Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyati

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde Murat AKSOY tarafından paylaşıldı.

  1. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
    1923 - ?

    1923 yılı yeni Türkiye’nin kuruluşudur. Aydınlarımız , devlet adamlarımız ve yazarlarımız tarihimizde artık yeni bir dönemin başlatılması gereğine inanmışlardır . İşte 1923’te başlayan bu yeni anlayışı maddeler halinde şöyle özetleyebiliriz.
    *Hece ölçüsünü, yerli bir şiir ölçüsü olarak kullandılar.
    *Halkın dertlerini, problemlerini ve Anadolu’nun güzelliklerini işlediler.
    *Anadolu’da yaşayan efsane, masal ve mitolojiden yararlandılar.
    *Halk arasında yaşayan her tür kültür unsurunu sanat eserlerinde işlediler.
    *Bu dönem sanatçıları; maniler, türküler, halk efsaneleri, masallar ve halk sanatlarının unsurlarını topladılar.
    *Bu dönemde roman, hikaye, tiyatro, gezi ve hatırat türlerinde de bir sadeleşme, kültür varlıklarımızdan yararlanma göze çarparken; roman ve hikayede gerçekçilik akımı ön plana çıkar.
    *1940’a kadar olan dönem içinde, ( Ahmet Haşim, Yahya Kemal gibi ) bazı şairlerin aruz vezni ile sade şiirler yazdığını görüyoruz. Bazı şairlerimiz de kendilerine "Yedi Meşaleciler ve Beş Hececiler" gibi isimler vermiştir.


    BEŞ HECECİLER
    *Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
    *Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
    *Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
    *Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
    *Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
    *Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
    *Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
    *Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.
    *Beş hececiler şu sanatçılardan oluşmuştur:
    Faruk Nafız Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç,
    Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy ,
    Orhan Seyfi Orhon


    FARUK NAFIZ ÇAMLIBEL
    (1898-1973)
    *Şiire 1.dünya savaşında aruzla başladı. Daha sonra da hece vezniyle şiirler yazmaya başladı; fakat, heceyle şiirler yazarken aruzla de yazmaya devam etti.
    *Duygu ve düşünceyi bir arada yürüten, romantik ve realist konu ve hayatları işleyen şiirleriyle ün yapmıştır.
    *Şiirlerinde Anadolu’yu ve memleket sevgisini anlatır.
    *Şiirlerindeki başlıca temalar aşk, hasret, tabiat, ölüm, kahramanlık ve ihtirastır.
    *Dili sadece akıcıdır. Söz sanatlarına yer veren güçlü bir üslubu vardır.
    ESERLERİ:
    Han Duvarları, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Gönülden Gönüle, Bir Ömür Böyle Geçti,
    Elimle Seçtiklerim, Heyecan ve Sükun
    Tiyatroları: Özyurt, Canavar, Akın, Kahraman


    ENİS BEHİÇ KORYÜREK
    (1891-1949)
    *İlk şiirlerini servet-i fünun etkisinde yazdı.
    *Şiire aruz vezniyle başlamıştır.
    *Hece ile yazdığı ilk şiirlerinde aşk duygularına yer vermekle beraber, daha sonra kurtuluş savaşı yıllarında milli duyguları ve tarihi kahramanlıkları işleyen heyecan yüklü epik şiirler yazmıştır.
    ESERLERİ:
    Miras ve Güneşin Ölümü adlı şiir kitabı vardır.


    HALİT FAHRİ OZANSOY
    (1891-1971)
    *Şiire aruzla başlamıştır. Aruza veda adlı şiiriyle, aruz veznini bırakıp heceye yönelmiştir.
    *Şiirlerinde çoğunlukla egzotik sahnelere, hüzün ve melankoli gibi bireysel duygulara, aşk ve ölüm temalarına rastlanır.
    *Şiirlerinde konuşulan Türkçe’yi başarıyla kullanmıştır.
    *Şiir, roman ve tiyatro türlerinde eserler vardır.
    ESERLERİ:
    Baykuş, Efsaneler, Cenk Duyguları, Hayalet.


    YUSUF ZİYA ORTAÇ
    (1896-1967)
    *Yusuf Ziya da diğerleri gibi şiire aruzla başlamış daha sonra heceye geçmiştir.
    *Şiirlerinde günlük hayatın çeşitli görünümlerini sade bir dille işlemiştir.
    *Akbaba adlı mizah dergisini çıkarmıştır.
    ESERLERİ: Akından Akına, Bir Rüzgar Esti, Yanardağ, Aşıklar Yolu.



    ORHAN SEYFİ ORHON
    (1890-1972)
    *Şiire aruzla başlar daha sonra heceyle devam eder.
    *Şiirlerinde daha çok şahsi konuları işler.
    *Bazı şiirlerinde halk şiirinin şekillerini de kullanmıştır.
    *Bireysel duyguları işleyen ,ahenkli,ve zarif şiirlerinde temiz duru bir Türkçe kullanmıştır.
    *ESERLERİ: Fırtına ve Kar, Gönülden Sesler, Peri Kızı İle Çoban, O Beyaz Bir Kuştu.




    YEDİ MEŞALECİLER
    Yedi meşaleciler, milli edebiyatçıların gerçekten uzak, duygusal memleketçiliklerine karşı olarak doğarlar.
    *Yedi Meşale adında ortak bir şiir dergisi çıkararak, Türk şiirine yeni bir ufuk açmaya çalıştılar.
    *İlkelerini samimilik, içtenlik, canlılık ve devamlı yenilik şeklinde açıkladılar.
    *Beş hececileri eleştirdiler ve onlara karşı çıktılar.
    *Batı edebiyatını özellikle Fransız edebiyatını kendilerine örnek alıp, izleyeceklerini söylemelerine rağmen beş hececilerin yolundan gitmişlerdir.
    *Topluluk şu sanatçılardan oluşmuştur:
    Ziya Osman Seba, Sabri Esat Siyavuşlugil,
    Kenan Hulusi, Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret Solok, Muammer Lütfi ve Vasfı Mahir Kocatürk


    ZİYA OSMAN SABA
    (1910-1957)
    *Şiirlerinde çocukluk özlemi, anılara düşkünlük, ev ve aile sevgisi, yoksul yaşamlara karşı utanç ve acıma, Allah’a kulluk , kadere boyun eğme, küçük mutluluklara yetinme ve ölüm gibi konuları işlemiştir.
    *Hece ölçüsünü kullanmakla birlikte 1940’tan sonra serbest şiir yazmaya başladı.
    ESERLERİ:
    Şiir kitapları:Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak ;
    Mesut İnsan Fotoğrafhanesi ise öyküsüdür.


    GARİP AKIMI
    *1940'ta Garipçiler adıyla çıkan topluluğun ortaya koyduğu bir sanat anlayışıdır.
    * Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
    *Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
    *Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
    *Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
    *Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
    *Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
    *İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
    *Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.
    Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu’nun oluşturduğu bir topluluklardır.


    ORHAN VELİ KANIK
    (1914-1950)
    *Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.
    *1914'te arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.
    *Şiire getirdiği ilkeler :
    -Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak
    -Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek
    -Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek
    -Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak.Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermek
    ESERLERİ:
    Şiirleri: Garip,Vazgeçemediğim, Destan Gibi , Yenisi, Karşı
    Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal


    OKTAY RIFAT HOROZCU
    (1914-1988)
    *Garip akımının temsilcilerindendir.
    *Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı. Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş soyut şiire kaymıştır.
    *Son şiirlerinde öz ve biçim yoğunlaştırmalarıyla estetik planda yeni ve güçlü bir şiir estetiği yakalamıştır.
    ESERLERİ :
    Şiirleri; Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak,
    Koca Bir Yaz


    MELİH CEVDET ANDAY
    (1915)
    *Garip akımının temsilcilerindendir.
    *Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
    *Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
    *Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
    *Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.
    ESERLERİ : Şiirleri: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç,
    Telgrafname, Yanyana.
    Denemeleri : Çevirileri; İngiliz Edebiyatından Denemeler
    Tiyatroları : Komedya, İçerdekiler, Gizli Emir.
    S. Moderatör Dilek bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş