biyoloji sorularının cevabını bilen yazsın!!!

Konu 'Biyoloji 9. Sınıf' bölümünde mehmet58 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. mehmet58

    mehmet58 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2009
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    1)Yarı konumlu eşleme ne demektir?
    2)DNA'da zayıf hidrojen bağlarının baz çifleri arasında olmasının nedeni nedir_
    3)Bir hücrenin plazmolize uğraması için gereken şartlar nelerdir?
    4)Deplazmoliz olayını açıklayınız?
    5)Turgor,osmotik basınç ve hemoliz kavramlarını açıklayınız?
    6)Difüzyona etki eden faktörleri yazınız?
    7)Kolaylaştırılmış difüzyonu şekil üzerinde gösteriniz?
    8)Hücrenin bölünmesinin nedenlerini yazınız?
    9)Çekirdeğin yönetim merkezi olduğunu olduğunu deneysel olarak açıklayınız?
    10)Çekirdeğin kısımlarını şekil üzerinde gösteriniz?
    11)Hücrede su yoğunluğunun artmasına neden olan organelleri yazınız?
    12)Mitekondrinin görevlerini yazınız ve şeklini çiziniz?
    13)Ökaryot ve prokaryot hücrelerinin özelliklerini yazınız?
    14)Ozmos olayında ara kural nedir?
    15)Otozomal ve gonozomal kromozomları açıklayınız?
    16)Granürlü E.R ile granürsüz E.R arasındaki fark nedir?
    17)Kloroplast organeli hakkında kısaca bilgi veriniz?
    18)E.R'un görevlerini yazınız?
    19)Bir hücrede protein sentezlenirken 500 peptit bağı kuruluyor.Bu protein sentezince görev yapan mRNA molekülünde en az kaç nükleotit olamalıdır?(BAŞLAMA VE BİTİRME BİLGİLERİ DÜŞÜNÜLMEYECEKTİR)
    20)8600 nükleotidli bir DNA molekülünün I. ipliğinde Guanin:1800 Sitozin:1300 Timin:700 bulunmaktadır.Buna göre, bu DNA daki adeninlerin tüm nükleotitlere oranı nedir?
    ARKADAŞLAR 2-9-11-19 VE 20. SORULARA BİLENLER Bİ BAKSIN SADECE BUNLAR KALDI !!!
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mart 2009
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    4. sorunun cevabı..!!

    • Deplazmoliz:Hücrenin ortamdan su alarak şişmesine deplazmoliz denir. Hücre kendisinden daha az yuğun(hipertonik)bir ortama konursa ortamdan hücreye su girişi olur.

    Deplazmoliz, bir bitki hücresinin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir hücre su alarak şişmesi olayıdır. Bu şekilde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir.

    6.sorunun cevabı..!!

    DİFÜZYONA ETKİ EDEN FAKTÖRLER


    Molekül Büyüklüğü: Küçük moleküller, büyük moleküllere göre daha kolay ve hızlı geçerler.
    Konsantasyon Farkı: İki ortam arasındaki yoğunluk farkı ne kadar çoksa difüzyonda o kadar hızlı olur.
    Por Sayısı: Por sayısının artması, difüzyon hızı ile doğru orantılıdır.
    Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça, difüzyon hızı da artar.
    Elektriksel Yük: Nötr moleküller iyonlara göre daha kolay geçer. Çünkü zarın dış kısmı da iyonik yapıdadır. Negatif iyonlar biraz daha kolay geçer.
    Yağda Çözünme: Yağda çözünen maddeler çözünmeyenlere göre daha kolay geçer.(A,D,E,K vitaminleri)
    Ortamın Akışkanlığı: Akışkanlığı fazla olan ortamlarda difüzyon hızlı olur.

    5.sorunun cevabı..!!

    Turgor: Hücrelerin saf suya konulduklarında gereğinden fazla su alarak genişlemelerine turgor denir. Hayvan hücreleri turgor sonucu patlayabilir. Hücrelerin bu şekilde patlamalarına hemoliz denir.
    Bitki hücrelerinde selüloz çeper bulunduğundan turgor basıncı hücreyi parçalayamaz. Aksine turgor basıncı taze dal uçlarında ve otsu bitkilerde dikliği sağlar. Küstüm otundaki hareket de turgor basıncından kaynaklanmaktadır.
    Canlı hücrelerde tuzlar, şekerler ve diğer maddeler, hücre içi sıvıda erimiş halde bulunurlar ve hücreye belirli bir osmatik basınç sağlarlar. Bir hücre kendisi ile aynı osmatik basınçtaki bir sıvı içerisine konulursa ne sıvıdan hücreye nede hücreden sıvıya geçiş olur. Böyle sıvılara izotonik sıvı denir. Hücreden daha yoğun sıvılara hipertonik sıvı, hücreden daha az yoğun sıvılara da hipotonik sıvı denir.


    bu osmotik basınc-->

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    hemolizde burada-->

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    7. sorunun cevabı burada

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    18.sorunun cevabı..!!

    Yapısı gereği hücredeki görevleri oldukça çeşitlidir. Genellikle zar proteinlerinin (transmembran reseptörleri ve integral zar proteinlerinin) son, üç boyutlu şekillerini almasında, üretilen zar proteinlerinin taşınması ya da hücre dışına yollanmasında (ekzositoz) (örn; mide iç yüzeyindeki hücrelerden salgılanan pepsin), kalsiyum iyonlarının hücre içinde depolanmasında, ayrıca steroidlerin, glikojenin ve birçok başka makromolekülün depolanmasında aktif görev alır.

    14.sorunun cevabı bu oLabiLir..!!

    Ayrı iki sıvının iki gazın bazı cisimlerin gözeneklerinin arasında geçip birbirine karışması olayı "osmos" diye tanımlanır.
    Son düzenleyen: Moderatör: 8 Mayıs 2010
  3. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    8.Sorunun Cevabı:

    HÜCRE B**ÜNMESİNİN NEDENLERİ:

    Hacim-Yüzey oranının bozulması

    Sitoplazma-çekirdek oranının bozulması

    Çekirdekten bölünme emrinin verilmesi


  4. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    17.Sorunun Cevabı:

    KroLopLast:

    -Çift Zarlıdır,
    -Kendine ait DNA,RNA ve ribozomu vardır,
    -Görevi ökaryotlarda fotosentezin yapıldığı organeldir.
    -Yapısında klorofiL buLunur.
  5. ecm_bal

    ecm_bal Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    372
    Ödül Puanları:
    63
    13.soru

    PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER
    Canlılar sınıflandırılırken temelde hücre yapıları göz önüne alınır. Buna göre canlılar iki üst aleme ayrılır. Bunlar basit ilkel canlıların bulunduğu prokaryotlar ve ileri yapılı canlıların yer aldığı ökaryotlardır.

    PROKARYOT HÜCRELER
    Belli bir çekirdekleri olmayan, kalıtım maddesi sitoplazmada dağınık halde bulunan çok basit hücrelerdir. Bunların zarları organelleri yoktur. Sadece ribozom organeli içerirler. Bazılarında sitoplazmada klorofil pigmentleri veya hücre zarından oluşan mesozomlar bulunabilir. Örneğin; bakteriler ve mavi-yeşil algler prokaryot hücre yapısında canlılardır.

    ÖKARYOT HÜCRELER
    Belli bir çekirdek yapısına sahiptirler. Çekirdek içinde DNA, RNA, özel çekirdek sıvısı ve çekirdekçik gibi yapılar bulunur. Zarlı ve zarsız organellere sahiplerdir. Örneğin; insan, hayvan, bitki, mantar ve protista gibi canlıların hücreleri ökaryot hücre yapısına sahiptir.

    PROKARYOT HÜCRE İLE ÖKARYOT HÜCRE ARASINDAKİ FARKLAR
    Emektron mikroskobunun geliştirilmesiyle birlikte, biyologlar hücre yapıları inceleme fırsatı buldular. Bu araştırmalar sonunda canlılar aleminde iki temel hücre tipi olduğu ortaya çıktı: prokaryotik ve ökaryotik hücre. Yapısal olarak daha basit olan prokaryotik hücre yapısı sadece bakterilerde bulunur. Diğer bütün organizmalar yani protista, fungi (mantarlar),
    bitkiler ve hayvanlar, daha karmaşık olan ökaryotik hücre yapısına sahiptir.

    Prokaryot hücre Ökaryot hücre:
    Her iki hücre tipinde ortak olan özellikler:
    • Benzer yapıda hücre zarı.
    • Genetik bilginin DNA aracılığıyla kodlanması ve aktarılması.
    • Transkripsiyon ve translasyon mekanizmalarının ve ribozomların benzer olması.
    • Ortak metabolik yolların bulunması. (Ör:glikolik)
    • Kimyasal enerjiyi ATP olarak depolamak için kullanılan mekanizmanın benzer olması (prokayotların hücre zarında, ökaryotların mitokondri zarında).
    • Benzer fotosentez mekanizmaları.
    • Zar proteinlerini sentezleme ve hücre zarına yerleştirmede kullanılan mekanizmanın bezerliği.
    • Benzer yapıda proteazomlar (protein sindiren yapılar).

    Ökaryotik hücrede bulunup prokaryotlarda bulunmayan özellikler:
    *Hücrede, çekirdek adı verilen ve bir zarla sitoplazmadan ayrılan bir bölümün bulunması, Çekirdek zarında bulunan karmaşık yapılı porlar (****kler).
    *DNA ile birlikte mitoz bölünme sırasında sıklaşabilme özelliğine sahip proteinlerin bulunması.
    *Karmaşık yapılı zarsı sitoplazmik organellerin bulunması.
    *Oksijenli solunum özelleşmiş sitoplazmik organeller: mitokondri.
    *Fotosentez için özelleşmiş stoplazmik organeller: kloroplast.
    *Karmaşık yapılı hücre iskeletinin (sitoskeleton) bulunması. (Mikrofilamentler, ara filamentler ve mikrotübüller.)
    *Daha karmaşık kamçı (flagella) yapısı.
    *Hücre zarıyla kesecikler oluşturarak sıvı ve katı maddeleri hücre içine alabilme yeteneği. (Endositoz ve Fagositoz.)
    *Bitkilerde selüloz içeren hücre duvarı.
    *Hücre bölünmesi sırasında kromozomların ayrılmasını sağlayan ve mikrotübül yapıda olan iğ iplikleri.
    *Diploidlik:her hücrede bir genin iki kaypa halinde bulunması.
    *Mayoz bölünme ve döllenme gerektiren eşeyli üreme.

    18. soru


    Endoplazmik Retikulum

    Endoplazmik retikulum hücre içinde ağ gibi yayılmış olan ince bir “borucuklar sistemi”dir. Bu organm çeperi, hücre zarının iç bölüme doğru oluşturduğu uzantılardan yapılmıştır. Endoplazmik retikulumun başlıca iki görevi vardır: Bu yapı hem hücre içi ulaşımını sağlar, hem de bazı bölgelerinde çeşitli maddeler üretir. O halde bu sistemi, bir ülkenin karayollarına ve bu karayollarının hemen yakınında kurulmuş olan fabrikalara benzetebiliriz.Elektron mikroskopla incelendiğinde, endoplaz*mik retikulumun “tanecikli” ve “taneciksiz” olmak üzere iki çeşit olduğu görülür. Tanecikli endoplazmik retikulum, adını çeperindeki tane*ciklerden alır. Bu tanecikler, ileride değineceği*miz “ribozom” denilen ve protein üretmekle görevli yapılardır. Bu fabrikalarda üretilen proteinler daha sonra hücre içi ulaşım sistemi, yani endoplazmik retikulum yoluyla Golgi cismine taşınır. Golgi cismi hücrenin bir tür paketleme ve depolama merkezidir. Bu organı ileride daha ayrıntılı bir biçimde inceleyeceğiz. Taneciksiz endoplazmik retikulum ise karbonhidrat metabolizmasıyla ilgili görevler üstlenmiş olup, ribozom denen taneciklisin taşımaz.

    1. soru

    Molekülün kendini tamamen eşlemesi hücre bölünmelerinden hemen önce olur. Replikasyondan önce gerekli nükleotitler hücre tarafından sentezlenir. Daha sonra molekül bir fermuar gibi açılır, böylece her iki zincirdeki pürin ve pirimidin uçları açıkta kalır. Uygun nükleotitler DNA polimeraz tarafından açılan kısımlara yerleştirilir. Adenin karşısına timin (veya ter*si), guanin karşısına sitozin (veya tersi) gelecek şekilde yeni nükleotitler zincire eklenir. Sonuçta bir DNA molekülünden iki yeni DNA molekülü oluşur.

    Bir organizmanın aynı tip hücrelerinde DNA’nın hem kimyasal özelliği hem da toplam miktarı dölden döle sabit kalır. Bunun nedeni DNA’nın kendini eşlemesidir. Kalıtsal özellikleri oluşturan genlerin dölden döle aktarılması bu sayede sağlanmış olur.



    Eşleşme sırasında hatalı bir kodlama olursa veya eksiklik ortaya çıkarsa buna MUTASYON denir.

    DNA’nın kendini bu şekilde eşlemesine YARI KONUMLU EŞLEŞME denir.DNA’ nın kendini yarı konumlu olarak eşlediğini Meselson ve Stahl adlı iki araştırmacı keşfetmiştir.Bu olayı amonyum iyonları [NH4) kullanılarak kanıtlamışlardır.Bu iki araştırmacı deneylerini basit kültür ortamında(Glikoz çözeltisi + B-vit***** + N, P, v.b.tuzları) ürettikleri E.coli bakterileri ile yapmışlardır.Bunlar ,normal (N14) ve ağır (N15) azot izotopları kapsayan iki basit kültür ortamında çoğalttıkları bakterileri ayrı iki tüp içerisine koyarak santrifüje etmişlerdir.Denyin sonucunda, yeni oluşan hücreler, eşlenme sırasında, ağır azotu kullandıklarından DNA ağırlıklarının % 1 kadar arttığı gözlenmiştir.

    3. soru

    Plazmoliz:Hücre kendisinden yoğun (hipertonik)bir ortama konduğunda , yoğun ortama su vererek zarın her iki tarafındaki yoğunluğu dengelemek ister. Dolayısıyla su kaybederek büzülmesine plazmoliz denir .Bitki hücreleri hayvan hücrelerine göre daha yavaş su kaybederler(hücre çeperi bulundurdukları için).Deniz suyu içildiğinde dokular su kaybederek ölür. Bunun sebebi deniz suyundaki tuzun dokulardakine oranla çok fazla olmasıdır.
    Son düzenleyen: Moderatör: 8 Mayıs 2010
  6. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    12)Mitekondrinin görevlerini yazınız ve şeklini çiziniz?



    Mitokondri hakkında bilgi
    Mitokondri, hücre organelerinden biridir. Yunanca ''mitos'' (''iplik'') ve ''khondrion'' (''tane'') kelimelerinden üretilmiştir.

    Boyları 0,2-5 mikron arasında değişir. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Bazı hücreler tek bir büyük mitokondri içerebilse de çoğunlukla büyük sayılarda bulunurlar. Bir karaciğer hücresinde sayıları 2500 civarına ulaşabilir.

    Mitokondriler, oksijenli solunum yapan ökaryotik hücrelerde bulunur. Prokaryotik hücrelerde ve memelilerin alyuvarlarında bulunmaz.
    Yapısı
    Dış ve iç zarlara sahiptir. Zarlar çift katlı fosfolipid tabaka ve bunun içine gömülü proteinlerden oluşur; yapısal olarak hücre zarına benzer.

    İç ve dış zarların farklı özellikleri vardır. Dış zar %50 oranında fosfolipidden oluşmaktadır ve çeşitli enzimler ihtiva etmektedir. İç zar ise fosfolipidden çok proteinlerden oluşmuştur. Düzgun dış zar içinde, iç zar kıvrımlı yapısı ile geniş bir yüzey oluşturmaktadır. Bu kıvrımlara krista (''cristae'') denmektedir. ''Cristae'', Latince ''tarak'' demektir.

    Mitokondrial ''(mitokondriye ait)'' matriks çeşitli enzimlerin yanı sıra ribozomlar ve küçük bir miktar da DNA molekülü barındırır. Mitokondrial matriksin bu tür özellikleri ökaryot hücre oluşumu ve mitokondrinin ilkel zamanlarda bir hücre organeli olarak nasıl oluştuğu konusunda çeşitli teorilere neden olmuştur.
    Görevleri
    Hücre içindeki hayatsal olaylara gerekli enerjinin %95'ini sağlarlar. Solunum, oksidasyon ve fosforilizasyon için gerekli enzim ve koenzimlere sahiptirler.

    Bu organeller besin maddelerinin oksitlenip parçalanarak enerjinin açığa çıktığı yerlerdir. Metabolizma olayları yönünden çok aktif olan hücrelerde, fazla enerjiyi sağlamak üzere çok sayıda mitokondri vardır.
  7. mehmet58

    mehmet58 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2009
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    düşündüğümden çok kalmış pardon
  8. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    10)Çekirdeğin kısımlarını şekil üzerinde gösteriniz?

    [​IMG]
  9. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    15)Otozomal ve gonozomal kromozomları açıklayınız?

    Bilindiği gibi, insanda 46 kromozom bulunmaktadır. Bunlardan 44 tanesi otozomaf
    kromozomlar ve bunların üzerindeki genler de otozomal genlerdir. Geriye kalan iki
    tanesi ise kadında XX ve erkekte XY şeklinde olan gonozomal kromozomlar ve bunlarda
    bulunan genlere de gonozomal genler adı verilir. Buna göre insandaki kalıtım biçimlerini
    şöyle sıralayabiliriz:
    a) Otozomal kalıtım;
    - Otozomal dominant
    - Otozomal resesif
    b) Gonozomal kalıtım
    - X kromozomal bağlı dominant

    b) Gonozomal kalıtım
    - X kromozomal bağlı dominant
    - X kromozoma bağlı resesif
    - Y kromozoma
  10. ozgecık

    ozgecık Üye

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    1,soru
    Eşleşme sırasında hatalı bir kodlama olursa veya eksiklik ortaya çıkarsa buna MUTASYON denir.DNA’nın kendini bu şekilde eşlemesine YARI KONUMLU EŞLEŞME denir.DNA’ nın kendini yarı konumlu olarak eşlediğini Meselson ve Stahl adlı iki araştırmacı keşfetmiştir.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş