cezmi roman incelemesi

Konu 'Kitap Özetleri' bölümünde manyac_rocker tarafından paylaşıldı.

  1. manyac_rocker

    manyac_rocker Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2008
    Mesajlar:
    29
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0


    cezmi namık kemal kıtabının asagıdakı ozellıklere gore ıncelenmesıne yardımcı olabılecek var mı?



    Dıs ınceleme

    kıtabın adı
    yazarı
    yazarın baksa kıtabını okudunuz mı okuduysanız adı
    basım evı baskı sayısı
    kıtabın dılı nasıldır?



    icerik inceleme


    kosunu
    olayın gecdıgı donem hakkında bılgı
    olayın kahramanları (onem sırasına gore)
    eser yasanabılır bır ozlleıktemıdır neden?
    eser hayalı bır kurgu mudur neden
    kıtabın yazıldıgı donem hakkında bılgı
    kıtapta sızı en cok etkıleyen bolum
    sız olsaydınız eserı nasıl bıtırırdınız
    eserın ana dusuncesi
    eserde kendı hayatınıza aıt bır ıze rastladınız mı rastladıysanız benzerlık yada ayrılıgı nedır
    eserde olmaması gereken sızı rahatsız eden olay kısı ya da kurum nedır
    eserın gırıs gelısme ve sonuc bolumlerını belırleyecek olursanız hangı bolumu nerden nereye kadar oldugunu soyleyebılırsınız
    e3ser sıırse bır tanesını duz yazıya romansa hıkaye ye tıyatro ıse duz yazı halıne cevırınız
    okudunuz esere baksa ad vermek gerekse adı ne olurdu?




    Son düzenleyen: Moderatör: 13 Şubat 2009
  2. ◊ΘGöKKuŞΘ◊

    ◊ΘGöKKuŞΘ◊ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2007
    Mesajlar:
    917
    Beğenileri:
    649
    Ödül Puanları:
    16
    Kİtabin Adi : Cezmİ
    Kİtabin Yazari : Namik Kemal
    Yayin Evİ Ve Adresİ : İnkilap Yayin Evİ Sİrkecİ İstanbul
    Basim Yili : 1999


    1.kİtabin Konusu : Sokullu Devrİnde BaŞlayan TÜrk-İran SavaŞlariyla Da İlgİlİ Bİr AŞk Ve Tarİh Romanidir.
    2.kİtabin Özetİ : Cezmİ YİĞİt Bİr Sİpahİ OlduĞu Kadar, Bİlgİn Bİr Şaİrdİr De. YakiŞiklidir. Cİrİtte, Atli Sporda Ustadir. Namik Kemal Cezmİ’ De Kendİ GenÇlİĞİnİ YaŞiyor Gİbİdİr. Roman İstanbul’ Da BaŞlar, Azerbeycan’da, İran’ Da SÜrÜp Gİder, Tebrİz Sarayinda Sona Erer. İran’da Şah Tahmasm’in OĞlu Mehmet Hudabende, Şahlik Tahtinda, EŞİ Şehrİyar, Kiz KardeŞİ Perİhan, Şahin KÖr OluŞundan Da Faydalanarak, Sİyasette, Devlet İŞlerİnde SÖzÜ GeÇer KİŞİlerdİr. İran’la Osmanli Devletİ Arasinda SavaŞ BaŞlar. Cezmİ Bu SavaŞa GÖnÜllÜ Olarak Katilir.adİl Gİray’la Bu SavaŞta TaniŞirlar. İran Ordusu PerİŞan Edİlİr, BİrÇok Yerler Ele GeÇİrİlİr. Gazİ Gİray, KardeŞİ Adİl Gİray Esİr DÜŞerler. Şehrİyar Ve Perİhan Adİl Gİray’a AŞik Olurlar. SÜnnİ Mezhebİnden Olan Perİhan , SevİŞtİĞİ Adİl Gİray’la, Osmanli Ordusunun Da Yardimini SaĞlayarak İran Saltanatini Ele GeÇİrmek Amacindadir. Bunu Şehrİyar Haber Alir, Taraflar Kanli Bİr BoĞuŞmaya TutuŞurlar. Şehrİyar, Perİhan Ve Adİl Gİray **Ürler.cezmİ Yaralanir. DervİŞ KiliĞina Gİrerek GÜÇlÜkle Vatanina DÖner.
    3. Kİtabin Ana Fİkrİ : AŞkin Polİtİkaya BulaŞmamasi GerektİĞİdİr.

    4.kİtaptakİ Olaylarin Ve Şahislarin DeĞerlendİrİlmesİ : Romandakİ Önemlİ Olaylar Genellİkle İran Sarayinda Adİl Gİray, Şehrİyar Ve Perİhan Arasinda GeÇmektedİr. Cezmİ Adİl Gİray Gİbİ DoĞuŞtan Asker Ve Şaİr Yaratilan Bİrİdİr. Şehrİyar VÜcut GÜzelİ Olmasina RaĞmen, Ruh Ve Ahlak GÜzelİ DeĞİldİr. Perİhan İse KÖtÜ Nİyetlİ Olmayan GÜzel Bİr İnsandir.

    5.kİtap Hakkinda Şahsİ GÖrÜŞler : Edebİyatimizda İlk Tarhİ Roman Olmasina KarŞin İlgİ Çekİcİ Ve SÜrÜkleyİcİ Bİr Romandir.

    6.kİtabin Yazari Hakkinda Bİlgİ :
    Namik Kemalen BÜyÜk Ve En GÜr Seslİ Vatan Şaİrİmİzdİr. 1940’ Da TekİrdaĞ’da DoĞdu.edebİyatimizin Hemen Hemen Her TÜrÜnde Eser Verdİ. Eserlerİnde ÇoĞunlukla Vatan, Mİllet, HÜrrİyet Ve Toplumsal Konulari İŞledİ.toplum İÇİn Sanat İlkesİne BaĞlanmiŞtir. En Önemlİ Eserlerİ Arasinda Vatan Yahut Sİlİstre Zavalli Çocuk , Akİf Bey , Karabela, İntİbah, Takİp Yer Almaktadir.
  3. manyac_rocker

    manyac_rocker Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2008
    Mesajlar:
    29
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    tesekkur ederım dıgerlerıne yardımcı olabılecek var mı?
    Son düzenleyen: Moderatör: 13 Şubat 2009
  4. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
    KİTABIN ADI CEZMİ
    KİTABIN YAZARI NAMIK KEMAL
    YAYIN EVİ VE ADRESİ İNKİLAP ve AKA KİTABEVLERİ–Ankara cad. 95 İST.
    BASIM YILI 1985
    1. KONUSU:
    Kitapta genç, cesur, vatanını ve milletini herşeyden daha çok seven bir yiğidin devleti için yaptıkları ve savaştaki kahramanlıkları anlatılıyor .
    2.KİTABIN ÖZETİ:
    Cezmi yiğit bir sipahi olduğu kadar, bilgin bir şairdir de. Yakışıklıdır. Ciritte, atlı sporda ustadır. Roman İstanbul’da başlar.
    XVI. yüzyıl içinde Avrupalılar, Amerika’nın hemen her tarafına sokularak, o zamana kadar kayıplarda kalmış ve hiç işlenmemiş olan bu yeni dünyanın her çeşit faydalı hazinelerinden hisse almaya başladılar.

    XVI. Yüzyılın üstünlükleri sadece bunlardan da ibaret değildir. Yine bu yüzyıl içinde, Büyük Türk Hakanı ve Türk Orduları Başkomutanı Kanuni Sultan Sülayman I. Şanlı bayrağımızı, şafaklar içinde doğmuş bir hilal gibi, Viyana’larda, Tebriz’lerde, İspanya ve Hindistan’larda dolaştırarak dünyanın doğusunda, batısında şanla, şerefle dalgalandırıyordu.
    Kanuni’nin ölümünden sonra başa Yavuz Sultan Selim geçmişti. Bunun üzerine İran Safevi Devleti, Türk milletiyle savaş alanında boy ölçüşmeyi kolay sanıyor; birtakım boş hayallere kapılmaktan kendilerini alamıyorlardı. İşte o arzuların, o huyların sonucuydu ki, Safevi Devletiyle Osmanlı Devleti birbirine harp ilan etti.
    Devrin sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa, bu savaşı faydasız görüyor ve yapılmasını istemiyordu. Daha sonraları devletçe kararlaştırılan İran seferi ve savaşın başlaması, tecavüzün önce düşman tarafından yapıldığı düşüncesine dayandı. Ve şuarada burada başlayan Gürcü isyanlarının bastırılacağı söylentisi ortaya atılarak, ordu Üsküdar’a çekildi.
    Cezmi ise, yüzünde zeka ışıkları, parlayan mert tavırları ve göz alıcı gençliği ile koca bir ordunun içinde en seçkin bir yaratık sayılacak kadar herkesin takdir ve iltifat bakışlarını üzerine çekip duruyordu.
    İran Hükümeti, Türk ordusunun İstanbul’dan hareketini haber alır almaz, Tokmak Han’I Gürcistan Muhafızlığına tayin eylediği gibi, Tebriz’deki askerine de, Allah Kuli Han komutusunda, Van üzerinden Anadolu!ya hücum emrini vermişti. İki ordu Çıldır sahrasında karşılaştı. Osmanlı ordusunun başında Derviş Bey bulunuyordu. Derviş Paşa, genç bir kahraman, usta bir binici olduğu kadar da yaradılıştan çok heyecanlı ve hiddetli bir zattı; en küçük bir şeyden hemen parlayıverirdi. Düşmanla karşılaştıkları zaman, kükremiş bir aslan kesildi. Düşman kendilerinden kat kat fazlaydı;fakat o, aradaki bu sayı farkına hiç önem vermedi; bayrağı altında bulunan üç dört yüz yiğitle koca bir ordunun ta kalbine, en can alacak yerine saldırmakta bir an bilr tereddüt etmedi. Düşmanın kimini yerlere seriyor, kimini çil yavrusu gibi darmadağın ediyordu. Fakat ne çare ki saflarımız gittikçe seyrekleşiyordu. Buna karşılık düşman askeri ise, mütemadiyen takviye aldığı için, azalmak şöyle dursun, bilakis gittikçe çoğalıyordu. İranlılar hücumlarıyla nihayet birliğimizi kuşatmaya muvaffak oldular ve bir hayli askerimizi de şehit ettiler.Derviş Paşa bu elverişsiz şartlar altında yılmıyor, yanında sağ kalan bir avuç kahramanla göğüs göğüse, kılıç kılıca bir boğuşma ile düşmanı saatlerce hırpalıyor, hırpalıyordu.
    Nihayet Tokmak Han tarafından üzerlerine dolgun mevcutlu bir süvari alayıdaha sevk edildi. Bu taze kuvvet, şiddetli bir saldırışla Paşa’nın yanında bulunanlardan otuz kadar kahramanı şehit ettikten sonra, topuz ve kılıç darbeleriyle kendisini de atından düşürdüler. Genç ve kahraman Türk komutanı yaya kaldığı halde, tek başına koca bir alayla bir hayli zaman başa çıktı; birbiri ardına üzerine saldıran üç iranlıyı birer kılıçta ikiye böldü. İranlılar, şiddetli bir hücum ile Paşa’nın sağ tarafında bulunan birkaç süvarimizi de şehit ettikten sonra, bir okla paşa’nın atını öldürdüler; ikinci bir oklada kendisini yaraladılar.
    Cezmi bulunduğu yerden paşa’nın düştüğü tehlikeyi görünce, gözlerini kan bürüdü; tüyleri diken diken oldu. Adeta kendinden geçmiş denilecek heybetli bir tavırla :
    _Paşa yerlerde yatıyor! Dinini, milletini, devletini seven arkamdan gelsin!…
    Diyerek kılıcını ağzına, kargısını aline aldı. Ferhat Paşa’nın yadigarı olan küheylanın dizginini boynuna attı, başını düşman üzerine çevirdi ve düşmana hücum etti. Yanında bulunanlar da kendisiyle birlikte ileri atılmakta bir an bile tereddüt etmediler; komutanlarını kurtarmak için belki rüzgarla yarışabilecek kadar hızlı koştuğu için,Paşa’nın etrafını sarmış bulunan düşman askerlerine herkesten önce o yetişti; birbiri ardınca birkaç düşmanı tepeliyerek paşa’nın hemen yanına vardı ve yere indi. Paşa’yı kendi atına bindirdi. Saygı ile üzengisini öptüğü sırada öteki arkadaşları da yanlarına geldiler. Atını Paşa’ya verdiği için yaya kalan Cezmi de ani bir hareketle bir İran süvarisinin dizginine sarıldı. Fevkalade bir ustalıkla adamı öldürerek altındaki ata atladı ve savaşan arkadaşlarını arasına karıştı.
    Aradan biraz zaman geçmişti ki, düşman saflarının arkasında siyah bir duman belirdi. Tam o sırada bizim askerlerin arkasında da kızıl bir toz bulutu kalktı. Öyle ki, bulutun büyüklüğüne ve dehşetine bakılsa, yerler gökler birbirinin üzerine yığılmış geliyor sanılırdı. Ordumuza taze kan geliyordu. Özdemiroğlu Osman Paşa kuvvetleri biçare askerlerimizin yardımına koşuyordu. Bu kuvvetler düşmanın üzerine yağmur yağarcasına kurşun yağdırıyorlardı. Fakat o devrin silahları sudan etkilendikleri için, yağmurun şiddetiyle, on-oniki dakika içinde bütün bütün kullanılamaz hale gelmiş ve iş yine kılıca dayanmıştı. O devirde ateşli silahları en iyi kullanan Türklerdi. Türklerin ellerindeki ateşli silahler işlemez hale gelince İranlılar çoğunluklarına güvendiler; ordumuza hücum etmeye başladılar.
    Deviş Paşa çadırına çekilince, Cezmi de hemen savaşa katıldı. Gösterdiği kahramanlık ve ustalığa yalnız bizimkiler değil, karşı tarafın kahraman kişilerini bile hayran bıraktı. At, silah kullanmakta öyle harikalar gösterdi ki, komutanı Osman Paşa gibi vazifesinden başka birşeyi gözü görmeyen olanca dikketiyle savaşı idare etmekte olan ciddi bir askeri bile vaik vakit adeta tertibatını unutturacak kadar hayranlıkla kendisini seyretmek zorunda bıraktı.İranlılar, hava iyice kararınca tabana kuvvet kaçtılar.
    Savaştan sonra Osman paşa, Derviş Paşa’nın yanına giderek durum değerlendirmesi yaptılar. Cezmi’nin kahramanlıklarından bahsettiler ve Cezmi’yi yanlarına çağırttırarak onu ödüllendirdiler.
    Cezmi’nin savaşta tanıştığı Adil Giray ve kardeşi Gazi Giray bu savaşta esir düşmüşlerdir ve İran sarayına götürülürler. Burada Perihan ve Şehriyar Adil Giray’a aşık olurlar. Sünni mezhebinde olan Perihan, seviştiği Adil Giray’la, Osmanlı ordusunun da yardımını alarak İran saltanatını ele geçirmek amacındadır. Bunu Şehriyar haber alır; taraflar kanlı bir boğuşmaya tutuşurlar. Şehriyar, Perihan ve Adil Giray ölürler. Cezmi yaralanır ve derviş kılığına girerek güçlükle vatanına döner.
    3.KİTABIN ANAFİKRİ:
    Herkes, vatanı için elinden gelen herşeyi yapmalı hatta uğrunda canını seve seve verebilmelidir.
    4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
    Kitapta olaylar en küçük ayrıntısına kadar anlatılmıştır. Çok sürükleyici bir anlatım tarzı vardır. Ama yazar bazen konunun dışına çıkarak, bunun da farkına vararak “konunun dışına çıktık galiba, kaldığımız yerden devam e****m.��? şeklinde ifadeker kullanmış ve bu da akıcılığı zaman zaman yok etmiştir.
    CEZMİ :
    Genç ve yakışıklı bir ****kanlıdır. At ve okçuluk sporunda oldukça ustadır.
    ADİL GİRAY :
    Adil Giray, doğuştan şair olduğu kadar da asker yaradılışlıydı. Vicdanı temiz, kültürü kuvvetli, dindar ve hamiyetli bir insandır.
    PERİHAN :
    İran Safevi Devleti’nin hükümdarı Tahmasp’ın kızıdır. Politika alanında çok başarılıdır. Tanrı’nın özene bezene yarattığı eşsiz bir dünya güzelidir.ahlak ve karakter bakımından da emsali yoktur. Çok cesur ve her bakımdan kuvvetlidir.
    ŞEHRİYAR :
    Kırkına yaklaştığı halde, tazeliğini ve güzelliğini kaybetmemiştir. Yılan gibi görünüşte zayıf, fakat kuvvetli bir bünyesi vardır. Aciz kaldığı zaman yılan gibi sürünür; fakat eline bir fırsat geçer geçmez insanı sokar
    DERVİŞ PAŞA:
    Sokullu soyundandır. Saldırdığı zaman şiddetle saldıran, temiz yürekli, genç bir kahraman olduğu gibi, binicilikte de diğer komutanlardan ve belki Türk sipahisinin hepsinden daha üstün sayılan bir şahıstır.
    5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
    Kitap bence çok sürükleyici , özellikle savaşta geçen olayları çok iyi yazmış. Okuyan kişi kendisini o savaşın içinde buluyor ve olanları aynen kahramanlarla birlikte yaşıyor gibi.
    6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
    Namık Kemal; vayan şairlerimizin en büyüğüdür. Tekirdağ’da doğdu(21 Aralık 1840). Babası müneccim başı Mustafa Asım’dır. Iki yaşında annesi Fatma Zehra Hanım’ı kaybedince, anne babası Abdüllatif Paşa’nın yanında özel bir öğrenim görerek Kars’a, Sofya’ya gitti. Istanbul’ geldiği zaman fransızcayı öğrenmiş, küçük bir divan dolusu şiirler yazmış bulunuyordu. Şinasi ile tanışarak Tasvir-I Efkar gazetesine yazmaya başladı. Yazıları ulusun gözünü açacak nitelikte olduğu için gazete kapatıldı, yazarları sürgün edildi. Namık Kemal’in iki romanı vardır:“İntibah��? ve “Cezmi��?. Her iki roman da duygu ve hayale fazla yer verir. Dilin sa****ğinden, halkın ana dilinden, gerçeklerden, günümüz roman tekniğinden uzaktır.




    bende bunları buldum
  5. manyac_rocker

    manyac_rocker Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2008
    Mesajlar:
    29
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    bunlar bendede var ama dıgerlerı yok o yüzden bakıyorum tumunu yazdım farklı bırseyler cıkabılır diye fakat
  6. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.710
    Ödül Puanları:
    0
    konu taşınmıştır!

Sayfayı Paylaş