Buyurun Sayfa 150-175 Arası Cevaplar Burada

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde Moderatör Bahadır tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana

    Sayfa 152 13. Etkinlik
    Vardar Ovası Türküsü dilden dile geçerek günümüze ulaşmıştır yani anonimdir.

    2. soru a
    Derleyen sözcüğü;bu türkünün söyleyeninin bilinmediği,kuşaktan kuşağa atlanılarak günümüze geldini ve Suat Batur tarafından yazıya geçirildiğini gösteriyor.

    2. soru b
    Türkülerin yazıya geçirilerek kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaştığını anlıyoruz.

    Sayfa 153 1. soru a
    1.mani
    ....derede -de:redif
    ....nerede -ere:zengin uyak
    ....dedim 7'li hece ölçüsü
    ....pencerede

    2.mani
    Erkek
    ....Mesdi yar yar:redif
    ....mesdi yar
    ....arasında
    ....esdi yar
    Kız
    ....maniciyim -m:redif
    ....gemiciyim 7'li hece ölçüsü
    ....alma
    ....alıcıyım

    3.mani
    ....dildim -dim:redif
    ....sildim -il:tam kafiye
    ....kıymetin 7'li hece ölçüsü
    ....bildim

    4.mani
    ....çağlar gibi -lar gibi :redif
    ....dağlar gibi -ağ:tam uyak
    ....yaralıyım 7'li hece ölçüsü
    ....sağlar gibi

    5.mani
    ....alma beni -ma beni:redif
    ....salma beni -al:tunç uyak
    ....göster 7'li hece ölçüsü
    ....alma beni
    ....gül ister
    ....bağlar gibi

    ....aldım seni -dım seni:redif
    ....salma beni -al:tunç uyak
    ....göster 7'li hece ölçüsü
    ....alma beni

    6.mani
    ....ayna güzel ayna güzel:cinaslı uyak
    ....ayna güzel ay ne güzel:cinaslı uyak
    ....görenler 7'li hece ölçüsü
    ....ay ne güzel
    ....tarar
    ....ayna güzel


    1. soru c
    ''Ayna güzel'' ve '' ay ne güzel'' ifadelerinin birlikte kullanılmasıyla cinas yapılmıştır.Cinas,maninin ahengi bakımından önemlidir.Cinaslı manilerde ses ve söyleniş aralarında cinas bulunan kelimelerle sağlanır.

    2. soru a
    Duygu ve düşünceler 1.manide 2,3 ve 4. dizelerde;2.manide ilk dörtlükte 2,3 ve 4. dizelerde,ikinci dötrlikte ise 3ve4. dizelerde; 3.manide 3 ve 4. dizelerde ;4 ve 5.manide bütün dizelerde; 6.manide 3,4,5 ve 6. dizelerde dile getirilmiştir.
    2. soru b
    Duygu ve düşüncelerin ifade edildiği bölümlerin dışındaki dizeler ''doldurma'' dizelerdir.Bu dizeler asıl anlamının bulunduğu dizelere hazırlık yapılmasını sağlar.Doldurma düzeler anlam bütünlüğünü sağlar.

    3. soru
    1,2,5 ve 6. manilerin teması aşktır.3.maninin teması ayrılık 4.maninin teması derttir.

    4. soru a
    Manilerde geçen deyimler şunlardır:
    -Serin yeller esmek:darılmak ve incinmek.''Aramızda serin yeller esiyordu.''
    -Kıymetini bilmek:değerini bilmek.''Kıymetinin bilinmemesinden şikayetçi.''
    -Dağ gibi=çok büyük
    -Dillere sarmak:Her yerde söz etmek.''Her yerde ondan bahsedip dillere saldı.''

    4. soru b
    -Yel:Gerçek anlamı rüzgar; manideki anlamı dargınlıktır.
    Sanki,aramızda serin yeller esiyordu.
    Bu yel sizi hasta eder dedi.
    -Ciğer:Gerçek anlamı organ;manide gönülden, içten anlamında kullanılmıştır.
    Haberi alınca,ciğerim yandı.
    Ciğerlerinden rahatsızlanmıştı.
    -Altın:Gerçek anlamı değerli bir maden;manide kıymetli anlamında kullanılmıştır.
    Onun altın gibi bir kalbi var.

    5. soru
    1,2,3,5 ve 6. manilerde sevgili ve ona duyulan aşk teması işlenmiştir.4.manide ise çok dertli olan bir kişinin duyguları işlenmiştir.

    Sayfa 156 4. soru a şıkkı
    Vurgu ve tonlama.Temaları farklı olduğuunda söyleyişi farklıdır.

    Sayfa 157 Ölçme Değ. Devapları
    1)E
    2)C
    3)C
    4)türkü denir.
    artık maniler asıl maniler....
    5)Mâni----Deyiş
    Türkü----Kavuştak
    Ağıt----Sagu

    SAYFA 159
    Birimlerde Anlatılanlar
    1) Şair, baharın geldiğini, bülbüllerin ötmeye başladığını anlatmaktadır.
    2) Şair, ağaçların yeşillendiğini, ırmakların coştuğunu, aşıkların da şevke geldiğini ifade etmektedir.
    3) Şair, baharın gelişiyle güllerin açtığını, güzellerin salınarak gezindiğini, aşıların buna sevindiğini ifade etmektedir.
    4) Şair, baharla birlikte her yerin yeşerdiğini belirterek acaba bu baharın coşkusuyla Allah ağlayanları da güldürür mü diye düşünmektedir.
    5) Şair, yeryüzünün güllerle kırmızıya boyandığı şu bahar günlerinde kendisinin ağladığını, dertli olduğunu ifade etmektedir.

    Şiirin teması: Baharın Gelişi
    Birim Değeri: Dörtlük
    Birim Sayısı: Beş


    2)aKafiye ve Redif
    1. Dörtlük: olduğu zamandır: redif
    kul ve yol ' daki l'ler yarım kafiye
    2. Dörtlük: -erler: redif
    giy uy ve kay ' daki y'ler yarım kafiye
    Ölçü: 11'li hece ölçüsüyle söylenmiştir.

    2.b
    düz yazı gibi okumak bize hiç bir duygu katmaz tamamen anlamsız bir eser olur

    160.sayfa
    1. dörtlük:
    bülbül güle kul olduğu zamandır-----> teşhis sanatı ve tenasüp var (bülbül - gül)
    2.dörtlük:
    hep ağaçlar uçmak donun giyerler-----> burda da teşhis...ve kapalı istiare...
    3.dörtlük:
    şevke gelüp figan eder bülbüller----> teşhis + intak sanatı....(bülbüllern figan etmesi)
    4.dörtlük:
    Yine gürler bu yerlerin çığları----> yine teşhis...(çığların gürlemesi..)
    Acep mevlam güldürür mü ağları ? ----> istifham sanatı ( soru sorması...)
    5.dörtlük:
    Yeryüzünün al olduğu zamandır---> mecaz-ı mürsel sanatı...

    ayrıca;
    4+4+3 durağı
    Nazım türü : Güzelleme
    Ölçü: 11'li hece ölçüsü

    3b)Söz sanatları; anlama derinlik, yoğunluk katmak eseri daha etkili hale getirmek için kullanılmıştır

    3b) Şiirin daha edebi ve coşkulu, aynı zamanda kuvvetli bir biçimde söylenmesini sağlar.

    4)Dil Özellikleri: Koşmada sade bir dil kullanılmıştır. Halk söyleyişinin de yansıdığı koşmada ayrıca halkın baharın gelişi karşısındaki duygu ve düşüncelerin ifade ediş biçimi de görülmektedir.
    Bağlı Olduğu Gelenek: İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı'nın Sözlü Edebiyat geleneğine bağlıdır.

    5)Hissettiklerim: Heyecan - Sevgi - Güzellik - Sevinç - Coşku

    6)Asker bir saz şairidir.
    Şiirlerinde duru bir Türkçe kullanmıştır.
    Katıldığı askeri seferlerle ilgili pek çok şiiri vardır.
    Akıcı bir üslubu vardır.

    Sayfa 161 ve 162
    semai
    ilk dörtlükte -mez ler redif
    ikinci dörtlükte "-ımız" redif ,"-at" tam kafiye, -mez redif
    üçüncü dörtlükte "-acı" tunç kafiye -maz redif
    dördüncü dörtlükte "-ahri,-ehri,-ahrı" zengin kafiye -mez redif
    son dörtlük "-le" tam kafiye -maz redif

    birim değeri:dörtlük
    birim sayısı:5
    şiirin teması:gurbet
    mısra örgüsü:abab cccb dddb eeeb fffb

    birimde anlatılanlar
    1)Gurbete çıkmanın tehlikeli olduğunu ve her güzeli de sevmemesi gerektiğini dile getiriyor.
    2)Gurbet elde kimsenin kıymetimizi bilmeyeceğini belirtiyor
    3)Gurbete gönlündeki derdin ilacını bulmak için çıkmıştır ama bulamayacağını belirtiyor
    4)Gurbetin çok zor olduğunu ve kahrının çekilemeyeceğini anlatıyor
    5)Aşıkların sevdiklerine kavuşamadıklarını dile getiriyor.

    2.b.Şiiri şiir yapan vurgu ve tonlamadır.Bu yüzden düz yazı okurken noktalama işaretlerinde yaptığımız vurgu ile şiir vurgusu arasında çok fark vardır

    3.a. gönül gurbet ele çıkma(teşhis)
    sunam gurbet elin kahrı(açık istiare)
    bülbül figan eder güle(teşhis, telmih, tenasüp)
    güzel sevmek sarp bir kale(teşbih, tenasüp)
    b.ahengi sağlamış ve şiiri çekici hale getirmiştir

    4.dil sade, imgeler suna ve bülbül
    bağlı olduğu gelenek: sözlü gelenek yani aşık etebiyatı

    5.Gurbet ellerin kimsenin yuvası gibi olmadığı ve çok zor olduğu...



    6. Divan tarzı şiirler söylemiştir.
    Hem hece nem aruzla yazmıştır.
    Asıl kişiliği hece ölçüsüyle yazdığı ölçüsüyle yazdığı koşma ve semailerde görülür.
    Gazel, murabba, muhammes tarzı şiirlerde yazmış.Ancak çok başarılı sayılmaz.

    7.saz şairi; halkın arasında olan bir kişidir. ilhamını halk zevkinden halkın hayal gücünden alır. halk şiirinde, günlük dilde konuşulan kelime ve deyimler yer alır.

    Sayfa 162
    6)Erzurumlu Emrah’ın fikrî ve edebî kişiliği
    *Erzurumlu Emrah döneminin önemli saz şairlerindendir.
    *kendinden sonra gelen şairler üzerinde etkili olmuştur.
    *şiirlerinde kullandığı dil sade ve anlaşılır bir dildir.
    *şiirlerinde kafiye ve redifler sağlamdır.

    2.*halk şiiri ile konuşma dili arasında bir benzerlik söz konusudur.
    *saz şairi halkın arasında olan bir kişidir.ilhamını halk zevkinden,halkın hayal gücünden alır.
    *halk şiirinde,günlük dilde konuşulan kelime ve deyimler yer alır.

    Sayfa 164 ve 165
    Bayburtlu celali = semai
    Kağızmanlı hıfzı = koşma(ağıt)
    aşık= semai
    kör oğlu= koşma
    aşık Ömer = koşma(güzelleme)
    karaca oğlan=varsağı
    everekli seyrani= koşma (taşlama)
    levni=destan

    Sayfa 161 ve 162
    semai
    ilk dörtlükte -mez ler redif
    ikinci dörtlükte "-ımız" redif ,"-at" tam kafiye, -mez redif
    üçüncü dörtlükte "-acı" tunç kafiye -maz redif
    dördüncü dörtlükte "-ahri,-ehri,-ahrı" zengin kafiye -mez redif
    son dörtlük "-le" tam kafiye -maz redif

    birim değeri:dörtlük
    birim sayısı:5
    şiirin teması:gurbet
    mısra örgüsü:abab cccb dddb eeeb fffb

    birimde anlatılanlar
    1)Gurbete çıkmanın tehlikeli olduğunu ve her güzeli de sevmemesi gerektiğini dile getiriyor.
    2)Gurbet elde kimsenin kıymetimizi bilmeyeceğini belirtiyor
    3)Gurbete gönlündeki derdin ilacını bulmak için çıkmıştır ama bulamayacağını belirtiyor
    4)Gurbetin çok zor olduğunu ve kahrının çekilemeyeceğini anlatıyor
    5)Aşıkların sevdiklerine kavuşamadıklarını dile getiriyor.

    2.b.Şiiri şiir yapan vurgu ve tonlamadır.Bu yüzden düz yazı okurken noktalama işaretlerinde yaptığımız vurgu ile şiir vurgusu arasında çok fark vardır

    3.a. gönül gurbet ele çıkma(teşhis)
    sunam gurbet elin kahrı(açık istiare)
    bülbül figan eder güle(teşhis, telmih, tenasüp)
    güzel sevmek sarp bir kale(teşbih, tenasüp)
    b.ahengi sağlamış ve şiiri çekici hale getirmiştir

    4.dil sade, imgeler suna ve bülbül
    bağlı olduğu gelenek: sözlü gelenek yani aşık etebiyatı

    5.Gurbet ellerin kimsenin yuvası gibi olmadığı ve çok zor olduğu...

    6. Divan tarzı şiirler söylemiştir.
    Hem hece nem aruzla yazmıştır.
    Asıl kişiliği hece ölçüsüyle yazdığı ölçüsüyle yazdığı koşma ve semailerde görülür.
    Gazel, murabba, muhammes tarzı şiirlerde yazmış.Ancak çok başarılı sayılmaz.

    7.saz şairi; halkın arasında olan bir kişidir. ilhamını halk zevkinden halkın hayal gücünden alır. halk şiirinde, günlük dilde konuşulan kelime ve deyimler yer alır.

    Sayfa 162
    6)Erzurumlu Emrah’ın fikrî ve edebî kişiliği
    *Erzurumlu Emrah döneminin önemli saz şairlerindendir.
    *kendinden sonra gelen şairler üzerinde etkili olmuştur.
    *şiirlerinde kullandığı dil sade ve anlaşılır bir dildir.
    *şiirlerinde kafiye ve redifler sağlamdır.

    2.*halk şiiri ile konuşma dili arasında bir benzerlik söz konusudur.
    *saz şairi halkın arasında olan bir kişidir.ilhamını halk zevkinden,halkın hayal gücünden alır.
    *halk şiirinde,günlük dilde konuşulan kelime ve deyimler yer alır.

    Sayfa 163:

    3.etkinlik
    Kalem şairleri belli bir eğitim görmüş ve hem aruz hemde heceyle şiir yazabilen halk şairleridir.onların diğer halk şairlerinden ayrılan yönü divan edebiyatı mazmunlarından yararlanmaları ve belli bir eğitim görmüşl olmalarıdır.ayrıca bu şairlerin eserlerindeki dil ve uslup diğer halk şairlerinden farklıdır.kalem şairlerinin en ünlüleri Bayburtlu zihni ve aşık ömerdir.

    Halk şairi ise sistemli bir eğitime tabii olmamış usta-çırak ilişkisi ile yetişen şairlerdir.halk şairlerinin şiirleri halk şiirinin bütün özelliklerini tam anlamıyla yansıtır.

    1.a)bir halk şairi şiirlerini söylerken öncelikle halkın beğenisine uygun onun anlayacağı bir anlatım tarzı ve konular seçmiştir.bunları kendi birikimini de katarak soyut ve bir kişinin yaşayabileceği bir konu şeklinde ifade eder.

    1.b)KOŞMA;

    HALK BEĞENİSİ=halkın zevkine günlük yaş***** uygun”baharın gelişi”konusu;anlayabileceği dil ve anlatım ;kulağa hoş gelecek ses ve söyleyiş;günlük yaş***** uygun benzetmeler kullanılmıştır.

    SOYUTLUK=aşk,sevinç,çoşku,heyecan

    KİŞİSELLİK=şairirn bilgi,birikim ve hayata bakış açısı şiirin oluşmasında etkili olmuştur.şiirde anlataılanlar bir kişinin yaşayabileceği bir konudur.

    SEMAİ;

    HALK BEĞENİSİ=halkın günlük yaş***** uygun “gurbet”konusu;anlayabileceği dil ve anlatım;kulağa hoş gelecek ses ve söyleyiş;günlük yaş***** uygun benzetmeler kullanılmıştır.

    SOYUTLUK=gurbet,gurbet acısı,dert,özlem,sevgiliye hasret

    KİŞİSELLİK=şairin bilgi birikim ve hayata bakış açısı şiirin oluşmasında etkili olmuştur.şiirde anlatılanlar bir kişinin yaşayabileceği bir konudur.

    5.etkinlik

    SEMAİ=Bayburtlu celali
    AĞIT;Kağızmanlı hıfzi
    SEMAİ;aşık
    KOÇAKLAMA;Köroğlu
    GÜZELLEME;aşık ömer
    VARSAĞI;Karacaoğlan
    TAŞALAMA;everekli seyrani
    ATALAR SÖZÜ DESTANI;levni

    ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

    1=-doğru
    -doğru
    -yanlış
    -doğru
    -doğru

    2=-doğru
    -doğru
    -yanlış
    -yanlış
    -yanlış
    3= D
    4= -güzelleme / koçaklama / taşlama

    5=Koşuk=koşma
    Sav=atasözü
    Mersiye=sagu

    Sayfa 164 ve 165
    Bayburtlu celali = semai
    Kağızmanlı hıfzı = koşma(ağıt)
    aşık= semai
    kör oğlu= koşma
    aşık Ömer = koşma(güzelleme)
    karaca oğlan=varsağı
    everekli seyrani= koşma (taşlama)
    levni=destan

    sayfa 168.
    birimlerde anlatılanlar 1-şair pirinin güzelliğinin ve mak**ının güle benzediğini ifade ediyor
    2_şair pirinin dergahında herseyin gül gibi olduğunu belirtmekte
    3_şair dergahın her yerinin güle benzediğini belirtiyor
    4_şair dergahın sularının bile güle benzediğini belirtiyor
    5_şair dergahın güllerinin dikenlerinin bile güle benzediğini gül gibi olduğunu söylüyor
    6_şair pirinin nefsinin gül gibi olduğunu bülbülünde kendisi gibi gül için figan ettiğini ifade etmektedir
    Birim değeri:dörtlük
    Birim sayısı:6
    Şiirin teması:övgü(methiye)
    2_ kafiye ve redif abcb,dddb,eefb,gggb,hıib,jklb
    ölçü aruz ölçüsü
    ses ve söyleyiş vurgu ve tonl**alar ahengi sağl**ış
    3_ hissettiklerim dürüstlük sevinç sevgi bağlılık s**imiyet iyi niyet
    5_pir:methiyede tarikat şeyhi anl**ında
    taht mak**ı:şiirde şeyhlik mak**ı anl**ında
    hak nefesi: şiirde doğru söz anl**ında kullanılmış

    169. sayfa
    3.soru
    HİSSETTİKLERİM: dürüstlük,sevgi ve iyi niyet,samimiyet,bağlılık.....

    5.soru
    Pir=> Methiyede tarikat şeyhi anlamında kullnılmıştır.
    Taht makamı=> Şiirde şeyhlik makamı anlamında kullanılmıştır.
    Hak nefesi=> Şiirde doğru söz anlamında kullanılmış.

    6.soru
    SEYYİT NESIMI
    *SADE DİL KULLANMIŞ
    *TASAVVUFİ KONULAR İŞLEMİŞ
    *MUSAVVUF BİR ŞAİİRDİR.

    SAYFA 170
    GAZEL
    NAZIM BİÇİMİAZEL NAZIM BİRİMİ:BEYİT ÖLÇÜ:ARUZ TEMA:İLAHİ AŞK DİL:ARAPÇA FARSÇA SÖZCÜKLERİN KULLANILDIĞI AĞIR BİR DİL

    NUTUK
    NAZIM BİÇİMİ:NUTUK NAZIM BİRİMİ:dÖRTLÜK ÖLÇÜ:HECE ÖLÇÜSÜ TEMA:ÖĞÜT DİLADE BİR DİL AMA ARAPÇA VE FARSÇA KELİMELER VAR

    TÜRKÜ
    NAZIM BİÇİMİ:TÜRKÜ NAZIM BİRİMİ:İKİLİK(İKİ DİZELİK) ÖLÇÜ:HECE ÖLÇÜSÜ
    TEMA:AŞK DİL:ARAPÇA VE FARSÇA KELİMELERİN KULLANILDIĞI SADE BİR DİL

    2) ANAONİM: HALKIN YAŞAYIŞINI DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ İFADE ETMEK İÇİN.
    AŞIK HALK EDEBİYATIAZ ŞAİRLERİ ARAFINDAN SÖYLENİR.BU ŞİİRLER HALK BEĞENİSİNİN KİŞİSEL DUYARLILIK İLE İFADE ETMEK AMACIYLA YAZILMIŞTIR.
    DİNİ TASAVVUFİ HALK EDEBİYATI:ESERLER TASAVVUFİ DÜŞÜNCESİNİ YAYMAK İÇİN YAZILMIŞTIR

    SAYFA 171

    1.MESNEVİ
    2.TÜRKÜ-MANİ-METHİYE-KOŞMA
    3.METHİYE
    4.*METHİYELER ....bektaşi TEKKELERINDE......
    *PİRLKERİN.... taviat erkan ... nutuk .......DENİR.
    5.Y-D-Y-Y

    Sayfa 176

    TAHİR İLE ZÜMRE

    =>İnceleme

    2-)
    Karakter çözümleme tablosu

    =karakter nasıl bir insandır?

    Tahir= Aşkı sevdiği için ölmeyi dahi göze alan biridir.

    Zühre= Aşkı sevdiği için ölmeyi dahi göze alan biridir.

    Anne-baba= hırslarına yenilip kızlarını dinlemeyen zalim insanlardır.

    Karadiken= Aşkı için kötülük yapmayan zalim bir insandır.


    =Karakter durağan mıdır dinamik midir?

    Tahir= Olaylara en fazla yön veren karakterdir hikayenin en dinamik karakteridir.

    Zühre= Bazı bölümlerde olaylara yön verir hikayenin bazı bölümlerinde dinamiktir.

    Anne-baba= Bazı bölümlerde olaylara yön verir hikayenin bazı bölümlerinde dinamiktir.

    Karadiken= Bazı bölümlerde olaylara yön verir hikayenin bazı bölümlerinde dinamiktir.


    =Hikayenin hangi kısmı sizin karakter hakkında böyle düşünmenize neden oldu?

    Tahir= Hikayede birçok olayın Tahir’in başından geçmesi veya olayların yönünü değiştirmesi.

    Zühre= Tahir’le buluştuğu bölümler babasının tahirden kaçırdığı ona kötülük yaptığı bölümler.

    Anne-baba= Büyü yaptırdığı ve aşıkları birbirinden ayırdığı bölümler.

    Karadiken= Tahir ile Zührenin aşkını ve buluştukları haber verdiği bölümler.


    =Sosyal ortam ve çevre bu karakterleri nasıl etkilemiştir.

    Tahir= Sevdiğine kavuşma konusunda çevresinden bazen yardım alsa da bu yeterli olmamış yaptıklarının hayatına mal olmasına çevresi engel olamamıştır.

    Zühre= Sevdiğine kavuşma konusunda çevresinden bazen yardım alsa da bu yeterli olmamış yaptıklarının hayatına mal olmasına çevresi engel olamamıştır

    Anne-baba= Yaptıkları konusunda özellikle baba hikayenin başında uyarı alsada bunları dikkate almamıştır.Anne-baba çevreden kimse uyarmayınca yaptıklarında aşırıya kaçmışlar zulmetmişler ancak yaptıklarının bedelini de canlarıylada ödemişlerdir.

    Karadiken= zayıf- karakteri çevresine zarar vermesine neden olmuştur.


    =Bu karakterin sizin toplumsal yapınızdan farkı var mı?

    Tahir= Tahir gibi bir aşığı günümüz toplumumuzda bulmamız zor olsada imkansız değildir.

    Zühre= Zühre gibi bir aşığı günümüz toplumumuzda bulmamız zor olsada imkansız değildir.

    Anne-baba= Bugünkü toplumsal yapıda görülebilirler.

    Karadiken= bu tip insanlar her toplumda görülebilirler.


    =Bu karakterin diğer karakterler üzerinde etkisi varmı?

    Tahir= Vazgeçemediği aşkı ile diğer karakterler üzerinde etkili olmuştur.

    Zühre= Vazgeçemediği aşkı ile diğer karakterler üzerinde etkili olmuştur

    Anne-baba= Tahir ile Zühre üzerinde etkileri vardır.

    Karadiken= Doğrudan Padişah dolaylı olarak Tahir ve Zühre üzerinde etkisi vardır.


    =Karakter kendi kişilğinin farkındamı? Yani sizin düşündüklerinizi kendi hakkında düşünüyormu?

    Tahir= Tahir kişiliğinin farkındadır.”aşkı için hayatını ortaya koyan ,sürekli zorluklarla mücadele eden” Tahir güçlü kişiliğinin farkındadır,özgüveni tamdır.

    Zühre= Zührede mücadeleci bir karakter olarak kişiliğinin farkındadır,özgüveni tamdır.

    Anne-baba= Anne-baba kişiliklerinin farkında değildir.çünkü hikayeye baktığımızda Anne-baba hep olumsuz davranışlar sergilerler ve bu davranışlarının olumsuzluğunu kabul etmezler.

    Karadiken=karadikende yaptığı kötülüklerin farkında değildir,dolayısıyla kişiliğindeki zafiyetin ve olumsuzluğun farkında değildir.


    =Sizce gerçek hayatta bu hikayedeki karakter gibi davranan biri olabilirmi?

    Tahir= gerçek hayatta Tahir gibi sevgisi uğruna her şeyini verecek biri olabilir.

    Zühre= gerçek hayatta Zühre gibi sevgisi uğruna her şeyini verecek biri olabilir

    Anne-baba= gerçek hayatta sevenleri hırsları uğruna ayıran Anne-baba olabilir.

    Karadiken= gerçek hayatta sevenlerin arasınada giren “kara dikenler” olabilir.

