu evren, içinde yaşanan evrenin dışında değildir. Kötü tinler ise gövdeden gövdeye geçer, değişik biçimlere girer, yeryüzünde boyuna acı çekerler. Ölüm tinin gövdeden ayrılmasıdır. Tin gövdede bulunduğu sürece yaptıklarından sorumludur. Bu nedenle, iyi ise ışık evrenine, kötü ise başka bir gövdeye gider.

    Batınilik'te evren önsüz-sonsuzdur, yaratılmamıştır. Evren,kendi bütünlüğü içinde, dokuz evreni kuşatır. En yüksek aşamada bulunana sabık denir, bundan basamak basamak inilerek, usun bulunduğu alana gelinir. Us, bu dokuz evren dizisi dışındadır, sürekli olarak değişir. Dinin ileri sürdüğü gibi evrenin dışında, bir öte evren (ahiret) yoktur, yargı günü yeniden dirilme, gerçek değildir. Evrende mutlu yaşayan cennette mutsuz olan ise cehennemde demektir. Tanrı yaratıcı nitelik taşıyan bir doğal güçtür, tektanrıcı dinlerin ileri sürdüğü gibi gerçeküstü yoktan var edici, bir varlık değildir. Onun yargılayıcı bir özelliği de yoktur.

    Batınilik'in üzerinde durduğu en önemli konu "imamlık"'tir. Ona göre imam, geçmiş, şimdi, gelecek üç boyutlu bir süre içindedir. Bütün olup bitenleri bilir, bilgisinin sonu, bilme yeteneğinin sınırı yoktur. imam insanla ilgili bütün eksikliklerden, suçlardan, uyumsuzluklardan sıyrılmış yüce bir varlıktır. O, Kur-an'ın görünüşe göre olan (zahiri) anlamını içe (batın) dönüştürecek bir güçtedir. Gerçeklik usla değil, imamın öğütleriyle, önerdiği yöntemle kavranabilir. imama, gönülden bağlanan bir kimsenin, Kur'an, hadis buyruklarına uyma gereği yoktur. imam zamanın ışığı, evrenin kavrayış gücüdür. imam boyuna gelir gider, ölür dirilir. Ancak bu ölüm, sözcüğün görünüş anlamıyla değil, iç anlamıyla bağlantılıdır. Kişinin mutluluğu imama olan bağlantısı ile ilgilidir. Bütün gönlüyle imama bağlanan kimse mutlu, ondan ayrılan ise mutsuzdur.

    Hasan Sabbah'ın çevresinde toplananlara aşılamaya çalıştığı ahlak öğretisi dört aşamalıdır. Bunlara el- isme, el- Mehdiye, el- Takıyye, el-Ric'a denir. EI-isme arınmışlık, olgunluk, her türlü eksiklikten sıyrılmış anlamındadır, imamla ilgilidir. Ona uymayı, onu suçlamamayı gerektirir. El-Mehdiye kurtuluş demektir. Batinilik'e göre, günün birinde Mehdi adlı kurtarıcı gelecek, insanları mutluluğa kavuşturacak, yeryüzünden bütün kötülükleri, eksiklikleri, geçimsizlikleri giderecektir. Mehdi'nin bilgisi sonsuz, gücü sınırsızdır. El-Takıyye islam dinine bağlı görünerek gerçek inancını, düşüncesini gizlemek anlamını içerir. Şeriat baskısından, yasaklarından kurtulmak için kişi gerçek düşüncesini içinde saklamalı, kendini açığa vurmamalıdır. El-Ric'a ise Mehdi'nin ortaya çıkışı ile ondan önce sonra gelen bütün imamların. geri döneceklerini bildirir. imamlar ölmezler, tinsel evrende ölümsüz1tiğe kavuşmuş yüce kişiler olduklarından, Mehdi'nin yeniden evrene dönüşünü beklemektedirler.

    Kendileri de bu mezhepten olan Batınilik konusunda çalışan kimi düşünürlere göre; kardeşler arasında evlenme doğaldır, bu konuyla ilgili yasaklar doğaya aykırıdır.

    Batinilik'te on sayısı ile yirmi iki harf kutsaldır. inançla, varlıkla ilgili bütün sorunlar bu sayı ile harflere göre açıklanır. Bu sayı ile harfler varlık türlerini, onların özelliklerini oluş biçimlerini, niteliklerini, birbiriyle olan ilişkilerini yansıtır. Bu konuda Batınilik'le Hurufilik birleşir. Bu iki kuruluş da Pythagoras'la Orpheus inançlarından kaynaklanan Kabalacılık'tan etkilenmiştir.

    Batınilik, kimi araştırıcıların ileri sürdükleri. gibi, yalnız siyasal bir kuruluş değildir, çok eskilere giden inançlardan oluşan bir birikimin islam düşüncesine karşı direnişidir. Bu birikim, kendisini yok sayan, geçersiz kılmaya çalışan islam inançlarının, özdeş eleştiri ölçüsüne dayanarak özgün olmadığını, onların da daha eski birikimin sonucu olduğunu ortaya atarak, kendini savunur. Batıniliğe göre islamda ; Bütün mutluluklar, kıvançlar, sevgiler, sevgiler, dahası esenlik verici içkiler cennette vardır. Orada birbirinden güzel kızlar (huriler), ****kanlılar (gılmanlar) dolaşmakta, usun, düş gücünün sınırlarını aşan bir mutluluk ortamı inananları beklemektedir. Özellikle yeşile duyulan susamışlığın özünde, çölde yanan, bir gölgede dinlenerek serinliğin mutluluğuna ermenin özlemi vardır. Bu özlem, çoktanrıcı dönemlerden süzüle gelen inançların biçim değiştirerek tektanrıcı dinlerin özüne girmiştir. Nitekim Batinilik'te yapıldığı söylenen birtakım işlemlerin de bu inançlardan kaynaklandığı bellidir. Hasan Sabbah'ın fedailerini uyuşturucu içkiyle bayıltması, bayılan insanı çiçekli, yeşil, güzel bahçeye taşıtıp ayılıncaya değin orada bıraktırması ayılan adamın çıplak güzel kadınlara karşılaşması, onların elinden içtiği bir uyuşturucu içkiye yeniden bayılınca ilk bayıldığı yere taşınması, orada ayılması; bu durumun kendisine Kuran'ın bildirdiği cennet diye anlatılması gibi olaylar, islam dininden esinlenmektedir.
    #3379168 (sahaf, 10.05.2008 13:10)
    bi dakka... #3379168
    entry adresi
    yazarın web sayfası
    şikayet et
    yazdır
    çevir
    w tavsiye !?

    nizamulmuk'un siyasetname adlı eserinde de yer alan tarikattır.
  4. * Tufan

    * Tufan Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2010
    Mesajlar:
    380
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    0
    9. sınıf tarih kitabında var zaten Batınilik'le ilgili bilgiler. Tam sayfasını bilmiyorum; fakat Türkiye Tarihi ünitesinde olmalı. Biraz sayfaları karıştır bulursun. :)

Sayfayı Paylaş