Coğrafya Çalışma Kağıdı 2

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde °«[.ѕєℓмα.]»° tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. °«[.ѕєℓмα.]»°

    °«[.ѕєℓмα.]»° Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.312
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    36

    Biyocoğrafya:Coğrafya’nın canlılarla iletişimin incelediği bilim dalıdır.
    Biyoçeşitlilik:Bir bölgedeki genlerin,türlerin,ekosistemlerin,ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür.
    Ekosistem:Belli bir alanda canlı ve cansız varlıkların birbirleri ile etkileşimine denir.Örn:Balıkların suyla teması.
    Habitat:Bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı doğal ortam
    Fauna:Hayvan topluluğu
    Flora:Bitki topluluğu
    Biyom:Birbirine benzer bitki ve hayvanların topluluk.

    BİYOÇEŞİTLİLİK
    Biyoçeşitlilik dört ana bölümden oluşmaktadır:
    1-) Genetik çeşitlilik,
    2-)Tür çeşitliliği,
    3-) Ekosistem çeşitliliği,
    4-)Ekolojik olaylar

    BİYOLOJİK ZENGİNLİĞİN ÖNEMİ:
    • Doğal dengeyi sağlama da önemlidir.
    • Toplumsal ve ekonomik kalkınmayı sağlamada önemlidir.
    • Bilimsel araştırmalar ve sağlık açısından önemlidir.
    • Canlıların beslenmesi açısından önemlidir.
    • Görsel güzellik açısından önemlidir.

    DÜNYADA ÖNEMLİ BİYOM ALANLARI VE ÖZELLİKLERİ
    Tropikal yağmur ormanları: Bu ormanlar yeryüzünün en çok yağmur alan Ekvator kuşağının 20°kuzeyi ve güneyi arasında kalır. Bu alanlarda hava daima sıcak ve nemlidir. Amazon Havzası en geniş tropikal yağmur ormanlarının bulunduğu alandır. Afrika’da Gine Körfezi’nden iç bölgelere ve Kongo Havzasına doğru uzanır. Güneydoğu Asya ve Avustralya’da da bu tür ormanlar yer yer vardır.
    Çöl: Bitki örtüsünün hiç bulunmadığı ya da çok seyrek olduğu aşırı kurak alanlardır. Çöllerde belli bir yağış mevsimi yoktur. Ara sıra kısa süren sağanak yağmurlar düşer. Bazen üst üste birkaç yıl yağmur yağdığı veya ardından yıllarca yağmur yağmayabilir. Bu nedenle organik madde üretiminin en düşük olduğu alanlar çöllerdir. İklim şartlarına göre aşırı düşük sıcaklığa sahip olan alanlara Soğuk çöl, kurak ve yüksek sıcaklıktaki alanlara da Sıcak çöl denilmektedir.

    BİYOM ÇEŞİTLERİ
    Tropikal yağmur ormanları
    Bitki Örtüsü:Sürekli yeşil kalan ormanlar otsu ve kısa boylu bitkiler
    Hayvanlar:Fil,şempaze,orangutan,yarasa,kartal,yıla n,kertenkele,kurbağa,domuz
    Savan
    Bitki örtüsü:Yüksek boylu otlara yer yer ağaçlar çalılar
    Hayvanlar:Zebra,zürefa,babun,aslan,çita,geyik,tims ah,bizon,devekuşu
    Çöl
    Bitki örtüsü:Su tutabilen bitkiler,çalılar,kurakçıl otlar
    Hayvanlar:deve,bazı böcek türleri,yılan,çöl kurbağası,kertenkele,yarasa
    Ilıman yaprak döken Ormanlar
    Bitki örtüsü:Sonbaharda yapraklarını döken ağaçlardan oluşan ormanlar orman altı florası
    Hayvanlar:Sürüngenler,kuş ve böcek türleri,kartal,ayı,sincap,fare,geyik,çakal
    Ilıman çayırlar
    Bitki örtüsü:Çeşitli otlar
    Hayvanlar:Yırtıcı kuşlar,bufalo,yaban atı,lama,bizon,zebra,zürefa,fil,geyik
    Çalılık
    Bitki örtüsü:Çalılık bodur ağaçlar
    Hayvanlar:Tilki,puma,kokarca,böcek türleri,çakal,yabani koyun,keçitavşan,kartal
    İğne yapraklı ormanlar
    Bitki örtüsü:tayga
    Hayvanlar:Susamuru,kar tavşanı,kutup porsuğu,samur,kuş ve böcek türleri,bizon,tilki,kartal,kurt
    Tundra
    Bitki örtüsü:Ağaçsız kaya yosunları,otlar
    Hayvanlar:Boz ayı,kutup ayısı,karibu,palyaço ördek,kutup tilkisi,ren geyiği,misk öküzü
    Kutuplar
    Bitki örtüsü:yok
    Hayvanlar:Kutup ayısı,kutup tilkisi,penguen,fok
    Dağ biyomu
    Bitki örtüsü:dikey yönde iğne yapraklı ormanlar
    Hayvanlar:Kartal,dağ keçisi,Tibet öküzü,kar tavşanı,yırtıcı hayvanlar
    Deniz biyomları
    Bitki örtüsü:Bitkisel plaktonlar,yosun
    Hayvanlar:Ahtapot,denizyıldızı,midye,yengeç,balına ,yunuz,denizanası,çeşitli balık türleri
    Tatlı su biyomu
    Bitki örtüsü:Saz,kamışinilüfer
    Hayvanlar:Balılar,kurbağalar,solucanlar,bazı böcek türleri


    CANLILARIN YERYÜZÜNDE DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

    FİZİKİ FAKTÖRLER

    1-İKLİM:
    En önemli faktördür.
    Bitkilerin gelişmesi ve büyümesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. Bu nedenle sıcaklık bitki çeşitliliği ve bunların yayılış alanları üzerinde etkilidir
    Not:Ekvatoral yağmur ormanlarını dünyanın en zengin yaşam alanlarıdır.Bitki ve hayvan türlerinin %50-70’ini bu ormanların barındırdıkları tahmin edilmektedir.
    2-YERŞEKİLLERİ:
    -Dağların uzanış doğrultusunu etkiler. Örneğin Karadeniz de dağlar kıyıya paralel olduğu için iç kesimlerde tür çeşitliliği farklıdır.
    Ege denizin de dağlar kıyıya dik uzandığı için iç kısımlarda da aynı türler görülür.
    -Kara-deniz dağılışı canlıların yeryüzüne yayılışını etkiler.
    -Yükselti
    3-TOPRAK:
    Bitki ve hayvanlar yaşamak için toprağa ihtiyaç duyar.Toprağın fiziksel yapısı,kimyasal özellikleri,nem,sıcaklık ve canlı organizmalar bitki ve hayvanların yaşam alanı seçiminde etkili olur.
    BİYOLOJİK FAKTÖRLER
    1-İNSAN
    İnsan, endüstriyel ve tarımsal faaliyetlerle çevresini önemli ölçüde değiştirir. Bu değişiklikler de yeryüzündeki canlıların yaşam alanını etkiler. İçinde bulunduğumuz yüzyılda dünya nüfusunun hızla artması, sanayi ve teknolojideki gelişmeler ekosistemdeki tür kayıplarını oldukça arttırmıştır.
    2-DİĞER CANLILAR

    PALEOCOĞRAFYA
    -KITALARIN KAYMASI:
    Bitki ve hayvanların göç yollarının değişmesine neden olur.
    İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ
    -Türlerin yok olması ve bazı türlerin göç etmelerine neden olmuştur.

    EKOSİSTEMLER
    Ekosistem:Belli bir alanda canlı ve cansız varlıkların birbirleri ile etkileşimine denir.Örn:Balıkların suyla teması.Orman,gezegenimiz,dağ,nehir,gölet…Ekosistem 2 ye ayrılır.
    1-CANLI ÖĞELER
    -Bitkiler
    -Hayvanlar
    -Mikroorganizmalar

    2-CANSIZ ÖĞELER
    -KİMYASAL ETMENLER
    a)ORGANİK b) İNORGANİK
    -Protein -Su
    -Yağ -Oksijen Karbonhidrat -Vitamin
    - Karbondioksit


    FİZİKSEL ETMENLER
    -Işık
    -Sıcaklı
    -Rüzgar
    -Yağış
    Not:Ekosfer;Kara,deniz ve tatlı su olmak üzere üç büyük ekosisteme ayrılır.Bu büyük ekosistemlerin içinde çok sayıda daha küçük ekosistemler bulunur.
    SU EKOSİSTEMLERİNİN DOĞAL SİSTEMLERİN İŞLEYİŞİNE ETKİSİ
    Su ekosistemi 2 ye ayrılır.
    1. KARASAL
    -Göl
    -Nehir
    -Bataklık
    2. DENİZEL
    -Okyanus
    -Deniz
    Okyanus ve deniz ekosistemlerin doğal sistemlerin işleyişine etkileri
    • Okyanuslar iklim üzerinde önemli rol oynar.
    • Okyanuslar ekvatorda ısı enerjisinin dağılmasını sağlar
    • Okyanuıslar da mercanlar en zengin beslenme damarlarıdır.
    • Havada aslı küçük tuz kristallerinin (aresol) yoğuşma olayında önemli bir etkisi vardır.


    Akarsu ekosisteminin doğal sistemlerinin işleyişine etkileri
    • Akarsuyun yeraltına sızan kısmı akiferleri yüzeysel akışına geçen kısmı da deniz ve okyanusları besler
    • Eğim ve çağlayanlar fazlaysa tür çeşitliliği az olur
    • Yatak eğimi fazla olan yerlerde su bulanık çamurlu olur.Canlı yaşaması zorlaşır.
    SU DÖNGÜSÜ
    -Su moleküllerinin güneş enerjisi ve yerçekimlerinin etkisiyle litosfer,hidrosfer ve atmosfer arasında hareket etmesiyle oluşan büyük sisteme denir.
    1.yeryüzündeki su buharlaşır
    2.buharlaşan su nem halinde yoğunlaşarak bulutları oluşturur.
    3.Bulutlar yoğunlaşarak yağışları meydana getirir.
    4.Yağışlar sonucu su yüzeysel akış olarak deniz ve okyanuslara taşınır.
    5.yeraltı akışı olarak sızar.
    SU DÖNGÜSÜNÜN YARARLARI
    Toprak için;Kayaçların parçalanması ve ayrışması için su gereklidir.
    Bitkiler için,Fotosentez için gereklidir.Topraktaki besin maddelerinin bitki kökleriyle alınması ve yaprağa taşınmasını sağlar.
    Havyalar için;İçilebilir su kaynaklarının devamını sağlar ve suda yaşayan canlılar için sağlıklı yaşam ortamının devamını sağlar.
    Suyun devamlılığı için;Temiz ve içilebilir su kaynaklarının oluşumunu devamını sağlar.
    Biyoçeşitlilik için;Türler için yaşam ortamı oluşturur.Tür çeşitliliğin devamını sağlar.
    Ekosistem ve madde döngüsü için;Ekosistemlerin varlığını sürdürebilmesini ve diğer döngülerin devamını sağlar.Su döngüsü olmazsa dünya ekosistemleri ve diğer ekosistemlerin varlığından da söz edemeyiz.
    ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ
    BESİN ZİNCİRİ
    EKOSİSTEMDE BESİN ZİNCİRİNDEKİ AŞAMALAR

    Üreticiler:Bitkiler (ağaç)
    Birincil tüketiciler:Bitkilerler beslenen otçullar (çekirge)
    İkincil tüketiciler:Otçullarla beslenen etçiller(yılan)
    Üçüncül tüketiciler:Etçillerler beslenen etçiller (kartal)
    Ayrıştırıcılar: (Mantarlar,bakteriler,)

    FOTOSENTEZ SÜRECİ
    KARBONDİOKSİT+SU--GÜNEŞ ENERJİSİGLİKOZ+OKSİJEN

    ENERJİ AKIŞI
    Canlılar tüm yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Ekosistemde güneşten gelerek üreticiler, otçul tüketiciler, etçil tüketiciler ve ayrıştırmacılara doğru giden, her canlıda değişime uğrayan ve tek yönlü olan bir enerji akışı mevcuttur.
    KARBON DÖNGÜSÜ
    Karbon:Canlıların yapısında bulunan temel elementlerden biridir.Kara,atmosfer,su ve canlılar temel karbon kaynağıdır. Karbon döngüsü atmofer, litosfer, biyosfer ve hidrosfer arasında
    gerçekleşir. Döngü bozulmadığı sürece karbon oranında önemli
    değişiklikler meydan gelmez.
    Karbon Dioksit Tüketimi:
    1. Kara ve deniz bitkileri tarafından fotosentezde kullanılır.
    2. Deniz hayvanlarının kabuk oluşumunda kullanılır.
    3. Deniz hayvanlarının ve bitkilerinin ölümü ile dibe çöker ve karbonatlı kayaçlar hâlinde depo edilmesi ile tüketilir.
    4. **en canlıların bünyesindeki karbon zamanla basıncın etkisiyle petrol ve kömür gibi fosil yakıtlara dönüşür.
    Karbon Dioksitin Açığa Çıkması:
    1. Canlıların solunumları ile doğaya döner.
    2. **en canlıların çürümesi ve orman yangınları sonucu doğaya döner.
    3. Karbonatlı kayaçların, fiziksel ve kimyasal yollarla ayrışması sonucunda havaya yayılır.
    4.Suyun hava ile temas yaptığı yüzeyde karbon alış verişi gerçekleşir. Burada C02 akışı, su yüzeyinden atmosfere ve atmosferden suya doğru iki yönde gerçekleşir.
    5.Suyun hava ile temasıyla karbon havadan suya,sudan havaya geçer.
    6.Volkanizma olayları sonucunda
    7.Fosil yakıtların yakılması
    OKSİJEN DÖNGÜSÜ
    Oksijen, canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için vazgeçilmez olan bir gazdır.Oksijen atmosferde,atomik oksijen,moleküler oksijen ve ozon olmak üzere 3 şekilde bulunur.Canlıların fotosentez sürecinde meydana getirdiği,oksijendir.Diğer bir oksijen kaynağı da atmosferde bulunan sudur.Bu suyun fotolizi ile oksijen açığa çıkmaktadır.
    Oksijen tüketimi nasıl gerçekleşir?
    -Canlıların solunumu ile tüketilir.
    -Kömür,gaz,petrol gibi maddelerin yanmasıyla veya organik maddelerin oksidasyonunda tüketilir.





    AZOT DÖNGÜSÜ
    1.Azot atmosferde yıldırım ve volkanik faaliyetler sırasında ortaya çıkan elektrik dejarşları ve oksijenle birleşerek nitrit ve nitrata dönüşür.
    2.Bazı bakteriler ölmüş canlıların yapılarındaki organik maddeleri parçalayarak nitrata dönüştürür.
    3.Toprakta ve bazı bitkilerin köklerinde bulunan azot sayesinde bitkiler nitratlarını alarak yapılarına katar.
    4.Azot besin zinciri ile bitkilerden otçullara otçullardan da etçillere geçer.
    5.**en bitki ve hayvanlar ayrıştırıcılar tarafından ayrıştırılır.Mikroorganizmalar azotu nitrit ve nitrata dönüştürür.
    6.Böylece azot döngüsü meydana gelir.
    HİDROELETRİK POTANSİYEL NEDEN ÖNEMLİDİR?
    Yatağı boyunca hareket eden bir akarsuyun belli bir enerjisi vardır. Akarsulardaki bu enerjiden genelde de baraj göllerinden de yararlanılarak elektrik enerjisi elde edilen santrallere hidroelektrik santral denir.
    Toplumlar ve ülkeler enerji ihtiyacını karşılamak için ithal enerjiler yerine yerli enerjileri tercih etmektedirler.Bunun nedeni ülkenin dışa bağımlılığını azaltmaktır.Bu yüzden bir ülkenin mevcut durumundaki enerji potansiyelini belirlenmesi zorunlu olarak görülmektedir.

    HİDROELETRİK SANTRAL İÇİN YER SEÇİMİNDE NELER ÖNEMLİDİR?
    -Akarsuyun belli bir enerji akışı vardır.Hidroelektrik santraller (HES)akarsulardaki bu enerjiden yararlanarak elektrik üretir.
    Hidroelektrik santraller genel olarak iki çeşit olarak yapılır:
    1-Biriktirmeli hidroelektrik santraller
    • Akarsuların önüne baraj denilen toprak, kaya, beton dolgulardan yapılan duvar veya setlerle keserek arkasında göl oluşturularak yapılan tesislerdir.
    2- Biriktirmesiz hidroelektrik santraller( Nehir santralleri):
    • Akarsu yatağında seviyeyi kabartmak için yaklaşık 10 metre yükseklikten daha az yüksekliğe sahip bağlama denilen set çekilerek suyun bir tünele yönlendirilerek türbinleri döndürerek elektrik üreten tesislerdir.

    BORÇKA HİDROELETRİK SANTRALLERİNİN KURULMASINDA İKLİMLE İLGİLİ NELERE DİKKAT EDİLMİŞTİR?

    --Debi incelenmiştir.Debinin son 10 yıllık değişimi gözlenmiştir.Debinin yeterliliği belirlenmiştir.Akarsu yatağındaki eğimin uygunluğu belirlenmiştir.Akarsuyun su toplama alanındaki iklim koşulları belirlenmiştir.Karadeniz’de iç kesimlere gidildikçe yağışın azaldığı belirlenmiştir.Karadeniz ve karasal iklim arasında geçiş olduğu belirlenmiştir.Çoruh Nehri nin 2yıl boyunca akış gösterdiği belirlenmiştir.

    BORÇKA HİDROELETRİK SANTRALLERİNİN KURULMASINDA TOPOGRAFYA İLE İLGİLİ NELERE DİKKAT EDİLMİŞTİR?
    -Suyun birikebileceği bir çanağın olmasına
    -Çanak belirlenirken su bölümündeki yükseltiye
    -Baraj şeklinde inşa edildiğinden akarsuyun en dar kesimine yapılmasına
    HİDROELEKTRİK SANTRALLERİN DİĞER SANTRALLERDEN ÜSTÜN YÖNLERİ:
    • Hidroelektrik santrallerin yakıt giderleri yoktur.
    • Hidroelektrik santraller yedekte kalsa bile kayıpları azdır.
    • Hidroelektrik santrallerin işletmeciliğinde fazla personele ihtiyaç yoktur.
    • Hidroelektrik santrallerin bakım giderleri diğer santrallerden daha azdır.
    • Hidroelektrik santrallerin işletmeciliği daha basit ve kolaydır.
    BEŞERİ SİSTEMLER
    Nüfus politikaları nüfusun niteliğini (eğitim), niceliğini (sağlık ve doğurganlık) ve dağılımını (kır, şehir, dış ülke) etkileyen bilinçli uygulamalardır.
    Dünyada genel olarak uygulanan üç çeşit nüfus politikası vardır.
    1)Nüfus artış hızını azaltmaya yönelik olarak uygulanan nüfus politikası.Çin ve Hindistan gibi ülkelerde uygulanan nüfus politikası
    2)Nüfus artış hızını yükseltmek için uygulanan nüfus politikası.Avrupa ülkelerinin uyguladığı nüfus politikası
    3)Nüfusun nitelik ve niceliğini iyileştirmek amacıyla uygulanan nüfus politikası.Özellikle gelişmekte olan ülkelerin(Türkiye gibi)nüfus politikası
    Japonya’nın Nüfus Politikası
    Japonya’da modernleşme ve gelişme yıllarında nüfus politikaları nüfusun artması yönünde olmuş,ailelerin çok sayıda çocuk sahibi olmaları özendirilmiştir.Bu da ülkenin nüfus artış hızını yükseltmiştir.
    Çin’in Nüfus Politikası
    Dünyanın en fazla nüfusa sahip ülkesidir.1979’da tek çocuk siyaseti izlenmeye başlanmıştır.Daha sonra kırsal kesimden yakınmalar gelince dört yıl sonra bir çocuk daha edinme hakkı tanınmıştır.
    Fransa’nın Nüfus Politikası
    En düşük nüfus artış oranına sahiptir.Nüfuslarını artırmak için değişik politikalar uygulamaktadır.1 ve 2. dünya savaşları sırasında nüfus artış oranı düşmüştür.
    Aktif nüfusun ve de devletin kalkınmaya yönelik yükünün artması



    Nüfus artış hızının düşmesinin Olumlu Sonuçları
    Kişi başına düşen gelirin artması
    İşsizliğin azalması
    Aile harcamalarının azalarak tasarrufların artması
    Olumsuz Sonuçları
    İş gücüne duyulan ihtiyaç artıyor.
    İşçi ücretlerinin artması
    Yaşlı bağımlı nüfus oranının artması
    Nüfusu artış hızının yükselmesinin Olumlu sonuçları
    Üretimin artması
    Nüfusun genç ve dinamik yatırımları destekleyecek bir yapıya gelmesi
    Üretken ,girişimci yeni fikirleri olan bir gençlik yetişmesi
    Üretimin artması yeni iş sahaları,rekabetin artması
    Olumsuz Sonuçları
    Tasarrufların azalması
    Kişi başına düşen gelirin azalması
    İşsizlik sıkıntısının artması
    Devlet giderlerinin artması
    TARİHSEL SÜREÇTE ŞEHİRLER
    Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi

    Yeryüzünde ortaya çıkan en eski şehirler ve bu suretle meydana gelen şehirleşme hareketleri zirai faaliyetlerin sonucudur. Bu gelişmede coğrafi konum büyük rol oynamıştır. Sanayileşme hareketinin gelişmesi ile şehirleşme oranı artmış ve şehirlerin fonksiyonel değişimi hızlanmıştır.
    Şehirlerin Gelişimlerinin Küresel Etkileri
    KÜRESEL ETKİ:Bir merkezin ,bir yerin çevresini ve dünyayı etkileme kapasitesi veya durumudur.Bazı şehirler dar bir alanı etkilerken bazı şehirler havuza atılan ve havuzun tam***** yakınını etkileyen iri taşlar gibidir. Bu etkinin oluşmasında şehirlerin nüfusu ve fonksiyonel özellikleri en önemli etkenlerdir. Şehirler sahip oldukları özellikleri ile dünyayı etkisi altına alabilmektedir. Örneğin, New York’ta meydana gelen bir olay dünyanın çok büyük bir kısmını etkilerken buna karşın Sudan’ın Hartum şehrinde meydana gelen bir olay sadece yakın çevresindeki dar bir bölgeyi etkileyebilir.
    Roma
    İtalya’dadır.Roma; sanatın, tarihin ve dinin iç içe geçtiği bir kenttir. Roma, tarihindeki belirleyici rolünden dolayı “Dünyanın başkenti” unvanına layık görülmüştür. Roma Katoliklerin dini merkezi olan Vatikan’ı içine aldığından çift başkent rolüne de sahiptir. Vatikan bağımsız bir bütünlük halinde işlev görmektedir ve küresel etkisi İtalya’dan çok daha büyüktür. Roma günümüzde hizmet sektörünün egemen olduğu bir şehirdir. Ulusal ve yerel yönetim, finans, bankacılık, sigortacılık, ticaret ve turizm iş gücünün 2/3’ünü istihdam etmektedir.
    New York
    Amerika’dadır. 1613 yılında Hollandalılar tarafından New Amsterdam adı altında kurulan şehir, 1664 yılında İngiliz yönetimine geçti ve New York adını aldı.New York’un caddelerinden biri olan Wall Street, dünyanın bir numaralı finans merkezidir. New York, ticaret ve sanayinin olduğu kadar eğitim ve kültür faaliyetlerinin de yoğunlaştığı bir yerleşim merkezidir.Başlıca büyük şehirleri;Vancouver,Toronto,Chıcaco,New york,Washington,Los Angeles,Houston,Miami,Havai.
    ŞEHİRLER VE ETKİ ALANLARI
    Dünyanın Büyük Şehirleri Nerelerde Kurulmuştur?
    Dünya haritasına bakıldığında bu şehirlerin genellikle orta kuşakta yer aldığı görülmektedir.Çünkü ilk yerleşimler burada başlamıştır. Bunların bazıları deniz kıyısında olup hinterlandıyla bağlantısı kolaydır. Bazıları doğal güzellikleriyle insanları cezbederek etki alanı oluşturmuş, bazıları da sanayi faaliyetlerinin adeta merkezi konumuna gelmiştir. Bu şehirlerin bir kısmı ise tarihi niteliklerinin de etkisiyle dünyanın en büyük şehirleri unvanını kazanmıştır.
    ŞEHİRLERİN FONKSİYONLARI VE ETKİ ALANLARI
    Mekke :Küresel etkisi tüm dünyadır.İslamiyetle önem kazanmış ve dini bir şehir olma özelliğini elde etmiştir.Kabe buradadır.Bu özelliği ile dünyadaki tüm Müslümanları etkisi altına almıştır.
    Essen:Avrupa’nın en büyük sanayi bölgelerinden olan Ruhr bölgesinde Essen şehri 18.yüzyılda küçük bir şehir iken çevresindeki geniş kömür yataklarına bağlı olarak gelişmiştir.Çevresindeki yerleşim yerlerini de etki altına katarak büyümüştür.
    Şam:Ortadoğu’dadır.Kervan yollarının kavşağı üzerinde kurulmuştur.Günümüzde de değişen ve gelişen şartlara uyum sağlamış ve gelişimini bu alanda devam ettirmiştir.Ayrıca baharat yolu da buradan geçmektedir.
    Marsilya:Akdeniz’in en büyük ticari kapasitesine sahip limanlardan biridir.İlk kurulduğu Vieux(Viyo) Limanı etrafında genişleyerek bugünkü halini almıştır.
    Oxford:Eğitim hizmetleri beşeri hayatın esası durumundadır.Bu da şehrin özel bi karakter kazanmasını sağlamıştır.Şehirde yksek düzeyde eğitim faaliyetleri yürütülmekte ve değişik ülkelerden gelen öğrenciler burada öğrenim görmektedirler.
    Paris:Fransa’nın siyasi merkezidir.987 yılında ülkenin başkenti olmuş ve bu tarihten itibaren idari merkez olarak kalmıştır.Fransa ayrıca dünyanın moda merkezi konumundadır.
    Bayburt:Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yürütüldüğü,kırsal kesimden gelen ürünlerin satıldığı şehirdir.
    Tokyo:Japonya’nın petrolü,demir,cevheri ve maden kömürü yetersizdir.Yüksek teknolojiyi kullanan bir ülkedir.Bu faaliyetin gelişmesinde Tokyo’nun varlığı önemlidir.Demir yolu şebekesinin ülke dışına bağlanmış olması büyük kolaylık sağlamış ve sanayi faaliyetleri bu şehir çevresinde yoğunlaşmıştır.
    Tiq1Cocuq, uçma, Adanalee ve diğer 15 kişi bunu beğendi.
  2. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Bunlarda benden olsun :)

    NÜFUS POLİTİKASI NEDEN UYGULANIR?

    Nüfus bir ülkenin kalkınmasında en önemli etmenlerden biridir.Ancak ülkelerin kalkınmasında nüfus miktarından çok nüfus özellikleri önemlidir.Nüfus artış hızının yüksek olduğu gelişmemiş ülkelerde başta ekonomik olmak üzere sosyal ve kültürel birçok sorun ortaya çıkmıştır.Buna karşın nüfusun çok az arttığı veya azaldığı gelişmiş ülkelerde ise bu durum ülke varlığını ve geleceğini tehdit etmektedir.Bu nedenle ülkeler nüfusun belli oranda,sorun yaratmadan artışını sağlamak için çeşitli nüfus politikaları uygulamaktadır.

    -Nüfus politikaları ile ülkeler;nüfusun niteliğini niceliğini ve dağılımını bilinçli olarak değiştirmeyi hedeflemektedir.

    -Günümüzdeki ülkelerin nüfus artış hızları ve nüfüs özellikleri ile kalkınmaları arasında ilişki kurulmaktadır.

    Farklı nüfus özelliklerine sahip olan ülkeler farklı nüfus politiklaarı uygulamaktadır.
    Dünya'da genel olarak uygulanan 3 çeşit nüfus politikası vardır.


    1-Nüfus artış hızını azaltmaya yönelik uygulanan nüfus politikası:
    Çin,Hindistan,Kenya,Endonezya gibi ülkelerde uygulanır.bu ülkelerde çocuk ve genç nüfusun fazla olması bir çok soruna neden olmaktadır.

    2-Nüfus artış hızını yükseltmek için uygulanan politika:
    ABD,Kanada ve Avrupa ülkeleri gibi nüfusu özellikle genç nüfusu hızla azalan ülkelerde uygulanır.Bu ülkelerde üretici nüfusun azalması ve yaşlılık sorununu ortaya çıkarmıştır.

    3-Nüfusun nitelik ve niceliğini iyileştirmek amacıyla uygulanan nüfus politikası;özellkler gelişmekte olan ülkelerde uygulanır.Bu ülkelerde bir taraftan aile planlaması ile nüfus artış hızı düşürülmeye bir taraftanda nüfusun nitelik ve niceliği iyileştirilmeye çalışılmıştır.


    NÜFUS POLİTİKASI NEDİR?ÜLKELERİN FARKLI NÜFUS POLİTİKASI UYGULAMALARININN NEDENLERİ NELERDİR?


    *Nüfusun sayılsal artışını ekonomik ve sosyal açıdan çelişmesini belirleyen ilkeler nüfus politikasını oluşturur.

    *Dünya'nın farklı ülkelerinde nüfus politiklalarının uygulanması bir dizi kararlara çeşitli politikalar arasındaki öncelik ve dengelere bağlıdır.Bazı ülkeler nüfusun artış hızını tekrar yükseltme eğilimindedir.Görüldüğü gibi ülkeelrin uyguladıkları nüfus politikaları zaman içinde değişmektedir.

    -Yaş bağımlılık oranı bir ülkede çalışan her 100 kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısıdır.Gelişmemiş ülkelerde genç nüfusun fazla olması nedeniyle yaş bağımlılık oranı yüksektir
    Son düzenleyen: Moderatör: 18 Kasım 2008
    Tiq1Cocuq, cengizkbl, meleqqq ve diğer 7 kişi bunu beğendi.
  3. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    ŞEHİRLERİN FONKSİYONEL GELİŞİMİ

    Yeryüzünde ortaya çıkan en eski şehirler ve bu suretle meydana gelen şehirleşme hareketleri zirai faaliyetlerin sonucudur. Bu gelişmede coğrafi konum büyük rol oynamıştır. Sanayileşme hareketinin gelişmesi ile şehirleşme oranı artmış ve şehirlerin fonksiyonel değişimi hızlanmıştır.

    Değişen şartlara bağlı olarak şehirlerdeki faaliyetler farklılaşmıştır. Siyasi ve iktisadi etkenlerle nüfus artışı da hızlanmış ve günümüzdeki büyük şehirler ortaya çıkmıştır.


    Şehirlerin Gelişiminde Etkili Olan Faktörler:

    Coğrafi konum,

    Ekonomik faaliyetlerin gelişimi,

    Sanayileşme hareketi,

    Köyden Kente Göç,

    Hızlı Nüfus artışı,

    Siyasi Etkenler,

    Dini Etkenler,

    Kültürel Etkenler.
    Tiq1Cocuq, cengizkbl, meleqqq ve diğer 7 kişi bunu beğendi.
  4. last91

    last91 Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2007
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    1
    çok teşekkürler selma çok güzel bi paylaşım emeği geçenlere teşşkürler
    nil nehir, burcu duygu, genczeka ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş