Canlıların sınıflandırılması

Konu 'Biyoloji 9. Sınıf' bölümünde Yusuf742 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Yusuf742

    Yusuf742 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2009
    Mesajlar:
    157
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0

    Canlıların Sınıflandırılması
    Yeryüzünde var olan canlıların sınıflandırılması olgusu çok eski çağlara kadar uzanmaktadır. XV-XVI yy. Yunan düşünürü Aristoteles'in yaptığı sınıflandırmaya göre canlılar iki ana gruptan oluşmakta idi:

    1. Bitkiler alemi
    1. Bitkiler
    2. Algler (su yosunları)
    3. Mantarlar
    4. Prokaryotlar (çekirdeksiz hücreliler)
    2. Hayvanlar alemi
    1. Hayvanlar
    2. Protozoalar (amipler, terliksi hayvanlar vb)

    Daha sonra prokaryotlar, bitkiler aleminden çıkarılarak yeni bir canlı alemi olarak kabul edildi, böylece üç alemli sistem oluşmuş oldu. Ayrım esas olarak canlıların hücre yapısına dayanıyordu. Çekirdek öncesi hücreler (prokaryotik) ve gerçek çekirdekli (eukaryotik) hücreler. Yeni durum şöyle idi:

    1. Bitkiler alemi
    1. Bitkiler (Plantae)
    2. Algler (Algae)
    3. Mantarlar (Fungi)
    2. Hayvanlar alemi
    1. Hayvanlar (Animalia)
    2. Protozoa (amipler, terliksi hayvanlar vb.)
    3. Prokaryotlar (çekirdeksiz hücreliler: bakteriler, mavi-yeşil algler)

    Yakın dönemdeki bilimsel gelişmeler ve canlıların hücre temelinde incelenmesi göstermiştir ki tek hücreli canlılar ne bitki ne de hayvan olarak düşünülebilir. Esas olarak canlılar arasındaki en temel ayrım "yüksek düzeyli" bitki ve hayvanlar arasında değil tek hücreli yaratıkların kendi aralarında olmaktadır. Bunlar arasındaki sınıflandırmaya bu yönüyle yüksek sınıflandırma da denebilir. Tek hücreliler kendi aralarında iki ayrı alem oluştururlar. Monera ve Protista.
    Diğer taraftan mantarların bitki olarak ele alınması da sadece onların tek bir noktada kökleri olmasına dayandırılıyordu. Oysa mantarlar çok farklı yapıda idiler. Mantarlarda da bitkilerdekine benzeyen bir kanal sistemi vardır ancak bu kanallarda bitkilerdeki gibi besleyici özsu değil protoplazmanın kendisi dolaşmaktadır.
    Daha da temel farklılık mantarların fotosentez yapmamalarındadır. Onlar besin kaynaklarına gömülü olarak yaşarlar. Beslenmeleri de emme yoluyla olur. Dünyamızdaki görevlerinin de genel anlamıyla ayrıştırıcılık olduğunu biliyoruz.

    Bu yeni yanlarıyla ele alındığında canlılar dünyasını beş alemli ve üç düzeyli bir sistem olarak görmek gerekmektedir.

    BEŞ ALEMLİ (ÜÇ DÜZEYLİ) SİSTEM
    DÜZEY è

    KOMPLEKS CANLILAR
    Ökaryot çok hücreliler
    (gerçek çekirdekli)


    PROTISTA
    Ökaryot tek hücreliler
    (gerçek çekirdekli)


    MONERA
    Prokaryot tek hücreliler
    (çekirdek öncesi)
    ALEM è Bitkiler
    Alemi Mantarlar
    Alemi Hayvanlar
    Alemi Protoktista Prokaryota
    Beslenme Biçimi è Fotosentez Bitkiler Algler
    Emme Mantarlar Prokaryotlar
    Sindirim Hayvanlar Protozoalar

    Bu yeni sistemde çok hücreli yaşamın üç aleme ayrılması bir başka açıdan, ekolojik açıdan sınıflandırmayı da içermektedir. Şöyle ki dünyamızda üç temel yaşama biçimi bulunmaktadır:

    1. Üretim (bitkiler)
    2. İndirgeme -ayrıştırma- (mantarlar, bakteriler)
    3. Tüketim (hayvanlar)

    Yaşamın esasının üretim ve indirgeme olduğu düşünüldüğunde tüketimi temsil eden ve bizim de içinde bulunduğumuz grubun canlılıkta pek temel bir işlevi olmadığı görülüyor. Yani biz tüketiciler olmadan da dünyamizdaki canlılık pek ala devam edebilecekti. Bilimin bu son gelişme noktasında, "insan merkezci" düşüncenin iflası daha da belirginleşmektedir.
    Bu sınıflandırmada çok önemli bir diger nokta da şudur ki bir alemi oluşturan canlılar ortak bir atayla değil ortak bir yapıyla birleşirler.

