Çerkez Ethem İsyanı

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 11. Sınıf' bölümünde GuLsAh tarafından paylaşıldı.

  1. GuLsAh

    GuLsAh Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    Arkadaslar sitede dünden beri bakınıyorum ama çerkez ethem isyanının nedenlerini bulamadım bana Çerkez Ethem İsyanının nedenleri maddeler halinde lazım.Yazabilecek arkadaslar yardımcı olursanız sevinirim...

    Not:Eger sitede varda ben göremediysem kusura bakmayın...:(
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Ayaklanma nedenleri [değiştir]Ankara Valisi'ni yetki dışı yargılama girişimi. Çerkez Ethem, Yozgat Ayaklanması'nı bastırdıktan sonra, ayaklanmaya, dönemin Ankara Valisi Yahya Galip Bey'İn uygulamalarının neden olduğunu öne sürmüştür. Yahya Galip Bey'i bu suçtan yargılamak üzere 26 Haziran 1920'de Yozgat'a çağırmıştır. Bu emir, TBMM Başkanı Atatürk tarafından reddedildi.
    İstiklal Mahkemeleri hakkındaki karara karşı çıkış. TBMM, 18 Eylül 1920 tarih ve 42 sayılı kararı ile kaçak erat ve casusların yargılanmasıyla görevli olmak üzere İstiklal Mahkemeleri kurulmasına karar vermişti. Çerkez Ethem ve kardeşleri ise kaçak erat ve casusların, birliklerin önünde asılarak idam edilmesi şeklindeki uygulamaya devam edeceklerini bildirmişler, Mahkemeyi tanımamışlardır.
    Asker toplamada İçişleri Bakanlığı'na engel olunması. Yozgat Ayaklanması'nın bastırılması ardından Çerkez Ethem, 1920 yılının Haziran ayı sonrasında Yozgat dolaylarında asker toplamaya başlamıştı. Gerçekte asker toplama yetkisi TBMM tarafından İçişleri Bakanlığı'na verilmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı Albay Refet Bele'nin bu keyfi işleme karşı çıkması üzerine Çerkez Ethem, İçişleri Bakanı'na hakarethamiz bir telgraf çekmişti. Çerkez Ethem, Batı Cephesi'nde de asker toplamaya devam etmiştir. Eskişehir'in Karacaşehir Köyü'nde kurulan müfrezeyi Kütahya'ya kaydırarak Cephe Komutanlığı'nın denetimine bırakmamıştır.
    Batı Cephesi Komutanlığı'nın iki kısma ayrılmasına karşı çıkılması. Çerkez Ethem ve kardeşleri, TBMM Hükümeti'nin 9 Kasım 1920 tarihinde Batı Cephesi (Kurtuluş Savaşı) Komutanlığı'nın iki kısma ayrılması kararına karşı çıkmışlardır. Çerkez Ethem, Güney Cephesi komutanı Albay Refet Bey'e güvenmediğini söylüyor, tüm batı cephesinin eskisi gibi Albay İsmet Bey komutasında kalmasını istiyordu. Öte yandan kardeşi Yüzbaşı Tevfik Bey, İsmet Bey'e bağlı olmasına karşın bir süredir rapor vermiyordu. Cerkez Ethem, Hükümetin kararına karşın kendi isteklerinin uygulanması konusunda ısrarcı olmuştur.
    Düzenli ordunun kurulmasına gösterilen direnç. Çerkez Ethem ve taraftarları, TBMM Hükümeti'nin, düzenli ordu kurulması ve Milli Kuvvetler'in bu orduya katılması yönündeki kararına karşı çıkmakta idiler. Çerkez Ethem'in kardeşi Saruhan milletvekili Reşit Bey, "ordu teşkilinin bütün dünyada iflas etmiş olduğunu, vatanı ancak Milli Kuvvetler'in kurtarabileceği" yönünde konuşmalar yapmaktaydı. Eskişehir'de yayımlanan Kuvve-i Seyyare yanlısı Yeni Dünya gazetesi de bu yönde yazılar yayımlamaktaydı. Oysa Milli Kuvvetler ile, Batı Anadolu'daki Yunan askeri varlığına, olsa olsa büyük darbeler vurulabilirdi. Yunan askeri varlığını vatan topraklarından tümüyle atmak ise ancak düzenli bir ordunun, güçlü bir strateji ile vereceği savaşımla sağlanabilirdi.
    Başkumandanlık Yetkisi'nin TBMM'ne verilmesine karşı çıkma. TBMM Hükümeti'nin düzenli bir ordu kurulması yönündeki kararı, aynı zamanda bu ordunun tüm sevk ve idare yetkisini de TBMM'ne vermekteydi. Çerkez Ethem taraftarları, düzenli orduya karşı çıkarken aynı zamanda ve yanı sıra TBMM'nin bu Başkumandanlık konumuna da karşı çıkmaktaydılar.
    Çerkez Ethem kuvvetlerine 1. Kuvvei Seyyare adının verilmesine karşı çıkma. Düzenli ordunun kurulması çalışmaları sırasında, Çerkez Ethem'e bağlı kuvvetlerini, diğer benzer teşkillerden ayırd edilebilmesi için onlara 1. Kuvvei Seyyare adının verilmesi karara bağlanmıştı. Çerkez Ethem bu karara karşı çıkmış, kendi kuvvetlerine Umumi (genel) Kuvve-i Seyyare adını vermiş, kendisini de Umumi Kuvve-i Seyyare Komutanı ilan etmiştir. Böylece bağımsız bir komutanlık konumunda ısrar etmekteydi.
    Yüzbaşı Tevfik Bey ile Cephe Komutanlığı arasındaki çekişmeler. Batı Cephesi Komutanlığı, Yunan işgalinden kurtarılmış olan ilçelerde halkın güvenliği için, 23 Kasım 1920 tarihinde bir sahra jandarma bölüğü kurulmasını kararlaştırılmıştı. 1. Kuvve-i Seyyare komutan vekili Yüzbaşı Tevfik Bey, bu birliğin kendisini denetlemek için kurulmuş olduğu kanısındadır. Simav ve Havalisi Komutanlığı adıyla Binbaşı İbrahim Bey emrindeki bu kuvvete, Yüzbaşı Tevfik Bey tarafından, geri dönmesi emredilmiştir. İdam edilme tehditleri karşısında bu birlik geri çekilmiştir. Bu tarihten itibaren Yüzbaşı Tevfik, Cephe Komutanlığı'na rapor vermemeye başlamıştır. Zaten Yüzbaşı Tevfik Bey, 27 Kasım tarihinde Mustafa Kemal'e yazdığı bir telgrafta "...Batı Cephesi'ni tanımayacağını..." bildirmektedir.
    Bütün bu olaylar Çerkez Ethem ve iki kardeşinin kendilerini, TBMM Hükümeti ve onun düzenli ordusu dışında bağımsız bir siyasi - askeri otorite olarak gördükleri ve bunu korumaya kararlı olduklarını göstermekteydi. Bu durum, TBMM Hükümetinin ülke genelindeki otoritesinde bir gedik oluşturmaktaydı. Öte yandan düzenli ordunun askere alma kaynağını da zayıflatmaktaydı.
    Aysequl. bunu beğendi.
  3. özgür_kız

    özgür_kız Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.719
    Beğenileri:
    371
    Ödül Puanları:
    36
    Yeşil Ordu:
    Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra Ankara'da birkaç cemiyet kurulmuştu.
    Bunlardan biri de "Yeşil Ordu" idi. Henüz düzenli, yeni bir Türk ordusu
    kurulmamıştı. Yeşil Urdu Cemiyeti, ordu kuruluncaya kadar millî dâvayı
    benimsemiş ve güvenilir askerî kuvvetler vücuda getirmeye çalışacaktı.
    Yeşil Ordu kurucuları arasında Çerkez Ethem, kardeşi Tevfik Bey ve
    milletvekili Çerkez Reşit Bey gibi kötü niyetli bazı kimseler vardı.
    Önceleri yalnız askerî nitelikte olan cemiyet, sonraları gizli ve siyasî
    bir karakter almıştı. Yeşil Ordu Cemiyeti, Mustafa Kemal'in şahsî şöhret
    ve nüfuzundan faydalanarak kuvvetlenmiş ve faaliyet alanını genişletmişti.
    O sırada ayaklanmalarla meşgul bulunan Mustafa Kemal, bu mesele ile
    yakından ilgilenmemişti. Kötü maksat güden cemiyet üyeleri, fırsattan
    faydalanarak düzenli ordunun kurulmasına karşı cephe aldılar ve şu fikri
    yaymaya çalıştılar: Ordudan fayda yoktur, dağılsın! Hepimiz kuvay-ı
    milliyeci olalım! Cemiyetin bu tehlikeli gelişmesi karşısında Yeşil Ordu
    derhal kapatıldı. Kuvvetine güvenen Çerkez Ethem ve kardeşleri düzenli
    ordunun kurulmasına karşı cephe aldılar.


    Çerkez Ethem ve Yeşil Ordu :
    Çerkez Ethem, millî müfrezenin komutanı ve Yeşil Ordu'nun kurucularından
    idi. Anzavur'un takibinde, Bolu ve Yozgat isyanlarının bastırılmasında
    gösterdiği başarılarından dolayı takdir edilmişti. Çerkez Ethem, kazanmış
    olduğu bu nüfuz ve kuvveti, memleketin menfaati için değil, şahsî menfaati
    için kullanmaya başlamıştı. Ayrıca milletvekili Reşit Bey vasıtasıyla
    Büyük Millet Meclisinde taraftar toplamaya, muhalif bir parti yaratmaya ve
    bu yol ile hükümeti devirmeye çalıştığı görülüyordu. Çerkez Ethem, emrinde
    bulunduğu Batı Cephesi Komutanını dinlemiyordu. Hatta Yozgat'da yaptığı
    bir konuşmada: Ankara'ya dönüşümde Büyük Millet Meclisi Reisini, Meclis
    önünde asacağım demişti. Bunlardan ,başka Isparta'da oturmağa memur
    edilen Demirci Mehmet Efe'yi hükümete karşı ayaklandırmaya kandırmış,
    kardeşi vasıtasıyla da Yunanlılarla ilgi kurmuştu.
    Eskişehir'de çıkan komünist eğilimli Yeni Dünya gazetesi Çerkez Ethem ve
    kuvvetler i lehinde propaganda yapıyordu. Yeşil Ordu ve Kuvay-ı Seyyare
    (Gezici Kuvvetler) ismini alan Çerkez Ethem kuvvetleri lehindeki bu
    propagandalar halk arasında ve Mecliste birçok taraftar kazanmasına neden
    oldu. Mecliste bile Çerkez Ethem'in kuvvetlerini, düzenli ordudan üstün
    tutanlar vardı.


    Çerkez Ethem'in isyanı :
    Bu durum karşısında Çerkez Ethem ve kuvvetleri, artık Millî Mücadelede
    faydalı olmaktan çıkmış, bir anarşi unsuru haline gelmişti. Mustafa Kemal,
    süratle tedbir ,almazsa büyük bir isyan cephesi karşısında kalacağını
    anlayarak derhal harekete geçti. Albay İsmet Bey'i Batı Cephesi
    Komutanlığına tâyin etti. Güney Cephesi Komutanlığını da Refet Bey'e
    verdi.
    Albay İsmet Bey, Batı Cephesine gelince emrindeki kuvvetleri teftişe
    başladı. Çerkez Ethem, kendi kuvvetlerini teftiş ettirmedi. Daha sonra
    cephe komutanını tanımayarak doğrudan doğruya Meclis Başkanı ile
    haberleşmeye başladı. Bu hareketler, Çerkez Ethem ve kardeşlerinin Büyük
    Mi11et Mec1isi Hükümetine karşı isyana karar verdiklerini gösteriyordu.
    Artık Ethem'e karşı silâhlı kuvvetle direnmekten başka çare kalmamıştı.
    Asi Ethem kuvvetleri üzerine harekete geçildi. Albay İsmet ve Refet Beyler
    yönetimindeki kuvvetler asileri dağıtarak Kütahya'yı işgal ettiler. Asiler
    Gediz'e doğru çekilmeye başladılar. Yunanlılarla birleşmek fikrinde
    olmayan bir kısım çete reisleri ve asiler Millî Kuvvetlerimize katıldılar.
    Çerkez Ethem de kardeşleri ve adamlarıyla Gördes civarında Yunanlılara
    sığındılar. Bu vatan hainleri, ihtirasları yüzünden millî varlığımızı
    çiğneyen düşmanIar1a birleşmekten bile çekinmemiş1erdi. (11-13 Ocak 1921).

    Canım kitabımada baktım.Maddeler halinde yazmamış.Düz yazı halinde vermiş.Bunu internetten buldum.İşine yarar mı acaba?
  4. GuLsAh

    GuLsAh Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    ikinizede çok teşekkür ederim arkadaşlar sağolun:330:
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    tesekkür et butonuna basman yeterLi...!!;);););)
  6. GuLsAh

    GuLsAh Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Canım kitabımada baktım.Maddeler halinde yazmamış.Düz yazı halinde vermiş.Bunu internetten buldum.İşine yarar mı acaba?
    Genişletmek için tıkla...
    olsun arkadasım arastırıp yardımcı olmaya calısman yeter çok sağol ben artık bu yazıların arasından bikaç madde çıkarıp yazarım..:)

Sayfayı Paylaş