Bir Ben Vardır Bende, Benden İceri ..^^

Konu 'Alıntı Yazılar' bölümünde a_y_t_ü_l tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0

    Yıldız Seyrine Dalınca^^

    Şifa-yı vasl kadrin hecr ile bimar olandan sor
    Zülal-i şevk zevkin teşne-i didar olandan sor
    Lebin sırrın gelip güftara benden özgeden sorma
    Bu pinhan nükteni bir vakıf-ı esrar olandan sor
    Göz yaşlıların halin ne bilsin merdüm-i gafil
    Kevakib seyrine şeb ta seher bidar olandan sor
    Gamından şem' tek yandım sabadan sorma ahvalim
    Bu ahvali şeb-i hicran benimle yar olandan sor
    Muhabbet lezzetinden bi-haberdir zahid-i gafil
    Fuzuli aşk zevkin zevk-i aşkı var olandan sor


    ~

    Kavuşmanın nice bir şifa olduğunu, ayrılık ile hasta olandan sor. Bir içim suya benzer tatlı dudağının lezzetini, yüzünü görmeye susayandan sor.
    Konuşmak gibi bir lütufta bulunursan eğer, benden başkasına sorma dudağının sırrını. Bencileyin sırları bilen birisinden sor bu gizli nükteyi.
    Gaflet uykusundaki göz, ne bilsin gözü yaşlıların halini? Yıldız seyrini gözyaşlarının yıldız gibi dökülüşlerğine yahut yıldızlara bakarak sevgiliyi düşünmeyi ancak sabaha kadar gözüne uyku girmeyenden sor.
    Mum gibi yanıp tükendim aşkının derdinden. Artık seher yelinden sorma halimi benim. Ayrılık gecesinde sırdaşım olan mumdan ve pervaneden sor.
    Ey Fuzuli! Ne bilsin sevgi cahili sofu, aşk lezzetini? Aşkın nasıl bir zevk olduğunu, aşk zevkini onu tadandan sormak gerek.


    Fuzuli
    Lethe, siroz ve rapgirl bunu beğendi.
  2. "melike"

    "melike" Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    310
    Beğenileri:
    77
    Ödül Puanları:
    0
    güzel.....
  3. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    Fuzuli'den Aşkın Tarifi ##

    Âşkı anlatmaya kalkan âşık değilmiş ,
    âşkı yaşamaktan korkan âşık değilmiş…
    Âşkı kirleten insan imiş…Âşk devrimizde eksik imiş…
    Âşk insan döngülerinin dayanabileceği, ayakta durabileceği bir şey değilmiş,
    kalbi durdurabilirmiş, yapar bunu hani etten, kastan,
    sinirden vardır ya hani yumruğunuz büyüklüğünde ve sizin içinizde hani,
    sol göğsünüzle iman tahtanız arasında, içi boş et yığını,
    kanınızın pompası, nefesinizin sebebi, gönlünüzün yeri…
    Hani var ya ses çıkaran organınız, istemsiz çalışan kırmızı kasınız…
    İçi boş hani, hep ararsınız onu dolduracak birini… Kan dolar bulamazsanız.
    Bulursanız kanınız dışarı akar, yer açar sevgiliye, gururlanır…
    Gül bahçeleri, gülşen ve gülzâre…
    Allah’ı anlatır, bilirsiniz âşkla… İlim mi?
    Âşk imiş kalb-i hilmi…
    Âşk imiş kalbin ilmi…
    Âşk imiş evrenin sebebi…
    Ve âşk imiş her ne var âlemde…
    Âşık Fuzuli…Âşk olmuşsa, âşk olmuşsa…
    Âşık bile fuzuli, maşuk bile fuzuli imiş…
    Âşk imiş bu evrenin sırrı, sebebi…
    Seher vakitleri âşktanmış, gözyaşı âşktan akarmış ve iki göz,
    gök yüzünde, aşığın gül yüzünde iki göz,
    birbirini hiç görmeden ağlar imiş. Âşk imiş hüsn-ü derdleri…
    İlim dedikleri bir kıyl ü kâl imiş…
    Âşkın olmadığı beden, âşık olmayan ruh Rabbi anlamaz imiş.
    Leyladan geçmeden Mevlaya varılmaz imiş. Âşk imiş Âşk!
    Böyle yana yakıla, böyle çığlık çığlığa, böyle kalbi dururcasına,
    böyle sızarak, böyle…
    Mecnunu âşık sanan ap.tal imiş. Mecnun apdal imiş…
    Bu âşkın sahibi Allah imiş.
    La ilahe illallah demekmiş, bu âşk ki okumadan bilmek imiş, emirsiz,
    tutuksuz, yasaksız, sözsüz, bir hiss imiş…
    Âşk anlatılır mı?
    Âşk hiç yazılır mı?
    Yazan fuzuli imiş.
    Âşk-ı Sadık, Âşk-ı beden Fuzuli imiş…
    Âşk akar imiş, gözden, yürekten, kalpten, yanaktan,
    âşk imiş denizlerden okyanuslardan çok,
    âşk imiş evreni Yaradana sebep imiş…Sırr-ı kadim imiş…
    Âşk imiş âşk!
    Şükrettirirmiş.
    Bülbül ölecek, gül solacak, mecnun dolaşacak avare olacak,
    Leyla gelecek de görmeyecek…
    Âşık âşkına “sen” demez imiş. Bedende “ben” yok imiş…
    Âşkta beden “adem” imiş…
    Ben ben değilim, sen de ne sen, ben de ne sen!
    Hem ben ki benim ve sen ki sen, sen ise ben
    Hûtenli güzel! Seninle öyle doluyum
    Sen ben mi yahut ikiz miyim bilmeden
    “Hûtenli güzel” demiş Mesnevi…Celaleddin Rumî, Fuzuli’yi bilen imiş…
    Kitabı dinleyen imiş, kitabı âşkı bilen miş…
    Âşk bildiren imiş geceleri, âşk imiş gördüren gözleri,
    âşk imiş evrenin rengi, sesi, nefesi, döngüsü, gerçeği, âşk imiş âşk…
    Âşk imiş her ne var âlemde
    İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak
    Âşk-ı sadık Fuzuli imiş, âşka sadık Fuzuli imiş, mecnunun adı çıkmış ancak,
    mecnun çölde avare imiş…
    Adına tapan hayvan imiş.
    Âşk imiş âşk, âşk yakar imiş.
    Cehennem âşıkları yakmaz, âşk cehennemi yakar imiş.
    Âşksız beden nefes alsa da mefta imiş.
    Âşıklar ölmez imiş…”Ölen beden, ete kemiğe ağlama” demiş âşk eden…
    Âşk gözünü açan imiş, Âşık uyumaz imiş…Âşık gözünü âşkla açan imiş,
    âşkla gören, âşkı gören, âşkı bilen, âşkı yaşayan imiş…
    Âşkla yaşayan imiş âşk…
    Âşk bir istidad imiş, Fuzuli’de füzun…Gül de kırmızı kan, bülbülde ölüm.
    Âşk imiş ölüme en yakın, âşık ölse de kalsa da bir imiş…
    Âşkla okunan Kur’an Kur’an imiş, âşkla gören göz mekanı aşan imiş,
    aşığın sözü zamanı geçer imiş,
    Âdem bu âşkı bilen imiş… ademin yokluğu, yoğun yoğu âşk imiş…
    Âşk imiş varın varı…
    Âşk bir kapıya varan imiş…Kapıyı vuran kalp imiş, bir kere vurup,
    bin kere duran imiş…
    Âşk imiş ölüm…
    “Ölmeden önce ölün” diyen Peygamber imiş, âleme sultan inmiş,
    Ahmed-i Mahmud-i Muhammed Mustafa imiş, aleme rahmet imiş…
    Âşk imiş Âşk!
    Âşk bu devirde yaşar değilmiş…Âşk bedene düşen değilmiş…
    Âşk tene değen değilmiş.
    Âşk imiş âşk, geceleri aydınlatan, sabahları doğuran, gündüzleri çalışan,
    akşamları ölen imiş…
    Gün batımında batan imiş âşk. Dünyayı satan imiş.
    Âşk can imiş, canan imiş, candan imiş…
    Âşktan geçmeyen hayvan imiş…Âşık ölüme gülen imiş…Gül dalda solan imiş…
    Soluğunda nefes imiş…
    Bülbül bir kere gülünü gören imiş, Leyla mecnuna tek kelime etmiş,
    mecnun leylayı çölde duyar imiş…
    Âşk imiş Fuzuli!
    Âşk-ı Sadık, Âşk-ı Sahip, Âşk-ı Mahluk ,Âşk-a kul Fuzuli imiş…
    Cenab-ı Âşk’a dua kabul imiş.
    Görmeden seven imiş, bedene sığan imiş…Sığdıran imiş…
    Âşk imiş divanda yatar imiş…Âşk bu kitaplara sığmaz, kelimeye dökülmez,
    mecnunun dilinde düşmez imiş…
    Âşık Fuzuli imiş…
    Mecnunu âşık sanan hayvan imiş…
    Âşık Fuzuli imiş…
    Leylayı bâşka gören hayvan imiş…
    Âşık imiş Fuzuli, Âşk Fuzuli imiş…
    Çölde yürüyen ayakları Kays’ın sanan hayvan imiş…
    Âşk Mekke’de tavaf imiş, Kabe’yi bulan imiş, âşk bir dua imiş,
    bire bin kere amin imiş.
    Âşk vahdet imiş.İhlas imiş, lütf-ü latif imiş âşk…
    Âşk imiş dilin kemiği, dil kemiksiz imiş…
    Âşk imiş kalbin sesi, bülbül artık suskun imiş…
    Âşk imiş ruhun kolu kanadı, bu devirde kırık imiş…
    Âşk imiş iman, âşk imiş İslam…bu devirde bilinmez imiş…
    Bilmeyen hayvan imiş…
    Âşk imiş, Rabbim âşkla bilinen imiş…
    Âşk-ı sadık bu sırra eren imiş…
    Âşık ölmez imiş…
    Öldü diyen hayvan imiş…Ölen hayvan imiş…
    Ete kemiğe bürünen Âşk Yunus imiş…
    Yusuf imiş…
    Salih imiş…
    İbrahim’de İsmail imiş…
    Muhammed Mustafa imiş Âşk….
    Âşk…
    Âşk yaşatan imiş eri…
    Âşık bundan ölmez imiş…
    Âşk nefes imiş, ruh imiş, kainata üflenmiş…
    Âşk imiş Âşk…
    Ahh Min-el Âşk…
    Âşk imiş Âşk…
    âşk-ı sadık sensin Fuzuli…
    Seni savunan “gül” imiş, ölüme “gül”en imiş, âşkını bilen imiş…


    Fuzuli​
    Lethe bunu beğendi.
  4. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    Fuzuli'den Birkac Söz*

    Fuzuli'ye "sevmek mi yoksa sevilmek mi daha güzeldir...?'' diye sormuşlar. "Sevmek" diye cevaplamış ve eklemiş: "Çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın.."

    : ))


    ~

    Kızlar gizli gerek gizli olduğu icin değerli değil midir hazine ?

    ~

    Güzellik olmasa aşk ortaya cıkmaz; aşk olmasa güzellik yüz göstermez.

    ~

    Nefes hesabıyla sona erince ömür, ya bir kurtuluş ve muştu; ya bir başlangıç ve korkudur.
    rapgirl bunu beğendi.
  5. 2o12

    2o12 Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    675
    Beğenileri:
    200
    Ödül Puanları:
    43
    Şiirlerden birşey anlamasam da sözleri sevdim .L :D

    Fuzuli'ye "sevmek mi yoksa sevilmek mi daha güzeldir...?'' diye sormuşlar. "Sevmek" diye cevaplamış ve eklemiş: "Çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın.."

    : )
  6. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    // BekLeyiş //

    Gözlerimi kapattım yokluğumda var olan kendimin üstüne. Çığlığımda taşıdım
    ellerime sığmayan bensizliği, kızıl sancıların içdökümünde. Rüzgar saçlı bir
    yalnızlıkta yandım. Nehirler geçti içimden, içim nehirlerden geçti; talan
    edilirken Züleyha´sına aşk düşen bağışlanmış mısralar. Ve şimdi kalbimde adı
    konulmamış bir süveydanın ölüm günahları. Ve tufanları avuçlayan ömrümde
    Nuh´un ayak izleri.


    Adıma küstüm. İsimsizliğimin ölgün kentlerinde vurulup duruyorum, sana hep
    altı susuş kala. Hadi konuşsana! Susma gözlerime öyle derin derin.
    Kimsesizliğimin kimliğine suret olmayacak mısın yoksa? Aynalarda göremediğim
    hükümsüz yüzümü, yüzüne kabul etmeyecek misin? Bak el pençe divan durdum
    aşkın önünde, beni biraz daha susarak acıtacak mısın sesimi? Biliyorsun,
    rengi mahpus aşkımın mahşere and içen gözleridir sensizlik. Ey boğazıma
    kadar battığım yağmur, hadi al beni! Gözbebeklerinde yıldızlar eriten gece,
    hadi boğ beni! ´´YAĞMUR GECEDEN AL BENİ´´.


    Ey Aşk! Güzellik bile sana meftun değil mi? Düşlerimden başka bir hüzünde
    yaktım mı en meczup tebessümleri? Bilsen, çöle kesmiş tenha bir gökyüzü indi
    geceme. İçine kan bulaşan tekinsiz uykulara uyudum. Kurak bir intihar düştü
    şairliğin yazgısına, yığıldım kaldım ´´bana inmeye korkan SEN
    uçurumlarında´´. Sevdiğim! Acıya düşen içine, içine düşen acıya, tufanıma,
    rüzgarlığıma yenik geldim. Tutma ellerimi düşeceksin yoksa.


    Duru bir gülüş anında saklısın sen, an gibi. Altı harflik susuşun kıyamet
    ağrısı dilimde. ´Aşk bitti, yüzümü buldum´ diyenlerin içten pazarlıklı
    yalnızlıklarına inat, içimin suretisin. Ellerin yasadışı sevdalarda ıslanan
    heyula sensizliğim. Gözlerin gül yaprağında kanayışım. Çek gözlerini
    alnımdan. Yazgıma dokunuyorsun!


    Benden saklanabileceğim bir İstanbul var mı gözlerinde? Susmaya dair tekmil
    suskuları ´´ konuş/sana ´´ dediğinde bozar mı gülüşü yırtılmış kelimeler? Ey
    Aşk! Kara kalemlerin aşkına! Ten hummalı saçlarında boğulmalarım yetmediyse
    bil ki; kahrolası bu denizler az gelir ağlayışlarıma. Sen hüzün divanında
    acının aşkı, aşkın acısı. İşte eşiğindeyim! Aşkın mahrem cinnetlerine sunma
    beni sevdiğim. Azalırım.


    Ey Aşk! Kalk ayağa ve ağla tutuşuncaya dek! Çünkü anlamını gizleyemiyorum
    aşktan…
  7. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Şiirlerden birşey anlamasam da sözleri sevdim .L :D

    Fuzuli'ye "sevmek mi yoksa sevilmek mi daha güzeldir...?'' diye sormuşlar. "Sevmek" diye cevaplamış ve eklemiş: "Çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın.."

    : )
    Genişletmek için tıkla...
    Anlamlarınıda Koydum Ama :D

    Sağol Okuman Yeter :)
  • a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    KaLbim Üstüne..^^

    Yüregimde kopan firtinayi gönderiyorum sana sevgili, çocuksu
    bakislarimin ardindan,
    Ellerimi kesen ayazlarimi gönderiyorum sana; askin akip gidisini
    seyret diye iç ülkemden iç ülkene.
    Her seyi koca bir yokluk gören gözlerimi gönderiyorum sana, yesile
    çalan yanindan umut bul diye.
    Koca sehri bombos gören kalbimi gönderiyorum sana, içindeki
    atesle isit diye.


    Bütün mektuplarim geri dönüyor sevgili sehrime, yoksun.
    Bu koca yoksunlugun içinde kaybolmussun.
    Hayat bizi terk edeli çok olmus, ben aynalarda kaybolmusum, sen
    hayallerime bile ugramaz olmussun.
    Bir masalmis her sey bir bakmisim uyumussun.
    Ne masalin sonunu dinleyecek kadar uyanik kalmayi basarabilmissin,
    ne de bana yeni masallar anlatacak kadar âsik olmayi.


    Hasret yüklü gemilerim yollarini bulamadi. Ben Leyla’nin cisminde
    tasidigim mecnun kalbi ile bir basina kaliverdim ask
    diyarinda.
    Ne gemilerimi indirecegim sahillerim oldu, ne de karadan
    yüzdürebilecek cesaretim.
    Ask bitti. Toprak oldu bakislarimda ki umut.


    Kalmak, gitmekten vazgeçmektir derdi atam.
    Be ne gitmeyi becerebiliyorum topraklarindan ne de yasamayi senin
    kurallarina göre.


    Isyanlarim var, eylemsiz, sessiz isyanlarim.
    Bir gök düslüyorum, mavisi adam gibi mavi , siyahi adam gibi
    siyah..
    Ama gündüzleri gri bulutlar kapliyor gögümü, geceleri sehrin
    isi.
    Mavisi griye çaliyor hüzünle gökyüzümün, yildizlari gam
    yansitiyor puslu bakislarla.


    Her sey bir tebessümünde gizli kaliyor bazen.
    Züleyha’ nin gülümsemesi kadar sicak, Yusuf’un durusu kadar
    soguk.
    Ask sana da bana da ne uzak sevgili.


    Simdi sukut limanlarina demirledim gemilerimi.
    Sadece bekliyorum.
    Günesin dogusunu nasil beklerse yüce daglar, yagmurun
    yagisini nasil beklerse çiçekler, öylece hasret gemilerimi
    ask denizine indirecegin ani bekliyorum.


    “Beklemek sabretmektir”. Dedi ustam, “kalbim üstüne ” dedim,
    büküldü boynum. ​


    [​IMG]
  • a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    İmkansız Sevda``

    Yağmurlu bir günde , sessiz ve kimsenin olmadığı ıssız sokaklarda yürüyorum. aslında ayaklarımın götürdüğü yere gidiyorum. çünkü beynim durdu ve tek şey düşünüyor. İMKANSIZ SEVDAMI…
    Düşünüyorum ama düşündüğüm yanlızca imkansız olduğu , artık kavuşamıyacağım ama hep onu onsuz yaşayacağımı artık dayanamıyorum. Dilim sussa bile gözlerim haykırıyor, kalbim çırpınıyor tıpkı bir güvercin gibi onu delice sevdiğimi. Bırak diyor gözlerim nehir olayım içine akayım, kalbimdeki güvercin ;aç kafesimi imkansız olmadığını anlatayım. Ama olmuyor çünkü ben…benim ya nasıl anlatsam işte ben korkuyorum .. BEN MUTLU OLMAKTAN KORKUYORUM. artık halim kalmadı denizin dalgalarına teslim olmak üzere iken bir banka oturdum. Martılar bana birşeyler anlatıyor tıpkı dalgalarla dans ediyor.
    Bakıyorum boğulacaklar ama aldırış etmiyorlar. Yüzüme dalgalar geliyor damla damla deniz suyu … sonra kendime yavaş yavaş gelmeye başladım. Martı bile küçücük kalbi bile büsbüyük denize aşıksa ve ulaşabiliyorsa ben ya ben niye başkalarının aşkını seyredeyim.

    Evet banktan kalktığım gibi bu kez gönülden dile gelen bir sevda ile sen benim imkansız sevdam değilsin diye ve işte o an ben ona giderken o bana gelmiş bile inanmıyorum karşımda !imkansız hiç birşey yokmuş bu kez göz yaşları konuşuyor ve diyorlar ki imkansız değilsin.


    [​IMG]
  • a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    Sus GönLüm ~

    Sus gönlüm.Çok dile getirme.Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor,daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.

    Sus gönlüm.Çok laf etme.Az söyle ki işimiz olgunlaşsın.Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.

    Sus gönlüm.Bir elif miktarı sus.Az kaldı bahara.Dayan gönlüm.Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum.Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım…İnan bana…Ama yok.Başka çare yok.Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz…

    Sus gönlüm.Bu kışın bahara dönünceye kadar.Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…

    Sus gönlüm.Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar.Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus…

    Sus gönlüm.Onun geleceğini görünceye kadar.Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar.Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.

    Sus gönlüm.Sebepler var edilinceye kadar.Bahaneler oluşuncaya,birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.

    Sus gönlüm.Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

    Sus gönlüm.Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her susuşun,duan olsun.İçten yakarışının adı olsun,susuşun.Bekleyişinin.umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun…

    [​IMG]
  • Konu Durumu:
    Mesaj gönderimine kapalı.

    Sayfayı Paylaş