dalgalar

Konu 'Kimya 10. Sınıf' bölümünde şerivan tarafından paylaşıldı.

  1. şerivan

    şerivan Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana ışığın kırılması, ışığın yayılması, ışığın girişimi ,ışığın yansıması bunların anlamlarını bulabilir misiniz?şimdiden teşekkürler:)
  2. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    arkadaşım bunları sende bulabilirsin bunları bulması çok kolay
  3. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    Işığın Kırılması
    Bir saydam ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışık demetinin bir kısmı bu iki ortamı ayıran yüzey üzerinde yansırken, ışık demeti doğrultusunu değiştirerek diğer ortama geçer. Işığın bir saydam ortamdan diğerine geçerken doğrultusunu değiştirmesine ışığın kırılması denir.


    Işık ışınlarının saydam bir ortamdan yoğunluğu farklı başka bir saydam ortama geçerken doğrultularını değiştirirler. Bu olaya kırılma denir.

    Bir su bardağı boşken kaleminizi içine koyup değişik açılardan kaleme bakarak görünüşünü inceleyiniz. Şimdi ise bardağa su koyup aynı işlemi tekrar ediniz. Öncekine göre kalemin görüntüsünün nasıl değiştiğini inceleyiniz.Bardak boşken bardağa bir metal para koyunuz. Bardağa bir pipet aracılığıyla bakarak metali görmeye çalışınız şimdi ise bardağı su ile doldurunuz ve çubuk vasıtasıyla tekrar bakınınız. Metal para biraz önce baktığınız yerde mi?

    Şimdi ise size bir soru hiç balık tutmaya gidip elinizle balık yakalamaya çalıştınız mı? Balıkları yakalayamadığınızı fark etmişsinizdir. Sebebini açıklar mısınız? Yağmur yağdıktan sonra gök kuşağı oluştuğunu görmüşsünüzdür. İşte bunların hepsinin ana sebebi kırılmadır.Sıcak yaz günlerinde yollarda su birikintisi görürüz ve ya çölde serap dediğimiz olayları görürüz işte bunların hepsi ışığın kırılmasından kaynaklanan olaylardır.

    Kırılma Kanunları

    1-Gelen ışın, normal , kırılan ışın ve ayırma yüzeyi aynı düzlemdedir.
    2- Işık ışınları az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçerken normale yaklaşarak kırılır.
    3- Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçerken normalden uzaklaşarak kırılır.

    İki saydam ortamı birbirinden ayıran düzleme ayırma yüzeyi denir. Işığın ayırma düzlemine değdiği noktadan bu düzleme çizilen dik doğru normal adını alır. Gelen ve kırılan ışının izlediği yollar ise gelen ışın ve kırılan ışın adını alır. Gelen ışının normal ile yaptığı açıya gelme açısı; kırılan ışının normal yaptığı açıya ise kırılma açısı denir. Gelen ışın , normal ve kırılan ışın aynı düzlem içindedir.

    Kırıcılık özelliği saydam ortamın yoğunluğu ile ilgilidir. Ortamların bu özellikleri kırılma indisi denilen sayılarla ifade edilir. Örneğin havanın kırılma indisi 1 , camın kırılma indisi 1.5 suyun kırılma indisi 1.33 elmasın kırılma indisi 2.42 dır. Bu rakamlar ışığın bu ortamlardaki hızarıyla orantılıdır. Bu rakamlar küçük olan az kırıcı büyük olan ise çok kırıcı olarak da düşünebiliriz.

    Tam Yansıma

    Çok yoğun ortamdan gelen ışının gelme açısını büyültürsek kırılma açısı da büyüyecektir. Kırılma açısı 90 dereceye ulaştığında gelme açısı sınır açısına ulaşır. Sınır açısında daha büyük açıyla gelirse ışık az yoğun ortama geçemez ve ayırma yüzeyinden yansır bu olaya tam yansıma denir.
    kayakorkmaz58 bunu beğendi.
  4. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    1- Yansıma :
    Işığın yayılması sırasında ışık kaynağından çıkan ve ışığın yolunu belirleyen en ince ışık demetine ışık ışını denir. Işık kaynağından çıkan veya parlak bir yüzeyden yansıyan ışık, ışık ışını denilen düz (doğrusal) bir çizgiyle gösterilir. Işığın yayılma ve ilerleme yönü gösterilirken de düz (doğrusal) çizgi üzerine ok işareti konur.
    Işık kaynağından çıkan ışık ışınlarının saydam ortamlarda hareket ederek herhangi bir yüzeye çarpıp geldiği ortama geri dönmesine yansıma denir. Yansıma olayında ışığın hiçbir özelliği (rengi, hızı, frekansı) değişmez. Sadece hareket yönü değişir.

    SORU :

    1- Bir duvara düşen, aynanın veya saatin oluşturduğu ışıklı bölgenin yeri
    nasıl değişir? (Aynanın veya saatin hareketine bağlı olarak değişir.)
    2- Gelen ışın ile yansıyan ışın arasında nasıl bir ilişki vardır? (Matematiksel bir ilişki vardır. Gelme açısı daima yansıma açısına eşittir.)

    2- Yansıma Kanunları :
    Yansıtıcı yüzeye gönderilen ve doğrultusunu değiştiren ışık ışınına gelen ışın denir. Yansıtıcı yüzeye çarpıp geldiği ortama geri dönen ışık ışınına yansıyan ışın denir. Yansıtıcı yüzeyle 900 lik açı yapacak şekilde çizilen (hayali) dikmeye yüzeyin normali (yansıtma yüzeyinin normali) denir.
    Yansıma olayında gelen ışınla yüzeyin normali arasındaki açıya gelme açısı, yansıyan ışınla yüzeyin normali arasındaki açıya yansıma açısı denir.
    Yansıma kanunları;
    1- Gelen ışın, normal ve yansıyan ışın aynı düzlem üzerindedir. (Yani aynı düzlem üzerinde gösterilebilir).
    2- Gelme açısı yansıma açısına eşittir.

    NOT :

    1- Bir yüzeye normal doğrultusunda yani dik gelen ışınlar kendi üzerinden geri yansırlar.


    2- Bir yüzeyden yansıyan ışın, gelen ışın veya yansıtıcı yüzey değiştirilerek istenilen noktaya düşürülebilir.

    SORU :

    1- Aynalar niçin görüntü verirler? (Düzgün yansıma yaptıkları için.)
    2- Işık kaynağından yayılan ışık, ortamdaki cisimlerin görülmesini nasıl sağlar?
    3- Aynalarda görüntü ışık sayesinde nasıl oluşur?
    4- Yeni bir ışık kaynağı kullanmadan bir ortamı aydınlatmak için ne gereklidir? (Ayna kullanılır. Aynalar, üzerine düşen ışığın tamamını yansıtırlar.)

    3- Yansıma Çeşitleri :
    Cisimlerin yüzeylerinin farklı özelliklere sahip olması, ışınları farklı şekillerde yansıtmalarına neden olur. Cisimlerin sahip olduğu yüzey şekillerine göre düzgün yansıma ve dağınık yansıma olarak iki çeşit yansıma görülür. Işık kaynağı olmayan cisimlerin görülmesinin nedeni farklı yüzeylerde gerçekleşen düzgün ve dağınık yansıma olaylarıdır. Düzgün ve dağınık yansıma olayları nedeniyle cisimler daha parlak veya daha mat görünürler.

    SORU :

    1- Güneş ışığı alan bir yerde iken bu ışık başka bir yere gönderilebilir mi?
    2- Güneş ışığı alan bir yerde iken bu ışık başka bir yere nasıl cisim kullanılarak gönderilebilir?


    a) Düzgün Yansıma :
    Düzgün ve parlak yüzeylere (düzlem ayna gibi) gelen paralel ışık ışınlarının çarptığı yüzeyden paralel yansımasına düzgün yansıma denir. (Düzlem aynadaki yansıma).
    • Cisimlerin bir yüzeyde net görüntülerinin oluşması için düzgün yansımanın gerçekleşmesi gerekir.
    • Işık ışınlarının geldiği yerin net olarak görülebilmesi için ışınların düzgün yansıma yapması gerekir.
    • Düzgün yansıma sonucu yayılan ışınların görülebilmesi için gözün uygun bir yerde olması gerekir.
    • Düzgün yansıma, ayna gibi düzgün ve pürüzsüz yüzeylerde gerçekleşir.
    • Düzgün yansımaya uğrayan cisimler parlak görünürler.


    ÖRNEKLER :

    1- Rüzgârsız bir günde, su birikintisinde veya gölde cisimlerin görüntülerinin düzgün görülmesinin sebebi düzgün yansımadır.
    2- Buruşuk olmayan alüminyum folyoda düzgün yansıma görülür.

    NOT : 1- Parlak yüzeyli cisimler daima düzgün yansımaya neden olmayabilirler. Düzgün
    yansımaya neden olabilmesi için yüzeyin aynı zamanda düzgün de olması gerekir.

    SORU : 1- Durgun su yüzeyindeki dalga ve titreşimler sudaki düzgün görüntüyü
    nasıl bozar?

    b) Dağınık Yansıma :
    Pürüzlü yüzeylere paralel gelen ışık ışınlarının çarptığı yüzeyden birbirine paralel olarak yansımamasına dağınık yansıma denir.
    • Dağınık yansıma sonucu cisimlerin bir yüzeyde net görüntüsü oluşmaz.
    • Göz sağlığı ve cisimlerin renklerinin ve şekillerinin daha iyi görülmesi için dağınık yansıma gereklidir.
    • Dağınık yansımaya uğrayan cisimler mat görünürler.
    • Dağınık yansıma, kumaş, döşeme, kâğıt gibi pürüzlü yüzeylerde gerçekleşir.
    NOT :

    1- Yansıma kanunları sadece düzgün yüzeyler için değil pürüzlü yüzeyler için de
    geçerlidir. Yani hem düzgün hem de dağınık yansımada yansıma kanunları geçerlidir.
    2- Buruşturulmuş alüminyum folyo yüzeyi pürüzlüdür ve bu pürüzleri oluşturan her bir parça ayrı ayrı birer düz ayna gibi davranır ve bu küçük aynalara gelen ışınlar yansıma kanunlarına göre yansır. Yansıyan ışınlar farklı yönlerdeki yüzey parçalarına çarptıkları için farklı yönlerde yansırlar. Buruşturulmuş alüminyum folyoda dağınık yansıma görülür.
    3- Fotoğrafçıların kullandığı spot lambaların etrafındaki çanak parlak ve pürüzlüdür. Pürüzlü olmasının nedeni dağınık yansıma oluşturmak ve daha iyi aydınlanma sağlamaktır. Lambanın etrafındaki çanaktaki pürüzlerin her biri farklı açılarla yerleştirilmiş küçük birer ayna gibi davranır ve ışınlar bu aynalardan farklı doğrultularda yansırlar. Bu sayede daha iyi aydınlanma sağlanmış olur.

    SORU :

    1- Işık kaynağı olmayan cisimlerin görülme sebebi nedir? (Işık
    kaynağından aldıkları ışığı yansıtarak göze ulaştırmalarıdır.)
    kayakorkmaz58 ve doguu bunu beğendi.
  5. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    Işığın Yayılması
    Işık kaynağından çıkan ışınlar, uygun ortamlarda bir doğru boyunca yayılır. Işık hava, su, cam gibi saydam ortamlarda yol alır. Işın demetleri farklı ortamlarda farklı hızlarla hareket eder. Işık hızı bilinen en büyük hızdır. Işık boşlukta ve havada, saniyede 300 000 kilometre hızla yayılır. Cam ve su gibi maddelerdeyse daha küçük hızlarla yayılır. Işığın suda yayılma hızı 225 000 km/s ve camda 200 000 km/s’dir. Işığın yayılma hızının ilk başarılı tahminini 1675 yılında Ole Roemer yapmıştır. İlk başarılı ölçüm çalışmasıysa Armand Fizeau tarafından 1849′da gerçekleştirilmiştir. Güneş Dünyamız’dan 150 milyon kilometre uzaklıktadır. Bu yüzden güneş ışığının Dünya’ya ulaşması, yaklaşık olarak 8 dakika sürmektedir.

    Gölge, yarı gölge, güneş tutulması ve ay tutulması gibi olaylar, ışığın aynı ortamda doğru boyunca yayılmasının önemli sonuçlarındandır. Bir ışık kaynağının önüne, ışığı geçirmeyen (saydam olmayan) bir cisim konulursa, cismin arkasında ışık almayan bir bölge oluşur. Karanlık olan bu bölgeye “gölge” denir. Işık kaynağı büyük olursa, bu karanlık gölgenin etrafında yarı aydınlık bir bölge görülür. Bu bölgeye de “yarı gölge” adı verilir. Ayrıca ışık, doğrusal olarak yayıldığı için cisimlerin gölgeleri kendilerine benzer. Örneğin, dikdörtgen biçimindeki bir defterin gölgesi dikdörtgen şeklindedir
  6. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    GİRİŞİM
    Işığın dalga özelliğini en iyi açıklayan olaylardan birisi girişim olayıdır... Girişim olayını su dalgaları örneği ile açıklayabiliriz. Suya bir taş atarsanız iç içe halkalar oluşur, benzer olarak suya daldırılmış iki çubuk düşünelim, bunlar elektrikli bir motor sayesinde devamlı iç içe halkalar oluştursun, o zaman bu iki kaynaktan gelen yuvarlak dalgalar birbirlerini bir çok noktada keser. Burada üç önemli olasılık vardır:

    1. Dalga tepeleri üst üste gelince en yüksek noktalar oluşur,

    2. Dalga çukurları üst üste gelince en çukur noktalar oluşur,

    3. Bir dalganın tepesi ile diğerinin çukuru üst üste gelirse orada herhangi bir dalga hareketi gözlenmez


    Bu olay dalgaların genel bir özelliğidir...İki dalga bir birini nötrleyebilir... Işığın dalga olduğunu iddia etmemizdeki temel neden ışığın dalgaların özelliklerini göstermesiydi..eğer iki eş (frekansları ayni) ışık kaynağını düzgün bir deney sistemi oluşturup bir perdenin önüne koyarsak perdede birbirini takip eden karanlık ve aydınlık çizgiler görürüz... iste burada karanlık yerler ışık dalgalarının birbirini yok ettiği yerleri gösterir... çok aydınlık yerler ise ışık dalgalarının birbirlerini güçlendirdikleri yerleri belirtir...



    Frekansları farklı ışık kaynakları bizim algılayamayacağımız kadar hızlı değişen girişim örneği vereceğinden adi ışık kaynakları ile girişim deneyleri yapamayız. Bunun çaresini ilk defa 1801 yılında İngiliz fizikçisi Thomas Young buldu.



    Işığı ilk önce tek bir yarıktan geçiririz .. Küçük bir yarıktan ışığı geçirirseniz o yarık bir ışık kaynağı gibi davranır.. Böylece elimizde bir ideal bir ışık kaynağımız olur. Ancak girişim gözleyebilmemiz için 2 tane birbirlerinin aynı ışık kaynağına ihtiyaç vardır. Bunu sağlamak için üstünde iki tane yarık bulunan bir levhayı birincisinin önüne koyarız.. ve bu iki yarık iki farklı ışık kaynağı gibi davranır. bu iki ışık kaynağının önüne bir perde koyarsak girişim desenini görebiliriz..
    kayakorkmaz58 bunu beğendi.
  7. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    Buyur arkadaŞim.
  8. şerivan

    şerivan Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    saol teşekkür ederim arkadaşım bende yapabilirim biz işlemeden hoca ödev verde vede ben bunları ilk defa görüyorum ondan kaynaklardada yoktu yinede saol arkadaşım
  9. mahmut

    mahmut Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    59
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    6
    rica ederim
    kayakorkmaz58 bunu beğendi.
  10. artisbaba

    artisbaba Üye

    Katılım:
    14 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    32
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Işık Ve Özellikleri​
    Çevremizde pek çok ışık kaynağı vardır. Bunlardan bazıları doğal, bazıları da yapay ışık kaynağıdır. Güneş, yanmakta olan odun, ateş böceği ve yıldızlar doğal ışık kaynağıdır. Elektrik ampulleri, gaz lambaları, mumlar yapay ışık kaynağıdır.

    Işık her cisimden geçemez. Saydam defter kabı, hava, su ve cam gibi badeler ışığı iyi geçirir. Bu maddeler saydamdır.
    Bazı maddeler ile ışığın bir kısmını geçirir. Bu maddeler yarı saydamdır. Buzlu cam, yağlı kağıt yarı saydam maddelere örnektir.
    Odanın duvarlarını ışığı penceredeki cam gibi bütünüyle geçirdiğini düşün. Bu durumda yaşamın nasıl etkilenirdi? Taş, tahta, alüminyum gibi maddeler ışığı geçirmez; bu maddeler saydam olmayan maddelerdir.
    Dalga hareketi enerji taşır. Işık da bir enerji türüdür ve dalgalarla yayılır. Ancak ışık dalgalarının su dalgalarından önemli bir farkı vardır. Su dalgaları ancak su yüzeyinde yayılır. Işık dalgaları ise yayılabilmek için havaya, suya ve başka bir maddeye gereksinim duymaz. Güneş’ten yayılan ışık dalgaları bize hiçbir maddenin taşıyıcılığı olmadan ulaşır.
    Bir ışık kaynağından çıkan be ışığın yolunu belirten doğrulara ışık ışını denir.
    Işık kaynakları farklı olsalar bile ışık ışınları yayılırken doğrusal bir yol izler. Ağaçların arasından süzülen güneş ışığı, el fenerinden ve araba farından yayılan ışık, ışığın doğrusal yolla yayıldığını gösteren örneklerdir.
    Yağmurlu bir günde yeryüzüne baktığında birden çakan şimşeği görmüşsündür. Kısa bir süre sonra da gök gürültüsünü işitmişsindir. Sesin bir yayılma hızı olduğu gibi ışığın da bir yayılma hızı vardır. Oluşan şimşeğin ışının önce görüp gök gürültüsünü sonra işittiğine göre; ışık sesten hızlıdır, diyebilir misin?
    Işık; ayna, su alüminyum folyo gibi yüzeylere çarptığında yansır. Bu yüzeyler saydam, parlak, pürüzsüz ve açık renklidirler.
    Fenerden aynaya ulaşan ışık ışınları gelen ışın, aynadan uzaklaşan ışınlara da yansıyan ışık denir. Işık ışınlarının aynaya geliş doğrultusu değiştikçe yansıyan ışının doğrultusu da değişir.
    Aynalar yansıtıcı yüzeylerinin şekillerine göre düz ya da küresel olabilir. Aynalar, yansıtıcı yüzeylerinin arkasına civa ve kurşun karışımı özel bir madde sıvazlanarak yapılır. Bu aynalar ışığın düzgün yansımasına göre görüntü oluşur.
    Düz aynalarda oluşan görüntünün boyu cismin boyu kadardır. Görüntünün aynaya uzaklığı ise cismin aynaya uzaklığına eşittir. Cism aynaya yaklaştırılıp uzaklaştırılırsa görüntü de aynı miktarda aynaya yakınlaşıp uzaklaşır.
    Kaşığın iç ve dış yüzeylerini küresel aynalar gibi düşünebilirsin. Kaşığın iç yüzeyi çukur ayna, dış yüzeyi de tümsek ayna gibi davranır.
    İç yüzü yansıtıcı olan aynalar çukur aynalardır. Dış yüzeyi yansıtıcı olan aynalar ise tümsek aynalardır.
    Çukur aynaya paralel gelen ışınlar aynada yansıdıktan sonra bir noktada toplanır. Bu aynalar evlerde tıraş ve makyaj aynası olarak kullanılır.
    Tümsek aynaya paralel gelen ışınlar, aynadan yansıdıktan sonra dağılır. Bu aynalarla geniş bir alan görülebilir. Bu aynalar taşıtlarda dikiz aynası olarak kullanılır.
    Işığın hızının ortamlara göre değiştiğinin biliyorsun. Işık ışınları havadan suya ve cama geçerken yavaşlar. Bundan dolayı ışık ışınları doğrultu, değiştirir. Işığın bu şekilde davranmasına kırılma denir.
    Bazen sudan havaya doğru değişik doğrultularda gelen ışınlar, geliş doğrultusuna göre her zaman havaya geçemez. Su içinde yansımaya uğrar. Bu olay tam yansımadır.
    Mercekler maddeleri olduklarından farklı gösterir. Düz cama damlatılan suyun cama değen yüzeyi düz, üst yüzeyi eğridir. Cisimlerin görüntüleri eğri yüzeyler nedeniyle değişmektedir.
    Mercekler çeşitli şekilde olabilir. Ortaları şişkince, kenarları ince merceklere ince kenarlı (yakınsak); kanarları kalın ortaları ince merceklere ise kalın kenarlı (ıraksak) mercek denir.
    Paralel ışın demetinin ince ve kalın kenarlı merceklerden geçişi farklıdır. İnce kenarlı merceklerde kırılan ışınlar birbirine yaklaşarak bir noktada kesişir. Kalın kenarlı merceklerde ise kırılan ışınlar birbirlerinden uzaklaşır.

Sayfayı Paylaş