Cemaat Ruhu Ve Dinin Direği Namaz

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde P!NqUeEn <3 <3 tarafından paylaşıldı.

  1. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0

    NAMAZI TERKETMEK büyük bir günahtır o günahı affı ancak kaza etmek ile mümkün olabilir. Cenabı hak Meryem süresinin 59. ayetinde şöyle buyurmaktadır: “sonra bunların arkalarından öyle (kötü) bir nesil geldi ki namazı bıraktılar ve şehvetlerinin ardına düştüler; bunlar da gayya kuyusuna boylayacaklardır.”
    Bir menkıbe de... şöyle naklediliyor: bir gün adamın biri çölde ilerlerken şeytan ona yetişip yol arkadaşı oldular. Adam o gün sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarını terk etti ne zaman ki uyku zamanı geldi. Şeytan oradan uzaklaşmaya başladı bu durum karşısında adam şeytana seslenerek nereye gidiyorsun neden benden kaçıyorsun. Şeytan şöyle bir cevap verdi: ben Allah u tealaya ömrümde bir kere karşı geldim ve rahmetinden kovuldum ama sen bir günde 5 kere karşı geldin bende cenabı haktan korkarım sana gazap eder bende o gazabın içinde olmaktan korkarım.” Namazı cemaat ile kılmaya özen göstermeliyiz nitekim efendimiz sav şöyle buyuruyor: cemaat ile kılınan namazın değeri tek başına kılınan namazın değerinden 27 derece daha üstündür” Sait bin musib: ben 20 yıldır c*****n içinden müezzinin sesini işitiyorum.

    Namaz insan, kalbini gösteren bir aynadır. Her mümin, kıldığı namazla iç âleminde kime yöneldiğini, neyi çok sevdiğini, Allah cc ile hukukunu kontrol edebilir. Her namazda fatiha da yaptığımız “ ya rabbi, ancak sana kulluk ederiz, yalnız senden yardım dileriz; bizi kendilerine nimetler verdiğin Salih kullarının yolu olan sıra-tı müstakim’ e ulaştır” duası, mümine, biz şuuruna, cemaat ruhunu vermektedir.

    Mümkünse camide, değilse evde ve ya iş yerinde beş vakit namazı cemaatle kılmayı bir hedef haline getirmelidir.

    Cenabı hak bizleri cemaat ruhundan ayırmasın. Amin..
    abdulmelik bunu beğendi.
  2. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    Namazın fazileti ve bereketleri namaz, kulun rabbi ile buluşması, konuşması, dertleşmesi ve ona bütün varlığı ile şükretmesidir. Namaz en büyük zikirdir. Nitekim cenabı hak (Taha14.) ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor: “namazı beni anmak (zikretmek) için dosdoğru kıl “ demeki namaz zikre götürecek bir yoldur. Beş vakit ...namaz, günlük olarak maddi-manevi bir temizliktir.
    Efendimiz sav şöyle buyuruyor: “ beş vakit namazın meselesi evinizin önünden geçen nehir misalidir günde beş defa o nehirde yıkanırsa üzerinde herhangi pislik kalır mı?” yani kul namazını kılar devam ederse üzerinde hiçbir küçük günah kalmaz. Günahların af edilmesi için kılınan namaz huşu, huzur içerisinde olmalı. Namaz öyle olmalı ki kulu kötü, fahiş şeylerden uzak tutmalıdır. Aksi takdirde onun namazı namaz değildir.

    Namaz kulu Allah a yaklaştırır.
    Çünkü kulun cenabı hakka en yakın olduğu an namaz kılarken .Bekir bin Abdullah şöyle buyuruyor: ey insan oğlu eğer Allah ın huzuruna girmek ve tercümansız konuşmak istersen bu senin için mümkündür! Dediler ki: bu nasıl olabilir?Abdestini mükemmel şekilde alırsın.Sonra namazgahına geçer namaza durursun.İşte böylece rabbinin huzuruna izinsiz girmiş ve tercümansız konuşmuş olursun!” hazreti Aişe r.a validemiz şöyle der: “Resülullah (s.a.v) bizimle konuşur, bizde onunla konuşuyoruz ve sohbet ederdik. Fakat namaza durduğunda,cenabı hakkın azameti ile o derece meşgul olurdu ki sanki hiç birimizi tanımıyor.namazın çokluğu önemli değildir. Namazın cenabı hak için olanı önemlidir.

    Hasan-i basri rh.a’in naklettiğine göre ; “ resul-i Ekrem sav şöyle buyurmuştur: size hırsızların en kötüsünü haber vereyim mi? Kimdir onlar ey Allah ın resulü? Namazlarından çalanlardır! Namazdan nasıl çalınır? Rükû ve secdeleri eksik yaparak!” namazın şartlarına dikkat edilmelidir. Nitekim namaz farz olduğunda namazın nasıl kılınacağı da öğretilmiştir. Adet yerini bulsun diye yapılmamalıdır. Sadati kiram namazı sağlam kılmakla cenabı hakka ulaşmışlardır. Namazın içerisindeki farzlara, vaciplere, sünnetlere mekruhlara dikkat edilmeli ve sanki cenabı hakkın huzurunda namaz kılıyormuş gibi kılınmalı.
    abdulmelik bunu beğendi.
  3. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    Yaratılıştan maksat kulluk, kulluğun gerçekleştiği ve mühim ibadet namazdır. Çünkü namaz, hem fiziki hem de içinde okunan dualar itibariyle mahlûkatın her türlü ibadet tarzlarını ihtiva etmektedir. Mahlûkatın bir kısmı daimi kıyamdadır; dağlar, ağaçlar gibi. Bir kısmı rükûdadır; hayvanat gibi bir kısmı ise sanki secde ...halindedir; yeryüzü, ovalar gibi. Bütün yaratıklar kendi durumlarına göre hal diliyle yüce Allah'ı tesbih halindedir. İşte namaz kılmakta olan mü'min, bütün varlıkların ibadet ve zikirleriyle bütünleşerek Allah'ına kulluk etme imkânına kavuşmuş olmaktadır.
    Rasulullah (s.a.v): " Allah Teâlâ’nın insanlara farz kıldığı ibadetlerin en sevimlisi tevhidden sonra namazdır. Eğer o'nun katında namazdan daha faziletli bir ibadet olsaydı melekler onunla ibadet ederlerdi. Halbuki meleklerin kimisi kıyamda, kimisi rükuda, kimisi de secdededir " (İhya I. 146) buyurarak namazın niçin en faziletli ibadet olduğunu açıklamıştır.
    Hakkı verilerek ve Allah'tan huşu duyarak eda edilen namaz, insanın maddi ve manevi pek mühim tesirler meydana getirir. Şunu bilmeli ki; namaz rızkı artırıcı, sağlığı koruyucu, hastaları ayağa kaldırıcı, kalbe kuvvet yüze güzellik ve parlakılık vericidir. Namaz mü'minin ruhunu ferahlatır, azalara enerji ve hareketlilik kazandırır, tembelliği giderir, göğsün genişlemesine ve huzur duymasına sebep olur. Ruha gıda verir, kalbe ışık verip aydınlatır.
    Namaz insanı şeytandan uzaklaştırır. Allaha yaklaştırır. Yüce rabbimiz bize " Secde et ve yaklaş" (Alak suresi, Ayet 19) buyurur. Demekki Allah'a yaklaşmanın en iyi yolu secde etmektir.
    Hasılı namazın insan ruh ve beden sağlığını elde edilip korunmasında, buna dayalı olarak dünya ve ahiret tehlikelerinden uzak kalıp bu iki dünyanın faydalarını kazanmada büyük bir rolü bulunmaktadır. Bu hususu en iyi bir şekilde şu ayet-i kerime izah etmektedir: " Habibim! Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak ibadetlerin en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir" (Ankebut suresi, 45.Ayet).
    Bu ayet-i kerimede hakkı verilerek kılınan namazın ruhu ulvileştireceği ve mutlaka kötülüklerden alıkoyacağı belirtilmektedir. Bunun yanısıra iyiliğe sevketmeyenle kötülüklerden alıkoymayan namazın ise pek makbul olmadığı dile getirilmektedir.
    Yüce rabbimiz, kurtuluşa erişebilmemiz için namazlarımızı huşu ile kılmamızı istemektedir. Şah-ı Nakşibendi denamazda huşu elde etmek için şu dört şartın yerine getirilmesi gerektiğini söyler:
    1 - Helal lokma
    2 - Allah'ın huzuruna çıkacağı şuuruyla abdesti dikkatlice almak.
    3 - İftitah tekbiri getirirken Allaah'ın huzurunda olduğunu hissetmek.
    4 - Namaz dışında da namazdaymış gibi hareket etmeye çalışmak.
    Bu şekilde namaz kılıp huşuya ermek ve hakiki secde ederek rabbimize yaklaşmak dileğiyle...
    abdulmelik bunu beğendi.
  4. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    Namaz, çok önemli bir ibâdet olduğu için, namaz kılmıyanın imanla ölmesi çok zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmıyanın kalbi kararır, diğer günahları işlemekten çekinmez.

    İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:

    (Namaz kılmak ve diğer ibâdetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur'an-ı kerimde, (İman ve ibâdet etmek, mü...şriklere güç gelir) ve (Namaz kılmak müminlere kolay gelir) buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emilerine severek kolaylıkla uymaktır.) [C.1.m.191, 289]

    Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramıyacak kadar hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti istiyen namaz kılmaz mı? Hadis-i şerifte, (Cenneti isteyip de, Allahın yasakladıklarından kaçınmıyan, isteğinde yalancıdır) ve (Cenneti istiyen, hayırlı işlere koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar) buyuruluyor. (Beyhekî)

    Tadil-i erkana riayet etmek vaciptir. Namazın vaciplerinden biri bilerek terkedilirse, o namazı tekrar kılmak vacip olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Hırsızların en büyüğü, namazından çalandır. Yani namazın erkanına riayet etmez, rükû ve secdelerini hakkıyle yerine getirmez.) (Dikkat kardeşlerim “Peygamber Efendimiz s.a.v namazını bu şekilde kılanları Namaz Hırsızı olarak adlandırıyor”)

    (Herkesin namazında, kalbin hazır olduğu kısımlar yazılır. Kalbin hazır olmadığı namaza, Allahü teâlâ nazar etmez.)

    Cemaatle namaz kılmak erkeklere Sünnet-i hüdadır. Yani dinimizin şiarı, alameti olan sünnettir. Özürsüz terketmek asla caiz değildir. Bilhassa yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmak çok önemlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Yatsı namazını cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibâdetle geçirmiş sayılır.) [Müslim]

    (Münafıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır. Bunlardaki ecri bilen, sürünerek de olsa, cemaate gelir.) [Buharî]
    Devamını Gör
    abdulmelik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş