Bir bakarsanız sevinirim :)

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde okan___colak tarafından paylaşıldı.

  1. okan___colak

    okan___colak Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bizim tükçeci şöyle bir ödev verdi

    mevlana,yunus emre ve atatürkün insan sevgisi ve evrensellik ile ilgili ortak yönlerini araştır bul yaz dedii lütfen yardım edermisiniz şimdiden tsk ederm
  2. serseriyimben

    serseriyimben Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    BEnden Bu kadar doğru olup olmadığına emindeğilim ama xd

    İNSAN SEVGİSİ VE EVRENSELLİK
    Çağımızda bütün insanların barış içinde, birbirini sevip sayarak yaşama isteği, her gün biraz daha artmaktadır.
    İnsanların mutlu olması, onların birbirine yaklaşmalarına, birbirini sevip saymalarına bağlıdır. Aralarında bu sıcak ilişkiler geliştirildikçe; insanlar ihtiyaçlarını gidermek için birbirine destek olacaklardır.
    Kurtuluş savaşları gibi halk savaşları da bir çok yıkıma ve ölüme yol açmaktadır. Onun için günümüzde her türlü anlaşmazlıkların ,görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulması istenmektedir.
    Atatürk; “Zorunluluk olmadıkça, savaş bir cinayettir.” Demekle,temelde barıştan yana olduğunu hemen belirtmiştir. Bu düşünceye bağlı olarak, sadece yurdumuza saldıran düşmanlara karşı, Türk ulusu ile savaşmıştır. Daha sonra yapılan barışı izleyen yıllarda bu devletlerle, barış içinde yan yana yaşamamızı sağlamıştır.
    Yine aynı düşünceyi dile getiren; “Yurtta barış, dünyada barış.” Sözünün de Atatürk’e ait olduğunu biliyoruz.
    Atatürk, yalnız Türk Milletinin huzur ve güvenliğini değil tüm dünya milletlerinin mutluluğunu isteyen ve özleyen bir liderdi. Bu düşüncelerini her fırsatta dile getirirdi. Nitekim 1931 yılında yaptığı bir konuşmada; “İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, insanlıkla ilgisi olmayan son derece üzücü bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine sevdirerek, karşılıklı maddî ve manevî ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. Dünya barışı içinde bütün insanlığın hakikî saadeti, ancak bu yüksek ideali taşıyan yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla gerçekleşecektir.”demiştir.
    Görüldüğü gibi Atatürkçü düşüncenin ulusal boyutunun yanı sıra evrensel bir boyutu da bulunmaktadır.
    Atatürkçülüğü yürekten benimsemiş olan Türk toplumu, birbirleriyle olduğu kadar, öbür toplumlarla da barış içinde mutlu yaşamak istemektedir.
    Her toplum, bu düşünceyi paylaşıp destekledikçe, Atatürk’ün bu düşüncesi, dünya çapında gerçekleşme fırsatı bulacaktır.
    :holloween:
  3. çılgınkız1

    çılgınkız1 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler serseriyimben çoq yardımcı oldun:97:
  4. çılgınkız1

    çılgınkız1 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkür :264::307::330:
  5. çılgınkız1

    çılgınkız1 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler çok yardımcı oldun serseriyimben :330::gap:
  6. okan____colak

    okan____colak Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    18
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    ama arkadaşlar konuyu başlatan benimm bir teşekkürde bana olsun :))
  7. okan____colak

    okan____colak Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    18
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    serseyimben ama yunus emre ve mevlanadan hiçbişey katmamışsınn biraz daha yardımcı olursan çok tsk ederm
  8. serseriyimben

    serseriyimben Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Mevlana'nın sevgi ve hoşgörüsü bütün insanlaradır. O, kendisine selâm veren ve saygı gösteren Hristiyanlara, aynı şekilde karşılık vermiştir. Mesnevi'de başkalarının ayıbım yüzüne vur¬mamak gerektiğini nasihat ve hikayelerle defalarca anlatılır.

    Mevlana, ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatırken, onları incitmemeye son derece özen gösterirdi. Talebelerinden biri yeni evlenmiş, para sıkıntısı çekiyordu. Durumu hisseden Mevlana, bir gün ona "Önceden güzel bir adetin vardı. Sık sık elimizi sıkardın. Uzun zamandır bu adetini terk ettin. " deyince, talebesi elini öpmek ister. Mevlana da gizlice eline para sıkıştırır ve "Bu adetini daima koru. " der.

    Hayatı boyunca, bir gönül eğitimcisi olarak; insanlara sevgiyi, gerçek aşkı, Hak ve hakikat yolunda örnek şahsiyet olmayı ve güzel ahlâkı bizzat yaşayarak ilâhî aşkı tattırmış ve Hakk'm varlığında yücelmeyi öğretmiş Mevlana'nın, bütün insanları sevgiyle kucaklayan şu sözleri evrensel niteliktedir:

    "Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... "

    ....YunuS emRE İnsan SevgiSi :D

    nsan olan herkese karşı; hırıstiyan müslüman, fakir zengin ayırımı yapmayan Yunus Emre sevgi unsuruna ön planda yer ayırmaktadır.
    Bu sevgi, Allah sevgisinin bir tezahürüdür.
    Yaratıcıyı seven kimse, onun yarattığı her şeyi sever. Çünkü yeryüzündeski her şey onu yansıtır.

    Yaratıklar içerisinde sevilmeye en layık olanı ise tanrının 'eşref-i mahlukat' olarak yarattığı insandır.
    Bu yüzden, Yunus'un insan sevgisi çok geniş kapsamlı olup bütün insanları kucaklamaktadır.
    Onun en büyük hedefi bu sevgiyi ve bu aşkı toplum içerisinde hakim kılmaya çalışmaktır.
    :) Umarım Beğenirsiniz :D Bir Tşkkür Yeter
  9. serseriyimben

    serseriyimben Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Umarım Yardımcı olabilmişimdir..

Sayfayı Paylaş