Cumhuriyet dönemi hikaye ve romanın özellikleri

Konu 'Edebiyat 12.Sınıf' bölümünde biricik.17 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. biricik.17

    biricik.17 Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    Cumhuriyet dönemi hikaye ve romanın genel özellikleri..Lütfen yardımlarınızı bekliyorum arkadaşlar yarına yetiştirmem gerekiyor...
  2. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    Aruz ölçüsü bırakılmıştır. Serbest ölçü ve hece ölçüsü kullanılmıştır.
    * Dilde sadeleşme hareketi başarıya ulaşmış ve İstanbul Türkçesi esas alınmaya başlanmıştır.
    * Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu'dan aydın yetişmeye başlamıştır.
    * Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir.
    * Uluslar arası düzeyde sanatçı yetişmiştir.
    * Tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir.
    * Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır.
    nanfee bunu beğendi.
  3. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    Bu dönemin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    1- Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür.

    2- Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.

    3- Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

    4- Şiir, roman, hikaye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur.

    5- Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla "yerli" ve "halka doğru" ; veya Batı'nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.

    Yine bu dönemde (1928) ortaya çıkan "Yedi Meşaleciler", "Beş Hececiler" gerçeklere dayanmayan "memleket edebiyatı" anlayışına sahip olmakla suçlamışlardır. Amaçları "canlı, samimim ve gerçekçi olmak" şeklinde açıklamışlardır. "Yedi Meşaleciler" adını almalarının nedeni ise "Yedi Meşale" adlı derginin etrafında toplanmış olmaları ve bu adla ortak bir yapıt yayınlamalarıdır.
  4. biricik.17

    biricik.17 Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    sadece hikaye ve romanın özellikleri yok mu? :(
  5. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36
    Roman ve Öykü Özellikleri

    Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye’nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi.Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki,köylerdeki yaşamı ve insan ilişkilerini,yurtdışına göçen işçileri ele aldı.Her sınıftan,her yaşam biçiminden gelen kahramanları canlandırdı.Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için örneriler getirildi.Dil devrimi,edebiyatı yakından etkiledi.Türetilen ya da canlandırılan sözcükler yanında bölge ağızlarından sözcükler ve anlatım biçimleri de edebiyata girdi.Halk söyleyişleri,anlatımı kadar dünya edebiyatlarından trülü eğilimlerden,deneylerden izlenimler görüldü.Cumhuriyet’in kuruluşunu ele alan yapıtlar oluşturuldu.Yakup Kadri yakın tarihte oluşan,kendi tanık olduğu olaylara dayanarak toplumdaki değişmeleri,siyasal yaşamdaki çalkantıları,çatışmaları ele alan romanlar yazdı.En etkili romanı ise köylü ve aydın çelişkisini anlatan Yaban (1932) oldu.

    Cumhuriyet’in ilk on yılında Kurtuluş Savaşı’na katılan halk ve aydınlar,yeni döneme ayak uydurmaya çalışan çıkarcılar ve işbirlikçiler ,batı uygarlığı karşısında geleneksel ahlakın ve yerleşik değerlerin tartışılması ,toplumdaki değişmelerin,batılılaşmayı yanlış anlamanın yıkıcı etkileri [4] gibi toplumsal konulara bireysel sorunlar,ruhçözüm deneyleri eklendi.Şevket Esendal’ın Ayaşlı ve Kiracıları (1934) romanı başkent Ankara’nın,Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki yaşamını canlandırıyordu.Deniz tutkunu olan Sait Faik,kendi yaşadığı Burgaz Adası’nın Rum balıkçılarını,kentin küçük insanlarını geniş bir insan sevgisiyle canlandırdı.Öte yandan üretim biçimine,üretim biçiminde değişmenin yaşamı nasıl etkilediğine dikkati çeken ilk yapıt Sadri Ertem’in Çıkrıklar Durunca (1931) adlı köy romanıdır.Sabahattin Ali,Kuyucaklı Yusuf romanıyla 20 yıl kadar sonra gelişecek köy romancılığına öncülük etti.Köylüleri,düşkün kadınları,toplumsal sınıflar arasındaki çelişkileri ele alan öyküler kaleme aldı.
    nanfee, ılgın ve biricik.17 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş