Canlıların Sınıflandırılması

Konu 'Biyoloji Ders Notları' bölümünde rüveydaa tarafından paylaşıldı.

  1. rüveydaa

    rüveydaa Üye

    Katılım:
    23 Kasım 2011
    Mesajlar:
    70
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Canlıların Sınıflandırılması

    Yeryüzünde var olan canlıların sınıflandırılması olgusu çok eski çağlara kadar uzanmaktadır. XV-XVI yy. Yunan düşünürü Aristoteles'in yaptığı sınıflandırmaya göre canlılar iki ana gruptan oluşmakta idi:
    Bitkiler alemi
    Bitkiler
    Algler (su yosunları)
    Mantarlar
    Prokaryotlar (çekirdeksiz hücreliler)
    Hayvanlar alemi
    Hayvanlar
    Protozoalar (amipler, terliksi hayvanlar vb)
    Daha sonra prokaryotlar, bitkiler aleminden çıkarılarak yeni bir canlı alemi olarak kabul edildi, böylece üç alemli sistem oluşmuş oldu. Ayrım esas olarak canlıların hücre yapısına dayanıyordu. Çekirdek öncesi hücreler (prokaryotik) ve gerçek çekirdekli (eukaryotik) hücreler. Yeni durum şöyle idi:
    Bitkiler alemi
    Bitkiler (Plantae)
    Algler (Algae)
    Mantarlar (Fungi)
    Hayvanlar alemi
    Hayvanlar (Animalia)
    Protozoa (amipler, terliksi hayvanlar vb.)
    Prokaryotlar (çekirdeksiz hücreliler: bakteriler, mavi-yeşil algler)
    Yakın dönemdeki bilimsel gelişmeler ve canlıların hücre temelinde incelenmesi göstermiştir ki tek hücreli canlılar ne bitki ne de hayvan olarak düşünülebilir. Esas olarak canlılar arasındaki en temel ayrım "yüksek düzeyli" bitki ve hayvanlar arasında değil tek hücreli yaratıkların kendi aralarında olmaktadır. Bunlar arasındaki sınıflandırmaya bu yönüyle yüksek sınıflandırma da denebilir. Tek hücreliler kendi aralarında iki ayrı alem oluştururlar. Monera ve Protista.
    Diğer taraftan mantarların bitki olarak ele alınması da sadece onların tek bir noktada kökleri olmasına dayandırılıyordu. Oysa mantarlar çok farklı yapıda idiler. Mantarlarda da bitkilerdekine benzeyen bir kanal sistemi vardır ancak bu kanallarda bitkilerdeki gibi besleyici özsu değil protoplazmanın kendisi dolaşmaktadır.
    Daha da temel farklılık mantarların fotosentez yapmamalarındadır. Onlar besin kaynaklarına gömülü olarak yaşarlar. Beslenmeleri de emme yoluyla olur. Dünyamızdaki görevlerinin de genel anlamıyla ayrıştırıcılık olduğunu biliyoruz.
    Bu yeni yanlarıyla ele alındığında canlılar dünyasını beş alemli ve üç düzeyli bir sistem olarak görmek gerekmektedir.

    Bu yeni sistemde çok hücreli yaşamın üç aleme ayrılması bir başka açıdan, ekolojik açıdan sınıflandırmayı da içermektedir. Şöyle ki dünyamızda üç temel yaşama biçimi bulunmaktadır:
    Üretim (bitkiler)
    İndirgeme -ayrıştırma- (mantarlar, bakteriler)
    Tüketim (hayvanlar)
    Yaşamın esasının üretim ve indirgeme olduğu düşünüldüğunde tüketimi temsil eden ve bizim de içinde bulunduğumuz grubun canlılıkta pek temel bir işlevi olmadığı görülüyor. Yani biz tüketiciler olmadan da dünyamizdaki canlılık pek ala devam edebilecekti. Bilimin bu son gelişme noktasında, "insan merkezci" düşüncenin iflası daha da belirginleşmektedir.
    Bu sınıflandırmada çok önemli bir diger nokta da şudur ki bir alemi oluşturan canlılar ortak bir atayla değil ortak bir yapıyla birleşirler.

Sayfayı Paylaş