    Başa Dön


    Mantarların Sınıflandırılması:
    Son zamanlarda mantarlar alemini doğal bir sisteme oturtabilmek amacıyla çeşitli öneriler yapılmıştır. Önerilen sistemler büyük ölçüde benzerlikler taşımakla birlikte, oldukça belirgin farklılıklar da bulunmaktadır.
    Bu önerilerden bir tanesini, genel bir fikir vermesi açısından, büyük mantarların söz konusu edildiği bu sitede, fazla detay olacağı için, bazı çıkartmalarla birlikte aşağıda aktarıyoruz. Öneri 1983 yılında yapılmış olup bazı ufak eklemelerle degiştirilmiştir.
    Grup isimleri İsveçcedir. Türkiye'de bu şekilde çalısmalar olmadığından Türkçe karşılıklar bulunmamaktadır. Bir anlamda fikir versin diye, bizim tarafimizdan konulan Türkçe karşılıklar, aynı zamanda bu konuda atılacak adımlar için bir öneri niteliği de taşımaktadır. Bilinen karşılıklar (isimler) var ise bildirilmesini bekliyoruz.
    Not: Bilimsel sınıflandırmalarda kademeler latince son eklerle belilenmektedir.
    Örneğin: sınıf = ...cetes, takım = ...ales, familya(aile) = ...aceae
    olan tür gelir. Bir mantar türü isimlendirilirken uluslararası kurala uyulmak zorunluğu vardır. Kural ise şöyledir: İsim iki kelimeden oluşur. Birinci kelime cinsi belirler ve, dünyanın her yanında bir örnekliği sağlamak amacıyla, Latince olmak zorundadır. İkinci kelime ise türün özelliklerini belirtir.
    Familyalardan sonra cins gelmektedir. Bunun için ise herhangibir ek verilmemiştir. Daha ileri gidilirse bölüm ve en alt basamak Örneğin: Bizim acılı mantar adını verdiğimiz mantarın latince (bilimsel) adı "Lactarius piperatus"dır. Burada Lactarius, cins adıdır ve kırılgan saplı ve sütlü, lamelli mantarları tanımlamaktadır. Piperatus ise türün özelliğini belirtmektedir, yani: biberli.
    Grup tanımlamasının ise herhangibir bilimsel karşılığı bulunmamaktadır. Sadece şu veya bu şekilde ortak özellikleri olan bireyleri kapsayan bir tanımlamadır. Bu nedenle grup, bazan bir tek cinsi kapsadığı gibi, örneğin: RISKOR grubu = Lactarius cinsi, bir kaç cinsi de kapsayabilmektedir, örneğin: SOPPAR grubu = Boletus cinsi + Sullius cinsi + vb.

    MANTARLAR ALEMİ

    1. Bölüm MYXOMYCOTA
    * Sınıf MYXOMYCETES
    (Düşük mantarlar -sümüksü mantarlar- takriben 500 tür) Bölüm EUMYCOTA
    2. (Aslında beş adet alt bölümü var)
    (Yüksek mantarlar ).
    1. Alt Bölüm
    2. DEUTEROMYCOTINA (Fungi imperfecti -sporlarını cinsel yolla üretmiyorlar- Eşeysel üreme) Alt Bölüm ASCOMYCOTINA
    -28.000 tür-
    * Sınıf ASCOMYCETES
    (Spor keseli mantarlar)
    1. Grup MURKLOR (Beyin mantarları)
    2. Grup SKÅLSVAMPAR (Kase mantarları)
    3. Grup TRYFFLAR (Yer mantarları)
    3. Alt Bölüm BASIDIOMYCOTINA
    -16.000 tür-
    * Sınıf GASTEROMYCETES (Karınlı mantarlar)
    o Alt sınıf GASTEROMYCETIDAE
    -takriben 1000 tür-
    1. Grup STINKSVAMPAR (Kötü kokulu mantarlar)
    2. Grup BRÖDKORGSVAMPAR (Sepet mantarları)
    3. Grup ROTTRYFFLAR
    4. Grup RÖKSVAMPAR (Duman mantarları)
    5. Grup ÄGGSVAMPAR (Yumurta mantarları)
    * Sınıf HYMENOMYCETES
    o Alt sınıf HOLOBASIDIOMYCETES
    (Tek hücreliler)
    1. Takım BOLETALES
    1. Grup RÖRSOPPAR (Boru altlı mantarlar - süngerli mantarlar)
    2. Grup PLUGGSKIVLINGAR (Tapa mantarları - lamellileri-)
    3. Grup SLEMSKIVLINGAR (Sümüksü lamelliler)
    2. Takım RUSSULALES
    1. Grup KREMLOR (Gevrek lamelliler)
    2. Grup RISKOR (Sulu -sütlü- lamelliler)
    3. Takım TRICHOLOMATALES
    1. Grup VAXINGAR (Balmumu lamelliler)
    2. Grup MUSSLINGAR (Midye tipli lamelliler)
    3. Grup TRATTSKIVLINGAR (Konik lamelliler)
    4. Grup HONUNGSSKIVLINGAR (Bal lamellileri)
    5. Grup MUSSERONER
    6. Grup NAGELSKIVLINGAR (Tırnak lamellileri)
    7. Grup HÄTTOR (Şapkalar)
    4. Takım PLUTEALES
    1. Grup MJ**SKIVLINGAR (Un lamellileri)
    2. Grup RÖDLINGAR (Al mantarlar - Kırmızımsılar)
    5. Takım CORTINARIALES
    1. Grup SPINDELSKIVLINGAR (Örümcek lamellileri)
    2. Grup TRÅDINGAR (İpliksi lamelliler - iplikli şapkalılar)
    3. Grup TOFSSKIVLINGAR (Püsküllü lamelliler)
    6. Takım AGARICALES
    1. Grup SPRÖDINGAR ( Gevrek lamelliler)
    2. Grup BLÄCKSVAMPAR (Mürekkep mantarları)
    3. Grup CHAMPINJONER
    4. Grup FJÄLLSKIVLINGAR (Pullu lamelliler)
    5. Grup PARASOLSKIVLINGAR (Şemsiye lamellileri)
    6. Grup KAMSKIVLINGAR (Tarak lamellileri)
    7. Grup FLUGSVAMPAR (Kase dipli mantarlar - yakalı mantarlar)
    7. Takım APHYLLOPHORALES (Bon'a göre)
    1. Grup KANTARELLER
    2. Grup FINGERSVAMPAR (Parmak mantarları)
    3. Grup BLOMKÅLSVAMP (Karnıbahar mantarı)
    4. Grup SKINNSVAMPAR (Deri mantarları)
    5. Grup VÅRTÖRA
    6. Grup TAGGSVAMPAR (Dikenli mantarlar)
    7. Grup TICKOR (Odunsu mantarlar - ağaç mantarları)
    8. Grup OXTUNGSVAMP (Öküz dili)
    o Alt sınıf PHRAGMABASIDIOMYCETES (Jelatinimsi mantarlar -Çok hücreliler)
    1. Aile DACRYMYCETACEAE -sarı boynuz-
    2. Aile TREMELLACEAE
    3. Aile AURICULARIACEAE -kulak-

    Liste Başına Dön/ En Başa Dön


    Mantar sınıflandırma şeması:
    Büyük mantarların gövdesi, kabaca biz bunları şapkalı mantarlar olarak tanımlıyoruz, genel olarak bir sap ve şapkadan oluşmaktadır. Ancak tüm büyük mantarlar böyle şapkalı değildirler. Bazan da sap olarak tanımlanabilecek bir kısım olmayabilir. Mantarların sporları işte bu şapka dediğimiz bölümde, humenium içinde oluşurlar. Humeniumun biçimine göre mantarlar gruplandırılabiliyor.
    Aşağıdaki şema genel geçerliliğe göre, humeniumun fiziksel görünüşü göz önüne alınarak yapılmıştır. Grup yada örnek isimleri Türkçe karşılıkları olmadığından Latince olarak verilmiştir. Lamel tipleri yada diğer özelliklerle ilgili bilgi için: (bak: Lameller)

    Humeniumun Görünüşü:

