cemal safi

Konu 'Şairler' bölümünde arzu_asi tarafından paylaşıldı.

  1. arzu_asi

    arzu_asi Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.141
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    36



    [​IMG]
    Cemal Safi
    1938 yılında Samsun’da doğdu İlk ve ortaöğrenimini orada tamamladı. Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ancak 40 yaşına dek fazlaca dışa açılmadı.

    1978 yılından değişik çevrelerde duyulmaya başladı. Başta sevgi olmak üzere hemen her konuda şiir yazmaktadır. Ayrıca taşlamaları geniş çevrelerde bilinip okunmaktadır.

    Şiirlerinin yaklaşık 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere 150 kadarı bestelendi. Bunlardan Rüyalarım Olmasa ve Vurgun adlı şiirleriyle 1990 ve 1991’de yılın şairi seçildi.

    Her yıl Akçay Şairler ve Bestekarlar Şenliğini düzenleyerek şiire olan katkısını sürdürmektedir.

    Şiirlerinin bir bölümünü topladığı, Vurgun (1978), Sende Kalmış (2000) ve Kıyamete Kırk Kala (2002) adlı kitapları yayımlandı.
    Bulunur
    Çeker gibi bakma hançeri kından
    Senin de canını yakan bulunur
    Senin de bir zalim gelir hakkından
    Sana da bir kurşun sıkan bulunur

    Aşkımın ahıyla tutuşur yakan
    Alıcı kuş kadar sürmez fiyakan
    Senin de gözünü yaşlı bırakan
    Senin de boynunu büken bulunur

    Merhamet olmazsa kalp kiracında
    Tahtın da kurtarmaz seni tacın da
    Bir kara sevdanın darağacında
    Seninde ipini çeken bulunur
    Edemezsin
    İş işten geçmeden gel de söz dinle
    Sen benim aşkımla başedemezsin
    Ben sarhoş gezerken senin derdinle
    Sen kendi gönlünü hoş edemezsin

    Gül sefa sürse de bülbül çilerken
    Bin pişman olmaz mı rengi solarken
    Ben sana dört mevsim bahar dilerken
    Sen benim yazımı kış edemezsin

    Fırtına biçersin ey rüzgar eken
    Borcunu faizle öder geciken
    Sen benim gezdiğim yolları diken
    Yattığım yatağı taş edemezsin

    Gülersin aşığı yedekte sayıp
    Yetmez mi arından verdiğin kayıp
    Kınalı kekliğim elde var deyip
    Sen beni kafeste kuş edemezsin

    Kapılma hayalin renk akışına
    Ağlarsın gerçeğin can yakışına
    Ben kurban olurken bir bakışına
    O canım gözleri yaş edemezsin

    Aklını başına topla da vazgeç
    Gel beni dinle de vuslata gün seç
    Sen benim elime mecbursun er geç
    Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin

Sayfayı Paylaş