beyit

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde adj+ tarafından paylaşıldı.

  1. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19

    kasıde fuzuli baki hepsinden beyit açıklaması 5 tane olacak
    Son düzenleyen: Moderatör: 21 Şubat 2014
  2. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19
    pazartesi gunu lazım
  3. group

    group Üye

    Katılım:
    15 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    131
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    19
    Bu ödev bana da lazım
  4. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    GAZEL

    Bahâr mevsimidür hemdem-i sabâ olalum

    Gül ile dost kuhusuyla âşinâ olalum

    Bahar mevsimidir; tan yeline arkadaş, gülle dost ve kokusuyla bildik olalım.



    Çü devr-i lâledür ihlâs ile kadeh dutalum

    Nite ki nerkis olur mest-i bîriyâ olalum

    Madem ki lâle mevsimidir, o halde samimiyetle ele kadeh alalım ve nergis nasıl riyasız sarhoş oluyorsa, biz de öyle sarhoş olalım.



    Zamâne sırrını ko gonca gibi ser-best

    Çemen safâsına gül gibi dil-küşâ olalum

    Bırak, yaşadığımız devrin sırrı konca gibi kapalı kalsın: Biz bağ, bahçe safasına gül gibi gönlümüzü açalım.



    Cihan fütûhına Cem câmdur dimiş miftâh

    Gelün mülâzim-i câm-i cihan-nümâ olalum

    Cem, "dünyada neşe ve emel kapısının anahtarı kadehtir" demiş. Gelin, biz de içinde cihanı seyrettiren kadehten ayrılmayalım.



    Amelden ücret umunca gurûr-i tâat ile

    Günehde muhtazır-i rahmet-i Hudâ oallum

    İbadetimize gururlanarak amelimizn karşılığını umacağımıza, günahımızın affı için Allah'ın rahmetini bekleyelim; ondan ümidimizi kesmeyelim.



    Bahâr tevbeye Şeyhî cünun dimiş âkıl

    Bugün muvâfakat et irte pârsâ olalum

    Ey Şeyhî! Aklı başında olan, baharda edilen tövbeye deliliktir demiş. Gel bugün bu söze uy, içelim, keyfimize bakalım da yarın işi sofuluğa vururuz.


    NECÂTî

    GAZEL

    Lâle-hadler yine gülşende neler etmediler

    Servi yürütmediler goncayı söyletmediler

    Al yanaklı güzeller, gül bahçesinde gene neler yapmadılar! Selviye nazlı nazlı sallanmak cesareti ve koncaya açılmak fırsatı vermediler.



    Taşradan geldi çemen sahnına bîçaredürür

    Devr-i gül sohbetine lâleyi iletmediler

    Lâle, bahçeye dışarıdan gelen bir zavallıdır; ondan dolayı onu gül devri sohbetine sokmadılar.



    Âdeti hûblarun cevr ü cefâdur ammâ

    Bana ettüklerini kimselere etmediler

    Güzellerin huyu zaten cevir ve cefa ise de bana ettiklerini kimselere etmediler.



    Hamdülillâh mey-i can-bahş ile sâkilerimüz

    Âb-i hayvân ile Kevser suyın istetmediler

    Allah'a hamdolsun ki, sâkilerimiz cana can katan şarapla, bize abıhayatı (hayat suyunu) ve Kevser suyunu artmadılar.



    Ey Necâti yürî sabreyle elünden ne gelür

    Hüblar cevr ü cefâyı kime öğretmediler

    Ey Necâti! Yürü, sabret; elinden başka ne gelir? Güzeller cevirle cefayı kime öğretmediler ki..

    FUZÛLî

    Su Kasidesi'nden



    1- Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su

    Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su

    1- Ey göz(üm) (ey gözlerim), gönlümdeki ateşe göz yaşından (göz yaşlarımdan) su saçma; zirâ bu denli tutuşmuş (tutuşan) ateşlere suyun yapacağı bir şey yoktur. (Böylesine bir ateşi söndüremez).



    2- Âbgûndur künbed-i devvâr rengin bilmezem

    Yâ muhit olmış gözümden künbed-i devvâre su

    2- Dönen kubbe mi (gökyüzü mü) su rengindedir, yoksa göz yaşlarım mı bütün gökyüzünü kapladı,b ilmiyorum.



    3- Zevk-i tiginden aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk

    Kim mürûr ilen bırakur rahneler divâre su

    3- (Ey sevgili) senin kılıç gibi keskin bakışlarının zevkinden (zevkiyle) gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Ki (zirâ) su (duvarın dibinden aka aka, duvara çarpa çarpa) zamanla duvarda yarıklar, oyuklar açar, meydana getirir.



    4- Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin

    İhtiyât ilen içer her kimse olsa yara su

    4- Yaralı gönül senin peykâna benzer kirpik uçlarından (kirpiklerinden) korkarak (bin bir türlü kuruntuya kapılarak) söz eder. Nitekim yarası olan kimse (hasta) suyu çekinerek (korka korka) içer.



    5- Suya virsün bağban gülzârı zahmet çekmesün

    Bir gül açılmaz yüzün teg virse min gülzâra su

    5- Bahçıvan boşuna uğraşmasın, gönül bahçesini sele versin (bozsun) zirâ bin tane gül bahçesini de sulasa senin yüzün gibi bir gül yetişmez, açılmaz.



    6- Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına

    Hâme tek bakmadan inse gözlerine kara su

    6- Hattatın bakmaktan (yazmaktan, uğraşmaktan) tıpkı kalem gibi, gözlerine kara sular inse, yine de gubarî yazısını senin yüzündeki ayva tüylerine benzetemez.



    7- Ârızun yâdıyle nem-mâk olsa müjgânum n’ola

    Zâyi olmaz gül temennâsiyle virmek hâre su

    7- Kirpiklerim, senin yanağını anarak ağlamadan dolayı ıslansa ne olu? (Zirâ) gül elde etmek için dikene su vermek boşa gitmez.




    8- Gam günü itmr dil-i bîmârdan tigün tiriğ

    Hayrdur virmek karangu gicede bâmâra su

    8- Gam gününde (kederli günde) hasta, yaralı gönlümden kılıç gibi keskin bakışlarını esirgeme. (Zirâ) karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.



    9- İste peykânın gönül hicrinde şevküm sâkin et

    Susuzam bir kez bu sahrâda benümçün ara su

    9- Ey gönül, (sevgiliden ayrı kaldığında onun ayrılık gününde) onun oka benzeyen kirpiklerini isteyerek (anarak) arzu ve isteğini onlarla sakinleştir, susuzum bu çölde; bir defa (ne olur) da benim için su ara.



    10- Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi

    Nite kim meste mey içmek hoş gelür hüşyâya su

    10- Ben, (senin ilâhî aşk şarabı sunan, lâl-ü cevher saçan) dudağını özlüyorum, (ben ona hasretim) zahidler, sofular ise kevsere tâlipler (bunu istiyorlar) nitekim (zaten bir vakıadır ki) sarhoşa şarap içmek, ayık kimseye de su içek hoş gelir.
    Son düzenleyen: Moderatör: 23 Şubat 2014
    adj+ bunu beğendi.
  5. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    BAKİ'NİN BİR GAZELİ VE AÇIKLAMASI

    Sözlemez küsmüş bize canane söylen söylesin

    Neyledim ol yar-ı alişana söylen söylesin

    Naz-ıla güftara gelmezse helak eyler beni

    Ol cefa vü cevri bi-payana söylen söylesin

    Derd-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen

    Anı yine aşık-ı nalana söylen söylesin

    Harı zahmından neler çektiğimi gülzarda

    Bağban- bülbül-i giryana söylen söylesin

    Bakiya dil durmasın güftara takad kalmadı

    Vaktidir ol husrev-i devrana söylen söylesin

    GAZELİN AÇIKLAMASI

    Dostlarım! Sevgili bana küsmüş, konuşmuyor. Varın ona söyleyin de iki çift kelam etsin. Sorun bakalım! O şanı yüce sevgiliye ben ne yapmışım, konuşup bildirsin.

    Nazlanması devam eder de söze başlamazsa beni helak edecek. Lütfen gidip o cefa ve eziyeti sonsuz olan sevgiliye, yalvarın da bu aşıkıyla barışıp konuşsun.

    Aşk derdini başkalarından sormayın. Aşkı çekmeyen onun ne olduğunu ne bilsin? Siz onu yine inleyen aşığa sorun ki, size hepsini bir bir anlatıversin.

    Gül bahçesinde diken yaralarından neler çektiğimi oranın bahçıvanı konumundaki inleyen bülbüle söyleyin, maceramı size sayıp döksün.

    Ey dostlarım! Baki'nin dil oynatıp söze mecalinin kalmadığını, varın o devran sultanı sevgiliye söyleyin ki, şimdi iki çift söz edip gönlünü almasının tam zamanıdır.
    adj+ bunu beğendi.
  6. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19
    teşekkür ederim sağol ;);) ;););) birden yok orda kasıde :confused::confused:
  7. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    Önemli Değil Ben bulabildiklerimi aktardım kusura bakma.
  8. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    ARKADASIM KASİDE OLARAK BUNU BULDUM BAK BAKALIM ISINE YARARMI ?

    1.Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
    Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

    2.Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

    3.Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

    4.Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

    5.Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
    Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

    6.Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
    Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

    7.Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
    Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

    8.Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
    Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

    9.Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
    Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

    10.Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
    Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

    11.Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
    Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

    12.Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
    Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

    13.Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
    Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

    14.Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
    Hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

    15.Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
    Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

    16.Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

    17.Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

    18.Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
    Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

    19.Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
    Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

    20.Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

    21.Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
    Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

    22.Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
    Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

    23.Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
    Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

    24.Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
    Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

    25.Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

    26.Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
    Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

    27.Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    28.Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
    Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

    29.Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
    Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

    30.Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
    Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

    31.Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

    Namık KEMAL
    GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİYLE...
    1.Çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık.

    2.Kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz, mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz.

    3.Eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma; yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez.

    4.Vücudun mayası, vatan toprağıdır; bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz.

    5.Dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir; insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir.

    6.Hayatın değerini iyi şöhretten yüksek tutanlar, edebî bir feyzi geçii zevk için terk ederler.

    7.Halk arasında ömür uzunluğuna bunca düşkünlük nedendir?Emaneti korumaktan insanın menfaati nedir bilmem!

    8.Cihanda kendini her fertten alçak gören kişi ayıplanmaktan utanır fakat kendi nefsinden utanmaz.

    9.Akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir.

    10.Başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur; koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar.

    11.İktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar; metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer.

    12.Kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar; milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma!

    13.Zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir; bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın.

    14.Işık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir; tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın.

    15.Biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız; mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır.

    16.Biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik.

    17.Biz o yüce yaratılışlı milletiz ki hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelir.

    18.Hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert, yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı?

    19.Cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa, yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir.

    20.Felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin, millet yolunda hizmetten dönersem *****yim.

    21.Bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın; bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir.

    22.Vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş, aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor.

    23.Korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım; benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür.

    24.Ey zalim!Milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın; senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir.

    25.Zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün; eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış.

    26.Gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer; ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez.

    27.Ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin. gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk.

    28.Şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme; güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın.

    29.Ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun; dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin.

    30.Hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir; allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun.

    31.Ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı, artık gaflet uykusundan uyan!

Sayfayı Paylaş