BİYOLOJİ ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER?

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde **zühra** tarafından paylaşıldı.

  1. **zühra**

    **zühra** Üye

    Katılım:
    13 Mart 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    16

    evet arkadaşlar yardımcı olursanız sevinirim
  2. özgen

    özgen Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    lütfen yardımcı olun çok acil
  3. ßade

    ßade Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    74
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    6
    Biyolojik Çeşitliliğin Korunması

    Dünya ekosisteminde, geçmişte ve özellikle de günümüzde bitki ve hayvan türlerindeki kayıplar bilim adamlarında konuya yeni bir bakış açısı getirmiş, ekosistem ve onun önemini anlamaya yönelik bilimsel çalışmalar hız kazanmıştır. Nitekim sadece böcek koruma konusunun dünyada geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinde yeni bir bilim dalı olarak geliştiği bilinmektedir. Benzer durum nesli tehlike altında olan diğer hayvan grupları ve bitki türleri için de geçerlidir. Bilim adamlarının kamuoyu ve politikacıları bilinçlendirmesi sonucu Avrupa ve A.B.D. gibi ülkelerde konu önemle ele alınmıştır. Bu bilinçlenme sonucu nesli tehlikede olan canlı türlerinin korunmasına yönelik yasalar kabul edilmiş ve teşkilatlar kurulmuştur. Örneğin A.B.D. ‘de 1998 yılında U.S. Environmental Protection Agency ( A.B.D. Çevre Koruma Kurumu) nesli tehlikedeki türler yasasının 25. yıldönümünü kutlamıştır. Dünyada biyolojik çeşitlilik bakımından sayılı ülkeler arasında yer alan ülkemizde bu çeşitliliğin yeterince korunup gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için bazı yapılması gereken hususlar vardır. Biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda başta çiftçiler olmak üzere toplumun her kesimi bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Bu konuda en büyük görev devlet, bilim adamları, yazılı ve görsel medya ve sivil toplum örgütlerine düşmektedir. Daha ilkokul çağlarında öğrencilere biyolojik çeşitlilik ve biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda eğitim verilmelidir.

    Ülkemizde biyolojik çeşitliliği tehdit eden en önemli faktörler arasında yer alan erozyonu önlemek için tedbirler alınmalıdır. Çayır, mera ve yaylaların aşırı ve düzensiz otlatılmasının önüne geçilmelidir. Yaylaları kullanan çiftçilerin eğitimine bu yönde ağırlık verilmelidir. Bu şekilde ağır otlatmanın engellenmesi erozyonla mücadeleyi de kolaylaştıracaktır.

    Ülkemizin bitki ve hayvan türlerinin tamamını belirleyecek şekilde yapılacak bilimsel çalışmalara hız verilmeli, her bölgemizde Doğa Tarihi Müzeleri oluşturulmalı, bu müzelerde çalışacak bilimadamları ve ülkemizde yapılan bu konudaki çalışmaların yardımıyla nesli tehlikedeki türlerle ilgili Kırmızı Listeler hazırlanmalı ve bu türlerle ilgili yapılacak bilimsel çalışmalar desteklenmelidir.

    Ülkemizde de batılı ülkelerde olduğu gibi nesli tehlikedeki türlerle ilgili yasa kabul edilmeli ve bu konuda çalışacak ayrı bir teşkilat kurulmalıdır. Türlerin korunmasında sivil toplum kuruluşlarına da büyük görevler düşmektedir. Batılı ülkelerde bu konuda faaliyet gösteren çok sayıda organizasyonlar vardır. Ülkemizde de bu tip organizasyonlar kurulmalı ve teşvik edilmelidir.

    Ülkemizde farklı bölgelerdeki tabii parkların sayısı artırılmalı, her bölgede gen bankaları, botanik bahçeleri vb. kurumlar oluşturulmalıdır.

    Ülke genelinde ve yerel olarak faaliyet gösteren yazılı ve görsel medyada konu daha fazla yer almalı, nesli tehlikedeki türlerle ilgili posterler, kartpostallar, pullar, tişörtler ve takvimler hazırlanıp ve dağıtılmadır.


    umarım aradığınız budur

Sayfayı Paylaş