    * Lamelli
    o Şapka sapa sıkıca bağlı.
    + Sporları beyaz-yada açık renkli
    (bak: Spor izi)
    # Sapları kırılgan
    * Mantarın kesilen yüzeylerinden sıvı çıkıyor. Lactarius türleri.
    * Kesiklerde süt yok Russula türleri
    # Sap etleri lifli.
    * Lamelleri balmumu yapısında. Hygrocybe türleri
    * Sert etli, lamelleri çentikli. Tricholoma türleri
    * Sapta yüzükler var, lameller inişli. Armillaria mellea
    * Lameller inişli. Clitocybe türleri
    * Sapları kıkırdak yapılı.Collybia vb. türleri
    * Mantarın tümü kıkırdak yapılı. Marasmius türleri
    * Sapları eksantrik yada hiç yok. Plerotus vb. türleri
    * Küçük konik mantarlar, lamelleri inişli. Omphalina türleri
    * Küçük çan biçiminde, radyal çizgili şapkalar. Mycena türleri.
    + Sporlari kahverengi
    # İç zar örümcek ağı yapısında. Genel olarak şapka kenarında ve ayakların yukarı kısımlarında saçak (püskül) şeklinde kahverengi zar kalıntıları bulunur. Cortinarius türleri.
    # Şapkaların üstü iplık iplik Inocybe türleri.
    # Değişik türlerde küçük kahverengimsi mantarlar.
    + Sporları kırmızı
    # Un kokulu mantarlar, lamelleri inişli. Clitopilus türleri.
    # Diğer kırmızı lamelliler. Entoloma türleri.
    + Sporları siyah
    # Ayakları yüzüklü. Lamelleri bitişik. Stropharia türleri.
    # Şapka kenarı ile ayak arasında bir örtü bulunuyor. Hypholoma türleri.
    o Şapka ile sap birbirinden kolaylıkla ayrılabiliyor.
    + Ayak uçları kase yada çorap içerisinde.
    # Beyaz sporlu.
    * Ayakları yüzüklü. Amanita türleri.
    * Ayakları yüzüksüz. Bunlar yüzüksüz Amanita türleridir.
    # Kırmızı sporlu.
    Yüzüğü yok. Volvariella türleri. Ayakları çıplak.
    +
    # Beyaz sporlu.
    * Ayaklarında yüzük var. Macrolepiota procera (Turna bacağı)
    # Kırmızı sporlu.
    Ayakları yüzüksüz. Pluteus türleri
    * Ayaklar yüzüklü. Agaricus (Champinion) türleri.
    * Ayaklarda yüzük yok. Coprinus (mürekkep mantarı) türleri,
    * Yivli
    o Cantharellus türleri. (Horoz mantarı vb)
    * Damarlı
    o Craterellus (Siyah huni mantarı)
    * Dikenli
    o Hydnum repandum vb.
    * Borulu
    o Borulu (Süngerimsi). Gelişkinlerde borular şapka etinden ayrılabiliyor.
    o Borucuklar çok kısa, gözenek şeklinde ve şapka etinden ayrılamıyor.
    * Parmak biçimi
    o Dallı, budaklı parmak şeklinde. Ramaria formoza (saçaklı) vb.
    * Diğer biçimler.
    Bu mantarların ortak özelliği karın mantarları olmalarıdır. Yani bunlarda sporlar, değişik biçimde olmakla birlikte, gövdenin içerisinde oluşurlar. Olgunlaştıktan sonra herhangi bir yolla gövdeden dışarı atılırlar.
    o Basidie tipi olanlar
    + Duman mantarları. Lycoperdon türleri vb
    + Yumurta mantarları. Bovista türleri.
    + Pis kokulu mantarlar. Phallus impudicus vb.
    + Karnıbahar mantarı. Sparassis crispa
    o Spor kesesi tipli olanlar
    + Beyin mantarları. Cıvık mantar
    + Yer mantarları. Domalan
    + Kase mantarları. Yeryaran

    Son düzenleyen: Moderatör: 29 Mayıs 2009
    e$r@_g$, TheSky, Adam Akıllı ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  2. Yusuf742

    Yusuf742 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2009
    Mesajlar:
    157
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ ve SINIFLANDIRILMASI

    Canlıların Sınıflandırılması : Canlıların belirli Özellikleri göz önüne alınarak yapılan gruplandırmaya sınıflandırma veya biyosistematik denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına sistematik ( Taksonomi) denir. Sınıflandırma ikiye ayrılır:
    1) Ampirik (yapay = suni) sınıflandırma : Canlıları dış görünüş, yaşayış ve birkaç yüzeysel özelliğine göre bakarak sınıflandırmaktır.
    İlk defa Aristo tarafından yapılmıştır. Aristo canlıları ikiye ayırmıştır.

    1. Bitkiler -> Otlar ,Çalılar ,Ağaçlar
    2. Hayvanlar -> Suda, Karada, Havada yaşayanlar

    2) Filogenetik (Doğal = Tabii) Sınıflandırma : Canlıların orjin ( köken ) benzerliğine bakılarak yapılan sınıflandırmadır. Anatomik benzerlik, protein benzerliği, akrabalık dereceleri gibi özelliklere dikkat edilir.
    Analog organ : Kökenleri farklı, görevleri aynı olan organlardır.
    ÖRN : Yarasanın kanadı ile kelebeğin kanadı.
    Homolog organ : Kökenleri aynı, görevleri farklı olan organlardır.
    ÖRN : İnsan kolu, atın ön bacağı, yarasanın kanadı, balina yüzgeci

    Canlıların İsimlendirilmesi : İsimlendirme ilk kez Kari Linne tarafından yapılmıştır. Linne tür tanımını geliştirmiştir.
    Tür : Ortak atalardan gelen, ortak özelliklere sahip, birbirleriyle çiftleşip verimli döller (Kısır olmayan ) meydana getiren en küçük sistematik gruptur.
    Örneğin At ile eşek çiftleşir, döl verir verdikleri döl yani katır kısır olduğundan, at farklı bir tür, eşek farklı bir tür, katır ise bilimsel anlamda tür değildir.
    Dikkat: Bu kurala sadece kurt köpeği uymaz.
    Tür Linne'nin bulduğu ikili isimlendirme ( çift isimlendirme = Binominal ) ile adlandırılır. Bu isimlendirmeye göre; bir canlıya ait, cins ismi ve özel tanıtıcı ismi bulunur. Cins ismi daima büyük harfle, özel tanıtıcı isimi ise küçük harfle başlar.
    Örnek:

    Cins ismi
    Felis
    Felis
    Allium
    Homo
    Apis
    Canis
    Canis
    Özel tanıtıcı ismi
    Leo
    domesticus
    Cepa
    Sapiens
    mellifica
    Lupus
    familaris Türkçe adı
    Aslan
    Ev kedisi
    Soğan
    İnsan
    Bal ansı
    Kurt
    Ev köpeği



    Sistematik Birimler:
    Alem = Regnum = Animalia = Hayvanlar Alemi
    Şube = Filum = Chordata = Omurgalılar
    Sınıf = Clasis = Mamalia = Memeliler
    Takım = Ordo = Karnivora = Etçiller
    Aile = Familya = Felidae = Kedigiller
    Cins = Genus = Felis = Kedi
    Tür = Species = Felis domesticus = Ev kedisi


    • Alemden türe doğru birey sayısı azalır, fakat benzerlik artar.
    • Türden aleme doğru, birey sayısı artar, fakat benzerlik azalır.
    • Aynı tür içerisindeki canlılarda protein ve gen yapıları benzerdir. Ancak aynı değildir.
    • Aynı türdeki bireylerin kromozom sayıları aynıdır.
    ÖRN : İnsan 2n = 46 kromozom bulunur.
    Bitkiler alemine örnek verirsek; Çiçekli bitkiler- kapalı tohumlular çift çenekliler- menekşegiller - menekşe - kokulu menekşe ( Viola odarata )
    e$r@_g$, TheSky, Adam Akıllı ve diğer 7 kişi bunu beğendi.
  3. Yusuf742

    Yusuf742 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2009
    Mesajlar:
    157
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0





    Standart Cevap: Canlıların Ortak Özellikleri ..

    CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
    Canlıları cansızlardan ayıran özelliklerdir.
    1 – Şekil
    Her canlının kalıtım ve çevre etkisiyle oluşan belli bir şekli var-
    dır. Amip ve cıvık mantarların şekli değişkendir.
    Canlıda (kalıtım x çevre) etkisiyle oluşan özelliklere modifi-
    kasyon denir. Bazı özellikler (kan grubu, cinsiyet, hastalık et-
    kenlerine karşı oluşturulan antikor tepkimeleri vb) sadece gen-
    lerle belirlenir.
    Modifikasyon : Çevre etkisiyle genlerin işleyişinde meydana
    gelen kalıtsal olmayan değişmelerdir. Modifikasyonlar genel-
    likle iki yönlüdür. Kalıtsal değildir.
    ÖRNEKLER :
    — Çuha çiçeği yüksekte kırmızı, alçakta beyaz çiçek açar
    — Döllenmiş yumurtadan çıkan arı ve karıncalar farklı beslen-
    me şekillerine göre kraliçe yada işçi bireyleri oluşturur.
    — Kaslarını fazla kullanan insanın kasları gelişir.
    — Himalaya tipi tavşanda, beyaz kürk yolunarak yerine buz
    sarılırsa siyah kürk çıkar.
    — Deniz kenarındaki ağaçlar rüzgâr alma yönünün tersine –
    büyür.
    — Kıvrık kanatlı sirke sinekleri 16 ºC de yetiştirilirse düz,
    25 ºC de yetiştirilirse kıvrık kanatlı olur.
    — Çekirgeler 16 ºC de yetiştirilirse beneksiz, 25 ºC de yetişti-
    rilirse benekli olur.
    — Dere yatağındaki istiridyeler suyun akış şekline göre farklı
    kabuk şekillerinde olurlar.
    — Eşeysiz üreyen canlılarda aynı hücreden gelişen yavruların
    aralarındaki tüm farklılıklar modifikasyondur.
    — Tek yumurta (gerçek) ikizlerin aralarında gözlenebilen tüm
    farklılıklar modifikasyondur.
    Mutasyon : Genlerin kimyasal yapısında meydana gelen de-
    değişmelerdir. Mutasyonlar üreme hücrelerinde olursa kalıtsal-
    dır. Vücut hücrelerindeki mutasyonlar kalıtsal olmayıp sadece
    modifikasyona neden olurlar.
    ÖRNEK :
    Kıvrık kanatlı sirke sineği, 16 º de yetiştirilince düz kanatlı,
    25 ºC de yetiştirilince kıvrık kanatlı olur. Bu modifikasyondur.
    — Kıvrık kanatlı bir sirke sineği 35 ºC de yetiştirilince kıvrık
    kanatlı yavruları oluyor. Bu kıvrık kanatlı yavrular 16 ºC de
    yetiştirilince yine kıvrık kanatlı, 25 ºC de yetiştirilince yine
    kıvrık kanatlı oluyor.
    Bu verilen örnek mutasyondur. Çünkü 35 ºC de genlerin
    yapısı değişmiştir. Artık hangi ortam olursa olsun hep aynı
    özellik görülmektedir.
    Varyasyon : Aynı türün bireylerinde görülen kalıtsal farklılık-
    lardır. Varyasyonun nedeni mutasyonlar ve eşeyli üremedir.
    Varyasyonlar doğal seleksiyonlara neden olduğu için evrimsel
    açıdan önemlidir.
    ÖRNEK :
    — Aynı anne babadan doğan çocukların birbirlerine ve anne
    babalarına tam olarak benzememesi varyasyondur.




    Adaptasyon : Bir canlının bulunduğu ortamda yaşama ve ü-
    reme şansını artıran özelliklerinin bütününe adaptasyon denir.
    Adaptasyonların nedeni doğal seleksiyonlardır.
    ÖRNEK :
    — Bukalemunun girdiği ortama uygun olarak renk değiştirmesi
    — Dış döllenme yapan canlıların gamet sayısının fazla olması
    — Çiçekli bitkilerin embriyoyu besleyecek tohum oluşturması
    — Rüzgârla tozlaşan çiçekli bitkilerde polen sayısının fazla ol-
    ması
    — Kutuplarda yaşayan ayıların, sıcak bölgede yaşayan hem-
    cinslerine göre daha iri vücutlu olması
    — Kurak bölgede yaşayan bitkilerin yaprak ayasının dar, göv-
    de ve yaprakların tüylü, stomaların küçük ve derinde olması
    — Ağaç dallarında yaşayan çekirgelerin görünüşlerinin ağaç
    dallarına benzemesi
    2 – HÜCRE
    Canlının yapısını oluşturan, en küçük canlı yapı ve görev bi-
    rimlerine hücre denir.
    Hücre
    Hücresel Yapı Prokaryot hücre Ökaryot hücre
    Çekirdek zarı Yok Var Çekirdekçik Yok Var
    Zarla çevrili organel Yok Var (kloroplast, lizozom,
    sentrozom, golgi, mito- kondri, ER vb.)
    Ribozom VAR VAR
    Klorofil Sitoplazmada Kloroplastın içinde

    Bakteriler ve Mavi – Yeşil algler(siyanobakteriler) prokaryot
    hücreye sahiptir.
    3 – BESLENME
    Canlılar enerji elde etmek, yıpranan parçalarını onarmak – bü-
    yümek ve hayatsal olayları düzenlemek amacıyla beslenirler.
    BESİNLER

    Enerji verici Onarıcı – yapıcı Düzenleyici

    Karbonhidratlar Yağlar Proteinler Mineraller Su Vitaminler
    Nişastalı gıda- Bitkisel Bitkisel Yeşil sebze
    lar ve tatlılar – Yağlı to- – Baklagiller İnorganik ve meyveler
    – Hamur işleri humlu Hayvansal Yağda eriyen
    – Pilav bitkiler – Et A, D, E, K
    – Patates Hayvansal – Yumurta Suda eriyen
    – Tatlılar – İç yağı B, C
    – Tereyağ
    Organik Organik
    Dengeli beslenme : Bir insan bir öğünde, yaşına, işine, cinsi-
    siyetine ve sağlık durumuna uygun olarak, yukarıdaki besin maddelerinin her birinden yeteri kadar almak zorundadır. Bu-
    na dengeli beslenme denir.

    Ototrof beslenme : İnorganik maddelerden organik maddele-
    ri sentezleyerek beslenmedir.
    ÖRNEK :
    – Fotosentez
    – Kemosentez
    Heterortof beslenme : Canlının dışardan hazır besin alarak
    beslenmesidir.

    4 – BÜYÜME
    Bir hücrelilerde sitoplazma hacminin artmasına büyüme denir.
    Çok hücrelilerde hücre sayısının artmasına büyüme denir.
    Çok hücrelilerde büyüme mitoz bölünme ile sağlanır.
    Bitkilerde büyümeyi meristem (bölünür) doku sağlar. Boyca
    büyümeyi primer meristem (I. cil bölünür doku) sağlar. Tüm
    bitkilerde bulunur.
    Enine büyümeyi sekonder meristem (II. cil bölünür doku) sağ-
    lar. Sekonder meristemin kambiyum ve mantar fellojeni olmak
    üzere iki çeşidi vardır. Kambiyum ağaçlarda bulunur ve enine
    büyümeyi sağlar. Böylece yıllık yaş halkaları oluşur.
    Bitkilerde meristem doku bulunduğundan büyüme devamlıdır.
    Hayvanlarda büyüme sınırlıdır. Belli bir büyüklüğe kadar de-
    vam eder.
    Bir hücreliler neden belli bir büyüklüğe ulaşınca bölünür?
    Görüldüğü gibi hacim büyüdükçe oransal olarak yüzey küçülür
    Hücre zarından alınan maddeler hücreye yetmez hale gelir.
    Çekirdek bölün emri verir. Hücre bölününce hacim küçülür ve
    oransal olarak yüzey büyütülmüş olur.
    DÜŞÜN !
    Kutupta yaşayan ayıların iri vücutlu olması, ısı kaybını neden
    önler?
    5 – BOŞALTIM
    Bütün canlılar hücrelerinde metabolizma sonucu oluşan, atık,
    zehirli, zararlı ya da gereğinden fazla bulunan(organik besin-
    maddeleri hariç) maddeleri organizmalarından uzaklaştırırlar.
    Bu olaya boşaltım denir.
    Bir hücrelilerde : Doğrudan doğruya hücre zarından difüzyon
    la, boşaltım kofullarıyla yada kontraktil(vurgan) kofullarla olur.
    Kontraktil kofullar tatlı sularda yaşayan bir hücrelilerde bulunur
    ve suyu difüzyonun tersi yönde boşaltır.
    Sünger ve sölenterelerde : Boşaltım organı yoktur.
    e$r@_g$, TheSky, Adam Akıllı ve diğer 7 kişi bunu beğendi.
  4. derinnnn

    derinnnn Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    51
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    biyolojik çeşitlilik neden yokk
    selda tor ve basmacim70 bunu beğendi.
  5. Yusuf742

    Yusuf742 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2009
    Mesajlar:
    157
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    konu adı canlıların sınıflandırılmasıda ondan
    Adam Akıllı ve BLockeD bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş