cümle çeşitleri konu anlatımı (yeni müfredata uygun)

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde irem gaye kars tarafından paylaşıldı.

  1. irem gaye kars

    irem gaye kars Üye

    Katılım:
    25 Mart 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0


    çokkkk acillll ihtiyacımmm varrrr

  2. bahar_melda

    bahar_melda Üye

    Katılım:
    22 Mart 2010
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    0
    >>>CÜMLE ÇEŞİTLERİ<<<

    CÜMLE ÇEŞİTLERİ



    ÖĞELERİNİN DİZİLİŞİNE GÖRE:

    Yüklemin cümledeki yerine göre kurallı (düz) ve kuralsız (devrik) olmak üzere ikiye ayrılır.



    KURALLI(DÜZ):

    Yüklemi sonda bulunan bütün cümleler kurallı cümledir.

    Örn:

    İçimde damla damla bir korku birikiyor.

    O sabah erkenden uyandım.



    KURALSIZ(DEVRİK):

    Yüklemi sonda olmayan bütün cümleler devriktir.

    Örn:

    İçimde damla damla birikiyor bir korku.

    Uyandım o sabah erkenden.



    Uyarı: Türkçede öğeler bir anlam özelliği yoksa aşağıda verilen sıraya göre dizilir:

    Özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – nesne – edat tümleci – yüklem

    Örn:

    Ahmet, dün okula kardeşini kayıt için götürdü.

    Ama Türkçede bu sıra bozulur. Çünkü kurallı cümlelerde sözcükler, önemlerine göre sıralanır, en önemli sözcük yükleme en yakın kullanılır.



    EKSİLTİLİ/KESİK CÜMLE:

    Yüklemi cümlede değildir ama cümlenin söylenişine göre cümledeymiş gibi düşünülür.

    Örn:

    Dalgalandığım yerde ne korku, ne keder. (var)

    İt ite buyurmuş, it de kuyruğuna…(buyurmuş)



    YÜKLEMLERİNE GÖRE:

    Yüklemin dürüne (eylem veya ad) göre ikiye ayrılır.



    EYLEM CÜMLESİ

    Yüklemi çekimli eylem olan cümlelerdir.

    Yüklem eylemse cümle de eylemdir.

    Örn:

    Aç ayı oynamaz.

    Bilirim sabrından saray yapanları.



    AD CÜMLESİ:

    Yüklemi ad (çekimli, ek eylem almış ad) veya ad soylu sözcük olan cümlelerdir.

    Örn:

    Sekiz saattir evdeyim.

    Çalışkanlık da bu da babası gibidir.



    ANLAMLARINA GÖRE:

    Her cümle, yüklemin bildirdiği eylem özelliğine göre bir bildirim amacı taşır.



    OLUMLU

    Eylem cümlelerinde, eylemin yapıldığını

    Ad cümlelerindi sözü edilen adın (kavramın) var olduğu bildirir.

    Örn:

    Bu konuyu çok iyi anladım.

    Çardak bu mevsimde soğuktur.

    Bu okulun yerinde bataklık vardı.

    Bu durumu bilmiyor, değil.

    Onu burada bilen yok değil.

    Bize verecek zamanın mı yok? (olumsuz sorulu ad cümleleri olumludur)

    Bu durumu düşünecek aklın mı yok?





    OLUMSUZ

    Eylem cümlelerinde eylemin yapılmadığını

    Ad cümlelerinde sözü edilen adın var olmadığını bildirir.

    Eylem cümlelerine “-me/-ma, ne…ne” getirilir.

    Ad cümlelerine “değil, yok, -siz, ne…ne” getirilir.

    Örn:

    Bu konuyu çok iyi anlamadım.

    Çardak bu mevsimde soğuk değildir.

    Bu okulun yerinde bataklık yoktu.

    Burada ne araba ne yol vardı.

    Bir zamanlar okullar öğretmensizdi.

    Bu konuyu ne sen ne ben biliyorduk.



    *UYARI: Bazı cümlelerde olumsuz ekler kullanılmamışken cümleler anlamca olumsuzdur.

    Örn:

    Bu şimdi sence iyi mi oldu?

    Bu olaya yürek mi dayanır?

    Çok geç kaldık!



    SORU

    Soru anlamı bulunan cümlelerdir.

    *sonunda kesinlikle soru işareti vardır.

    Soru cümlelerinde soru, cümlenin tümüyle ilgili değildir; ancak cümlenin bir tek öğesiyle ilgili soru, tüm cümleyi etkiler.

    Örn:

    Hangi dağda kurt **dü?



    KOŞUL/ŞART

    Yüklemin gerçekleşmesi bir koşula bağlıdır.

    İç içe birden çok cümle vardır.

    Koşul cümlelerinde kesinlikle “-se, -sa” vardır.

    Örn:

    Eve geldiyse bizi arasın.

    Gelen o ise içeri alın.

    Yağmur yağmazsa çalışacağız.



    İSTEK/DİLEK

    Yüklemin gerçekleşmesini isteme söz konusudur.

    Yükleme istek eki “-e, -a” getirilir.

    Örn:

    Bu konuyu sonra konuşalım.

    Onu bir kez daha göreyim.

    (?)Keşke okula birlikte gitsek.



    ÜNLEM

    Herhangi bir duygunun baskın olduğu, çok olduğu cümlelerdir.

    *sonunda kesinlikle ünlem işareti vardır.

    Ayrıca ünlem cümleleri yüklem almamışsa eksiltili cümlelerdir.

    Örn:

    Hadi be!

    Düşeceksin!



    EMİR/BUYRUK

    Yüklemin yapılması buyurma, emretme söz konusudur.

    Örn:

    Onu yere bırak.

    Çocuğu istediğinde verin.

    Sakın bir şey söyleme.



    YAPILARINA GÖRE:

    Cümleler yüklemin sayısına ve durumuna göre basit, birleşik, sıralı ve bağlı olmak üzere dörde ayrılırlar.



    BASİT CÜMLELER

    Tek yüklemi bulunan ve içinde herhangi bir eylemsi bulunmayan cümlelerdir.

    Örn:

    Adamların kafalarından hayaller geçiyordu.

    Öğrenciyim.

    Arabanın içinde bir çanta unutulmuş.

    Bu gökyüzü şiir gibidir.

    ***Günümüz uygarlık **çüsü, kültür, sanat ve teknikte üstünlüktür.



    BİRLEŞİK CÜMLELER

    Birden çok yargıyı bildirirler

    Yüklemi tektir.

    Temel cümlenin anlamını tamamlamak için kullanılan yan cümleciklerle birlikte oluşturulurlar.

    Bir cümlenin bileşik cümle sayılması için, bir temel cümleye bağlı bir veya birden azla yan cümleciğin olması gerekir.



    TEMEL CÜMLE:

    Asıl yargıyı veren, yüklemi içinde barındıran cümledir.



    YAN CÜMLE:

    Temel cümleyi tamamlar

    Şart eki, ki bağlacı veya eylemsilerle oluşturulurlar.

    Örn:

    Buraya gelirken onu gördü. (girişik birleşik cümle)

    Y.C. T.C.

    Çalışmışsa başarılı olur. (şartlı birleşik

    Y.C. T.C.

    cümle)

    Görüyorum ki günden güne

    Y.C.

    saygısızlaşıyorsun. (ki’li birleşik cümle)

    T.C.

    Kİ’Lİ BİRLEŞİK

    Ki bağlaçlı birleşik cümlelerdir.

    Cümle + ki + temel cümle
    maviqoz.01 bunu beğendi.
  3. bahar_melda

    bahar_melda Üye

    Katılım:
    22 Mart 2010
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    0
    inşallah yardımcı olabilmişimdir
    _nAughty_angel bunu beğendi.
  4. bahar_melda

    bahar_melda Üye

    Katılım:
    22 Mart 2010
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    0
    Cümle Çeşitleri
    Yüklemin Türüne Göre Cümleler
    Bir cümlenin yüklemi ya çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş bir isim olabilir. Buna göre yüklemin türü bakımından cümleler ikiye ayrılır.

    Fiil Cümlesi
    Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelerdir. Bu fiil şahıs ve kip eki alarak çekimlenir. Türkçe'de fiil cümlesi isim cümlesinden daha çok kullanılır.

    Annem dün sessizce odama girdi. Beni yine, yorgun gözlerimin önünden hiç ayrılmayan, bir gün bile elimden düşmeyen, parmaklarımın arasında ezilip büzülen kitabımın karşısında okumaktan gözlerimin feri kaçmış, düşünmekten alnımı kırışmış gördü. En ziyade düşman olduğu bu cansız arkadaşıma kinli bir nazar attıktan sonra bir iskemle çekti, karşıma oturdu, bol bir nefes aldı. Belli ki mühim bir şey, çok düşünülen ve az söylenen endişelerden, aile üzüntülerinden birini bana açmak istiyordu. Bunu ben onun bir iğne izi kadar ince iki g**ge ile, belirsizce çatılan kaşlarından anlamıştım, hatta bu keşfimde o kadar ileri gittim ki, bana, artık bu sefer katî bir tarzda, izdivaç meselesini açacağına bile hükmettim.

    İsim Cümlesi
    Yüklemi isim soylu bir kelime olup, ek-fiilin zamanlarından biri ile çekimlenmiş olan cümlelerdir.

    Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık.
    Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
    İçinde kaybolup gittiğini sandığı bu kalabalık şehirde bir tek tanıdığı bile yoktu. Ama şimdi sevgili öğrencileri, vefalı arkadaşları, dostları var.
    Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı..
    Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları, (var) eksiltili cümle
    •İsim cümleleri genellikle iki unsurdan, özne ve yüklemden meydana gelir.

    İnsan, üç beş damla kan, ırmak, üç beş damla su
    Bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu
    (Birinci mısrada iki isim cümlesi var; ikinci mısrada ise fiil cümlesi bulunuyor)

    Cenge Giderken
    Ben bir Türk'üm; dinim, cinsim uludur; (isim cümlesi)
    Sinem, özüm ateş ile doludur. (isim cümlesi)
    İnsan olan vatanının kuludur. (isim cümlesi)
    Türk evladı evde durmaz giderim (fiil cümlesi)


    •İsim cümlelerinde zarf ve bulunma ekli yer tamlayıcıları da kullanılır.

    Anadolu'da dağların ve köylerin sonsuz bir biteviyeliği var.

    Anadolu'da: dolaylı tümleç
    dağların ve köylerin sonsuz bir biteviyeliği: özne (yükleme "ne" sorusu sorularak bulunur; belirtisiz nesne ile genellikle öğrenciler tarafından karıştırılmaktadır. İsim cümlelerinde genellikle nesne bulunmaz)
    var: yüklem

    Bu sabah hava berrak.

    Bu sabah: zarf tümleci
    hava:özne
    berrak(tır): yüklem


    •İsim cümlelerinde nesneyle yaklaşma ve uzaklaşma ekli yer tamlayıcıcı az kullanılır.

    Türk halkı bağımsızlığını, Ulu Önder'e ve onunla birlikte savaşanlara borçludur.

    Öğelerin Dizilişine Göre Cümleler
    Türkçe cümle yapısında öğe dizilişi şöyledir:

    Özne + tümleçler + yüklem.

    Yüklem sonda bulunur. Ama meselâ şiirde yüklem cümlenin herhangi bir yerinde olabilir. Diğer öğelerin yeri önem sırasına göre değişebilir. Yüklemin cümle sonunda olup olmamasına göre cümleler ikiye ayrılır.

    Kurallı (Düz) Cümle
    Yüklemi sonda bulunan cümledir. Dilimizin söz dizim özelliğine göre asıl öğe sonda, yardımcı öğeler de başta bulunur.

    Kapalıçarşı'da birkaç istikametten düdük sesleri gelmeye başladı. Bu, her akşam üzeri çarşı bekçilerinin verdiği bir işarettir ki, kapanma saatinin geldiğini ve dükkanını kapamaya geç kalanların acele etmesini ilân eder. O saatte Sahaflar Çarşısı tarafındaki büyük kapıdan içeri bir göz atmak korkunçtur.

    Devrik Cümle
    •Yüklemi sonda değil, herhangi bir yerinde bulunan cümlelerdir.

    Görmüyor musun sana doğru geldiğini?
    Bendim dün gece evinizin önünden geçen.


    •Şiirde ve günlük konuşmalarda çok kullanılır.

    Çok insan anlayamaz eski musikimizden
    Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.

    Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
    Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...


    •Atasözleri de kafiye amaçlı devrik yapılabilir.

    Sakla samanı, gelir zamanı.
    Besle kargayı, oysun gözünü.


    •Ünlem cümleleri de devrik olabilir.

    Gel buraya!


    Eksiltili (Kesik) Cümle
    Çoğu zaman yüklemi, kimi zaman da başka bir öğesi bulunmayan cümlelere denir. Eksiltili cümlelerde eksik olan öğeyi okuyan kişi tamamlayabilmelidir. Aksi halde o ifade cümle olmaz.

    İnsan böyle bir olayla karşılaşınca neler düşünmüyor ki ... Eksiltili cümle
    - Okula dün sabah kim geldi?
    - Arkadaşım. (geldi) Eksiltili cümle

    Anlam Yönünden Cümleler
    İşin, oluşun, hareketin, durumun, kılışın yüklemde nasıl anlatıldığına göre cümleler çeşitlere ayrılır. Burada işin yapılıp yapılmadığı, durumun varlığı yokluğu, işin istenildiği ya da emredildiği, bildirildiği ya da sorulduğu önemlidir. Cümlede anlatılan işin, oluşun, hareketin olup olmadığını veya sözü edilenin var olup olmadığını bildiren cümlelere haber cümlesi; bir isteği, dileği, emri, tasarıyı, şartı bildiren cümlelere de dilek cümlesi denir.

    Olumlu Cümle
    Fiil cümlesinde işin, oluşun yapıldığını veya olduğunu; isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunduğunu, var olduğunu, bahsedilen şekilde olduğunu bildiren cümlelerdir.

    Bursa bu mevsimde soğuktur.
    Yarın daha erken gelmelisin.
    Bu binanın yerinde şeftali bahçesi vardı.


    Olumsuz Cümle
    Fiil cümlesinde işin, oluşun yapılmadığını, yapılmayacağını veya olmadığını; isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunmadığını, var olmadığını, bahsedilen şekilde olmadığını bildiren cümlelerdir.

    Fiil cümleleri, olumsuzluk ekiyle ve "ne.....ne" bağlacıyla; isim cümleleri de "yok, değil" kelimeleriyle, "ne....ne" bağlacıyla ve "-sİz" olumsuzluk ekiyle kurulur.

    Yarın daha erken gelmemelisin.
    Buraları daha önce hiç görmemiştim.
    Ateşle oyun olmaz.
    Bursa bu mevsimde soğuk değildir.
    Sokakta ne araba ne de insan var.
    Ankara bugün hem elektriksiz hem susuz.


    Bazı cümleler yapı bakımından olumsuz olduğu hâlde anlamca olumlu olabilir.

    Çocuklarının okumasını istemiyor değildi. (İstiyordu)
    Cezaya çarptırılanlar suçsuz değildiler. (Suçluydular)
    Yangından korkmayan yoktur.
    Beni sevindiren onun iyi haberlerini almaktan başka bir şey değildi.


    Soru eki, olumsuz çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumlu cümle; olumlu çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumsuz cümle yapabilir:

    Senin ne kadar zorluğa katlandığını bilmez miyim? (Bilirim)
    Anlattıklarına inanmaz olur muyum? (İnanırım)
    Sen çağırırsında o gelmez mi? (Gelir)


    Soru Cümlesi
    İçinde soru anlamı bulunan; bir konuda bilgi edinmek, şüpheleri gidermek ve düşünceleri onaylatmak için kurulan cümlelere soru cümlesi denir. Cümlenin öğelerini bulmaya yönelik tüm soru kelimeleriyle soru cümleleri yapılabilir.

    Elimdekinin ne olduğunu kim söyleyecek? Özne
    Babası çocuğa ne getirmiş? nesne
    Ankara'ya ne zaman yerleştiniz? Zarf tümleci
    Daha sonra nereye gidecekler? Dolaylı tümleç


    Cümlelerde soru anlamı soru sıfatları, soru zarfları, soru zamirleri, soru edatları, soru eki ve tonlama yoluyla sağlanır.

    "mi" soru ekiyle
    Soru eki sadece yüklemin değil, diğer öğelerin ve unsurların da sorusunu hazırlar.

    Son sözünüz bu mu anneciğim?
    Hiç mi anlatacak bir şeyin yok?
    Tarlamı bana zorla mı sattıracaksınız?
    Sular mı yandı, neden tunca benziyor mermer?


    *Soru eki değişik anlamlar katabilir.

    Beni biraz dinler misiniz? istek, rica
    Sessiz olabilir miyiz? uyarı
    Bu su da içilir mi? beğenmeme
    Bütün bunları ben mi söylemişim? inkâr, kabullenmeme


    Soru sıfatlarıyla
    Nasıl kitaplardan hoşlanırsın?
    Kaç gün sonra geleceksin?
    Kaçıncı sınıfta okuyor?
    Ne gün geleceksin?


    Soru zarflarıyla
    Neden coşkun suların sesi gittikçe dindi?
    Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?


    Soru zamirleriyle
    Bunları sana kim anlattı?
    Hangisi sizinle geldi?
    Soruların kaçı cevaplandı?
    Buraya nereden geldiniz?


    Ünlem Cümlesi
    Sevgi, korku, şaşma, hayret, seslenme, coşkunluk, heyecan ve sitem ifade eden cümlelere ünlem cümlesi denir. Ünlem cümleleri, ünlemlerle, bazı sıfatlarla, emir kipiyle, "ki" bağlacıyla, haykırmalarla ve ses tonuyla kurulur.

    Ee, yeter artık!
    Ah, ne yaptım!
    Hah, şimdi oldu!
    Eyvah! Geç kaldım!
    İmdat! Boğuluyorum!
    Ne kadar güzel!
    Çabuk eve git!
    Çık dışarı!


    Ünlem ifade eden sözler her zaman cümle hâlinde değildir.

    Ey Türk Gençliği!
    Hemşehrilerim!
    Babacığım!
    Simitçi!


    Şart Cümlesi
    İçinde şart ve koşul anlamı bulunan cümlelere şart cümlesi denir. Şart cümlelerinin yüklemleri şart kipine göre çekimlenmiştir ve yardımcı cümle oluşturmuştur. Yani bir cümleyi şart çekimiyle bir yardımcı cümle yapabiliriz.

    Eve geldiyse bizi beklesin.
    Ankara'ya gidersen Kızılay'dan bana kaset al.
    Beni arayan Dursun ise gelmediğimi söyleyin.


    "ise", bazen istek anlamı katar; bu durumda yardımcı cümle ve şart cümlesi olmaz.

    Kar yağsa da kartopu oynasak.
    Önümüzdeki iki ayı bir geçirebilsek.


    Yapı Bakımından Cümleler
    Cümleler, bildirdikleri yargı sayısına ve öğelerin yüklemle olan ilişkisine göre çeşitlere ayrılırlar. Cümlede bir ya da birden fazla yargı vardır. Başka bir deyişle birden fazla cümle bir araya gelip bir cümleymiş gibi görünebilir.

    Bir ceylan gibi ürktü. Tek yargı
    Sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. İki yargı


    Bu tür cümlelerde bazı öğeler ortak olduğu gibi öğelerin tamamı farklı da olabilir. Bu cümleler birbirlerine bazı bağlaçlar yardımıyla bağlanabildiği gibi anlam bakımından da bağlanabilirler.

    Saatine baktı ve otobüsü kaçırdığını anladı.


    Cümleler yapı bakımından çeşitlere ayrılırken içlerindeki kelime sayısı değil yüklem, fiil veya yargı sayısı dikkate alınır. Yapı bakımından cümleler; basit, birleşik, bağlı ve sıralı olmak üzere dörde ayrılır.

    Basit Cümle
    İçerisinde tek yargı, tek fiil, dolayısıyla isim veya fiil cinsinden tek yüklem bulunan cümledir. Başka bir cümleye bağlanmaz, yani bağımsız bir cümledir. Tamamladığı ya da onu tamamlayan bir cümlecik yoktur.

    Yarın akşam maç yapacaklar.
    Zayıf kolları kirli tunç rengindeydi. Tekrar başını kaldırdı. Gökle denizin birleştiği dumandan çizgiye baktı.
    Sıcak yaz aylarını geçirmek için deniz kenarlarına, kırlara tepelere kaçanlar, şimdi birer birer kışlıklarına dönüyorlar.


    Bazı dil bilimcilere göre içerisinde yüklemin dışında isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil bulunan cümleler de basit cümledir; bu kelimeler ve kelime grupları yargı bildirmezler.

    Rüzgâr, denizin yüzünü pürüzlendirerek küçük savaşlar yaratıyordu.
    Birden köşe başından, iki karayağız atın çektiği bir fayton peyda oldu.


    Birleşik Cümle
    Bir temel cümle ile onun anlamını tamamlayan en az bir yan cümlecikten meydana cümlelerdir. Yani yapısında birden fazla cümle bulunduran cümlelerdir. Temel cümleyle yan cümlenin bir araya geliş şekillerine göre birleşik cümleler çeşitlere ayrılır.

    Girişik Birleşik Cümle
    Bu tür cümlelerde yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi olabildiği gibi, bir öğenin parçası da olabilir. Girişik birleşik cümleler, fiilimsilerle ve çekimli fiillerle kurulur.

    Havaların ısınması / tatil düşkünlerini sevindirdi. Özne
    Çadırları çalanlar / bulunamadı. Sözde özne
    Evlerin ne zaman biteceğini / bilmiyoruz. Nesne
    Yarın / bir tanıdığa / gideceğiz. Dolaylı tüml.
    Babasını karşısında görünce / çok sevindi. Zarf tüml.
    Havalar soğuduğundan / artık dışarı çıkmıyor. Edat tüml.

    Ellerim takılırken / rüzgarların saçına
    Asıldı arabamız bir dağın yamacına,

    İç İçe Birleşik Cümle
    Bir temel cümleyle, herhangi bir sebeple onun içinde kullanılan bir yardımcı cümleden oluşan cümlelerdir. Yardımcı cümle de temel cümle gibi bağımsız bir cümle yapısındadır. Asıl yargı sonda bulunur.

    Yardımcı cümle nesne olarak kullanılabilir. Alıntı hâlindedir.

    Adam, / “Kartınız geçerli değil.” / demez mi?
    Şark için “**ümün sırrına sahiptir.” derler.


    Yardımcı cümlenin yüklemi “de, zannet-, san-, bil- gör-, görün-, farzet-, düşü-“ fiillerinin çekimli şekli olabilir.

    “Seni göremedim diye bu bahar
    İçimde bin türlü duygunun isyanı var.”

    Yaşamak zevki nedir bilmez **ümden korkan
    “Savaşı önce kendime karşı kazanmalıyım.” diye düşündü.

    Yardımcı cümle ana cümle içinde bir isim tamlamasının tamlayanı olarak bulunabilir.

    Iraklardan bir dondurmacının “Vişnelim var, kaymaklım” nidası titreyerek dağılıyordu.
    Artık “Ev alma komşu al.” atasözünün hükmünün kalmadığına inanıyorum.


    Yardımcı cümle edat grubu olabilir.

    Gönül Anadolu’da Yunus Emre’nin “Taştın yine **** gönül / Sular gibi çağlar mısın” gibi mısralarıyla şahlanır.


    Şartlı Birleşik Cümle
    Bir temel cümle ve onun şartı olan bir cümleden oluşan birleşik cümlelerdir. Şart cümlesi tek başına yargı bildirmez; ana cümleyi zaman, şart, sebep ve benzetme yönlerinden tamamlar. Onun zarfı olarak kullanılır.

    Hava güzel olursa / yarın pikniğe gideriz.
    Çanakkale’yi de gezerdik, / vaktimiz olsaydı.
    Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.

    “Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yarim kara topraktır.”

    Artık demir almak günü gelmişse zamandan
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.


    Bazı kalıplaşmış şart cümleleri özne veya nesne de olabilir.

    İstek bildiren şart eki bağımsız cümle kurar. Ancak istek ifadesinde de yargının kuvvetli olmadığı sezilmektedir.

    Bir gün çıkıp gelsen, vursan kapıma
    Atılsan boynuma kollarını açarak
    Otursan dizlerime yaramaz bakışlarla
    Konuşsan yine öyle yarım yamalak.


    Sıralı Cümleler
    Bağımsız cümlelerin, aralarındaki anlam ilgisinden dolayı virgülle veya noktalı virgülle birbiri ardına sıralanmasıyla oluşan cümleler topluluğudur. En az iki cümleden oluşur.

    “Yağız atlar kişnedi, / meşin kırbaç şakladı, /
    Bir dakika araba yerinde durakladı.
    Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, /
    Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...”

    “Gök sarı, / toprak sarı, / çıplak ağaçlar sarı...
    Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları,”
    “Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu, /
    Gökler bulutlanıyor, / rüzgar serinliyordu.”

    Sarı çiçeğin saçları yolunmuş, kana bulanmıştı.
    Bu, asırlardan beri böyle olagelmişti, asırlarca da böyle dürüp gidecekti.


    Sıralı cümlelerin bütün öğeleri ayrı olabildiği gibi bazıları ortak da olabilir.

    Otobüs her zamanki gibi yine geç geldi; / biz de derse geç kaldık.
    Mart kapıdan baktırır; kazma kürek yaktırır. Özne ortak.
    Mallarımızı önce çaldılar, sonra geri bize sattılar. Özne ve nesne ortak.
    Merdivenleri kardeşin yıkasın, sen de sil. Nesne ortak.
    İnatçı adama dil döküyor, sürekli yalvarıyordu. Özne ve dolaylı tüml.


    Bağlı Cümle
    Aralarındaki ilgiden dolayı birbirlerine bir bağlaçla bağlanan cümlelerdir. Bağlaçlar cümle öğesi değildir.

    “ki”li Bağlı Cümleler
    Farsça “ki” bağlacıyla birbirine bağlanan bağımsız cümlelerden oluşur. Yardımcı cümle ana cümleyi genellikle nesne ve zarf göreviyle tamamlar. Ana cümle başta, yardımcı cümle sonra bulunur. Bu sıralanış, Türkçe cümle yapısına aykırıdır.

    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.

    “Gönlüm isterdi ki mazini dirilten sanat
    Sana tarihini her lâhza hayal ettirsin.”
    (Gönlüm, mazini dirilten sanatın sana tarihini her lâhza hayal ettirmesini isterdi.)


    Yardımcı cümlenin başta, ana cümlenin sonda kullanıldığı cümleler de vardır. Burada da yardımcı cümle zarf görevindedir. Bu tür cümlelerde “ki” bazen düşebilir. Cümle, okuyanın, dinleyenin muhayyilesine bırakılır.

    Darıldı diye o kadar korktum ki... (anlatamam)
    Not: ”ki” edatının şüphe kattığı cümleler bağlı cümle değildir.
    Renk mi ki üzerimde akaduran bu nehir?

    Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar
    “ve, veya, ya da, da, fakat, ama, lâkin, hâlbuki, ne.....ne, meğer...” edatlarıyla birbirine bağlanan bağımsız cümleler topluluğudur.

    Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi.
    Çocukluk günlerini hatırladı ve gözlerinde iki damla yaş belirdi.
    Okumayı bilmiyor veya numara yapıyor.

    “Ne doğan güne hükmim geçer
    Ne hâlden anlayan bulunur.”

    Bu ev güzel, temiz, her şeyi yerinde bir ev; / ama / Şinasi Bey'in istediği ev değil.
    "Yatsam, acaba uyuyabilir miyim?" diye düşündü, yatıp da uyuyamamaktan korktu; / ama / korktuğu başına gelmedi. Sabaha kadar yattı, hem de uyudu.
    Burnu biraz basıkça, / fakat / gözleri derin ve güzel; alnı küçük ve dar, / fakat / saçları altından bir duman gibi yumuşak ve seyyal; dişleri biraz eğri, / fakat / dudakları çilek gibi küçük, toplu ve yuvarlak... Güzel değilse bile çirkin hiç değil.
    Onun bu sözlerinin samimî olduğuna hiç şüphe etmediler / ve / bir çocuk ruhu kadar temiz ruhundan gelen nutuklarını sessizce dinlediler.
    Dün resim yapmadı / da / maça gitti.
    Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde.


    Bağlı cümlelerin bir kısmında yüklemin kipi ve şahsı aynı, bir kısmında farklıdır.

    Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi.
    Ayakkabılarını ayağına geçirdi ve kendini sokağa attı.
    İstediğiniz evrakları getireceğim, fakat okuyabileceğinizi sanmıyorum.
    Ben saatinde gelmiştim, ama o henüz ortalıkta yoktu.


    Unsurların biri veya birkaçı ortak olan bağlı cümleler de vardır.

    Ya okumayı bilmiyor ya numara yapıyor.


    Sonuç
    Bir cümle, yapı bakımından basit, birleşik, bağlı, sıralı cümlelerden ancak birine dahil olabilir. Birleşik, bağlı ve sıralı cümleleri oluşturan cümleler de ayrı ayrı basit, birleşik, sıralı veya bağlı olabilir.

    Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum / ki / rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım ve hep bunları tefsir etmek isterdim.

    Çeşidi: “ki”li bağlı cümle
    Yardımcı cümle: basit:
    Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum
    Ana cümle: bağlı:
    rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım / ve / hep bunları tefsir etmek isterdim.
    Ana cümleyi oluşturan cümlelerin her biri: basit:
    rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım
    hep bunları tefsir etmek isterdim.

    Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu, ufak bir uyku kestireyim diye kompartımanda uzandım.

    Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana
    _nAughty_angel bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş