Cumhuriyet Edebiyatı

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    Kimi farklı noktaları olmakla birlikte, ulusal Ede*biyat dönemi ile Cumhuriyet dönemini kesin çizgi*lerle birbirinden ayırmak olanaksızdır. Ulusal edebi*yat dönemi sanatçılarının önemli bir bölümü, benzer sanat anlayışlarıyla edebiyat yaşamlarını bu dö*nemde de sürdürdüler.
    Kurtuluş Savaşıyla, Mustafa Kemal Atatürk ön*derliğinde, emperyalizme karşı verilen mücadele kazanıldı. 1923′te de Cumhuriyetin ilanıyla siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda büyük değişimler gerçekleşti.
    Din birliğine dayalı ümmet toplumu yerini, ulusal devlete bıraktı. Teokratik devletten, demokratik devlete dönüşüm başladı. Latin alfabesinde geçildi. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumları kuruldu. Dilin özleşmesi hızlandı.
    Bu değişim, sanat-edebiyatta da yansımalarını buldu:
    Cumhuriyet öncesi sanatçılarının büyük bir bö*lümü İstanbul’da ya da diğer büyük kentlerde ya*şardı. Varlıklı kesimlerindedir. Bir kısmı bürokrattı. Seçkin çevrelerde yetişliklerinden de, ürettikleri kendi çevrelerini yansıtıyor, yine bu çevreye sesle*niyordu. Cumhuriyet, edebiyatı daha da Anadolu kıldı, halka açtı. Toplumun değişik kesimlerinden sanatçılar yetişti. Köy enstitülerin kurulması da, köy kökenli bir yazar ve ozan kurulması da, köy kökenli bir yazar ve ozan kuşağının etkili olmasını sağladı.
    Cumhuriyet romanının ilk yıllarına Kurtuluş Sa*vaşı, ana konu olarak yer etti. Ulusal Kurtuluş Sa*vaşı, örgütlenme aşamasından, Lozan boyutuna kadar çeşitli evreleriyle roman ve öykünün konusu*nu oluşturdu. 1930′lara kadar gelen, Türk roman ve öyküsündeki Ulusal Edebiyat etkisi, bundan sonra yerini toplumcu-gerçekçi çizgiye bıraktı ve Sadrİ Ertem ve Sabahattin Ali gibi sanatçılar, toplumcu-gerçekçi roman ve öykünün İlk örneklerini verdiler.
    Cumhuriyetin 1940 öncesi evresinde şiirde ge*nellikle hece ölçüsü kullanmıştır. Dönem sanatçıları, hece şiirine yeni söyleyişler ve duyarlıklar kazan*dırmaya çalıştılar.
    Türk edebiyatında ilk serbest şiir örnekleri, Na*zım Hikmet tarafından verilmeye başlandı. Dünya edebiyatının da sayılı toplumcu-gerçekçi ozanların*dan biri olan Nazım, kendinden sonraki birçok sa*natçıyı da etkilemiştir. Cumhuriyet döneminin şiirin-deki diğer toplumcu kuşağa Rıfat İlgaz, A.Kadir, Atilla ilhan, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Arif Danan…gibi adlar eklenebilir.
    Bu dönemde Kadro, Varlık, Resimli Ay, Ülkü, Yücel gibi dergiler önemli işlevler görmüşlerdir
  2. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36
    Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar.

    Bu dönemin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    1- Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çama.arı aralıksız olarak sürmüştür.

    2- Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.

    3- Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

    4- Şiir, roman, hikaye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur.

    5- Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru” ; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.

    Yine bu dönemde (1928) ortaya çıkan “Yedi Meşaleciler”, “Beş Hececiler” gerçeklere dayanmayan “memleket edebiyatı” anlayışına sahip olmakla suçlamışlardır. Amaçları “canlı, samimim ve gerçekçi olmak” şeklinde açıklamışlardır. “Yedi Meşaleciler” adını almalarının nedeni ise “Yedi Meşale” adlı derginin etrafında toplanmış olmaları ve bu adla ortak bir yapıt yayınlamalarıdır. Bu sanatçılar şunlardır:

    MUAMMER LÜFTİ BAHŞİ

    VASVİ MAHİR KOCATÜRK

    ZİYA OSMAN SABA

    SABRİ ESAT SİYAVUŞGİL

    CEVDET KUDRET SOLOK

    YAŞAR NABİ NAYIR

    KENAN HULUSİ KORAY

    1940 SONRASI EDEBİYATI

    İkinci Dünya Savaşı sonrasında “insan”, “yaşam” ve “dünya” arasında güvenilir olmayı gerektirir; yeni ortaya çıkan dünya görüşleri; sanat anlayışımızda köklü değişikliklere yol açar.

    Hikaye, roman ve tiyatro eserlerinde “yurt” ve “köy” sorunlarına yönelim başladı.

    1940 yılında Orhan Veli Kanık, Melik Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu, “Garip” adlı bir şiir kitabı yayınlayarak yeni bir hareketi başlattılar. Buna “I. YENİ ŞİİR HAREKETİ” adı verildi. Amaçları, şiirde iç ahengi yakalamaktır. Dış ahenk ögesi olan ölçü ve uyağa önem vermezler. Söz sanatların şiir için zararlı bulmuşlar ve şiirin kaynağının bilinçaltı olması gerektiğini savunmuşlardır. “Şiir halka seslenmelidir” anlayışıyla günlük hayatta olan her şeyi şiire konu olarak almışlardır.

    Daha sonraları ortaya çıkan ve “İKİNCİ YENİLER” adı verilen şairler ise “şiir için sanat ” anlayışına dayanan, sürrealizmden daha aşırı bir soyutlama anlayışını sürdürmüşlerdir. Bu sanatçılardan bazıları şunlardır: İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan.

    1940’tan Sonraki Türk Edebiyatında Roman ve Hikayede Sosyal (toplumsal)Gerçekçiler:

    Bu akım ; bir meseleyi, bir derdi ortaya koyarak, topluma faydalı olmak istiyordu. İlk ürünleri, Anadolu köy romancılığıdır. Konuları: işçi-ırgat hayatı,sınıf çatışmaları,grev-lokavt gibi durumlar, toprak-su kavgaları...

    Önemli Temsilcileri:

    Kemal Tahir: Konularını cezaevi yaşantılarından , Kurtuluş Savaşı’ndan, eşkıya menkıbelerinden aldı. Gerçek bir Anadolu romanı oluşturdu.

    Eserleri: Roman:Yorgun Savaşçı,Devlet Ana ...

    Orhan Kemal: Hayatına girmiş yüzlerce kişinin kader ve direnişlerini yazdı. Sürükleyicilik,tabiilik, gerçeklik eserlerinin özelliğidir.

    Eserleri :Roman: Murtaza, Hanımın Çiftliği...Tiyatro:72.Koğuş...

    Yaşar Kemal: Genellikle Çukurova insanının hayat savaşlarını şiirli bir dille yazdı. Tezli romanı savunur. Folklor unsurları ve güçlü doğa tasvirleri görülür.

    Eserleri: Roman:İnce Memet, Yer Demir Gök Bakır, Teneke...

    Fakir Baykurt: İçinde doğup yetiştiği köylülerin hayatını yazmıştır.

    Eserleri: Roman: Yılanların Öcü, Tırpan, Kara Ahmet Destanı...Hikaye: Can Parası.

    5) Bağımsız Yazarlar:

    Halikarnas Balıkçısı (Cevdet Şakir Kabaağaçlı): Konularını daima Ege ve Akdeniz kıyılarından çıkardı.; balıkçıları, sünger avcilarını...işledi.

    Eserleri: Hikaye: Merhaba Akdeniz...Roman :Deniz Gurbetçileri..

    Haldun Taner: Gücünü gözlem, mizah ve yergiden alan hikayeleriyle tanındı. Epik tiyatro türünde eserler verdi.

    Eserleri: Hikaye: Şişhane’ye Yağmur yağıyordu, On İkiye Bir Var...Tiyatro:Keşanlı Ali Destanı, Sersem Kocanın Kurnaz Kocası...

    Tarık Buğra: Tek adamın dengesiz, bazen alaycı, bazen acılı tedirginliğini ele alır.

    Eserleri:Roman:Küçük Ağa , İbişin Rüyası...

    Diğer Bağımsız Yazarlar:

    Samet Ağaoğlu, Oktay Akbal, Selim İleri , Cengiz Dağcı, Füruzan, Orhan Pamuk.

    6)Tiyatro:

    Vedat Nedim Tör (kör), Turgut Özakman (duvarların ötesi, Sarı Pınar), Güngör Dilmen (Midas’ın Kulakları ) , Sermet Çağan (Ayak Bacak Fabrikası) , Cevat Fehmi Başkut (Paydos, Buzlar Çözülmeden, Harputta Bir Amerikalı)

    Deneme ve Eleştiri:

    Nurullah Ataç : Deneme, eleştiri yazdı. Çeviriler yaptı. Türkçe’nin özleşmesi için yılmadan savaştı. Yeni bir dil ve anlatım biçimi yarattı.

    Eserleri:Günlerin Getirdiği, Okuruma Mektuplar...

    Suut Kemal Yetkin: Edebiyatın çeşitli konularında özlü ve açık bir anlatımla yazdı.

    Eserleri:Denemeler, Edebiyat Konuşmaları...
    ALINTI

Sayfayı Paylaş