Cumhuriyet bayramını niçin kutluyoruz?

Konu 'Sosyal Bilgiler 4. Sınıf' bölümünde polatresul tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. polatresul

    polatresul Üye

    Katılım:
    1 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1


    arkadaşlar cumhuriyet bayramını kutlamamızın nedenleri ile ilgili bi ödevi var kardeşimin yardımcı olursanız sevinirim 3- 5 cümle olmasını istemiyor 1 sayfalık olursa sevinirim.(kafamın etini yiyo yav)

  2. qüLşaH

    qüLşaH Üye

    Katılım:
    5 Ekim 2008
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Cumhuriyetten önce devletimizi padişahlar yönetiyordu.Devletimizin adı Osmanlı Devleti idi.Bazı padişahlar devletimizi iyi yönetemediler. Osmanlı Devleti gücünü kaybetti.Avrupa devletleri güçlendi.Gelişen bazı Avrupa devletleri arasında 1.Dünya Savaşı başladı.Osmanlı Devlet de bu savaşa katıldı.Savaşta, yanında olduğumuz devletlerle birlikte yenildik.Bunun üzerine düşmanlar, yurdumuzun bir bölümünü işgal ettiler. Mustafa Kemal ve Türk milleti, düşmanların yurdumuzu paylaşmalarını kabul etmedi.Mustafa Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşı başlatıldı.Kurtuluş Savaşı Türk milletinin dayanışmasıyla kazanıldı.Kurtuluş Savaşı sonunda yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.Milletimiz bağımsızlığına kavuştu.Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyet yönetimine kavuştuğumuz 29 Ekim’i her yıl bayram olarak kutluyoruz.
    B.CUMHURİYET YÖNETİMİNİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER
    Cumhuriyet, halkın kendi kendine yönetmesi demektir.Bu yönetimde devlet işleri yasalara uygun olarak yürütülür.Kanunlar karşısında herkes eşittir.Halk, kendi seçtiği kişiler tarafından yönetilir.İsteyen yöneticiliğe de aday olabilir ve seçilebilir.Seçimlere katılarak beğenmediği yöneticinin yerine, beğendiğini getirebilir. 29 Ekimde ilan edilen Cumhuriyet yönetimi, Atatürk’ün önderliğinde kavuştuk.Atatürk, ilk cumhurbaşkanımız oldu.Ölünceye kadar da cumhurbaşkanlığında kaldı. Atatürk, cumhuriyetin ilanından sonra bir çok yenilik yaptı.Osmanlı Devleti zamanında okullarımız, hastanelerimiz azdı.Eğitim ve öğretim yaygın değildi.Öğrenilmesi zor olan Arap harfleriyle eğitim öğretim yapılıyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra her alanda yapılan yeniliklere Atatürk Devrimleri denir. Atatürk Devrimleri Harf Devrimi ile öğrenilmesi zor olan Arap harfleri kaldırıldı.Bunun yerine şimdi kullandığımız harfler kabul edildi.Herkesin öğrenim yapması için çeşitli okullar açıldı.Bütün çocuk ve gençlerin eğitim görmesi sağlandı. Din ile devlet işleri birbirinden ayrıldı.Devlet, din kurallarıyla değil, hukuk kurallarıyla yönetilmeye başlandı.Buna laiklik diyoruz. Giyim kuşamda yenilik yapıldı.Fes, sarık yerine şapka benimsendi.Kuşak, cübbe gibi giysiler yerini, bugünkü giysiler aldı.Böylece giyim kuşamımız çağa uygun hale getirildi. Soyadı yasası ile herkes soyadı aldı.Türkiye Büyük Millet Meclisi de Mustafa Kemal’e Atatürk soyadını verdi. Ölçülerde değişiklik yapıldı.Kilogram ve metre gibi ölçü birimleri kabul edildi.Uluslararası takvim ve saat kullanılmaya başlandı. Hastanelerimizin, fabrikalarımızın sayısı arttı.Yeni yollar yapıldı, ulaşım araçları çoğaldı.Posta, telgraf, telefon hizmetleri getirildi. Barajlar yapıldı.Tarım alanlarımız suya kavuşturuldu.Kent, kasaba ve köylerimize elektrik götürüldü. Cumhuriyet bize bir çok hak, özgürlük de kazandırdı. Bu hak ve özgürlüklerden biri, seçme ve seçilme hakkıdır.Kadınlar da seçme, seçilme ve çalışma hakkı kazandı
    lost_92_09 bunu beğendi.
  3. lost_92_09

    lost_92_09 Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2010
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Türk Milletinin tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olan Cumhuriyetin ilanının 83. Yıldönümünü idrak ediyoruz.

    Cumhuriyetin ilanına uzanan tarihi süreçte çok zor ve çetin şartları, sıkıntılı günleri geride bırakmanın sevinci ile her yıl 29 Ekimde Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutluyoruz.

    1. Dünya Savaşının başlamasıyla, zor günlerin eşiğine gelen milletimiz var olmak veya olmamak gibi zor bir tercihle karşı karşıya bırakılmış, yalnızlığın, yoksulluğun, açlığın işgalin acılarını yaşamış, ancak ümidini, azmini, inancını hiç bir zaman kaybetmeden var olma mücadelesini sürdürmüştür

    Kurtuluş Savaşı günlerinde Bağımsızlık benim karakterimdir diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'da yaktığı bağımsızlık ve hürriyet meşalesi, anadolunun her tarafını sarmış ve yine Onun Ya İstiklal Ya **üm direktifi doğrultusunda, Yediden Yetmişe top yekün bir milletin iştirakiyle milli Mücadelemiz başlatılmıştır.

    İçinde bulunduğumuz asırda bilhassa Avrupada yaşayan genç kuşağa bu bayramı niçin kutladığımızı, bu günlere nasıl gelindiğini, tarihimizi, kültürümüzü iyi anlatmamız gerekiyor.

    Palandökende rus ordusunu elindeki Satırıyla karşılayan ninelerin, cepheye, yüzündeki duvağı çözüp koşan gelinlerin, torunları olan bu gençlik; her sayfası eşsiz kahramanlık örnekleriyle dolu olan milli mücadele yıllarını, vatan topraklarının emperyalist güçlerden nasıl temizlendiğini öğrenip, idrak ederlerse, geleceğe daha ümitle bakıp, kimlik bunalımından da kurtulacaklardır.

    Tarih dikiz aynası gibidir.Dikiz aynasından geriyi kontrol etmeyen sürücünün, aracı ileriye güvenle süremeyeceği gibi, tarihlerini bilmeyen milletler geleceğe ümitle bakamıyacaklardır.

    Tarihlerini bilmeyen milletler, hafızalarını kaybeden insanlara benzetilmiştir.

    Tarih şuuru ve kültürünün oluşmasında, tarihimize, tarihin şeref levhaları olarak geçen manevi dinamiklerimizi, değerli şahsiyetleri tanımak ve tanıtmak önemli bir fatördür. Mevlana'nın aşkını, tefekkürünü, Yunus Emre'nin sevgisini, Fatih Sultan Mehmet'in adaletini ve başta Akşemsettin olmak üzere, alimlere olan saygısını, eğitime verdiği önemi, Yavuz'un cesaretini, kul hakkı noktasında gösterdiği hassasiyetle orduyu teftiş edişini, Mimar Sinan'nın sanatını, Abdulhamid'in siyaset anlayışını, Mustafa Kemal Atatürk'ün devlet adamı ve liderlik vasfını, gençliğimize aktararak, geçmişle günümüz arasında manevi bir köprü kurmak eğitimcilerin, toplum önderlerinin en önemli hedeflerinden olmalıdır.

    Cumhuriyet, çoğunluk sistemine ve milli iradeyi temsil etme esasına dayanan, kişilerin, düşünce ve inançlarını serbestçe ifade edip yaşamalarına imkan veren, istişareye dayalı bir idare şeklidir.

    Peygamberimizin, ashabın ve dört büyük halifenin uygulamaları istişare ile olmuş, dört büyük halife halkın seçimiyle iş başına gelmiştir.

    İslam dinininde, Allah'ın kesin emir ve yasakları konusunda, fikir yürütme,istişare ve tartışma söz konusu olmaz. Ancak hakkında Kur'an da açık hüküm bulunmayan konularda ve dünya işlerinin düzene konması, vatan ve millet için yaralı olanların belirlenmesi maksadıyla istişarede bulunulması İslama uygun bir davranıştır.

    Cumhuriyetin Kuruluşunun 83. yıldönümünün gençliğimize tarih bilinç ve şuuru kazandırmasını, milli bayramlarımızın her zaman coşkuyla kutlanmasını temenni ediyor; Malazgirtten, Çaldırana, Mohaçtan, Başkumandanlık meydan savaşına kadar tarihimizi zaferlerle taçlandıran, aziz şehid ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş