Cumhuriyet dönemi türk edebiyati

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde sementa.38 tarafından paylaşıldı.

  1. sementa.38

    sementa.38 Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    64
    Yer:
    kayseri

    CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI’NIN OLUŞUMU

    Cumhuriyet'in ilk yıllarında ölen bazı sanatçılar dışında
    Milli Edebiyatçılar, Beş Hececiler ve Bağımsızlar olarak
    ele aldığımız şair ve yazarlar sanat hayatlarına Cumhuriyet
    döneminde de devam etmişlerdir.
     1923'ten 1940'a kadar devam eden dönemde Kurtuluş
    Savaşı'nın yarattığı birliğin, yapılan inkılâp ve reformların
    etkisiyle sanatçılar, yerli ve halka doğru bir "memleket
    edebiyatı" anlayışıyla Anadolu'yu ve Anadolu halkını konu
    edinmişlerdir.
     Milleti oluşturan değerler (müzik, edebiyat, mimari, oyunlar,
    masallar vb.) farklı yönleriyle edebi metinlerde yer
    almıştır.
     Memleket edebiyatı zevkiyle Batı estetiği sentezlenmeye
    çalışılmıştır.
     Batı kültür ve medeniyeti örnek alınmakla birlikte, Tanzimat’ta
    da olduğu gibi, yanlış Batılılaşma eleştiri konusu
    olmuştur.
     Anadolu; doğal güzellikleri, insanı, sosyal hayatı ve
    folkloruyla edebi eserlere yansımıştır.
     1923'ten 1940'a kadar Türk tarihi ve Atatürk'le ilgili konular
    ağırlık kazanmış, 1940'lı yıllardan sonra ise bireysel
    duygu ve sorunlar da ele alınmıştır.
     Uluslaşmaya verilen önemin bir yansıması olarak "birey"
    e, "bireysel bilinç"e önem verilmiştir.
     Roman, hikâye, tiyatro, deneme gibi Batı'dan alınan
    düzyazı türlerinde, teknik bakımdan daha olgunlaşmış
    eserler ortaya konulmuştur.
     Cumhuriyet dönemi edebi ürünleri, dil ve zevk bakımından
    gelenekten ayrılmıştır.
     Cumhuriyet dönemi eserlerinde öz Türkçecilik anlayışının
    da etkisiyle genel olarak açık ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
     Dünyaya açılma ve çağdaşlaşma çabaları edebiyatı da
    etkilemiş, dünya edebiyatı daha yakından takip edilmiştir.
     Dünya edebiyatıyla kurulan bağlar sonucunda; toplumcu
    gerçekçilik, sezgicilik, varoluşçuluk, gerçeküstücülük,
    dadacılık gibi edebiyat akımlarından yararlanılmıştır.
     Bireyin iç dünyasını anlatmaya çalışan edebiyatçılar,
    psikoloji ve psikiyatri alanlarındaki gelişmelerden yararlanmışlardır.

    Özellikleri:
     Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış
    dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür.
     Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış
    gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.
     Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de
    günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin
    biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.
     Şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler
    olmuştur. Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen
    yerleşmiştir. Yine tiyatro ve deneme alanında büyük
    gelişmeler gösterilmiştir.
     Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı)
    yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha
    önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla
    "yerli" ve "halka doğru"; veya Batı'nın, özellikle Fransız
    edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.
     Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya
    başlamıştır. Anadolu'dan aydın yetişmeye başlamıştır.
     Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya
    başlamıştır.
    Murat AKSOY bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş