besin zinciri

Konu 'Fen Bilgisi 8. Sınıf' bölümünde ilayda tarafından paylaşıldı.

  1. ilayda

    ilayda Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    1

    merhaba arkadaşlar yine yardımlarınıza ihtiyacım var bana besin zinciri konusunu ayrıntılı bir şekilde yollayabilirmisiniz besin piramidide olsa iyi olurçok önemli performans ödevim var yardımınızı esirgemeyin....:(
  2. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    Beslenme basamağı; bir ekosistemdeki beslenme zincirinin aşamalarından her davranışlarına göre değişik basamaklarda sıfırlandırılır. İlk ve en alt basamakta fotosentezyoluyla kendi besinini kendisi üretebilen yeşil bitkiler ( üreticiler) Bitkiler ya da bitkisel ürünler, ikinci basamaktaki otçul hayvanlar tarafından yenir. Üçüncü basamakta, otçulları yiyen birincil etçiler, dördüncü basamakta da birincil etçileri yiyen ikincil etçiler yer alır.
    Canlıların çoğu birkaç beslenme basamağında birden beslendiği için , leşle yada bitkisel ürünler de beslenir. Bazı otçullar da zaman zaman hayvansal ürünleri yer. Baktariler ve mantar gibi çürükçül canlıların, ölmüş, ilk basamaktaki bitkilerin yararlanabileceği besinler haline getirilmesi ise ayrı bir beslenme basamağını oluşturur.

    Beslenme zinciri ekolojide, madde ve enerjinin bir canlıdan öbürüne yiyecek biçimde aktarılma dizisi. Canlıların çoğu yalnızca bir tek hayvan ya da bitki türüyle beslenmedikleri için, beslenme zinciri ilk halkasıdır. Etçil beslenme zincirinde bitkilerle beslenen (otçul) bir hayvanı daha büyük bir hayvan yer ve ielk besin kaynağından gelen madde ve enerji bu etçil hayvana aktarılmış olur. A***** beslenme zincirinde, küçük bir canlı, kendisinden daha büyük olan konağın bir bölümüyle beslenirken kendisi de daha küçük a*****ların konağı olabilir. Çürükçül beslenme zincirinde ise mikroorganizmalar ölü organik maddelerle beslenerek yaşamlarını sürdürür.

    Beslenme zincirinin halkalarını oluşturan her beslenme basamağında ısı biçiminde bir enerji kaybı olacağından bir beslenme zincirinde en çok dört ya da beş basamak bulunabilir. Nüfus yoğunlugun çok yüksek olduğu bölgelerde yaşayan insanlar, tahıl yiyen hayvanlar yerine doğrudan tahıllar beslenerek beslenme zincirinin bir halkasını azalttıklarından, toplam yiyecek arzını arttırmış olurlar. Beslenme zincirine kadar kısalırsa son tüketiciye ulaşan toplam enerji miktarı da o kadar artar.

    Bitkiler gibi kendi besinini üretme yeteneği olmayan hayvanlar, yaşamlarını sürdürebilmek için başka canlıları yemek zorundadır. Bu yüzden doğadaki yabani hayvanların yaşamı genellikle başka bir hayvanların yaşamı genellikle başka bir hayvana yem olarak son bulunur.Örneğin ot yiyerek beslenen bir tavşan günün birinde bir tilkiye yem olur, tilki ölünce de onun leşini bu kez sinek kurtçuları ile leşböcekleri yiyip bitirir. Bitkilerden başlayıp çeşitli hayvanların birbirini yemesiyle sürüp giden bu ilişkiyi çevirebilir (ekoloji) uzmanları beslenmezinciri olarak adlandırılır.

    Doğada tek tür yiyecekle beslenen hayvan pek azdır. Tavşan yalnız otları değil yabani meyveleri ağaçların yaprak ve filizlerini de yiyebilir. Tilki ise tavşandan başka fareleri, şıçanları, kümes hayvanlarını ve böcekleri yiyerek beslenir. Bu nedenle, çok karmaşık olan bu ilişkiler ağını anlayabilmek için, pek çok besin zincirin arasındaki bağlantıyı kurmak gerekir. Çevre Bilim Uzmanları bu bağlantıyı göstermek için, canlıların adlarını ya da resimlerini oklarla birleştirerek ayrıntılı şemalar çizerler. Genellikle bir örümcek ağı kadar karmaşık olan bu şemalar ağı denir.
    Aslında dağa son derece karmaşık olduğu için ğerçeğe birebir uyan bir beslenme ağı çizmek çok güçtür. Bu ağa katılacak her yeni hayvan başka bir canlıyı yediğinden ya da başka bir canlıya yem olduğundan, ağa eklenecek okların sonu gelmeyecektir. Çevrebilimciler bu güçlüğü yenmek için genellikle bir hayvanın yalnızca temel yiyeceklerini ya da belli bir bitki türünü yiyen bellibaşlı hayvanları göstermekle yetinirler.

    Beslenme ağının çizilmesiyle, doğadaki bu karmaşık ilişkinin bazı notları açıklığa kavuşur. Enerjisini güneş ışığından hammaddelerini topraktan ve sudan alarak kendi besinini kendisi üretebilirler yeşil bitkiler genellikle en alt basamağa yerleştirilir. Temel olarak bitkiyle beslenen tavşan ve sıçan gibi hayvanlar bir üst basamakta toplanabilir. Bunlar otçul hayvanlardır. Daha çok öbür hayvanları yiyerek beslenen gelincik ve baykuş gibi hayvanlar ise daha yukarıdaki basamakta yer alır. Bunlar etçilerdir. Otçullar ile etçiller arasındaki basamağa da hem bitki hem hayvan yiyen porsuk, tilki gibi hayvanlar yerleştirilir. Bunlarda hepçiler’dir.
    Beslenme basamağı denen bu aşamaların belirlenmesinden sonra beslenme ağı karmakarışık bir çizgiler yumağı olmaktan çıkarak düzenli bir şemaya dönüşür. Bu şemaya bakıldığında, bitkilerden otçulara ve etçilere doğru gidildikçe her basamakta daha az sayada canlı olduğu açıkça görülebilir. Bu nedenle, tabanı geniş tepesi dar olan bu şekil bir piramidi andırır. Bu beslenme piramidinin tabanında yaprak, ot, çiçek ve ağaçlarıyla kalabalık bir bitki topluluğu, tepesinde ise yalnızca bir iki gelincik yada baykuş vardır.

    Yukarıda sözü edilen hayvanların çoğu ormanda yaşadığı için, çizilen bu piramit bir orman bölgesi beslenme ağıdır. Ama çöllerde tropik ormanlara varıncaya kadar, her yaşam ortamı için beslenme ağı çizilebilir. Örneğin denizlerdeki beslenme ağının en alt basamağında bitkisel plankton ya da fitoplankton denen çok küçük bitkiler yer alır. Küçük balıklar ve öbür deniz ara basamaklardır. En tepede ise köpekbalıkları, katil balinalar gibi iri ve yırtıcı hayvanlar bulunur.

    Beslenme ağlarının incelenmesi bilim adamlarına birçok açıdan yardımcı olur. Söz gelimi bir ormandaki aynı türden bütün ağaçlar kesildiğinde ne olacağını önceden görebilmek için o ormanın beslenme ağı çizilir. Eğer az bulunun bir hayvan türü bu ağaçlardan beslenen hayvanları yiyerek yaşıyorsa, böyle bir kesim bu türün yaşamını tehlikeye atacaktır. Çevre korumacılar bir türü ya da bölgeyi en iyi nasıl koruyabileceklerine karar verirken, beslenme ağlarından ve benzeri yöntemlerden çok yararlanırlar.
    Bütün canlılar hayatlarını sürdürebilmek için besin maddelerini tüketmek zorundadır. Bazi canlılar bu besinlerinin çoğunu kendi vücutlarında üretirler. Böyle canlılara ototrof denir. Bir çok canlı ise gerekli besinleri dış ortamdan hazır olmak zorundadır. Böyle canlılara ise hetteraf denir. Üç çeşit besin vardır.

    Bütün hücrelerin en önemli enerji kaynaklarıdır. Genel formülleri cn (H2 O) ile gösterilir. Bu formülde glikoz için “n” yerine b yazarsak C6 H12 I6 solunum ürünleri H2 O ve CO2 dir. Karbonhitradlar, bitkilerde hücre çeperinin yapısını oluşturarak bütün canlı hücrelerde zarın yapısına katılarak ONA ve RNA da bulunarak yapısal fonksiyon da görülür. Yapısındaki şeker molekülünün sayısına göre üç çeşit şeker vardır.

    a) Monosakkoritler (Tek Şekerler): Basit şekerlerde denir. İçerdikleri karbon atom sayısına göre 6 karbonlu olanlar (eksozlar); Glikoz, Fruktoz, Monosakkoritler, Disakkorit ve polisakkarıtlerin yapı taşı (monomeri) dirler.
    Glikoz: Serbest olarak bol, üzüm ve incirde bol bulunur. Bütün polisakkaritlerin yapısını oluşturur.

    Fruktoz: Bol ve olgun meyvelerde bol bulunur. Süt Şekeri denir. Bunun için hayvansal bir besin maddesidir.
    Riboz: RNA nın ATP nin ve bazı enzimlerin yapısında bulunur. Deoksiriboz ise DNA nın yapısında bulunur.

    b) Disokkaritler (çif şeker) İki monosakkaritin birleşerek meydana getirdiği şekerlerdir.

    Maltoz (molt şekeri) = Glikoz+Glikoz
    Laktoz (süt şekeri) = Glikoz+Galaktoz
    Sükroz (sokkaroz = Çaş şakari) Glikoz+Fruktoz
    Maltoz ve sükroz bitkilerinden, Loktoz da insan ve memeli hayvanlardan sağlanır.
    Palisakkaritler = Çok sayıda glikozun bağlanmasıyla oluşurlar. Yeni glikozun dehidrosyon oluşmuş polimarlerdir.
    Glikoz+Glikoz+ ………….. + Glikoz _______ Polisakkorit + (n-1) H2 O

    Hepsi aynı yapı maddesinden oluştuğu halde fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır. Çünkü, glikoz molüküllerinin herbirine bağlanma biçimleri farklıdır.

    Nişasta: Bitki hücrelerinde bulunur, hayvan hücrelerinde bulunmaz. Suda erimez. Bağırsık epitelinden doğrudan doğruya kanageçmezler. Bitkilerin depo ettiği besin maddesidir. Hayvanların çoğu sindirerek enerji hammaddesi olarak kullanır.

    Selüloz: Bitki hücrelerinde bulunur. Suda erimez. Bağırsak epitelinden doğrudan kana geçmez. Geviş getiren memelilerde, bazı kuşlarda ve termitlerde (beyaz karıncalar) sindirilerek kullanılır. Ağaçların yapısının yaklaşık %50 si selulozdur.

    Glikojen: Hayvan hücrelerinde bulunur ve hayvansal nişasta da denir. En fazla karaciğer ve kaslarda bulunur. Hayvanların en hızlı kullanıldığı yedek enerji deposudur. Suda çözünür.

    2) Yağlar (Lipidler): Lipidler C, H, O atomundan meydana gelir. Bazılarında fosfor ve azot gibi elementler de yer alır. Yapısındaki oksijen oranı şekerden azdır. Yapılarında yağ asitleri gliserol ve başka bazı maddeler bulunur.

    3 yağ asidi+1 Gliserol _______ yağ+3 H2O
  3. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
  4. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
  5. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    BESİN ZİNCİRİ

    Yeryüzünde yaşayan tün canlılar bir besin zincirinin içerisindedirler.Bu zin-cirin, en büyük enerji kaynağı Güneş’tir.Yeşil bitkiler bu enerjiyi bütün canlılar için besin yapımında kullanırlar.Bu sebeple yeşil bitkiler üretici olarak adlandı-lırlar.

    Güneş enerjisi, yeşil bitkilerin veya üreticilerin besin yapabilmesi için şarttır. Tüketiciler, yeşil bitkileri yiyen geyik, antilop, koyun, sığır gibi hayvanlardırlar. Diğer tüketiciler ise geyik ve antilobu yiyen aslan, kaplan gibi hayvanlardır.Bu besin zincirinde enerji, Güneş’ten yeşil bitkilere, yeşil bitkilerden geyik ve anti-loba ve en sonunda aslana aktarır.

    Yeşil Bitkiler Geyik Aslan

    Tüm bu organizmalar sonunda ölürler.Çürükçül bakteriler ve mantarlar, ölü organizmalardan artakalanları parçalayarak ayrıştırırlar.Madensel tuzların topra-ğa geri dönmesini sağlarlar.Böylece üreticiler ya da yeşil bitkiler,bu besinleri tekrar kullanabilirler.Böylece besin zinciri tamamlanır.

    Dünya’daki bütün besin zincirlerini bir dev örümcek ağına benzetebiliriz.Bir çok hayvan, çeşitli besin Maddeleri ile beslenir.Birçok bitki ve hayvan, çok farklı türlerdeki hayvanlara yem olabilirler.Sonunda, hepsi çürükçül organizmalar için besin maddesi olur.Sonuçta, birbirini içine alan birçok besin zinciri vardır.Birbi-rini içine alan bu besin zincirleri besin ağı olarak adlandırılırlar.Bu enerji sürekli olarak, yaşayan canlılar arasında yer değiştirecektir.

    Enerji Piramidi
    Enerji piramidi, yükselen besin seviyelerinden ( basamaklarından )meydana gelir.İlk besin basamağını fotosentez yoluyla kendi besinlerini üreten yeşil bitkiler oluşturur.bu enerji piramidinin temel basamağıdır.

    Bu basamakta, diğer basamakta diğer canlılardan daha çok canlı vardır. Çün-kü, hemen hemen yaşayan bütün canlılar doğrudan ya da dolaylı olarak yiyecek için yeşil bitkilere bağlıdır.

    Bir enerji piramidinin, yeşil bitkilerden sonraki besin basamağı otla beslenen inek, tavşan gibi hayvanlardan oluşur.İkinci basamağın bireyleri (tavşan,inek) bi-rinci basamağın bireylerini (bitkileri) yerler.Bitkileri yiyenler otçul olarak adlan-dırılırlar.Dikkat edilirse, otçullar yeşil bitkilerden daha azdır.

    Otçullar, yaşamları için gereken organik maddeleri, bitkileri yiyerek sağlar-lar.Sonuçta bir otçul, bitkiyi yediği zaman madde ve enerji yeniden şekillenir ve maddenin bir kısmı otçul tarafından enerjiye dönüştürülür.

    Enerji piramidinin en üst basamağını etçiller ve hem ot hem et yiyenler oluş-tururlar.Etçiller yalnız diğer hayvanlarla beslenirler.Aslan etçil hayvana örnektir. İnsanlar hem et, hem ot yerler.Dikkat edilirse, bu besin basamağını oluşturan bi- reylerin sayıları, diğer basamaklarda ki bireylerden daha azdır.Sonuçta basamak-lar birbiri üzerinde bir küme oluşturduğunda bir piramit şeklini alır.

    Enerji piramidinin amacı; basamaklar arası kullanılabilir enerji miktarının ileri basamaklara doğru azaldığını göstermektedir.Bitkiler, enerjinin büyük bir kısmını yaşamlarını sürdürebilmek için kullanırlar.Enerjinin bir kısmını da diğer basamaktaki otçullar için kullanılabilir hale getirirler.Hücrelerinde depo ederler. Bitkilerden arta kalan enerjiyi alan otçulların sayısı ise bitkilerden bu sebeple daha azdır.

    Otçullar bitkilerle beslenir.Bu enerjinin bir kısmını hayatî faaliyetlerde har-carlar.Arta kalanı ise diğer basamaktaki etçiller için kullanılabilir hale getirerek depo ederler.Bunun anlamı en üst basamaktaki, hem etle hem otla beslenenlerin harcayabileceği enerji miktarının diğer basamaklardan daha az olduğudur.En üst basamaktaki canlı grubunun sayısı da bu sebepten dolayı daha azdır.

    Günümüzde,piramidin tabanını oluşturan yeşil bitkiler basamağı, gittikçe da-ralmaktadır.Bu daralmanın sebebi kuraklık, don ve insanların bilinçsizce orman-ları tahrip etmeleri, hava, su ve toprak kirlenmesidir.

    Sonuçta bütün canlılar ölürler.Onları topraktaki çürükçül bakteri ve mantar-lar ayrıştırırlar.Yapılarındaki madensel maddeler tekrar yeşil bitkiler tarafından

    Besin yapımında kullanılır.Madde değişikliği sonucunda enerji, başka bir besin zinciriyle başlayarak yeni enerji piramidini oluşturur.

    Zararlı Maddelerin Besin Zinciriyle İnsanlara Geçmesi

    Tarımla uğraşanlar,yetiştirdikleri sebze ve meyveleri,parazit canlıların zarar-ından korumak için ilaçlarlar.Tarım ilaçları sebze ve meyvelerin üzerinde kalır.

    Bu sebze ve meyveler iyi yıkanmadan yenilirse, doğrudan yiyen kişi tarafından, sindirim yoluyla alınır.Yağmur ve sulama sularıyla toprağa karışabilir.Bitki kök-leri tarafından, su ile birlikte emilir.Böylece Bitkinin hücrelerine kadar gelip yer-leşir.Bu sebze ve meyveler insanlar tarafından yenilirse, kimyasal zararlı madde-ler o canlılara geçer.İlaçlı otları yiyen otçullar (koyun-sığır) insanlar tarafından yenilirse dolaylı olarak insanlara ulaşır.İnsanlarda ve hayvanlarda bazı rahatsız-lıklara hatta ölümlere sebep olabilir.
    Bilinçsizce ilaçlama yapmak ve bitkilere gereğinden fazla hormon vermek insan sağlığı açısından zararlıdır.Bu sebeple DDT gibi bazı ilaçların kullanımı Tarım Bakanlığı tarafından yasaklanmıştır.

    Enerji Piramidinin Bozulması
    Bazen besin zincirindeki canlı türlerinden birinin sayısında aşırı derecede ar-tış görülebilir.Hastalık, hava şartlarındaki değişme (kuraklık, don vb.) veya kont-rolsüz avlanma gibi sebepler enerji piramidini bozmaktadır.Besin bulamamak ve hastalık sebebiyle etoburlar ölmektedir.Bazı bölgelerde az sayıda otobur bulun-ması sebebiyle bitkiler birbirlerini hızla örterek büyümektedir.

    İnsanların kontrolsüz avlanmaları ile yırtıcı kuş sayısındaki azalmalarda, bit-kiler için zararlı olan böcek ve çekirge sayısını artırmaktadır.Bütün bunlar ekolo-jik denge ve enerji piramidinin bozulmasına sebep olmaktadır.
  6. gül.güzeli

    gül.güzeli Üye

    Katılım:
    22 Mart 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Besin zincirleri

    Doğada canlılar başka bir canlıyı besin olarak kullanırken kendileride başka canlıların besini olurlar. Canlıların birbirlerini tüketmelerine göre sıralanmaları ile oluşan zincire besin zinciri denir. Zincirin her halkası ayrı bir tür tarafından oluşturulur. Ancak hiçbir zaman doğada tek sıralı zincire rastlanmaz. Bir canlı besin olarak birden fazla türü besin olarak kullanırken kendiside birden çok türün besini olur. Bu durum zincirlerin birbirine karışıp beslenme ağları oluşturmasına neden olur.


    · Besin zincirleri ile canlılar arasında organik madde ve enerji akışı gerçekleşir.

    · Zincir ne kadar kısa ise madde ve enerji o kadar ekonomik kullanılır.

    · İlk halkada ototroflar bulunur

    · Son halkada 3.tüketiciler (Yırtıcılar) bulunur

    · Zincirdeki canlılar fonksiyonlarına göre üç tiptir

    1) Üreticiler

    2) Tüketiciler: a) Birincil tüketiciler (Herbivorlar)

    b) İkincil tüketiciler (Karnivorlar)

    c) Üçüncül tüketiciler (Karnivorlar)

    3) Ayrıştırıcılar

    · Ayrıştırıcılar zincire her halkadan katılabilir

    · Her halkada önceki halkadan alınan organik madde ve enerjinin %90 ‘ı canlının yaşamsal olaylarında tüketilirken , canlı vücudunda saklı tutulan % 10 ‘u besini olduğu sonraki halkaya geçer. Bu duruma % 10 yasası denir.

    cnm inş. yardımcı ol a bilmişimdir
  7. ilayda

    ilayda Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    1
    hepinize çok ama çok teşekkür ederim çok yardımcı oldunuz emeğe saygı duyuyorum bu arada sağolun
  8. gül.güzeli

    gül.güzeli Üye

    Katılım:
    22 Mart 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    rica ederim canım

Sayfayı Paylaş