Ç.k 44 ve 47 arası [Zeyni İstemişti.]

Konu 'Sosyal Bilgiler 8. Sınıf' bölümünde QarizMaSerDarxD tarafından paylaşıldı.

  1. QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0

    44 SAYFA
    SARIKAMIŞ
    Sarıkamış Harekatı, her türlü imkansızlıklar içinde kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelen ama sonu hazinle biten bir felakettir Sarıkamış/Beyaz Hüzün, tarihimizdeki bu hazin harekatın nasıl gerçekleştiğini anlatmak, askerimizin hem tabiatla, hem de Ruslarla olan mücadelelerini gözler önüne sermek ve Sarıkamış şehitlerinin hatırlanmasını sağlamak amacıyla kaleme almıştır Bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, bütün olanaksızlıklara ve karakışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak için inançla ve azimle verdiği mücadeleye tanıklığa davet eden bir hüznün hikayesidir
    1914-1915 sarıkamış harekatı bir dram degil kahramanlık destanıdır
    CEVAPLARI
    1 2006 Subat ayında İSMAİL BİLGİN
    2 VARDIR;Çanakkale'ye gidenler,Gelibolu,Çanakkalenin isimsiz kahramanları, kurtulusa kosanlar
    3
    4 eserebir kahraman daha ilave etmek isteseydim MKemal Paşa olurdu
    5 kurtulus Şavası,1 Dünya savası,trablusgarp vb

    SAYFA 45
    soru 1)cvp=Iinönü savaşından sonra yazılmıştır
    soru 2)cvp=öyle görünüyor ki artık bagımsız olacagız
    3)cvp=bau savaşın komutanı mustafa kemal paşadır
    4)bahsedilen düşman yunanlılardır
    5)cvp=biLmioRum yapamadım
    6)cvp=bu savaştan sonra londro konferansı gerçekleşmiştir
    7):S
    8)cvp=düşmanın amacı batı anadoluyu hakimiyeti altına almaktıR yaRdımıımım dokuMduysa bi teşekkR yeteR:p

    sayfa 46

    1-Birinci kıta,birinci ve ikinci mısra
    2-yurdumuzun tüten en son ocaga kadar bayrağın dalgalanması
    3-senin için dökülen kanları helal olması için gül
    4-birinci kıta, 3ve 4 üncü mısra

    sayfa 47
    Hamdullah Suphi , (d 1885 İstanbul, Osmanlı Devleti - ö 10 Haziran 1966 İstanbul, Türkiye), Çerkez asıllı Türk edebiyatçı, yazar, milletvekili, siyasetçi Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemlerinde büyükelçilik görevinde de bulunmuştur

    Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Meclis'te yaptığı coşkulu konuşmalarıyla tanınan siyaset adamı ve yazar Hamdullah Suphi Tanrıöver, Tanzimat Dönemi bilim ve siyaset adamlarından Abdüllatif Suphi Paşa'nın oğluydu Orta öğrenimini Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) tamamladı ve meslek olarak öğretmenliği seçti Ayasofya Rüşdiyesi'nde hitabet ve Fransızca, Darülmuallimin'de edebiyat, Darülfünun'da Türk-İslam sanatı dersleri verdi İlk şiirini amcası Samipaşazade Sezai'nin Paris'te çıkardığı 'Şura-yı Ümmet' gazetesinde yayımladı (1902) 1909'da Fecr-i Ati topluluğuna katıldı 1911'de bu topluluktan ayrılarak Genç Kalemler çevresinde gelişen Milli Edebiyat Akımı'na bağlandı 1912'de milliyetçilik akımının İstanbul'daki merkezi olan Türk Ocağı'na girdi ve başkan oldu

    İstanbul'daki işgalci güçlere karşı düzenlenen açık hava toplantılarında, daha sonra TBMM'de ve Kurtuluş Savaşı yıllarında hitabetin etkili örnekleri olarak gösterilen konuşmalar yaptı ve güçlü bir hatip olarak tanındıSon Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920) Antalya üyesi olarak seçilmiştir TBMM ilk döneminde Antalya, 1923'te İstanbul milletvekili olarak TBMM'de bulundu 1920 ve 1925 yıllarında iki kez Milli Eğitim Bakanı oldu 1927'de yeniden İstanbul milletvekili seçildi ve 1935'te Bükreş Büyükelçiliği'ne atandı ?te İçel ve 1946'da İstanbul milletvekili olarak yeniden Meclis'e girdi 1950 seçimlerinde Demokrat Parti (DP) listesinden bağımsız Manisa milletvekili, 1954'te yine DP'den İstanbul milletvekili seçildi 1957'de Hürriyet Partisi adayı olarak katıldığı seçimleri yitirdi ve 1966'da ölümüne kadar Türk Ocakları Merkez Heyeti'nin başkanlığını yürüttü

    Kültür ve siyaset hayatının renkli simalarından ve coşkulu hatiplerinden biri olan Hamdullah Suphi Tanrıöver'in konuşmalarından seçmeler 'Dağ Yolu' (1928-1931), yazıları da 'Günebakan' (1929) isimli kitaplarda toplandı.

    Teşekkür Etmen Yeterli
    tatlı kelebek, mandrake44, zyno ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  2. ConTRoL

    ConTRoL Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    29 Ekim 2010
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    1.326
    Ödül Puanları:
    0
    benimde işime yaradı
  3. büşra-44

    büşra-44 Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2010
    Mesajlar:
    20
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    sarıkamış

    Sayfa 26:




    1. Almanya, Avusturya-macaristan, Osmanlı.

    2. İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya.

    3. İtilaf devletleri Osmanlı devleti’ni paylaşmak istiyorlardı. Osmanlı devleti savaşa ingiltere’nin yanında girmek istedi. Ama İngiltere osmanlı’yı paylaşmak için yanına almak istemedi.


    Sayfa 27:
    1. Birinci dünya savaşı Ağustos 1914’te başladığında Mustafa kemal Sofya’da ateşemiliteri idi.
    2. İttihat ve terakki liderlerine göre Osmanlı Devleti Almanya’nın yanında savaşa girmeliydi. Fakat Mustafa Kemal Almanya’nın kaybedeceğine kesin gözüyle bakıyordu. Osmanlı Devleti’nin savaşa Almanya’nın yanında girmesinde Enver Paşa hükümeti etkili olmuştur.
    3. Mustafa Kemal Paşa birinci görüşünde “Ben Almanların bu savaşta galip geleceklerine kesinlikle emin değilim.” Sözleriyle ne kadar ileri görüşlü ve kararlı olduğunu belirtiyor. İkinci görüşünde de aynı şekilde Osmanlı hükümetini eleştiriyor. Fakat millet sevgisini de ortaya koyuyor.
    4. Mustafa kemal paşa Osmanlı devleti’nin Almanların yanında savaşmasını istemediğini belirtmiştir. Çünkü Almanya silah ve cephane bakımından yetersizdi. Hem de Almanya, Osmanlı devleti’nin savaşa katılmasını tamamen kendi çıkarları için istiyordu. Örneğin Osmanlı savaşa katılırsa yeni cepheler açılacaktı ve donanma güçlenecekti. Zaten Almanya o zamanlar güçlü bir ülke değildi. Mustafa kemal de bunu belirtmiştir.



    Sayfa 28:

    Tarih: 1914

    Sevgili ana nasılsın?

    Şu anda Kafkasya Cephesi’ndeyim. Burada askerimizin durumu çok kötü. Ama ben iyiyim. Küçüklerimin gözlerinden, büyüklerimin ellerinden öperim. Saygılar, sevgiler…



    Sayfa 29:

    1.

    a) Osmanlı Devleti’nin deniz donanmasını ele geçireceğinden dolayı savunma düşecektir.

    b) Artık deniz üzerinden ticaret ve savunma yapılmayacaktır.

    2.

    a) Osmanlı ordusunu dağıtıp ülkeyi savunmasız bırakmayı amaçlamaktadır.

    b) Ülkeyi savunacak gücü kalmayacak ve İtilaf Devletleri’ne boyun eğmek zorunda kalacaktır.

    3.

    a) İtilaf devletleri bütün Anadolu topraklarını işgal etmeyi amaçlamaktadır.

    b) İtilaf devletlerine boyun eğmek zorunda olduğu için yapacağı

    4.

    a) Osmanlı devletinin ticaret, ekonomi ve kaynak bakımından sömürmeyi amaçlamıştır.

    b) İhtiyaçları kadar kullanıp kalanını satamadan İtilaf devletlerine vermek zorunda kalmıştır.

    5.

    a) İtilaf devletleri bütün haberleşme araçlarını ele geçirerek ayaklanmaları önlemek istediler.

    b) Osmanlı devletinin haberleşme özgürlüğünü kaldırarak direnişleri engellendi.



    Sayfa 30:

    resmi büyütmek için:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...





    Resimlerde okuyamadığınız bi yer varsa yorum olarak yazın.

    Sorular:

    1. Rum ve Ermeniler Mondros Ateşkesi’nin ardından İtilaf Devletleriyle iş birliği içine girerek yüzyıllardır huzur içinde yaşadıkları vatan topraklarının bölünmesi için çalışmalara katıldılar. Mavri Mira ve Pontus Cemiyetleri azınlıkların Osmanlı topraklarına yönelik amaçlarını gerçekleştirmek için kurulan en önemli cemiyetlerdir.
    2. Milli cemiyetler faaliyet gösterdikleri bölgeleri kurtarma amacında idi. Kongre ve protesto mitingleri düzenliyor, işgal anında silahla direnişte bulunuyorlardı. Tek tek ve farklı bölgelerdeki bu cemiyetlerin faaliyetleri işgalcileri yurttan tamamen çıkarmaya yetmiyordu.

    Sayfa 31:
    1.
    a) vatanın düşman elinde olduğu
    b) beklentisi olan cemiyetlerin kurulduğu
    c) karşılıksız bi şey yapılmadığı

    ------

    a) düşmanların Osmanlı devletini kapışması

    b) çaresizlik

    c) cemiyetlerin kurulduğu

    ------

    a)düşman işgali altında

    b) çaresizler ve umut bekliyorlar

    c) direniyorlar ve karşı koyuyorlar

    ------

    a)bekliyorlar

    b)çaresizler

    c)direniyorlar

    2.Osmanlı’nın işgali ve paylaşılması

    3. Türk halkı işgale karşı çaresizlikle umut bekliyorlar.

    4. Milli cemiyetler kurmuşlar.

    5. cemiyetin amaçlarını belirtip birlik olmaya çalışırdım.



    Sayfa 32:

    1. Çanakkale’de birçok şehit verilmiştir.
    2. Alevler savaşı simgeliyor olabilir.
    3. Ölen şehitlerin.
    4. Üzüntüyü ve çaresizliği
    5. Bu vatan kolay kazanılmadı
    6. Bir tarafta deniz, boğaz bir tarafta ateşten toplar, yaralılar ve yanan ağaçlar.

    Sayfa 33:

    1. Balıkesir kongresi: batı anadolu’daki yunan saldırılarını önlemek, bölgedeki halkın bütünlüğünü sağlamak ve kuva-yi milliye birliklerinin ihtiyaçlarını karşılamak için toplandı.
    2. Alaşehir kongresi: Erzurum ve Balıkesir kongresinde alınan kararların incelenmesi için toplandığı için üç kongre birbirleriyle benzer özellikler gösteriyor.
    3. Farklılık: Sivas kongresi hem toplanış hem de alınan kararlar bakımından ulusaldır. Sivas kongresinde basın da kullanılmıştır.
    4. Sivas kongresinin maddeleri arasında milli mücadeleyi gerçekleştirmek için kurulan cemiyetleri birleştirmiş olması kongreyi Türkiye için genelleştiriyor.
    5. Müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin ortak amacı halkı birleştirmek, bütünleştirmektir. Bu nedenle ayrılmalarına yol açacak fırkacılık’a karşıydılar.



    Sayfa 34:

    1. Samsun: 9. Ordu müfettişi olarak görevlendirilmiştir. Rum çetelerinin bölgedeki faaliyetlerini kontrol altına alma amacındadır.
    2. Amasya: Amasya genelgesi yayımlanmıştır. Milli mücadelenin gerekçesi, amacı ve yöntemi bu genelge ile kararlaştırılmıştır.
    3. Erzurum: doğu vilayetlerinde Ermeni çetelerinin (hınçak taşnak) yaptığı zararlı faaliyetleri engellemek amacıyla hazırlanan kongreye katılmıştır. Erzurum kongresi aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongre niteliği kazanmıştır.
    4. Sivas: Sivas kongresi toplanmıştır. Erzurum kongresinde alınan kararlar aynen geçmiştir. Cemiyetler tek çatı altında birleştirilmiştir. Heteyi temsiliye yürütme organı görevlendirilmiştir.

    Sayfa 35:

    1. Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni imkânsızlıklar içinde kurmuştur. Meclis kurulduğu zaman ne hazine ne ordu ne yiyecek ne de yatacak otel vardı. Meclis o zamanlar çok yoksuldu. İstanbul Hükümeti meclistekilere yardım edemiyordu. Düşman askerleri halkın elinden her şeyini almıştı. Sadece meclis değil, halk, hükümet, kuvayi milliye hepsi zordaydı.
    2. Mustafa Kemal konuşmasında belirttiği gibi vatanı için tek başına savaşmaya bile razıydı. Son kurşunu kalana kadar bağımsızlığı ve milleti için çalışırdı. O, vatanı için, Türkiye için, canını feda ederdi. Bu yolda ant içmişti.
    3. Sorunlar karşısında sakin ve iyimser bir tutum sergilemesinin nedeni, Türk milletinin kendi bağımsızlığını kazanacağına güvenmesiydi. Eğer Mustafa Kemal milletine güvenmeseydi bağımsızlık mücadelesinde yenilebilirdik.
    4. Burayı kendinize göre yanıtlamanız gerekli.

    Sayfa 36:

    Burada bulunan saygıdeğer efendiler,

    İstanbul’un geçici kaydıyla yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğunu ve bütün temelleriyle halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepinizce bilinmektedir. Bu dutuma baş eğmek, milletimizin teklif edilen yabancı esaretini kabul etmek demektir. Ancak ezelden beri hür ve bağımsız yaşamış olan milletimiz esaret altına alınmayı büyük bir şiddet ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekilleri toplayarak yüce meclisini meydana getirmiştir. Bu yüce meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin içte ve dışta tam bağımsız olarak geleceğini bizzat üstlendiğini ve idare etmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek TBMM’yi açıyorum.

    Sayfa 37:
    1.Rölyefte Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, Atatürk ve halk tasvir edilmiş.
    2.Bunu kendinize göre cevaplıyorsunuz.
    3.Rölyefte, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu anlatılıyor.
    4.Halkını üstün gördüğü için.
    5.Sanatçı köylü halkı ön plana çıkarmış. Bunun sebebi ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir.” sözü olabilir.
    6.Bunu kendinize göre cevaplıyorsunuz.
    7.Mustafa Kemal ve onun kurduğu TBMM’ye karşı ayaklanmaların çıkmasında; İngilizlerin boğazlara sahip olmak istemeleri, bağımsız devlet kurmak isteyen azınlıkların faaliyetleri, bazı Kuva-yi Milliye şeflerinin düzenli orduya katılmamak istemeleri ve benzeri nedenler etkinli oldu.
    Sayfa 38:

    Behçet Bey: işgalciler meclisleri kapatıyor, haberleşmeyi engelliyor. Osmanlı Devleti’nin ayakta uzun yıllar durabilmesi bir mucize olur.

    Joseph Friday: Eğer İstanbul Hükümeti haklarımı gözetmezse ülkem ve ordumla birlikte burayı işgal ederim

    Kara Fatma: İtilaf Devletleri zaten Ege’yi işgal etmekteler. Bir kağıt parçası onları durdurabilir mi?

    Bozan Ağa: Yurt işgal altında. İtilaf Devletleri hiçbir antlaşmaya uymuyor. Biz hala antlaşmalar yapıp onlara kapitülasyonlar veriyoruz.
  4. zyno

    zyno Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2010
    Mesajlar:
    215
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekkür ederim
  5. QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0
    Önemli Değil.

Sayfayı Paylaş