bir bebeğin yarım kalmış günlüğü ):):

Konu 'Fıkra-Komik Yazılar' bölümünde eva_girl tarafından paylaşıldı.

  1. eva_girl

    eva_girl Üye

    Katılım:
    15 Ocak 2009
    Mesajlar:
    32
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    0

    bir bebein yarm kalmış gülnülğü
    5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor. Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne
    de olsa, ben benim. Varım ya! Bu bana yetiyor

    Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve
    baharda çiçekleri seveceğim.

    19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor.
    Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım.

    23 Ekim: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu "el"in dokunduğu yerler dudağım damağım oluyor



    Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce "Anne!" diyeceğim.


    Anne duyuyor musun beni? Seninle konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim... Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım
    da olmak üzere ya...

    Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem!


    27 Ekim: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak.

    Sevgilerle
    dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi... Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor musun anne?


    2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim.


    Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz.
    12 Kasım: Ah evet... Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah'ım parmaklarım da çıkmaya başladı.



    Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin
    elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum.
    20 Kasım: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi.. Yaşasın! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni

    Ultrason diyorlarmış. Resmimi
    bile çekti. Sevinmiyor musun anneciğim?

    Seneye kalmaz kollarının arasında olacağım...
    25 Kasım: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım..

    10 Aralık: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarım ve yanağım var... Anneme benziyorum galiba...


    13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim,
    renkleri ve çiçekleri tanıyacağım.


    Rüyamda gördüm. Dünyada gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzü
    de göreceğim. Tanışacağız.... Mutlu olacağız. Gülüşeceğiz..


    24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim,
    senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı... Hiç duymadığım
    bir şey bu...

    Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında uyuyacağım, yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de söyleyecek
    misin anneciğim?



    Sen de beni özlüyorsundur mutlaka... Beni koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi?


    28 Aralık: Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor böyle... Sen acı çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti... Sustun. Benimle niye
    konuşmuyorsun anne?



    Anne... Anne... Anneciğim... Yüzümde soğuk bir şey hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar...



    Anne bir şeyler yap... Anne... Kolumu
    çekiyorlar anne... Canım yanıyor anne... Anne... Ayaklarımı parçalıyor bu şey anne...




    Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne... Anne kalbimi parçalıyorlar...


    Anneciğim... Anne... Anne... An... Ah!

    Kürtajınız tamamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun!”
    ALINTIDIR...
    (benim üzmek gibi bi maksadım yok kimse yanlış anlamasın ama toplumumuzda malesef böyleleri var :( sadece ders almak için paylaştım kimse yanlış anlamasın :()
  2. mystical50

    mystical50 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    16
    eger annem vazgecmeseydi benim sonumda böyle olacaktı :S

    güzel paylaşım
  3. nazmiye61

    nazmiye61 Üye

    Katılım:
    9 Mart 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    16
    üff kötü :(:(
  4. eva_girl

    eva_girl Üye

    Katılım:
    15 Ocak 2009
    Mesajlar:
    32
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    0
  5. rapgirl

    rapgirl Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    754
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    bunu ben daha öncede okumuştum ve dinlemiştim efektlerle beraber çok kötü çok korkutucu oluyor ürpermiştim
  6. ~~MeRvE~~

    ~~MeRvE~~ Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    0
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ayy yazık ***
  7. --su--

    --su-- Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2008
    Mesajlar:
    606
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    0
    Çok yazıK çok oLan çocuĞa oLuyoR tabii.:S

Sayfayı Paylaş