cografya

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde selin_kadir tarafından paylaşıldı.

  1. selin_kadir

    selin_kadir Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    arkadaslar rica etsem bana yardımcı olabilirmisiniz
    her hangı bıyerın dogal kaynakları diye bı odev vermıs cografya hacamız ben hıc bır sekılde bır sey bulamadm bana yardımcı olurmusunuz lütfen beklıyorum simdiden herkese cok teskkurler:confused::confused::confused:
  2. selin_kadir

    selin_kadir Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    arkadaslar bana yardımcı olabılicekmısınız lutfen beklıyorum
  3. **zühra**

    **zühra** Üye

    Katılım:
    13 Mart 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    ZONGULDAK SANAYİSİ
    Zonguldak ilinin ülke ekonomisindeki yeri ve önemi,kentin varoluş nedeni olarak gösterilen kömürün bulunuş ve işletmeye açılmasıyla başlamış olup, (TTK) Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nun yüksek kalorili taşkömürü üretimi,Ereğli Demir Çelik İşletmeleri'nin kütük ve yassı mamul üretimi, SEKA Çaycuma Müessesesi'nin ülkenin % 20 kraft kağıdı ihtiyacım karşılayıp jhracat düzeyinde üretim yapması önem arz etmektedir. Bu kuruluşların yanında TEAŞ Çatalağızı Termik Santralı, Filyos Ateş-Tuğla Fabrikası ile orman ürünlerine ait sanayi kuruluşları İV in ekonomik durumunu belirleyen önemli kuruluşlarıdır.
    İl'de ekonomik yapının hemen hemen tamamına yakınının kamu sektörünce belirlenmiş ve öncülüğünde gelişmiş olması,özel sektörle birlikte potansiyel olarak mevcut olan ormancılık,tarım,hayvancılık ve ziraata olan eğilimi azaltmıştır.
    Zonguldak,kömür üretimi ile gelişmiş ve kömürle varolmuş bir şehirdir. Ülkemizin en büyük demir çelik tesislerinin de bu bölgede kurulması ile bir ağır sanayi bölgesi haline gelmiştir.
    Dolayısıyla Zonguldak'ın ekonomik durumunu yaratan ve geliştiren ,Kömür İşletmesi ile Demir Çelik Fabrikaları olmuş ve kurulan yeni tesislerin de genellikle bu yapıya dayalı olarak gelişmesini beraberinde getirmiştir.

    Sanayinin temel girdilerini oluşturan tesislerin bu bölgede kurulmuş olmasına rağmen, yan sanayinin gelişmemiş olması, bu bölgede yapılabilecek yatırımların,ulaşım koşullarının da olumsuz etkisi ile başka illere kaymasına neden olmuştur. Kömür madenciliği için gerekli makine,alet ve teçhizatın üretim,bakım ve onarımı gibi hizmet birimlerinin tümünün TTK bünyesinde toplanmış olması, yan sanayinin gelişmesini önleyen bir diğer önemli etken olmuştur.

    Mevcut imalat sanayi tesisleri birkaç merkezde yoğunlaşmış olup imalat sanayi ilçeler düzeyinde merkez ilçeye göre daha gelişmiş durumdadır. Çaycuma'da ateş tuğlası ve kağıt üretimi yapan tesisler,Devrek'te orman ürünlerini işleyen tesisler,Ereğli'de ise demir-çeliği hammadde olarak kullanan tesisler bulunmaktadır.
    Zonguldak Ereğli'de bulunan Demir Çelik Fabrikaları ise, Türkiye'nin tek yassı mamul üreticisidir. Ancak,ulaşım sorununun Zonguldak genelinde çözülmemiş olması sonucu,bölgede yassı mamule dayalı yan sanayi istenildiği düzeyde gelişememiştir.

    SANAYİNİN ÖNCÜSÜ MADENCİLİK
    Çok yönlü ve canlı ekonomik yapısı olan Zonguldak, tarım dışı kesimlerin ve özellikle madencilik ve imalat sanayinin ağırlık kazandığı birkaç ilden biridir. İlin ülke genelinde bu denli önem kazanmasının nedenini, ildeki taşkömürü yatakları ile ağır sanayi tesisleri oluşturmaktadır.
    Başta Demir Çelik olmak üzere Metalürji Endüstrisinin tüm kesimlerinde ihtiyaç duyulan en önemli hammaddelerden biri de metalürjik koktur. Bu endüstri kollarında kullanılabilecek kokta; gözeneklilik, sağlamlık, belirli büyüklükte parça halinde olmak gibi bazı fiziksel özellikler ile kükürt ve kül içerikleri ile reaktivite gibi bazı kimyasal özellikler aranmaktadır. Özellikle istenen fiziksel özelliklere sahip koklar, koklaşabilirliği iyi olan taşkömürlerinden üretilebilmektedir.
    Endüstrideki gelişmeye paralel olarak kok kömürüne olan ihtiyaç ve bunun doğal sonucu olarak da koklaşabilir nitelikteki taşkömürlerine olan talep her geçen gün artarak günümüzde büyük boyutlara ulaşmıştır.

    1970 yılından itibaren ülkemizde gelişen Demir Çelik sektörünün ihtiyacı iç üretimle karşılanamaz olmuş ve ithal taşkörnürünün ülke ekonomisine girişi kaçınılmaz hale gelmiştir. 1973 yılında 16 bin ton ile başlayan ithalat, diğer sanayi sektörlerinin de ithalata yönelmesiyle 1999 yılında yaklaşık 9,5 milyon tona ulaşmıştır.

    1999 yılı itibariyle TTK'nın taşkömürü üretiminin ülke ekonomisine katkısı 105.9 milyon dolardır.
    DEMİR ÇELİK SANAYİ
    Dayanıklılığı, güvenirliği, yaygın kullanım alanı, çevre dostu özelliği ve birçok teknik üstünlüğü ile çağdaş toplum yaşantısının ayrılmaz bir parçası olan demir çelik ürünleri, geçmişten bu yana sanayileşmenin temelini ve kalkınmanın itici gücünü oluşturmaktadır. Türk Demir-Çelik Endüstrisi de, bu özelliği ile, gelişen ülkemizin önde gelen stratejik sektörleri arasında kabul edilmektedir. Ülkemizde yoğunluk kazanan karayolu, sulama, ziraat, baraj inşaatı vb. altyapı" çalışmaları paralelinde, yassı çelik ürünlerine duyulan ihtiyacın 1950'li yıllardan itibaren önemli ölçüde arttığı görülmektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak, ülkemizin ilk yassı çelik fabrikası olan ERDEMİR' in tesisleri 28 Şubat 1960 tarihinde kurulmuş, 42 ay süren inşaat ve montaj aşamalarından sonra 15 Mayıs 1965'te resmen hizmete açılmıştır.
    Bugün, Kdz.Ereğli kıyısında,yaklaşık 4 km2'lik bir alan üzerinde kurulu bulunan ERDEMİR, halen ülkemizin en büyük ve yassı çelik üreten tek entegre kuruluşudur. 35 yıldır ürettiği yassı çelik ürünleri ile, ülkemiz savunma sanayii, genel konstrüksiyon, boru, otomotiv, gemi yapımı, dayanıklı ev aletleri, tarım araçları, basınçlı kap üretimi, gıda ve ambalaj, büro malzemeleri vb. sektörlere temel girdi sağlayan ERDEMİR yaklaşık 7.000 kişi istihdam etmektedir.

    Ülkemizin 1999 yılı ham çelik üretimi, bir önceki yıla göre % 6,3 oranında artışla 14,2 milyon tona ulaşırken, rekor düzeydeki bu üretimi ile dünyanın en fazla çelik üreten ülkeleri sıralamasında 16. olmuştur. Ancak, Türk Demir-Çelik sektöründeki bu gelişmeler sevindirici olmakla birlikte, alt sektörler itibariyle arz-talep dengeleri tatminkar değildir. 1999 yılında, yassı çelik alanında faaliyet gösteren ERDEMİR' in, ülkemizin toplam çelik üretimi içerisindeki payı %19,1 ile sınırlı kalmıştır. Böylece, Türkiye yassı çelik alanında net ithalatçı konumunu korumaya devam etmiştir. Bu dönemde, iç tüketimi karşılamak için yaklaşık 3,0 milyon ton yassı çelik ithalatı yapılırken, katma değeri daha düşük olan uzun çelik sektöründe yaklaşık 4,0 milyon ton arz fazlalığı oluşmuştur.
    AB ülkelerinde yassı çelik üretiminin toplam çelik üretimi içindeki payı % 60-65 iken ülkemizde bu oranın % 20 civarında olması, Türk Demir Çelik sektöründe yaşanan ve acilen aşılması gereken yapısal dengesizliğin bir göstergesidir.
    İşletme, 1999 yılı dünya çelik üreticileri sıralamasında, 2,7 milyon ton ham çelik üretimi ile 72. Olmuştur. Avrupa Birliği ülkeleri arasında 16. sırada; Avrupa'da ise (Bağımsız Devletler Topluluğu dahil ),32. sırada yer almıştır.



  4. **zühra**

    **zühra** Üye

    Katılım:
    13 Mart 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    bu işine yarar inşallah..
  5. selin_kadir

    selin_kadir Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    zühracım cok teskkredrm

Sayfayı Paylaş