Bazı Sorular

Konu 'Sosyal Bilgiler 8. Sınıf' bölümünde büyükuçar tarafından paylaşıldı.

  1. büyükuçar

    büyükuçar Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    1.hıfzıssıhha enstitüsü neler yapmıştır?
    2.halifeliğin kaldırılmasıyla başka hangi inkılaplar yapıldı?
    3.T.C ilk kez hangi olimpiyatlarda yer aldı?
    4.milli eğitim esaslarıından 5 tane yazınız.
    5.mustAfa kemale neden 'Atatürk' soyadı verildi?
    6.eğitim-öğretim alanında yapılan inkılaplar nelerdir?
    7.TDK neden kurulmuştur?
  2. .zombie..

    .zombie.. Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2009
    Mesajlar:
    262
    Beğenileri:
    1.820
    Ödül Puanları:
    0
    1)

    1958 Yılında Diyarbakır Halk Sağlığı Laboratuvarı olarak kurulmuş ve 20/10/1983 yılında Sağlık Bakanlığının 7497 sayılı onayıyla Diyarbakır B**ge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü haline dönüştürülmüştür.


    Enstitümüz 1958 Yılında Dr.Ali MENTEŞOĞLU tarafından kurulup hizmet vermeye başlamıştır. Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Başkanlığından sonra kurulan İLK Hıfzıssıhha Enstitüsü B**ge Müdürlüğüdür, Enstitümüzün kurucusu Dr.Ali MENTEŞOĞLU 1902 doğumlu olup 1928 yılnda Tıp Fakültesinden Mezun olduktan sonra Doktarasını Fransanın Pastör Enstitüsünde tamamlayıp, Türkiye'ye döndükten sonra ilk olarak Refik Saydam Merkez Hıfzıssıha Başkanlığı Viroloji Laboravarını kurmuş, daha sonra Diyarbakır Hıfzıssıhha Enstitüsünü kurup uzun yıllar Müdürlük yaptı. Adana Verem Savaş, Hıfzıssıhha Enstitüsü ve Sıtma Savaş Ünütelerinin Kurucusudur. Daha sonra siyasete atılıp 2 dönem Millet Vekilliği yapmıştır.

    2)

    Halifeliğin kaldırılmasıyla laik düzene geçiş kolaylaştı

    5)

    Bilindiği gibi 1934 yılında çıkartılan 2525 sayılı kanunla her Türk'ün bir soyadı taşıması mecburi hale getirildi. Soyadı kanunu Büyük Millet Meclisi'nce kabul ve Resmi Gazete ile yayınlanıp ilan edildikten sonra Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal için de bir soyadı almak gerekti.

    Fakat Gazi Mustafa Kemal'e verilecek soyadı ne olmalıydı?

    Bu husuta gerek "Atatürk sofrası"nda ve gerek Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu'nda ona layık bir soyadı bulmak için bazı ileri gelen dil ve tarihçilerin de katılmasıyla toplantılar yapılmış bazı isimler tespit edilmiştir. Tespit edilen isimler şunlardı "Etel-Etil Etealp Korkut Araz Ulaş Yazır Emen Çogaş Salır Begit Ergin Tokuş Beşe".

    Bu isimler Atatürk'e arz edilmiş ve Atatürk'ün "arkadaşlarla bir kere konuşalım" demesi üzerine ikinci bir görüşmeye bırakılmıştır. Çankaya'da yapılan son toplantıda CHP Genel Sekreteri (sonradan Milli Eğitim Bakanı)Saffet Arıkan'ın bir yazısında kullandığı söylenilen "Türkata" "Türkatası" gibi iki ad da kendisine arz edilmiş fakat Atatürk'ün "bir de arkadaşlar ne buyururlar bakalım" demesi üzerine Konya Milletvekili rahmetli Naim Hazım Onat Bey "Müsaade buyurulur mu paşam ?" diye söz istemiş Atatürk de "arkadaşlar lütfen hocamızı dinleyelim" diyerek sözü Onat'a bırakmıştır.

    Naim Hazım Bey Türk Dil Kurumu'nda da çalışmış Türkçeyi-Osmanlıcayı çok iyi bilen her iki alanın gramer ve sentaks kurallarını gerçekten kavramış bir sahsiyetti. Naim Bey bu husustaki düsüncelerini şu şekilde açıklamıştır.

    "Türkata Türkatası gerek yazılışta gerek söylenişte bana biraz tuhaf geliyor. Arkadaşlar biliyorsunuz tarihimizde bir 'Atabey' sözü ünvanı vardır. Anlamı da yine biliyorsunuz: Beyin emirin şehzadenin hatta hükümdarın ilimde idarede askerlikte mürebbisi müşaviri hocası demektir. Atabey kullanılmış tarihe geçmiş bir ünvan-ı resmidir. Bu ünvanı taşıyan bir çok Türk büyüğü vardır. Binaenaleyh biz de Türk'e her alanda atalık etmiş Türklüğü kurtarmış istiklaline kavuşturmuş olan büyük Gazimize 'ATATÜRK' diyelim bu soyadını verelim. Bu bana şivemize de daha munis daha uygun gibi geliyor. "

    Gazi Naim Hazım Onat'ın açıklamasını daha yerinde bulmuş hatta ona teşekkür etmiş böylece "ATATÜRK" soyadı üzerinde oy birliği ile durulmuştur.

    teşekkür butonuna basman yeterli olacaktır :)
    reis samet bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş