çetin ilmer-hayal (okunması gereken bir kitap)

Konu 'Kitaplar, Yazarlar, Entellektüel' bölümünde Moderatör Gül tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0

    [​IMG]



    ÇETİN İLMER
    ( HAYAL ) ADLI ROMAN HAKKINDA

    1958 ve 1960 lı yıllarda, hayatımın en fırtınalı dönemine ait iki senelik yaşantımın romanını yazmaya kalktığımda en büyük tereddüdüm, küçük tafsilatları hatırlayamama korkusuydu. Ama konuya fikse olduğumda, hayretle elli sene önceki ikili diyalogları kelimesi kelimesine hatırlayabildiğimi fark ettim. Olaylar sanki dünmüş gibi gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyordu. O dönemi ikinci bir kere yaşarken, gözyaşı döktüğüm, kahkahalar attığım sahneler oldu. Bu da, Ribot kanunu gereği, belli bir yaşa eriştiğinde gençlik hatıralarının tüm bilinç alanını kapladığının en büyük ispatı oluyordu.
    Düşünüyorum da, gençlik çağlarımızda kırk beş elli yaşlarında olanlara ihtiyar derdik. Yıllar su gibi akıp da yetmişli yaşlara geldiğimizde bize şimdi kim bilir ne yakıştırmalar yapılıyordur.
    Bu devrede en önemli olay, maalesef zihin hayatınızdaki değişimler oluyor. Patolojik süreçten bağımsız olarak bu zihin etkinliğinin azalması en fazla hafıza ve dikkat yeteneklerinde görülüyor. İlginç olan, bu evrede en iyi hatırlanan anılar genellikle en eski hatıralardır.
    Ama bu fikri süreçler hareketsiz olduklarından, yaşlılıkta yeni bilgiler edinmek eskiye oranla çok daha zorlaşıyor. O nedenle, aktivitesinin azaldığını fark eden benim gibiler, yeni konulara el atmaktan ziyade eski birikimlerini derinleştirme yolunu tercih ediyorlar.
    Yaşlı genellikle tutucu olduğundan büyük oranda adaptasyon sorunu çeker. Kuruntu ve alınganlıkları had safhada olur. Bunu saklayabilmek içinde kabuğuna çekilir, içine kapanırlar.
    Ama bu yaşında kendine göre avantajları var. Ailenin en büyüğü olmaktan dolayı kendiliğinden bir otorite olursunuz. Kimse size angarya yüklemeye kalkmaz, hatalarınız hoş görülür, yüzünüze vurulmaz. Sofranın başköşesinde oturtulursunuz, ilk servis size yapılır. Kimsenin elini öpmezsiniz ama herkes sizinkini öper.
    Anlaşılacağı gibi avantajları çok bol bir çağ. Tek sorun kalan günlerinizin pek fazla uzun olmaması.
    Hayatta hiçbir şeyin dört dörtlük olmaması ne kötü.!..
    a_y_t_ü_l bunu beğendi.
  2. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    Güzel bir kitaba benziyor :) Okumaya çalışacağım :)
  3. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    şuan önümde duruyor kitap
    gönderrim sana :p :D

Sayfayı Paylaş