Coğrafya Kitabındaki Tüm etkinliklerin Cevapları

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde Özel Üye Elif tarafından paylaşıldı.

  1. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0

    EKOSİSTEMLERDE ENERJİ AKIŞI ve MADDE DÖNGÜLERİ
    Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arsındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü ve enerji dolaşımı ile hava,su,toprak,bitkiler ve diğer canlılar arasında sürekli bir alış veriş olur.Bu alış veriş yeryüzünün doğal zenginliklerinin tekrar tekrar kullanılabilmesine ve yaşamın sürmesine olanak sağlar.

    BESİN ZİNCİRİ
    Ekosistemdeki enerjinin birincil kaynağı güneştir. Dünyadaki tüm canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Canlılar arası ilişkinin temelinde beslenme bulunur. Ekosistemdeki madde ve enerji nakli organizmalar arasında görülen besin zinciri yoluyla olur.
    [​IMG]

    Besin zinciri ekosistemdeki canlılardan birinin diğerini besin olarak alması sonucu oluşan bir zincirleme olaydır. Üretici ve tüketici canlılar arasında bir zincirin halkaları şeklindeki beslenme ilişkisine besin zinciri denir. Bütün canlıların kullandığı enerjinin temel kaynağı güneş enerjisi olup besin zinciri bu enerjinin canlıdan canlıya aktarılmasını sağlar. Bitkiler tarafından üretilen enerji önce ot oburlara oradan da etoburlara geçer. Doğada var olan enerji, beslenme ilişkileri ve diğer ekolojik ilişkilerle, biçim ve yer değiştirerek sürekli yenilenir, asla kaybolmaz. Besin zincirleri fotosentez yapılmasıyla başlar ve artıkların çürütülmesiyle biter[​IMG]
    1. halka – Üreticiler--(Fotosentezle organik besin üretirler, güneş enerjisini ilk olarak kullanırlar.)
    2. – Otçullar--(Üreticilerin depoladığı enerjiyi birinci derece tüketici olarak kullanırlar.)
    3. – Etçiller--(Üreticilerin depoladığı enerjiyi ikinci derece tüketici olarak kullanırlar.)
    4. – Yırtıcılar-- Üreticilerin depoladığı enerjiyi üçüncü derece tüketici olarak kullanırlar.)
    5. – Çürükçüller- Ölmüş bitki ve hayvan artıklarının yapısındaki organik maddeleri parçalayarak toprağa karışmasını sağlayan canlılara indirgeyici (ayrıştırıcı) denir. ( Ölen canlıları ve kalıntılarını ayrıştırarak beslenirler. Artan besin ve enerjinin fazlası, toprakta birikerek fosil yakıtların oluşmasına neden olur.)
    ENERJİ PİRAMİDİ:
    Besin zincirinin her bir halkasındaki canlıların birey sayılarının karşılaştırılmasıyla enerji piramidi oluşur. Bu nedenle enerji piramidinin ilk katında üreticiler ve son katında yırtıcı canlılar bulunur. Çürükçüller her bir katla ilişki halindedir.

    [​IMG] [​IMG]
    Bu piramitlerin temel amacı eko sistemdeki enerji akışını daha somut olarak görebilmektir. Böylece çeşitli eko sistemleri bir birleriyle karşılaştıracak bir model elde edilmiş olur .(Faklı ekosistemleri birbiri ile karşılaştırmak amacıyla düzenlenirler.)
    [​IMG]
    Kara ekosistemlerinde genellikle piramit 3 veya 4 basamaklıdır. Ancak su ekosistemlerinde piramit 4 ya da 5 basamaklı olabilir.Çünkü denizlerde üreticiler çoğunlukla mikroskobik fitoplanktonlardan oluşur. Fitoplanktonlar ot obur balıklara, ot obur balıklar da daha büyük et obur balıklara yem olur.

    Üstteki enerji piramidi her basamağın yılda metre kare başına enerji üretimini ve metabolik enerji kaybını özetlemektedir. Örneğin üreticilerin toplam net enerji üretimi 1000 Kilokalori/metrekare/yıl iken,ot oburların 100 K Cal. /m2/yıl, et oburların 10 K. Cal. /m2/yıl olur. Son besin düzeyindeki hem etçil hem de otçullarda (omnivorlar) ise 1 Kcal/ m2/yıl’dır. Yani 4.basamakta üretim 1 K. Cal. / m2/yıl ‘a düşmektedir ki bu da her basamakta ortalama %90 enerji kaybı olduğunu gösterir.
    Her enerji dönüşümünde bu örneğe yaklaşık %90 oranında enerji kaybı olmakta, o besin düzeyine ulaşan enerjinin ancak %10 u bir sonraki beslenme düzeyine aktarılabilmektedir. Aktarılabilen bu enerjiye kullanılabilir enerji denir.Geri kalan enerji artık kullanılamayacak bir enerji şekline dönüşür. Bu enerji düşük sıcaklıktaki ısı enerjisidir:Güneşten alınan ışık enerjisi 1. kattan yukarıya doğru besinler içerisinde aktarılmaktadır.
    Enerji piramidinde, aşağıdan yukarıya doğru her kattaki;
    Canlı sayısı azalır,

    Tür sayısı azalır,
    Toplam besin ve enerji miktarı azalır,
    Vücutta biriken artık oranı artar, şeklinde değişmeler görülür.

    Enerji piramidin her bir katındaki besin ve enerjinin bir kısmı canlının yaşamında kullanılırken depo edilen miktarı sonraki katlara aktarılır.

    Besin Zinciri ve Enerji Piramidinin Bozulması;
    Doğal ortamlardaki aşırı değerdeki olumsuz değişme ve gelişmeler ekosistemlerdeki canlı yaşamını ve düzenini bozar. Salgın hastalıklar, aşırı avlanmalar, iklim şartlarının değişmesi, kuraklıklar, don, sel, deprem, fırtına, kimyasal - biyolojik ve nükleer kirlenmeler besin zincirinin işleyişini bozar.

  2. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    ENERJİ AKIŞI:
    Güneş ekosistemlerin tek enerji kaynağıdır. Bazı canlılar doğal enerjiden faydalanarak ürettikleri maddeleri besin zinciri yoluyla diğer canlılara vermek suretiyle enerji akışını sağlarlar. Canlılar hayatsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji organik besinlerin parçalanması sonucu açığa çıkar. Dolayısıyla canlılarda besin aktarımına bağlı olarak enerji akışı da gerçekleşmiş olur.
    [​IMG]


    Enerji piramitlerinde bir seviyeden diğerine geçişte enerji kaybı yaşanmaktadır. Enerji piramidinin en alt basamağında enerji en fazladır. Genelde bir basamaktan diğerine geçişte, enerjinin %90`ı kaybolurken, %10 kadarı bir sonraki beslenme düzeyine aktarılmaktadır.
    Enerji akışı iki aşamada gerçekleşir.
    — Birinci aşamada yeşil bitkiler güneş enerjisini fotosentez yoluyla kimyasal enerjiye çevirerek besinsel ürünlerde depolar. Bitki dokularında organik madde olarak depolanan bu enerjinin bir kısmı, bitkilerin yaşamları için kullanılır, diğer kısmı beslenme yoluyla ot obur hayvanların vücuduna geçer.
    —İkinci aşamada ise hayvanlar bu bitkileri ve birbirlerini yiyerek gerekli enerjiyi sağlarlar,
    A—Otçullar da besin yoluyla aldıkları bu enerjinin bir kısmı kendi yaşamları için enerji şeklinde kullanılır; kalan kısmını depolar ve otobur hayvanları yiyen etobur hayvanlara aktarılır.
    B—Etçillerde ot oburları ve birbirlerini yiyerek bu depolanmış organik maddeyi enerji üretimi, büyüme, gelişme ve üretimi için kullanır.
    [​IMG]
    user.tninet.se/~owl390d/dog_yasa/eko_cev.htm
    — Besin zincirinin son halkasını ayrıştırıcılar (parçalayıcılar) oluşturur. Ekosistemlerin çoğunda enerjinin önemli bir kısmı ayrıştırıcılar tarafından kullanılır. Bunlar canlı artıkların (ceset, dışkı vb.) ayrıştırarak organik maddeleri, mineralleri ayrıştırarak inorganik maddelere dönüştürürler ve tekrar toprağa iade ederler. Bu İnorganik maddeler ve minerallerde yeşil bitkiler tarafından alınarak tekrar organik maddelere çevrilirler.

    —Böylece, son tüketicilere doğru sürekli ve tek yönlü bir enerji akışı sağlanır. Zincirin her bağlantısı yiyecek düzeyi olarak bilinir. Böylece tabiattaki madde döngüsü devam eder. İnsan genellikle besin zincirinin son halkasıdır. İnsanlar bitki yedikleri zaman birincil tüketicilerin yiyecek düzeyine bağlı olurken, et yedikleri zaman ikincil tüketici olurlar.

    Tabiatta birçok küçük besin zinciri birbiri içine geçmiş durumdadır. İç içe geçmiş besin zincirlerinin tümüne besin ağı denir.Besin zinciri veya besin ağını oluşturan canlılar arasında bir denge vardır. Herhangi bir basamaktaki bir değişim hayvan popülâsyonları arasındaki dengeyi bozar ve herhangi bir basamaktaki değişimi onun üzerindeki veya onunla beslenen basamağı etkiler, değişimlere hatta açlıktan ölüme sebep olur. Örneğin; fareler ortadan kalktığında bunla beslenen yılan, tilki çakal, yırtıcı kuşlar, baykuş gibi hayvanlar açlıktan ölür. Veya tersi bir durumda, ortamdaki yılın, tilki, çakal yırtıcı kuşlar, baykuş gibi hayvanlar ortamdan kaldırılırsa köyler ve kentler fare istilasına uğrar (Üç sene önceki Samsun ve Muğla’daki sıçan istilası gibi). Fare ve sıçanların çoğalmasıyla tarladaki sebzeye, meyveye verilen zarar arttığı gibi, veba, kuduz, tularemi, beyin zarı iltihaplanması, kolera, kanamalı sarılık gibi birçok hastalıkların yayılmasına sebep olur.
    CANLILARDA BESLENME İLİŞKİLERİ
    Ekosistemleri oluşturan canlı varlıklar, beslenme ve yaşama şekillerine göre gruplandırılırlar.
    a) Beslenme Şekline Göre Canlılar :
    Canlılar beslenme şekline göre üreticiler, tüketiciler ve hem üretici hem de tüketiciler olmak üzere 3 grupta incelenirler.
    [​IMG]
  3. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    1- Üreticiler (Ototrof Canlılar) :
    Kendi besinlerini kendileri üretebilen canlılardır. Üreticiler, fotosentez yoluyla karbondioksit, su, madensel tuzlar ve güneş enerjisini kullanarak oksijen, besin ve kimyasal enerji üretirler. Üretilen kimyasal enerjinin bir kısmını kendi yaşamsal faaliyetleri için kullanırlar, kalan kısmını da protein, karbonhidrat, yağ, vitamin şeklinde bitkinin kök, gövde, yaprak, tohum, meyve gibi kısımlarda ürettikleri besinlerde (besinlerin kimyasal bağlarında) depo ederler. Bitkiler tarafından depo edilen besinler diğer canlıların besin ve enerji ihtiyacının karşılar.
    Yeşil bitkiler, mavi – yeşil algler (su yosunları), öglenalar, bazı bakteriler ototrof canlılardır.
    [​IMG] [​IMG] [​IMG]
    Yeşil bitkiler Öglena Su yosunu Algler
    [​IMG]
    2- Tüketiciler (Heterotrof Canlılar) :
    Kendi besinlerini kendileri üretemeyip, dışarıdan hazır olarak aldıkları besinlerle beslenen canlılardır. Tüketiciler, hem üreticilerle hem de diğer tüketicilerle beslenirler.
    Tüketiciler, aldıkları besin kaynağına göre otçullar, etçiller ve hem otçul hem de etçiller olarak üç grupta incelenirler.
  4. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    • Otçullar = 1. Dereceden Tüketiciler :
    İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi üreticilerden yani yeşil bitkilerden karşılayan canlılardır.
    •Koyun, keçi, inek, et, eşek, geyik, fil, zürafa, zebra, (maymun), sincap, tavşan.
    [​IMG] [​IMG] [​IMG]
    İmpala Fil Tavşan
    • Etçiller = 2. Dereceden Tüketiciler :
    İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi diğer hayvanları (otçul ve diğer etçilleri) yiyerek karşılayan canlılardır.
    • Aslan, kaplan, köpek, kurt, tilki, sansar, kartal, şahin, baykuş, atmaca, kertenkele, timsah, köpek balığı, yılan.
    [​IMG] [​IMG]
  5. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    Hem Etçil Hem de Otçullar (Hepçiller = Omnivorlar) = 2. Dereceden Tüketiciler :
    İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi hem üreticileri yani yeşil bitkileri hem de diğer tüketicileri yani hayvanları yiyerek karşılayan canlılardır.
    • İnsan, ayı, maymun, kuşların büyük bir bölümü, kaplumbağa, bazı balıklar, fare, domuz.
    [​IMG] [​IMG] [​IMG]
    Ayı Maymun Kaplumbağa
    3- Hem Üretici Hem de Tüketiciler (Hem Ototrof Hem de HeterotrofCanlılar) :
    İhtiyaçları olan besinin bir kısmını fotosentez yoluyla kendileri üreten bir kısmını da bazı canlıları yiyerek karşılayan canlılardır. Bu canlılar (protein sentezi için gerekli olan) azot ihtiyacını yakaladığı böcekleri yiyerek karşılarlar. Bataklıkta yaşayan böcekçil bitkiler (sinekkapan ve ibrik otu) bu gruba girerler.
    [​IMG] [​IMG]
    Sinek kapan İbrik otu


    NOT : 1-
    • 1. Dereceden Tüketiciler = Üreticileri Yiyen Canlılar
    Otçullar
    • 2. Dereceden Tüketiciler = 1. Dereceden Tüketicileri Yiyen Canlılar
    Etçiller
    • 3. Dereceden Tüketiciler = 1. ve 2. Dereceden Tüketicileri Yiyen Canlılar
    Etçiller – Hem Etçil Hem de Otçullar
  6. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    b) Yaşama Şekline Göre Canlılar :
    Canlılar yaşam şekline göre çürükçül yaşayanlar, parazit yaşayanlar ve ortak yaşayanlar olmak üzere üç grupta incelenirler.
    [​IMG]
    1- Çürükçül Yaşayanlar (Ayrıştırıcılar = Saprofitler) :

    İnsan, hayvan, bitki atıkları ile ölmüş insan, hayvan ve bitkileri vücutlarındaki bazı (organik) besinleri salgıladıkları enzimlerle parçalayan canlılardır. Bu canlılar böylece ihtiyacı olan besin ve enerjiyi parçaladığı maddelerden karşılarken atık maddeleri de diğer canlıların kullanabileceği maddeler (inorganik maddeler = mineraller = madensel tuzlar) haline getirip toprağa verirler.
    Ayrıştırıcıların en önemli görevi doğadaki madde döngülerinin gerçekleşmesini sağlamaktır.
    Bazı bakteriler, küf mantarları (çürükçül bakteriler).
    [​IMG] [​IMG]
    Bakteri ve Mantarlar

    2- Ortak (Birlikte = Simbiyotik) Yaşayanlar :

    Farklı türden canlıların yaşamlarını birada sürdürmelerine ortak (birlikte = simbiyoz) yaşama denir. Ortak yaşayan canlılar birbirlerine zarar vermezler.
    Ortak yaşama canlıların birbirinden faydalanma şekline göre iki çeşittir.
  7. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    Mutualistler :Birlikte yaşayan iki canlıdan her ikisinin de yarar gördüğü yaşama şekline mutualizm, bu şekilde yaşayan canlılara da mutualistler denir.

    [​IMG][​IMG]
    Geviş getiren hayvanların (otçulların) sindirim sisteminde bulunan ve selülozun sindirilmesini sağlayan bakteriler.
    İnce bağırsakta yaşayan bakteriler kendileri için uygun yaşama ortamı bulurken B ve K vitaminlerini sentezleyerek üzerinde yaşadığı canlıya fayda sağlarlar.
    Baklagillerin köklerinde yaşayan azot bakterileri bitkinin besiniyle beslenir, bitkiye ise havadan aldığı azotu verir.
    Liken Birliği : Liken birliğini mantarlar (şapkalı) ile mantarların hiflerine tutunarak yaşayan su yosunu (alg) oluşturur. Mantarların kökleri vardır ama besin üretemezler. Su yosununun ise kökleri yoktur ama besin üretebilirler. Mantarların aldığı suyu su yosunu kullanarak besin üretir ve ürettiği bu besini hem kendisi hem de mantarlar kullanır. Ayrıca mantarların solunum sonucu havaya verdiği CO2 gazını da su yosunu kullanır.
    • Kommensalistler :

    Birlikte yaşayan iki canlıdan birinin yarar görüp, diğerinin etkilenmediği yaşama şekline kommensalizm, bu şekilde yaşayan canlılara da kommensalistler denir.
    Köpek balığının karnına tutunan ya da etrafında gezen küçük balıkların (echeneis) köpek balığının parçaladığı canlılardan veya köpek balığının atıklarından faydalanması.
    [​IMG] [​IMG]
    3- Parazit (A*****) Yaşayanlar (A*****lar) :

    Birlikte yaşayan iki canlıdan birinin yarar, diğerinin zarar gördüğü yaşama şekline parazit yaşama, bu şekilde yaşayan canlılara da parazit yaşayanlar (a*****lar) denir.
    Parazit yaşayan canlılar, ihtiyaçları olan besin maddelerini üzerinde yaşadığı canlıdan, canlının sindirilmiş besinlerinden hazır olarak alırlar. Bu nedenle parazit yaşayan canlılar üzerinde canlıya zarar verirler.
  8. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0

    [​IMG] [​IMG]
    Canlı vücudunun içinde yaşayan ve sindirim enzimleri bulunmayan parazitlere iç parazitler (iç a*****lar) denir. Tenya, bağırsak solucanı, mantarlar, amip, sıtma mikrobu ve hastalık yapan bakteriler iç a*****lardır. Bu canlıların üreme sistemleri gelişmiştir.
    Canlı vücudunun dışında yaşayan ve sindirim enzimleri bulunan parazitlere dış parazitler (dış a*****lar) denir. Bit, pire, kene, tahtakurusu, sivrisinek, uyuz böceği, çeçe sineği (uyku hastalığı yapar), tatarcık (şark çıbanı yapar) dış a*****lardır. Dış a*****lar üzerinde yaşadığı canlının kanındaki sindirilmiş besinleri kullanırlar.
    Dış a*****ların sindirim sistemi gelişmiş, iç a*****larınki gelişmemiştir.

    11. SINIFLAR SAYFA 31 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI


    SORU-1- Bazı ülkelerde nüfus artış hızını azaltmak için bazılarında arttırmak için çalışmalar yapılmaktadır.Sebeblerini tartışınız.

    Ülkelerin gelişmişlik yapılarına göre ülkeler ya nüfuslarını azaltmaya çalışır yada arttırır.Gelişmiş ülkeler genel olarak nüfus artışını arttırmaya çalışır çünkü mevcut yapı içerisinde nüfus artışı oldukça düşüktür doğum oranları iyice düşmüştür.Buda ülkede üreten aktif nüfus oranını azaltmış bağımlı yaşlı nüfus oranını arttırmıştır.Nüfus dinamizmini kaybetmiş yapılan gelişme hamlelerini destekleyecek yapıda değildir.Bu ülkeler artışı destekler…

    Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde ise durum farklıdır bu ülkelerdeki mevcut şartların tam olarak gelişmemesinden dolayı eğitim hizmetleri yetersizidir.Kadının iş hayatındaki rolü sınırlıdır ve doğurganlığı fazladır.Doğumlar fazladır buda artışı destekler bu ülkelerde mevcut ekonomik yapıları içerisinde kendisine yetecek nüfusu oluşturmak için aile planlaması şeklinde tedbirler alarak nüfusu azaltmaya çalışmaktadır.Aksi takdirde mevcut nüfus sayısı sanayileşme ve şehirleşmenin önünde gittiği için işsizilik vb sorunlaır beraberinde getirir.
    SORU-2-Dünya nüfusunun her 20 yılda 2 kat arttığını varsayalım .Bu durumun ileride oluşturacağı sorunlar nelerdir.

    Byle bir olay dünya için tam bir felaket olur.Mevcut kaynaklar yaşam alanları yetersiz kalır. Dünyanın doğal yapısı çok daha fazla bozulur.Şu anki aşırı nüfusun bize yaşattığı yan etkiler çok daha ağır şekilde etkilerin gösterir.

    SORU-3-Dünyada Nüfus artışı doğal seyrine bırakılsa ne gibi sonuçlar ortaya çıkardı.

    Böyle bir durum dünya için çok da iyi sonuçlar doğurmaz.çünkü artış hızının fazla ve az olduğu ülkeler ülkelerin sayılarına bakarsak genel olarak artış oranı fazla olan ülkeler sayıca fazladır.Denge oluşması pek söz konusu olmaz.Artışın fazla olmasıda dünyanın mevcut yaşam alanlarının daralmasına yol açardı.

    ENDONEZYA VE FRANSA NÜFUS POLİTİKALARI
    [​IMG]


    Endonezya’nın
    gelişmemiş yapısı içerisinde doğum oranlarının fazla olması ve mevcut ülke imkanlarının bu nüfus artışını kaldıramamasına yol açtığından nüfus azaltıcı politika uygular.



    Fransa
    ise gelişmiş yapısıyla şu an için nüfusunun isteklerini rahatlıkla karşılayabilecek bir ekonomik yapıya sahiptir.Ancak gelişimin devam ettirmek için yapması gereken yatırımları destekleyecek bir nüfus yapısı yoktur.Genç nüfus azdır yaşlı nüfus fazladır buda ileriki dönemlerde Fransa için sıkıntıları beraberinde getireceğinden kontrollü bir şekilde nüfusunu arttırmak ister.

    11 SINIFLAR SAYFA 32 -33 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    Kitabınızda bazı ülkelerin 2006 yılına ait nüfus piramitleri verilmiştir.Bu piramitlerden ve ön bilgilerinizden faydalanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Piramitler arasındaki farklılıklar nelerdir.?

    Piramitlerde ülke nüfusları,doğum oranları,ölüm oranları cinsiyet yapısı,nüfusun yaş yapıları farklılık göstermektedir.

    SORU-2-Piramitlerden hangisi nüfusu hızla azalan bir ülkeyi göstermektedir.

    Piramitlerde özellikle Japonya nüfusu hızla azalan özellik gösteriyor .Gelişmiş bir ülke olmasından kaynaklı olarak doğum oranların düşmesi uygulanmış nüfus politikaları da bunda etkili olmuştur.İlk olarak nüfusu desteklemiş artış oranı %2 ye çıkmış 1948 de azaltıcı politika uygulamış ve artış oranını %1 e düşürmüş.1990 lara gelince artış oranı iyice azalmış arttırmaya yönelik politika uygulasa da başarılı olamamıştır..


    SORU-3-Ülkelerden hangisinin nüfusu hızla artmaktadır.?

    Endonezya ‘da hızlı nüfus artışı görülmektedir taban genişlemektedir.Doğum oranları yüksektir .Gelişmekte olan bir ülkedir.Eğitim seviyesi yeteri düzeyde değildir ,aile planlaması çalışmaları yetersizdir.Ayrıca ülkede sağlık hizmetlerinin gelişme göstermesi çocuk ölümlerini de azaltarak artışa katkıda bulunur.

    SORU-4-Endonezya nüfus planlaması yoluyla ülkesinde sanayileşme ve kentleşmenin önünde giden artışı azaltarak işsizlik sorununu çözmeyi,bağımlı nüfus oranını azaltmayı ,eğitim sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi amaçlamaktadır.

    Japonya ise arttırıcı politikalar uygulayarak yaşlanan nüfusunu doğum oranlarını arttırarak dinamizm kazandırmayı amaçlıyor.Mevcut gelişimine yönelik yapacağı yatırımlara için gerekli genç dinamik nüfus sağlamak istiyor…

    SAYFA 33 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızda ki grafikte Japonya’nın 2005 yılına kadar belirlenmiş ve 211 yılına kadar tahmini nüfusu verilmiştir.Buradan hareketle aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-1970 yılında Japonya nüfusu ne kadardır?

    100,2 milyon…

    SORU-2-Hangi yıldan itibaren nüfus artış hızında düşüş tahmin edilmektedir.Bu düşüşün ardındaki sebebler hakkında neler söylenebilir?

    Yaklaşık 2020 yıllarda düşüş eğilimi beklenmektedir.Gelişmiş ülke olmasından dolayı doğum oranları düşük ,kadının iş hayatındaki rolü fazla eğitim seviyesi yüksektir.Gelişmiş ülke olmasının getirdiği sosyal yapı bunu destekler.

    SORU-3-1920 yılından günümüze kadar olan zaman aralığını nüfus değişimini yorumlayınız.

    1920 yılından itibaren hızlı bir nüfus artışı mevcut ancak 1940 -1950 arası dönem 2. dünya savaşını nedeniyle azalma göstermiş.1980 li yıllara kadar kısmen artış devam ediyor ancak sonrasındaki artış önceki dönemlere oranla azalma gösteriyor.

    LİSE 3. SINIFLAR SAYFA 34-35- ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    Aşağıdaki tabloda Japonya’nın yıllara göre yaş gurupları dağılımı verilmiştir.Buradan hareketle Japonya’nın ileride ne gibi sorunlar yaşayabileceğini nedenleriyle birlikte söyleyiniz.


    Yıllar
    Yaş gurupları
    Yıllık Ortalama artış oranı(%)
    Toplam nüfus (milyon)
    0-14 (Milyon)
    15-64 (Milyon)
    65+
    1960
    28,4
    61,5
    5,3
    1,1
    94
    1985
    25,9
    82,3
    12,4
    0,61
    120,7
    2003
    18,0
    85,4
    23,5
    0,04
    127,2

    Tablo incelendiğinde Japonya’nın nüfus artış oranının azaldığı görülmektedir.Doğum oranlarının azalmasıyla paralel olarak genç nüfus oranında düşme yaşlı bağımlı nüfus oranında artma gözlenmektedir.İleriki dönemlerde yapılan yatırımları desteklemek amaçlı genç ve dinamik nüfusun azalması Japonya için sıkıntı oluşturacak yine bağımlı yaşlı nüfusun artması da Japon ekonomisini olumsuz etkileyecektir.Nüfus artışının giderek düşmesi ileriki dönemde Japon nüfusunun azalmasına sebeb olacak nüfus kendini yenileyemeyecek ve dinamizmini kaybedecektir.

    11.SINIF SAYFA 35 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızda 1950 den 1999 a kadar Fransa’nın nüfusu kaydedilen gelişmeler verilmiştir.Buradan hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.

    SORU-1-Fransa’nın nüfusu hangi dönemlerde en fazla artış göstermişitr.

    En fazla artış dönemi 1960-1969 yılları arasındaki dönemdir.Tablo incelendiğinde bu dönemde doğal artışla beraber göç dalgası etkilidir.

    SORU-2-Nüfusun değişmesinde göçlerin etkisi nasıl olmuştur.

    Fransa ve çeşitli Avrupa ülkeleri 2. dünya savaşından sonra ortaya çıkan iş gücü eksikliğini gidermek için 1960 dan yaklaşık 1970 li yıllara kadar ülkelerine işçi göçü almıştır.Bu dönemde gerek işçi göçü gerekse bu göçle beraber ülke nüfus yapısının değişmesi doğurganlığı etkilemiş ve doğal nüfus artışı göçle beraber ön plana çıkmıştır.
    11.SINIF SAYFA 38 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızdaki haritadan grafikten ve ön bilgilerinizden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
    SORU-1-Şehirleşme en hızlı hangi dönemde gerçekleşmiştir?
    Biraz eskiye gidersek 1848 sanayi sanayi inkilabı ile başlangıç gösteriyor.Sonrasında ise 1950-1960 dan sonra ağırlık kazanıyor.

    Haritaya bakıldığında özellikle yeşil noktaların ağırlık kazandığı görülmektedir.Buda bize şehirleşmenin beraberinde nüfus artışını da getirdiğinden 10 milyon üstü şehirlerde artış görülmektedir.Yaklaşık olarak 1990 sonrası 2000 li yıllarda şehirleşme hız kazanmıştır.
    SORU-2-Şehirlerin hızlı gelişmesinde hangi faktörler etkili olmuştur.”
    Coğrafi konum özellikleri,ulaşım,sanayi faaliyetlerinin gelişme göstermesi bu süreci hızlandırmıştır.

    SORU-3- 2030 yılında şehirlerin nüfus gelişimi hakkında neler söyleyebilirsiniz.?

    Şehirleşmeye bağlı sanayi devrimiyle başlayan süreç 1950-1960 lı yıllar sonrasında 2000 li yıllarda gelişimini devam ettirmektedir.Bu süreç 2030 lu yıllarda da mevcut teknolojik ve bilimsel gelişmeler hızlı şehirleşme,şehirlerdeki yaşam standartlarının çekiciliği ile başlayan göç hareketi ve nüfus artışı bu yıllarda da artış göstererek devam edecektir.
    SORU-4-Haritada nüfusu 10 milyonu aşan şehirlerin ağırlıklı olarak güneydoğu Asya da yoğunluk kazanmasının sebebi nedir.

    Dünya nüfusunun büyük bir bölümü uygun yasama koşulları taşıyan ılıman iklim kuşağında toplanmıştır.
    Güney Doğu Asya Muson Asyası: Asya kıtasının güney ve güneydoğusundaki ülkeleri kapsayan bu bölgede, bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır. Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır. ( tarım) Japonya: Sanayileşmenin ve kısmen madenciliğin etkisiyle sık nüfuslanmıştır.Önemli bir Pazar alanı oluşturur.

  9. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    11.SINIFLAR SAYFA 46 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Etkinlik-1

    SORU-1-Aşağıdaki dünya haritası üzerinde verilen şehirleri sembollere uygun olarak
    işaretleyiniz.

    New York-Küresel etki gösterir.
    Londra-Küresel etki gösterir
    Kudüs-Küresel etki gösterir
    Amsterdam-Küresel etki gösterir
    Kütahya-Yerel etki gösterir
    Yeni Delhi-Bölgesel etki gösterir
    Milano-Küresel etki gösterir
    Nairobi-Bölgesel etki gösterir
    Hong Kong-Küresel etki gösterir
    SORU-2-İşaretlediğiniz şehirlerin etkilerinin neler olduğunu sınıfta tartışınız.

    New York dünya finas merkezi özelliği gösterir beraberinde ekonomi ve ticaretin merkezidir ve liman şehri olup dünyanın en kalabalık şehirlerinden biridir.

    Londra ekonomi ve ticaretin bir diğer merkezidir ve liman şehri olup dünyanın en kalabalık şehirlerinden biridir.

    Amsterdam, Hollanda’nın başkenti olmasının yanında önemli bir liman şehri ve
    ticaretin bir başka küresel merkezidir. Ayrıca siyasi platformda birçok uluslar arası kuruluşun
    merkezidir.

    Milano İtalya’’nın sanayi ve ticaret başkentidir.beraberinde kültürel fonksiyonlar ve ekonomik fonksiyonlardan ticaret ön plandadır.

    Kütahya’da sanayi, tarım ve ticaret gelişmiştir ve etki alanı
    yereldir.

    Kudüs 3 din için de kutsal olan bir merkezdir.

    Nairobi,Kenya’nın başkentidir.

    Yeni Delhi, Hindistan’ın başkentidir.Bölgenin ekonomi ve yerleşme merkezidir.

    Hong Kong , Asya-Pasifik bölgesindeki önemli finans, ticaret ve ulaşım merkezi konumundadır.

    Etkinlik-2

    SORU-1-Aşağıdaki tabloda Hamburg şehrinin bulunduğu ülke, etki alanı ve etkin
    fonksiyonu verilmiştir.
    Siz de diğer şehirlerin bulunduğu ülkeyi, etki alanını ve fonksiyonunu tespit
    ediniz (Bazı şehirler birden fazla fonksiyonu ile ön plana çıkabilir).

    Şehirler
    Ülkeler
    Etki alanları
    Fonksiyon
    Yerel
    Bölgesel
    Küresel

    İstanbul
    Türkiye
    Küresel
    Ekonomi ,din ,liman
    Londra
    İngiltere
    Küresel
    Ekonomi,siyasi,kültürel
    Roma
    İtalya
    Küresel
    Din,ekonomi,siyasi,Kültürel
    Moskova
    Rusya
    Küresel
    Siyasi,Enerji,Ekonomi
    Kudüs
    İsrail
    Küresel
    Din
    Hamburg
    Almanya
    Küresel
    Liman
    Los Angeles
    ABD

    Küresell
    Kültürel
    Mexico City
    mexico
    Bölgesel
    Siyasi ,Ekonomi,
    Kahire
    Mısır
    Bölgesel
    Siyasi,Kültürel
    Jakarta
    Endonezya
    Yerel
    Siyasi,Ekonomik Liman
    Bakü
    Azerbeycan
    Yerel
    Siyasi,sanayi
    Delhi
    Hindistan
    Bölgesel
    Siyasi Ekonomi

    Yoruma açık bir tablo ufak tefek farklılıklar olabilir…

    SORU-2-Şehirlerin farklı fonksiyonlar kazanmasında etkili olan faktörleri
    yorumlayınız.
    Şehirlerin farklı fonksiyonlar kazanmasında şehrin coğrafi konumu,
    nüfusu,ekonomik,siyasi,kültürel ve dini özellikleri etkili olmuştur.

    İstanbul’un İstanbul boğazında bulunması,Türkiye’nin en önemli limanı
    olması,Hristiyan’lar için kutsal yerlerin bulunması,

    Londra’nın başkent olması,küresel finans merkezlerinden biri olması,Tarihi eserlerin bulunması ve sanatsal faaliyetlerin gelişmiş olması,

    Roma’nın başkent olması, Vatikan’ın Roma’da yer alması,ticaretin gelişmiş olması, Tarihi eserlerin bulunması ve sanatsal faaliyetlerin gelişmiş olması,

    Moskova’nın Dünya’nın büyük devlerinden biri olan Rusya ve B.D.T’nin merkezi olması,

    Kudüs’ün 3 din için de kutsal olan bir merkez olması,

    Hamburg’un Almanya ve Avrupa’nın en önemli limanlarından biri olması,

    Los Angeles’in Amerikan sinemasının merkezi olması,

    Mexico City’nin Meksika’nın başkenti olması,

    Kahire’nin Mısır’ın başkenti olması,

    Jakarta’nın Endonezya’nın başkenti olması,önemli bir ticaret ve liman şehri
    olması,

    Bakü’nün Azerbaycan’ın Başkenti olması ve mevcut enerji kaynakları ,
    Delhi’nin Hindistan’ın başkenti ve ekonomik merkez olması.

    11.SINIFLAR SAYFA 47 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

    Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1- Çin'de nasıl bir nüfus politikası uygulanmaktadır?

    Nüfusu önceleri bir güç olarak görmektelerdi.1953 yılında nüfusu 583 milyon olduğunu gördü. Nüfus artış hızı planlanandan daha yüksek çıktığı için resmen ilan edilmeyen tek çocuk siyaseti izlenmeye başlanmıştır.Çin’de bu politika şehirlerde sıkı sıkıya uygulanmış ve kırsal kesimde iki kız çocuğa izin verilmiştir. Çin'de kırsal kesimde yaşayıp tek erkek çocuğu veya iki kız çocuğu olan ailelere anne, baba 60 yaşını geçtiklerin de yılda 75 dolara denk gelecek bir maaş bağlanmaktadır.Çin nüfus artış hızını azaltıcı yönde politika uygulamaktadır.
    SORU-2- Nüfus değişiminde rol oynayan faktörler nelerdir?

    Doğumlar,Ölümler(Savaşlar,salgın hastalıklar,doğal afetler),Göçler,Sınırların değişmesi

    SORU-3- Bir ülkede genç nüfusun artması sizce avantaj mıdır? Açıklayınız.

    Genç nüfus bir ülke için avantajdır ancak ülkenin ekonomik yapısı bu nüfusu kaldırabilecek yapıda ise.Ülkenin öz kaynakları ülke nüfusunun ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsa genç nüfus yatırımları destekleyen üretken rekabeti arttıran bir rol oynar.Aksi takdirde bir ülke için çeşitli ekonomik ve sosyal sorunlara yol açar.

    SORU-4- Roma şehrine tarihsel süreç içinde önem kazandıran özellikler nelerdir?

    Roma; Siyasi ,dini ve kültürel anlamda çok gelişen bir kenttir. Roma, dünya tarihindeki belirleyici rolünü asırlar boyu sürdürdüğünden olsa gerek "Dünyanın başkenti" unvanına layık görülmüştür. Roma İmparatorluğu'nun başkenti idi.Bundan dolayı yalnızca imparatorluğun sınırları içerisinde kalan yerleri değil dünyanın büyük kesimini siyasi ve dinî olarak etkisi altına almıştır. 1870' te Birleşik İtalya'nın başkenti olmuştur.Siyasi, dinî ve kültürel odak noktası olarak çok hızlı bir büyüme sürecine girmiştir.Roma, Katoliklerin dinî merkezi olan Vatikan'ı içine aldığından çift başkent rolüne de sahiptir. Vatikan bağımsız bir bütünlük hâlinde işlev görmektedir ve küresel etkisi İtalya'dan çok daha büyüktür.

    SORU-5- Nüfus politikalarının olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

    vOlumlu Sonuçları
    vKişi başına düşen gelirin artması
    vEğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmesi
    vİşsizliğin azalması
    vKöyden kente göçün azalması
    vSosyal sorunların azalması
    vTasarrufların artması
    vTüketimin azalması
    vDevletin giderlerinin azalması
    vÜlke kalkınmasına daha fazla kaynak ayrılabilmesi

    Olumsuz Sonuçları

    vCinsiyet dengesizliği
    vYaşlı nüfus oranının artması(Bağımlı nüfus oranının artması)
    vGenç ve eğitilebilir nüfus oranının azalması
    vAktif(çalışan ve çalışabilecek) nüfus oranının azalması
    vÜlkenin savunma gücünün azalması
    vSosyal güvenlik sisteminde sorunları ortaya çıkması

    SORU-6- New York şehrinin dünya çapında öneme sahip olmasında hangi özellikleri etkili
    olmuştur?

    New York'un caddelerinden biri olan Wall Street, dünyanın bir numaralı finans merkezi olması, dünyanın en kalabalık yerleşim bölgelerinden biri olması, ticaret ve sanayinin olduğu kadar eğitim ve kültür faaliyetlerinin de yoğunlaştığı bir yerleşim merkezi olmasıdır.
    ABD'nin eski başkenti olması, ABD'nin ve dünyanın önemli şirketlerinin merkezleri, sivil toplum örgütleri, ulusal ve uluslararası etkili medya kuruluşları burada toplanması,

    SORU-7- Bir ülkede çalışma çağı dışındaki nüfusun artmasının olumsuz yansımalarını
    belirleyiniz.

    Çalışan nüfus azalır, bağımlı nüfus artar, sosyal güvenlik sistemi çökme noktasına gelir,devletin vergi gelirleri azalır, Tasarruflar azalır,Kişi başına düşen gelir azalır,Eğitim ve sağlık hizmetleri yetmez,Sosyal sorunlar artar,Üretim azalır, Devletin giderleri artar,Ülke kalkınmasına daha az kaynak ayrılabilir,Dengesiz beslenme sorunu ortaya çıkar,İç ve dış göçler artar.

    SORU-8- Bir ülkede nüfus artış hızının sürekli azalması hangi olumsuzluklara neden
    olur?

    Tasarruflar azalır,Kişi başına düşen gelir azalır,üretimin azalması, devletin yatırım giderlerinin artmasına yol açar.Ülke nüfusu dinamik yapısını kaybeder buda yatırımlar için olumsuz sonuçlar doğurur.
    Yaşlı nüfus oranının artması(Bağımlı nüfus oranının artması), Genç ve eğitilebilir nüfus oranının azalması,Aktif(çalışan ve çalışabilecek) nüfus oranının azalması, Ülkenin savunma gücünün azalması,Sosyal güvenlik sisteminde sorunların ortaya çıkması, devletin vergi gelirleri azalır,

    SORU-9- Dünyanın en büyük şehirleri nerelerde kurulmuştur? Bunda hangi özellikler
    etkili olmuştur?

    Özellikle Kuzey Yarımkürede ve Orta Kuşakta (300-600) kurulmuştur.Sanayi,ticaret
    ve ulaşımın geliştiği alanlarda büyük şehirler kurulmuştur.Sanayi Devriminden sonraki dönemlerde sanayileşen yerlerde çok büyük şehirler ortaya çıkmıştır.Özellikle ticaret,sanayi,liman ve siyasi fonksiyonlar etkili olmuştur.

    SORU-10- Ölüm oranı, nüfus patlaması, nüfus planlaması, nüfus politikası, aktif nüfus,
    demografik şişme kavramalarını açıklayınız.

    Ölüm Oranı: Genel olarak, genelde yıllık hesaplanan, her 1000 kişi başına
    ölümlerin sayısının oranıdır.

    Nüfus Patlaması: Bir ülkede ölüm oranlarının düşmesi, doğumların artması ve şehrin özelliklerinden dolayı yoğun göçlerle nüfusun büyük hızla çoğalmasıdır.

    Nüfus Planlaması:Ülke öz kaynakları doğrultusunda ülkelerin uygulamış oldukları nüfusu kontrol altında tutmaya yönelik politikalara denir.

    Nüfus Politikası:Nüfus artış hızını azaltmak ya da arttırmak veya nüfusun
    niteliklerini arttırmak için devletler tarafından yapılan çalışmaların tümüne
    nüfus politikası denir.

    Aktif nüfus: 15- 64 yaş arasındaki nüfusa çalışma çağındaki nüfus
    denilmektedir.Çalışanlar ve iş arayanlar bu nüfus içinde yer alır.

    Demografik Şişme: Kentlerin sanayi, ekonomik, kültürel özelliklerini
    gerçekleştirmeden, aşırı nüfuslanarak büyümesidir.Şanlı Urfa ve Diyarbakır’ın
    terör nedeniyle göç edenlerce nüfusunun artması

    SORU-11- Japonya'da nüfus artışını teşvik eden nüfus politikaları uygulansa da nüfus
    artışı istenen düzeyde değildir. Bunun nedenlerini açıklayınız.

    Japonya’nın gelişmiş bir ülke olmasıdır.Gelişmiş ülkelerde doğum oranları ve nüfus artış hızı düşüktür.doğum oranlarının düşük olmasının nedenleri: sanayileşme ve
    kentleşme,kadının çalışma hayatındaki yerini alması,eğitim düzeyinin artması,refah düzeyinin artması,doğum kontrolü ve evliliklerin geç yaşlarda yapılmasıdır.

    SORU-12- Aşağıdaki piramitte Japonya'nın 1955- 2015(tahminî)yılları arasındaki nüfus
    değişimi gösterilmiştir.Bu değişimin gerçekleşmesi için Japonya nasıl bir nüfus
    politikası uygulamış olabilir?

    Özellikle 1950 yılından sonra nüfus artış hızını azaltıcı bir politika uygulamıştır.1980 -1990 yılına kadar

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.


    SORU-1-Şehirsel fonksiyonlar sanayi, ulaşım ,ticaret, ,liman, kültür, turizm ve
    eğitimdir.

    SORU-2-Şehir sınıflandırılmalarında etkili olan faktörler fonksiyonel özellikleri
    Nüfusu ve etki alanlarının genişliğidir.

    SORU-3-Bir şehir çok büyük alanları etkisi altına alıyorsa etki alanı küresel
    çaptadır.

    SORU-4-Amsterdam'ın etki alanının küresel çapta olmasını sağlayan
    fonksiyonu Önemli bir liman özelliği göstermesidir.


    SORU-5-Nairobi,Bakü,Diyarbakır şehirleri bölgesel çapta etki alanına sahip iken,Roma,Mekke,Londra gibi şehirlerin etki alanları küresel çaptadır.

    SORU-6-New York'un küresel çapta etki alanı oluşturmasında Finans merkezi olması, ticari, siyasi ve ekonomik fonksiyonel özellikleri etkili olmuştur.

    SORU-7-Bir şehrin bölgesel veya küresel etkiye sahip olmasında o şehrin
    nüfusu ve fonksiyonel özellikleri etkilidir.


    Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Aşağıdaki şehirlerden hangisi iktisadi fonksiyonlarına göre şehirler
    sınıflandırması içinde yer almaz?
    A)Tarım B)Liman C)ulaşım D)Maden E)Askerî

    SORU-2-Aşağıdaki şehirlerden hangisinin küresel etkisi en azdır?
    A)Şam B)Tokyo C)Paris D)Londra E)New York

    SORU-3-Aşağıdaki şehirlerden hangisi liman fonksiyonu sayesinde küresel bir etkiye
    sahiptir?
    A)Marsilya B)Zürih C)Milano D)Moskova E)Mekke

    SORU-4-Aşağıdaki şehirlerden hangisi liman şehri değildir?
    A)Amsterdam B)Marsilya C)İstanbul D)İskenderiye E)Varşova

    SORU-5-Nüfus özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki ülkelerin hangisinin
    nüfusunu artırıcı politika izlemesi daha uygundur?

    A)Almanya B)Çin C)Hindistan D)Türkiye E)Endonezya

    SORU-6-Aşağıdaki şehirlerden hangisi etkileri bakımından küresel bir güce sahiptir?
    A)Manila B)Mekke C)La Paz D)Lizbon E)Mogadişu

    SORU-7-Herhangi bir yerleşmenin merkez hâline gelmesi ve etki alanını
    genişletmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisi en azdır?


    A)Tarım
    B)Ulaşım C)Ticaret D)Nüfus E)Endüstri


    SORU-8-New York'un bir dünya şehri olmasında aşağıdaki fonksiyonel
    özelliklerinden hangisi daha etkilidir?


    A)Ulaşım B)Ticaret C)Tarım D)Maden E)Sanayi


    SORU-9-Nüfus artış hızının fazla olduğu ülkelerde genç nüfusa yapılan
    yatırımlar artmakta, buna bağlı olarak kalkınma hızı yavaşlamaktadır.
    Buna göre aşağıdaki ülkelerin hangisinde kalkınma süresinin en uzun olması beklenir?


    A)Bulgaristan B)Fransa C)Finlandiya D)Afganistan E)Kanada

    SORU-10-Bir ülkede nüfus artış hızının azalması sonucunda aşağıdakilerden
    hangisinin meydana gelmesi beklenemez?

    A)İşsizlik oranının azalması
    B)İç ve dış göçlerin artması

    C)Kalkınma hızının artması
    D)Genç nüfus oranının azalması

    E)Doğal kaynakların tüketiminin azalması

    SORU-11-Aşağıdakilerden hangisi nüfus artış hızını azaltan faktörlerden biri
    değildir?
    A)Kadınların çalışma hayatına daha fazla girmesi
    B)Aile planlaması
    C)Savaşların artması
    D)Bebek ölüm oranlarının artması
    E)Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması

    SORU-12-Nüfus artış hızının düşürülmesi için aşağıdaki önlemlerden hangisi daha etkili ve kalıcıdır?
    A)Az çocuklu ailelere vergi muafiyeti
    B)Çok sayıda hastane ve okul yapılması
    C)Doğum kontrolünün yaygınlaştırılması
    D)Küçük yaşta evliliklerin teşvik edilmesi
    E)İç göçlerin teşvik edilmesi

    SORU-13-Aşağıdaki şehirlerden hangisinin etki alanı farklı bir nedene bağlıdır?

    A)Marsilya B)Amsterdam C)İstanbul D)Rotterdam E)Paris


    SORU-14-Nüfus artış hızının artması aşağıdaki ülkelerden hangisinde bir sorun
    oluşturmaz?

    A)Hindistan B)Fransa C)Pakistan D)Mısır E)Çin

    11. SINIF SAYFA 50 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI Mal ve hizmetlerin sağlanmasıdır.
    ÜRETİM


    Mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaşmasıdır.
    DAĞITIM
    Mal ve hizmetlerin kullanımıdır.
    TÜKETİM


    Kitabınızdaki kavram haritasını inceleyerek doğal unsurların üretim ,tüketim,dağıtım faaliyetleri üzerine etkisinin nasıl olduğunu değerlendiriniz.
    Üretim tüketim dağıtım etkinlikleri birçok faktörden etkilenir.Bunlar sanayi tesisi için yer seçimi,su , iklim ve yer şekilleridir.
    Ham maddenin bozulabilir olduğu yerlerde tesisler genellikle ham madde kaynağına yakındır veya kolay ulaşabilecek bir yerdedir.
    Örneğin, konserve tesisleri çoğu kez meyve ve sebze yetiştirilen bölgelerde
    kurulur.Üretim etkisi

    Bazı ham maddelerin işlenmesi sırasında büyük oranda suya ihtiyaç vardır.
    Kâğıt ve demir-çelik sanayisi ile termik ve nükleer santraller gibi
    tesislerde de su büyük önem taşır. (üretime etkisi)

    Su büyük önem taşır bu noktada suyun varlığı miktarı yada yokluğu kurulacak tesis üzerinde etki oluşturarak üretim ve beraberinde üretilecek ürünün dağıtım ve tüketimine etkide bulunur.

    İklim, bazı sanayi kollarının yer seçiminde dolaylı etkiye sahiptir. Ham
    madde olarak tarımsal ürünlerin kullanıldığı tesisler, iklim koşullarının bu
    maddeleri etkilemesi nedeniyle dolaylı yoldan etkilenir. Bazı tesisler üzerinde
    ise doğrudan etkiye sahiptir. Uçak sanayi üzerine etkisi doğrudandır.

    Gemi tezgâhları da iklimden doğrudan etkilenir. Şiddetli soğuklarda gemi inşa
    faaliyetlerinin durması, yazın sıcakta demir-çelik aksamının ısınması çalışma
    koşullarını güçleştirir. (üretime etkisi)

    İklim koşulları çalışanlar üzerinde de etkilidir. Şiddetli sıcaklar, verimi
    düşürürken şiddetli soğuklar ısıtma sorunu nedeniyle maliyeti arttırır.

    Yer şekilleri, ulaşımı etkilediği için dolaylı olarak üretim, dağıtım ve
    tüketim faaliyetlerini de etkiler. Ham maddenin gerek işleneceği tesise
    götürülmesi gerekse mamul ürünün tüketiciye sunulabilmesi ulaşımla
    bağlantılıdır. Kara yolları ve demir yolları güzergâhları yer şekillerinden
    etkilenir.

    Enerji hatlarının güzergâhları dikkatli seçilmeli veya bu hatlar yer altına
    gömülmelidir. Bu da yer şekilleri ve iklimle ilgilidir. Hidroelektrik enerji
    için uygun yer şekilleri ve su potansiyeli gerekmektedir.

    Yer şekilleri, iklim ve su kaynakları, bitki örtüsünün gelişmesinde etkili
    olur.

    Bitki örtüsü tarımsal hammadde kaynaklarının ortaya çıkması üzerinde etkili
    olarak üretimi etkiler.

    İklim şartları dağıtımı da etkiler. Kar yağışları, don olayları gibi iklim
    olayları dağıtımında aksamasına neden olur.

    Yer şekilleri ise ulaşımı etkilediği için dolaylı olarak üretim ,dağıtım ve tüketim faaliyetlerini etkilemiş olur.Uygun ulaşım koşulları hem üretilen ürünün rahatça mevcut pazarlara taşınmasına sebeb olarak maliyeti düşürür tüketimi destekler.


    Sonuç olarak mevcut sanayi kollarının gerek yer seçimi gerekse üretim miktarı bunun pazarlara taşınması ve tüketilmesinde iklim,su,yer şekilleri doğrudan yada dolaylı etkide bulunur.Dönem dönem üretimi destekleyici özellik gösterebilir dönem dönem şartları zorlaştırabilir…Unutulmamalıdır ki üretim ,dağıtım ve tüketim bozulmaz bir halkadır.Tüketimdeki artış direk üretimi etkiler bu iki etkenin oluşmasında dağıtım koşullarıda önemli rol oynar ürettiğinizi dağıtamazsanız tüketim miktarı azalır talep gelmediği içinde üretim düşer.

    11.SINIFLAR SAYFA 78 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızdaki resimde küçük menderes ovasının bir kısmının resmi verilmiştir.

    SORU-1-Araziler hangi amaçla kullanılmıştır ve bunun üzerinde yer şekilleri nasıl etkili olmuştur.
    [​IMG] [​IMG]

    Resimlere bakıldığında genel bilgilerimizden de faydalanarak bölgenin horst ve graben alanlarından oluştuğunu söyleyebiliriz.Bu bölge özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğunluk kazandığı toprak ve iklim özelliklerine sahiptir.Genel olarak tarımsal faaliyetlerin ön plana çıktığı beraberinde tarıma dayalı yer yer sanayi tesislerinin bulunduğu yerleşmeler gözlenmektedir.Yamaçlara doğru yerleşmeler görülmekle birlikte yayılım verimli tarım arazilerine doğrudur.Yer şekilleri bunda önemli bir etkendir.Horst alanlar yükselti ve engebe şartlarından dolayı yerleşmeleri horstlar arasında kalan bölgelere yönlendirmiştir.

    SORU-2-Arazilerin gelecekteki muhtemel kullanımı ile ilgili senaryolar oluşturunuz.

    Arazilerin gelecekte kullanımı ile ilgili olarak hızlı nüfus artışı ve insanların barınma ihtiyaçları için konut yapımı ve diğer ihtiyaçları için üretim tesislerinin kurulması gelecekte mevcut tarımsal alanların iyice daralmasına yol açacaktır.İnsanlar bir noktadan sonra tarımsal faaliyetlerin önemini kavradığı noktada yerleşmeler yamaç bölgelere kullanım alanı olarak ölü noktalara kayabilir tarımsal alanlar korunmaya çalışılabilir
    beta2kutay ve zoro.17 bunu beğendi.
  10. Özel Üye Elif

    Özel Üye Elif Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.002
    Beğenileri:
    789
    Ödül Puanları:
    0
    11.SINIF SAYFA 79-80-81 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    Sektörlerin ülke ekonomisi içerisindeki oranı gelişmişlik düzeyi hakkında bilgi verir.Geri kalmış ülkelerde tarım sektörü ülke ekonomisi içinde önemli bir yer tutarken hizmet ve sanayi geri plandadır.Gelişmiş ülkelerde ise durum tersidir.

    Kitabınızdaki grafiklerden ve bilgilerden faydalanarak Türkiye’nin gelişmişlik düzeyini tartışınız.
    SEKTÖRLER…
    %65,5 HİZMET
    %24,4 TARIM
    %10,1 SANAYİ

    Burada belirtilen değerler sektörlerin ekonomiye katkılarıdır.Her ne kadar tarım sektörünün ekonomiye katkısı az gibi gözükse de tarımda çalışan kişi sayısı çok tur.Sanayi sektöründe çalışan kişi sayısı ise azdır.Buradaki dağılım ülkemizin tarım toplumundan kurtulup sanayi ve hizmet sektörüne geçiş sürecinin yansıtıldığı yani gelişmekte olan bir ülke yapısı olduğunu göstermektedir.
    SAYFA 80 ETKİNLİK PANO ÇALIŞMASI /1


    Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin coğrafi konumu ile ilgili bazı faktörler ve bu faktörlerden bir tanesinin ekonomiye katkısı açıklanmıştır. Siz de diğer faktörlerin etkisini tablodaki boşluklara yazınız.

    Coğrafi konum özellikleri Ekonomiye katkısı

    Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve boğazlara sahip olması:Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili olmasından dolayı hinterlandı çok iyi limanlara sahiptir.Bu özelliği uluslar arası ticaret faaliyetlerinde ülkemize ciddi avantajlar sağlar.Karadeniz’e komşu ülkeler ile diğer ülkeler arasındaki deniz ticareti boğazlar yoluyla yapılır ve böylece ülkemize stratejik önem kazandırır.Turizm yoluyla çeşitli gelirler elde edilir.

    Önemli/stratejik enerji ve yer altı kaynaklarına sahip olması ve bu kaynaklar bakımından zengin ülkelere komşu olması:Enerji kaynakları aktarımı açısından son derece önemli stratejik bir noktadadır.Sanayi için gerekli olan hammadde ve enerji kaynaklarına kolayca erişilebilir.Komşu ülkelerin sahip olduğu petrol ve doğalgazın dünya pazarlarına ulaştırılmasında ülkemiz önemli bir yere sahiptir.

    Farklı mevsimlerin yaşanması:Turizm faaliyetleri için önemli avantajlar sağlar.Buna bağlı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında plaj turizmi gelişirken yükseltinin kış sporları için uygun olduğu dağlarda ise kayak turizmi gelişir.Turizm açısından çeşitlilik sunması ülkemiz için ciddi bir avantajdır.

    Asya, Avrupa ve Afrika Kıtalarının birbirine en fazla yaklaştığı yerde olması:Kıtalar arası ulaşım bağlantılarının ülkemizden sağlanması gerek ekonomik gerekse kültürel açıdan ülkemize katkılar sağlar. Bu durum ülkemize stratejik açıdan önem kazandırır.Bu kıtalar arasındaki ulaşım bağlantısını ülkemiz kurar.

    Doğu ve Batı medeniyetlerinin buluşma noktasında yer alması:Ülkemize kültür turizmi faaliyetleri açısından avantaj sağlar.Sahip olduğu bu özellik ülkemizde turizm açısından zenginlik sağlar.Kültürel kaynaşmaya yardımcı olur. Ülkemizde hem doğu hem de batı medeniyetlerine ait tarihi eserleri görebilmek mümkündür.

    Bulunduğu bölgeye göre zengin su kaynaklarına sahip olması:Geleceğin en önemli kaynaklarından biri su olacaktır.Enerji kaynağı olarak ülkemiz hidroelektrik enerji potansiyeli bakımından Avrupa’da 3. sıradadır. AyrıcaOrtadoğu’nun can damarı olan Fırat ve Dicle kaynaklarını ülkemizden alır ve bu durum ülkemizin stratejik önemini arttırmaktadır.Tarımsal faaliyetler üzerinde etkili olur.

    11.SINIF SAYFA 80 ETKİNLİK ÇALIŞMASI /2

    Türkiye’nin 26 - 45 doğu boylamları ile 20 - 25 kuzey enlemleri arasında yer
    aldığını düşününüz. Bu yeri atlasınızdan tespit ederek aşağıdaki soruları
    cevaplandırınız.

    1.Ülkemizde yapılan ekonomik faaliyetler bugünkünden farklı olur muydu?
    Sebebini belirtiniz?


    Evet farklı olurdu.Çünkü iklim,toprak yapısı,denize göre konum,yükselti şartları,stratejik avantajlarımız ortadan kalkabilir yada değişirdi bizde mevcut konum özelliklerimize göre ekonomik faaliyetlerimizi belirlerdik…

    2.Bu konum Türkiye’nin ekonomisini nasıl etkilerdi? Açıklayınız.

    Ülkemizin matematik konumu belirtilen enlemler olduğunda Türkiye şu anki iklim özelliklerinden farklı özellikler gösterirdi.İklim çeşitliliği ortadan kalkar buda ülkemizdeki ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğini olumsuz etkilerdi.Yine özel konum özelliklerimiz değişirdi bu noktada şu an ekonomik faaliyetlere yön veren konum avantajlarımızı kaybederdik.Enerji kaynakları geçiş noktasında olmaz ,Asya Avrupa’yı birbirine bağlamaz geçmişten gelen tarihsel kültür zenginliklerine sahip olamazdık.Bu özellikler birleştiğinde ekonomik faaliyetlerimizdeki çeşitlilik azalır yada değişirdi.


    SAYFA 81 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızdaki grafikte Türkiye arazisinin yükselti basamaklarına göre oranı
    verilmiştir. Ön bilgilerinizden ve atlasınızdan faydalanarak aşağıdaki soruları
    cevaplandırınız.

    SORU-1-Türkiye arazisinin ne kadarında verimli bir şekilde tarım yapılabilir? Bu
    araziler Türkiye’nin nerelerinde yoğunlaşmıştır?

    Kitabınızda bir üst paragrafta tarım yapılabilecek uygun alanlar için 500 m den az olan arazilerimizin daha uygun olduğu belirtilmiştir.Bu alanlar toplam arazimiz yalnızca % 16 sını meydana getirmektedir.Bu araziler Türkiye’nin kıyı bölgelerinde ve ülkemizin batısında yoğunlaşmıştır.

    SORU-2-Türkiye’de arazinin ne kadarı, tarımda verimin azaldığı ve
    yerleşmenin zorlaştığı kuşakta yer alır?
    Bu araziler Türkiye’nin nerelerinde yoğunlaşmıştır?


    1000 m nin üzerine çıkıldığında tarım da verim azalır ve yerleşme zorlaşır.Uygun düzlükler olsa bile çoğu kez iklim şartlarının elverişsizliği tarımda çeşitliliği engeller.
    Bu araziler toplam arazimizin %58 ini meydana getirmektedir. Bu alanlar ülkemizin
    Kuzey Anadolu dağları , Toros dağları ve Doğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır.

    11.SINIF SAYFA 83/1/2 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin ekonomisini etkileyen iklim olaylarından birisi
    açıklanmıştır. Siz de diğer iklim olaylarının olumlu ve olumsuz etkisini
    tablodaki boşluklara yazınız.

    Kar yağışlarının yoğun görülmesi:

    Kış sporlarının gelişmesine bağlı olarak turizm gelirlerin artması. Bu etkiler yaygın olarak Bursa, Kayseri, Bolu, Erzurum, Kars illerinde görülür.Ulaşımda zorlukların yaşanması, bazı
    işletmelerin maliyetinin artması, açık hava da çalışılan tesislerin üretime ara vermesi. Bu etkiler genellikle ülkemizin doğusunda görülür.

    Güneşlenme süresinin uzun olması:

    Deniz turizmin gelişmesini, ısıtma maliyetlerinin düşmesini, güneş enerjisi potansiyelinin fazla olmasına yol açar.Akdeniz ve Ege kıyıları ile İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.Kuraklık yaşanmasına neden olur.Akdeniz ve Ege kıyıları ile İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.
    Yaz mevsiminin yağışsız geçmesi:

    Deniz turizmin gelişmesini sağlar. Yaz kuraklığı isteyen tarım ürünlerinin yetişmesine imkân tanır.Akdeniz,Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.Kuraklığın ve orman yangınlarının artmasına neden olur.Akdeniz,Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.

    Yıl boyunca yağışın görülmesi:

    Su kaynakları zenginleşir, hidroelektrik potansiyeli artar, gür ormanlar gelişebilir.Karadeniz kıyılarımızda görülür.Ulaşım zorlaşır, sel ve heyelan olayları artar.Karadeniz kıyılarımızda görülür.

    Donma olayının yaşanması:

    Kış turizminin gelişmesini sağlar,Doğu Anadolu başta olmak üzere deniz etkisinden uzak iç kesimlerde görülür.Ulaşım zorlaşır, tarımsal üretim ve ekonomi de kayıplar ortaya çıkar.Doğu Anadolu başta olmak üzere deniz etkisinden uzak iç kesimlerde görülür.

    11.SINIF SAYFA 83/2 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızda Türkiye’nin 2000 yılına ait nüfus piramidi görülmektedir. Piramide
    bakarak;

    SORU-1-Nüfusun yaş yapısı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

    Nüfus piramiti incelendiğinde doğum oranlarını kontrol altına almaya çalışanbir ülke özelliği göstermektedir.Ülkemiz genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Yaşlı nüfus oranı azdır.

    SORU-2-Nüfusun yaş yapısının ülkemiz ekonomisine sağladığı avantajlar ve
    Dezavantajlar nelerdir?Tartışınız.

    Genel olarak düşünüldüğünde ülkemiz nüfus yapısında genç nüfus oranı fazladır.
    İş sıkıntısının yaşanması, nüfus artış hızının ve bağımlı nüfus oranın
    fazla olması ekonomiyi olumsuz yönde etkilemektedir.
    Buna karşın nüfusun mevcut genç nüfusun eğitilerek nitelikli hâle gelmesi ve istihdamın sağlanması durumunda ülkemiz için nüfus, önemli bir zenginlik olacaktır. Ülkemiz genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir.



    Sevgili gençler bu etkinlikler yoğun üniversite temposunda sizlerin zaman kayıplarınızı azaltarak bir nebze faydamız olması açısından hazırlanmaktadır.Sizlerde gereken bilinci göstererek bu etkinliklerden faydalanmanız noktasında kopyala yapıştırmadan ziyade cevapları anlamaya çalışarak faydalanmanız temennimizdir.Aksi takdirde yapmış olduğumuz çalışma amacına ulaşmaz ve sizlerde sadece günü kurtarmış olursunuz.Kafanıza yatmayan cevaplara müdahale etmeniz gerekirse yorum bölümlerinden tartışmaya açmanız önerilmektedir.Aksi takdirde buradaki günü kurtarma talebiniz ileriki hayatınızda geleceğinizi kaybetmeye yönelik sizleri ciddi bir hataya sürükler…


    11.SINIF SAYFA 85 -86 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Aşağıda Türkiye millî gelirin farklı yıllara ait sektörel dağılımı
    verilmiştir.

    Buna göre;

    SORU-1-Türkiye ekonomisinin sektörel dağılımında uygulanan ekonomik politikaların etkisi nasıl olmuştur?Tartışınız.

    Tablolar incelendiğinde özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımsal faaliyetler ön plana çıkmakta bu yıllardan sonra özellikle 1950 sonra sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmeye yönelik politikalar ön plana çıkmakta ve bu değişim sonucunda tarımsal pay azalmış sanayi ve hizmet sektöründe artışlar gözlenmiştir.
    SORU-2-Yıllara bağlı olarak en fazla değişim hangi sektörde olmuştur? Bu değişim neyi ifade eder?

    Şekillerdeki rakamlar incelendiğinde en fazla değişim tarımsal sektörde gözlenmekte bu değişim ülkemizin yavaş yavaş tarım toplumu özelliğinden kurtularak sanayileşme yolunda adımlar attığının gelişmeye yönelik hamleler gösterdiğinin bir göstergesidir.
    %45 den %16 lara kadar gerilemiş buradaki gerileme sanayi ve hizmet sektörünün etkin bir konuma geldiğinin bir göstergesi ülkenin geliştiğinin bir işaretidir.

    SORU-3-Sektörlerdeki değişimi göz önüne alarak Türkiye ekonomisinin geleceğe yönelik sektörel dağılımı hakkında senaryolar oluşturunuz.

    Tarım sektörünün ekonomi içinde payı giderek azalacaktır. Sanayi ve özellikle de hizmet sektörlerinin payı giderek artacaktır.

Sayfayı Paylaş