Bediüzzaman'dan Namaza Teşvik

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113

    [​IMG]

    Üstad, yanına gelen gençlere de, daima Nur derslerini okumalarını, zamanın ahlaksızlık tehlikelerinden sakınmalarının büyük menfaat ve saadetini onlara telkin ederek, namaz kılmalarının lüzumunu ihtar ederdi. Bu tarzdaki dersinden, belki binlerce gençler intibaha gelmişlerdir.

    Yine kırlarda ve yollarda rastladığı memur ve işçilere, herbirisine münasip ders verir, namaz kılmalarının ehemmiyetini söyler ve o zaman dünyevi meşgalelerinin ahiret hesabına geçeceğini telkin ederdi. Bilhassa bu nevi dersi, “Din, terakkiye manidir” diyenlerin fikirlerinin ancak birer hezeyan olduğunu gösterir. Bilakis, hem o insan için, hem vatan ve millet için iman nuruna mazhar olmak, maddi-manevi saadet ve terakkiyi temin eder. Namazını kılıp istikametle hareket ettiği takdirde dünyevi çalışma ve gayretinin ahiret hesabına geçip ebedi saadet ve nurları netice vermesi düşüncesi, ne kadar o vazifeyi iştiyakla severek yapmayı temin edeceği malumdur. İşte bu hakikati, bütün memurlar, san’atkarlar ve esnaf rehber ittihaz etmeli. Ve bu ders, umuma telkin edilmelidir. Bu zikredilen bahis, deryadan bir katre nev’inden Üstadın saymakla bitmeyen millete menfaattar hizmetinden bir cüzdür. İslamiyete irtica, mü’minlere mürteci diyenlere yazıklar olsun!

    HAŞİYE
    Dini farzlarını yerine getirmek suretiyle dünyevi çalışmaların da bir ibadet hükmüne geçtiğine dair Üstadımızın yanına gelenlere verdiği derslerden birkaç nümune:

    1. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte, birgün, Eskişehir’deki Yıldız Otelinde bulunuyorduk. Şeker fabrikasından yanına gelen birkaç işçi ve ustabaşına kısaca dedi:“Siz farz namazlarınızı kılsanız, o zaman, fabrikadaki bütün çalışmalarınız ibadet hükmüne geçer. Çünkü milletin zaruri ihtiyacını temin eden mübarek bir hizmette bulunuyorsunuz.”

    2. Yine birgün, Eğirdir yolu altında oturmuş, Rehber’i okuyorduk. Tren yolunda çalışan birisi geldi. Ve Üstad, ona da aynı şekilde, feraizi eda edip kebairden çekinmek şartıyla bütün çalışmalarının ibadet olduğunu, çünkü on saatlik bir yolu bir saatte kestirmeye vesile olan tren yolunda çalıştığından, mü'minlere, insanlara olan bu hizmetin boşa gitmeyeceğini, ebedi hayatında sevincine medar olacağını ifade etmiştir.

    3. Yine birgün vaktiyle Eskişehir'de, tayyareciler ve subaylar ve askerlere de aynen şu dersi vermişti. “Bu tayyareler, birgün İslamiyete büyük hizmet edecekler. Farz namazlarınızı kılsanız, kılamadığınız zaman kaza etseniz, asker olduğunuz için herbir saatiniz on saat ibadet, hususan hava askeri olanların bir saati, otuz saat ibadet sevabını kazandırır. Yeter ki kalbinde iman nuru bulunsun ve imanın lazımı olan namazı ifa etsin.”

    4. Hem Barla, hem Isparta, hem Emirdağ'da çobanlara derdi: “Bu hayvanlara bakmak büyük bir ibadettir. Hatta bazı Peygamberler de çobanlık yapmışlar. Yalnız, siz farz namazlarınızı kılınız, ta hizmetiniz Allah için olsun.”

    5. Yine birgün, Eğirdir’de elektrik santralının inşasında çalışan amele ve ustaya, “Bu elektriğin umum millete büyük menfaati var. O umumi menfaattan hissedar olabilmeniz için, farzınızı kılınız. O zaman bütün sa’yiniz, uhrevi bir ticaret ve ibadet hükmüne geçer” demiştir.Bu neviden on binler misaller var.





    Said Nursi / Risale-i Nur Külliyatı / Tarihçe-i Hayat

Sayfayı Paylaş