Cemşid-i Hurşid Mesnevisi Tahlili

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde => iηciтαηєѕi <= tarafından paylaşıldı.

  1. => iηciтαηєѕi <=

    => iηciтαηєѕi <= Üye

    Katılım:
    29 Ekim 2008
    Mesajlar:
    146
    Beğenileri:
    293
    Ödül Puanları:
    64

    Cemşid ü Hurşid (1403)

    Metin ve Zihniyet: Bu dönemin sosyal özellikleriyle metnin teması arasında bir benzerlik yoktur. Çünkü bu eserde aşk konusu işlenmiştir. Eserin yazıya geçirildiği dönemin sosyal hayatında aşk temalı şiirler işlenmiş olsa da bu eser İran edebiyatı kaynaklı-dır. Ancak eserin Fars edebiyatından tercüme edilmiş olması, İslamiyet'in kabulüyle başlayan Arap - Fars kültürünün etkisinin sürdü¬ğünü söylemek mümkündür.

    Yapı: Bu mesnevide bir aşk olayı anlatılmaktadır. Metnin yapısını oluşturan bi¬rimler beyitlerle sağlanmıştır. Cemşid ü Hurşid bü-tün mesnevilerde olduğu gibi başta tevhid, naat ve eserin yazılış nedeni (sebeb-i telif) sonda bir hatime (sonuç) düzeniyle yazıl-mıştır.

    A. Olay Örgüsü:

    Metnin olay örgüsü şöyledir:


    • Cemşid'in rüyasında bir kız yüzü görmesi ve ona âşık olması, rüyasında gördüğü kızın Rum şahının kızı olduğunu öğrenmesi, uykusundan uyanın¬ca yardımcıların ona sorular sorması
    • Cemşid'in rüyasında görüp âşık olduğu kızın özelliklerini onlara anlatması
    • Âşık olduğu kızı bulmak için Hindistan'dan Çin'e, oradan da Anadolu'ya gitmesi, Kayser'in sarayında onun huzuruna çıkması, Kayser'den izin alıp Hurşid'le yola çıkması, Cemşid'in Çin tahtına oturması

    B. Kişiler:

    Cemşid: Gördüğü rüya ile âşık olduğu kızı aramaya çıkan Çin hükümdarının oğlu. Eserin ana kahramanıdır. Olay örgüsü onun hi-kâyesini anlatmak için kur¬gulanmıştır.

    Hurşid: Rum Kayser'in güzel kızı, eserin ana kahramanıdır.

    Kayser: Hurşid'in babası, Rum ilinin sahibidir. İkinci planda bir kahramandır.

    Mesnevideki kurmaca karakterlerin benzerlerine gerçek hayatta rastlanılabilir.

    E, Zaman: Kurmaca bir metin olduğu için olayın geçtiği zaman dilimi (dönem) belli değildir. Ancak "sabah, akşam uyandığında, yüzü rüyasında görünce, Kaysar'ın Sarayı'na gelince" gibi sınırlı zaman kavramını ifade eden sözlere yer vermiştir. Eser, 1403 yı-lında yazılmıştır.

    D. Mekan: "Bağdan saraya geldi.", "Hindistan'dan çıkıp Çin'e geldi.", "Oradan Anadolu'ya gitmek için yola çıktı.", "Kayser sarayı-na gelince...", "Gelince (Çin) şahı onu tahta geçirdi.", "Cemşid, Çin tahtına oturdu." cümleleri mekanın geç¬tiği yerlere örnek gös-terilebilir.

    Ana Düşünce: Kurmaca bir metin olan eserde, aşk teması işlenmiştir.

    Dil ve Anlatım: Eser divan edebiyatının Anadolu'da yavaş yavaş olgunlaştığı bir dönemde yazılmıştır. Fars edebiyatındaki bir mesneviden esinlenerek yazılması ve dönemi itibariyle metinde Arapça - Farsça sözcük ve tamlamalara rastlanması doğaldır. Eser, 15. yüzyıl Anadolu Türkçesinin dil ve ses özellik¬lerini günümüze taşıması bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Anlatımda benzetme ve abartmalara yer verilmiştir. Metinde her şeyden haberdar olan, her şeyin öncesi ve sonrasını bilen bir anlatıcı varı-dır. Bu da metnin "ilahi bakış açısı"yla yazıldığını gösterir.

    Metin ve Gelenek: Eser, divan edebiyatının mesnevi geleneğini sürdüren bir özellik taşımaktadır. Divan edebiyatında "Hüsrev ü Şirin, Süheyl ü Nevbahar, Leyla ile Mecnun, Yusuf u Züleyha" gibi olay anlatımını esas alan klasik aşk öyküleri mesnevi nazım bi-çimiyle yazılmıştır. Bu gelenek tasavvuf, mizahi, didaktik içerikli mesnevilerde de devam etmiştir. 19. yüzyılda Türklerin Batı edebiyatıyla tanışmasından sonra mesnevilerin görevini roman türü üstlenme¬ye başlamıştır.

    Anlama ve Yorumlama: Şair, kurmaca bir aşk olgusunu şiirsel bir gerçek¬likle dile getiriyor. Mesnevide anlatılan olayların gerçek hayatta yaşanması, mümkün değildir. Çünkü olaylar olağanüstü nitelikler taşımakta ve kurmacadır. Gerçekte böyle bir aşk hikâ-yesinin olduğunu düşünsek bile şairin hayal gücü ve şiirsel anlatımın etkisiyle buna birçok şeyin ilave edildiği unutulmamalıdır.

    Metin ve Şair: Ahmedî 14. yüzyılın en verimli divan edebiyatı şairlerin¬dendir. Üstün bir zevkle, titiz bir dikkatle din dışı konuları işleyen şairin bu eserinde de edebî anlayışını yansıtan bir aşk hikâyesine yer verdiğini görüyoruz.

    Eserleri:

    Divan:


    İskendemame: 14 yy.da yazılan önemli mesnevilerdendir. İranlı şair Nizami'nin 2500 beyitlik aynı adlı eserinin çevirisidir. Şair çeviri yaparken bazı olayları çıkarıp yenilerini eklemiş, kendinden bazı motifler ilave etmiştir. Ma¬kedonya kiralı Büyük İskender'in doğu ülkelerine düzenlediği sefer ve fetihler¬le ilgilidir. İskender'in hayatını bir çerçeve-hikâye olarak kullanıp geometri, astrono-mi, tıp, felsefe, siyaset, etik, teoloji gibi bilimlere dair çeşitli bilgiler vermiştir. Eseri önemli kılan da içerdiği bu bilgilerdir.

    Ahmedî bu mesnevide 3 farklı şahsiyete 3 sembol yüklemiştir; Aristo aklı, İskender ruhu, İskender’in savaştığı Dara nefsi temsil eder. Ahmedî, mes¬nevisinin sonuna ilk manzum Osmanlı tarihi sayılabilecek 334 beyitlik bir Gazavatnâme eklemiştir.
    Cemşid u Hurşîd: Çin Hükümdarı Cemşid ile Rum kayserinin kızı Hurşid arasındaki aşk hikâyesini konu edinen bir mesnevidir.1403 yılında yazılmıştır.

    Tervihü’l-Evrah: Tıpla ilgili bir mesnevidir.
    Esrarname: İranlı şair Feridüddin Attar'ın eserinden çevrilmiş bir mesnevidir.
    Mirkatü'i - Ecleb: Arapça-Farsça manzum bir sözlüktür.


  2. buse can

    buse can Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    cemşid u hurşid : cemşid ile hurşid'in hikayesi anlamındAdır şaair kendisini mi anlatmış diye soruyorsan hayır kendisi degildir cemşid ve hurşid karakterleri ise iran edebiyatında oluşturulmuş karakterlerdir

Sayfayı Paylaş