bejan matur şiirleri

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde ~//ColourFul\\~ tarafından paylaşıldı.

  1. ~//ColourFul\\~

    ~//ColourFul\\~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2010
    Mesajlar:
    614
    Beğenileri:
    218
    Ödül Puanları:
    0

    Kör Bir Maraş Bıçağı
    Kör bir Maraş bıçağının üzerinde
    Bir Urartu sikkesinin taşıdığı motiflerle
    Şu yazılıydı:
    ‘İçimizdeki ve üstümüzdeki anlatılamaz olana’

    I

    Bir şey değişmedi.
    Anlaşılacak bir şey yok.
    Sadece bedenimi kesen suyun
    Uzaklığına bırakabilirim kendimi.
    Anlamak için gitmeyi
    Giderken ölmeyi.

    Bir şey değişmedi.

    II

    Güneşin erittiği şarkı söylendi burada
    Ölümün tükettiği şarkı.
    Dağlara yürümekle anladığım dikenlerin dili
    Söyledi bana
    Gitmeliyim
    Gitmiş tüm kavimler gibi.

    Dinledim şarkısını dikenlerin
    Acıtmak için yaratıldıklarını bilmiyorlar.
    Bıraktıkları gölge kadar olduğunu hayatın,
    Küçük sıradan.
    Taşlarla konuşuyorlar
    Gece ay ışığıyla.
    Böceklerle dostluğu onların
    Toprağın katı yatağıyla

    Öldüm ben
    Varlığın uykusunda uyuyarak
    Ve bakındım
    Her yer kurak
    Her yer kurak

    III

    Uyansın buradan bir acıyla, bir gece yarısı
    Sürülen kavim.
    Kuyulardan
    Asma dallarından
    Ve utancı örten varlığından incirin
    Kim daha eskiydi?
    Kim dünyada olmanın bir gölgeyle
    Bir olduğunu bilir?
    Toprağın üzerinde ve altında yeni olmayana
    Diyen gümüş sikke kaç bin yıllık?
    Zaman hızla geçiyor sanıyordum.
    Yalan.
    Geçmiyor
    Birikiyor acısı kavimlerin
    Tarih bırakmıyor zamanı kuyusundan.

    Kör bir Maraş bıçağını taşlara sürtüyorlar
    Kan için.
    Sulara karışacak
    Ve unutulacak kan için.


    IV

    Biriktirdiği doğrudur suyun hayatı
    Büyüttüğü.
    Ama burada,
    Bu derin vadide kıvrılarak kaybolan nehir
    Götürüyor ruhunu kavimlerin.
    Götürüp ölümlerini denizlerin diplerinde saklıyor.
    Ölümlerini onların, balıklara söyletiyor
    Şakayıkların titrekliğine katıyor düşlerini
    Mercanların sabrına.

    Kör bir Maraş bıçağını biliyorlar bir taşla
    Kan için.
    Sulara karışacak ve unutulacak
    Kan için.


    V

    Gece oldu
    Yolu bitmemiş kavmin ürpertisi
    Sardı beni.
    Gitmeliyim.

    Kesilmeden önce bir kurban
    Konuşur
    Vardır söyleyeceği.
    Ben duydum.
    Eğildim ve bir kuyuda gördüm göğü
    Dünyaya göz olmuş kuyunun nemi
    Söyledi bana;

    İçindeki ve üstündeki anlatılamaz olan
    Aynıdır aslında
    Aynılığındandır ki
    Avutmaz.
    Bejan Matur




    An ve Masal
    Güneşin ve suyun tadıyla
    Uçunca bulutların tarlasına
    Orada gece yok
    Gece olmuyor uzaklarda

    Boynumda gümüş bir kafes
    Sadakatsiz bir cariye gibi
    Uzanıp kıvrıldım ayın ortasına
    O bir dede
    Ben bir tanrıça
    Günlerce uçtuk alacakaranlıkta

    Boynum ince
    Kalbim boş
    Sürdüm yüzümü ağaçlara
    Rüzgara sürdüm gözlerimi acıyla
    Geçtiğim yollar
    Ve uçtuğum
    O gecesiz gökyüzü
    Bulutların tarlasında oturan
    Tanrı kadar yorgun
    Fısıldadılar:
    Bejan Matur
  2. ~//ColourFul\\~

    ~//ColourFul\\~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2010
    Mesajlar:
    614
    Beğenileri:
    218
    Ödül Puanları:
    0
    Rüzgarı Acıtan Doğu
    Geldim
    Suskun ve kederli
    Bıraktım kendimi toprağına
    Kalbim bekle diyordu
    Bir tapınak bu geç olmadan
    Ama geciktim
    Gölgesi kalmış duvarların
    Kendileri gitmiş uzaklara

    Doğu diyorum bazan
    Rüzgarı acıtan doğu
    Yeter mi anlamama
    Avunmak için
    Dörtlükler ve haritalar
    Topladım çantama
    Taşlar biriktirdim
    Saçlarımı uzattım kahırla

    Senden konuşan
    O tuhaf kalabalığın ortasında
    Baktım dağ göllerinin derin uykusuna
    Görünen tüm yollara baktım
    Gücüm yok
    Acıyan yaralarını sormaya

    Orada
    Tanrının biliniyor kuşlar
    Kadınlar tanrının biliyor kuşları
    Ve soruyorlar ona
    Tanrım ne yaptık sana
    Kuşlarının kanatlarını mı kırdık
    Ne yaptık sana

    Tanrı sessiz
    Annem kadar sessiz
    Bakarak
    Neden bekliyorsunuz burada
    Diyordu kalanlara

    Ah sevgili ten
    Neden bekliyorsun burada
    Alıp kokunu git
    Git
    O acı rüzgarın ardından
    Bejan Matur

Sayfayı Paylaş