    Sayfa 177

    3.a-)

    Tahir ile Zühre hikayesindeki kahramanlar;

    1.Tahir

    2.Zühre

    3.Padişah

    4.Vezir

    5.Zührenin annesi (padişahın karısı)

    6.Belliboncuk

    7.Karadiken

    8.Derviş

    9.Zührenin dadısı

    10.Bahçıvanbaşı

    11.Keloğlan

    12.Çöl beyinin üç kızı

    13.Ak sakallı piir


    KAHRAMANLAR

    Çile çeken= Tahir Zühre

    Aşık= Tahir, çöl beyinin üç kızı, karadiken

    Halk ozanı= Tahir

    Sevgili= Zühre, Tahir

    Sadık= Tahir, Zühre, Keloğlan

    Fedakar= Tahir, Zühre

    Düşman= Karadiken, Padişah

    Büyücü= Belliboncuk

    Kindar= Padişah ve karısı, Karadiken

    Zalim= Padişah, karadiken

    Güç sahibi= Padişah, derviş, Ak sakallı piir

    Vefalı dost=Dadı, Bahcıvan başı

    İlahi güç= Allah

    Mücadeleci=Tahir, Zühre


    b-) Hikayenin baş kahramanları Tahir Zühre ve Padişahtır.hikayede baştan sona iyi-kötü mücadelesi yani Tahir ve Zühre ile Padişahın arasındaki mücadele anlatılır.Hikayede iyi ve kötü tarafında olanlar vardır.Padişahın karısı, Belliboncuk, Karadiken kötülük tarafında olup Padişaha kötülük yolunda yardım eden yardımcı kahramanlardır.
    Buna karşılık Derviş, Dadı, Ak aksallı piir, Keloğlan, Çöl beyinin kızları ve Bahcıvanbaşı iyilik tarafında olup Tahir ve zümreye yardım ederler.

    c-)Tahir ile Zühre bir halk hikayesidir.”Leyla ile Mecnun,Kerem ile Aslı,Ferhat ile Şirin” hikayelerinde de Tahir ile Zühre hikayesinde geçen kahramanlara benzer kahramanlar vardır.ancak günümüzde bu kahramanların bire bir benzeri olmasada bu kahramanları belli yönleriyle karşılayan kişiler içinde yaşadığımız toplumda ve çevremizde olabilir.

    4..a-)
    Tahir ile Zühre hikayesindeki mekanlar

    -Billurköşk

    -Saray

    -Hasbağçe

    -Köşk

    -Mardin kalesi

    -Şat nehri

    -Tahir’in memleketi

    -Tahir’in aşkından dolayı avare gezdiği dağ,bayır

    -Hasbahçedeki havuz

    -Zühre’nin köşkte kaldığı oda

    Mekanın işlevi= hikayede geçen mekanlarla hikayenin konusu birbirine uygundur.hikayenin yapı unsurlarından biri olan mekan diğer yapı unsurları ile birlikte hikayeyi oluşturur.

    b-)
    mekanların anlatılış tarzı=hikayede mekanlar olayların geçtiği yerlerdir.mekanların özellikleri ayrıntılı şekilde anlatılmamış mekanlar tasvir yapılmadan anlatılmışlardır.

    c-)
    tasvir edilen mekanlardan “Mardin kalesi” ve “şat(Dicle) nehri” gerçektede vardır.
    Ancak bunların dışındaki mekanlar gerçekte olabilecek hayali mekanlardır.

    5-)
    Zamanın işlevi= hikayedeki zxamanlar hikaye diline uygun olarak genellikle “bir gün,bir akşam,günlerden birgün” şeklinde kesin olmayan zamanlardır.hikayenin diğer bir yapı unsuru olan zaman genellik ifade etse de hikayeyi oluşturan bir diğer unsurdur.

    6-)
    Mekan zaman ve kişiler olay örgüsünün oluşmasında metnin iletisini ifade etmede ve somutlaşmayı gerçekleştirmede birer araçtırlar.buna göre Tahir ile Zühre nin yapısını oluşturan mekan zaman olay örgüsü ve kişilerden biri bile değiştirilemez ya da atılamaz. Böyle bir şey yapıldığında hikaye “Tahir ile zührenin hikayesi” olma özelliğini yitirir.

Sayfayı Paylaş