Breyten Breytenbach

Konu 'Şairler' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    Breyten Breytenbach Kimdir?
    --------------------------------------------------------------------------------
    Afrikaans dilinde yazan yeni Güney Afrika edebiyatinin öncülerinden Güney Afrikali sair ve ressam. 1939 yilinda Cape eyaleti Bonnievale'de dogdu. Irk ayrimina karsi olan Breytenbach, bir Vietnamli ile evlendigi için Paris'e göç etti. 1975'te, ülkesine sahte pasaportla girerken Güney Afrika güvenlik güçleri tarafindan tutuklandi ve "terörizm" suçundan 9 yila mahkûm edildi. (kaynak:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    )






    SON SIĞINAK


    "C" için

    1
    önce en yakınların ****kler açtı gövdende
    sonra o her odanın her köşesinde bekleyen
    gecenin hinoğluhin örümceği
    yumuldu doğan, günün bu kızıl kapılarına
    ve o parlak ipliğin bıraktığı iz tıkadı damarlarını
    kan her zaman yerde birikir ve yerde
    serili yatar kırık gövde, rezil,
    ırzına geçilmiş, bir ahırın yemliğinde,
    dudaklar sırıtır -son kez "elveda" demek istemişler midir?
    parçalanmış bir kapıdır dişler,
    yıkık bir duvar,
    gözler açıktır ama yoktur görecekleri bir şey
    insansız bir beldenin küçük nöbetçi kulübeleri
    iki arı balın üstünde ve taş kesmiş ışık
    uzaklarda bir yerde dallardaki kuşlarda soluk titrer
    ve çürümenin kösnül kokusuyla
    şimdiden mumyalanmıştır gövde-
    göz kamaştırıcı bir ağ olursun kemikten...
    gel de salyalarınla tıka bu deLîkleri
    hava geçirmez olsun gövde
    ve ince bir bezle bağla ki gözlerimizi
    hiç görmeyelim bir kahramanın nasıl öldüğünü
    ve cesedinin gizlerine nasıl baktıklarını ölümlülerin



    2
    yalnızların ülkesine yapılan yolculuk
    sınırsız bir ülkede kalacak han olmayan bir yolculuktur
    kıyısız bir deniz boyunca
    aşktan başka fenerleri olmayan

    körlerin ülkesinde hiçbir renge inanılmaz
    her ses tanıktır
    dilsizlerin gümüş diline
    aşktan başka karanlığı olmayan

    deniz fenerleri yalnızca aşk
    gırtlaktan gelen notaların
    denizine karşı bir engel
    köpüklerin makinalı bir tüfek gibi
    iletisini sağırların kulaklarına
    dilsizlerin şifresiyle kekeleyip
    fısıldarken açıkladığı
    ve bunu körler için
    yalnızca aşkın mürekkebiyle yazabilen

    çünkü makinalı tüfek gizini
    bütün gizleri açıklamak için söyler
    çünkü makinalı tüfek yolunu açar
    ve ayaklarını yıkar
    ve önüne şarapla ekmeği koyar
    sen de ölümün gövdesi yerine
    yalnızca aşkla dönersin evine



    --------------------------------------------------------------------------------

    ÜLKEYE DÖNÜŞ

    Anne
    düşünüyorum da
    eve dönersem bir gün
    habersiz sabahın erken saatlerinde dönerim
    yılların birikimi zenginlikler
    demir atların sırtında
    her yer, her şey mavidir hâlâ
    usulca açarım kapısını arka avlunun
    yaşlı Wagter havlar
    sonra sallar kuyruğunu beni tanıyınca
    ipince bir keman çalacaktır Fritz Kreiser
    nasıl da iyi bilirsin anne
    bu havaların getirdiği Viyana valslerini
    pencerelere toplanmaya başlayacak insanlar
    belki de uzaktan uzağa
    gülümseyerek eğilecekler gecelikleri içinde
    dirsekleri bir zamanlar üzerinde tepindiğim dizleri üzerinde
    içerde çatlarcasına atacak annenin kalbi
    (peki gözlüklerim nerede?)
    birden uyanacak rüzgârın sersemlettiği baba
    ama anne çoktan dışardadır
    sabahlığı içinde ve al aldır yanakları


    Anne
    düşünüyorum da tıpkı böyle olacağım
    Noel sabahında bir melezler korosu gibi
    ağlayacağımızı ve çay içeceğimizi düşünüyorum
    anne.

Sayfayı Paylaş