Danimarka Tiyatrosu

Konu 'Tiyatro & Sinema' bölümünde Moderatör Güleda tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113

    Danimarka Tiyatrosu’nun kökenleri 900’lerdeki ortaçağ dinsel törenlerine dayanır. Önce Latince oynanan bu dinsel oyunlar, 1100’den sonra anadille oynanmaya başlamış, oyunlar kilise dışına açık alanlara çıktıkça, laikleşerek ibret oyunlarından fars ve güldürülere dönmüş; gizem oyunları, öğretici farslar, ermiş oyunları, 16. yüzyıla kadar süre gelmiştir.

    16. yüzyılda oyun yazarı sayısı az olmakla birlikte, H. J. Ranch gibi daha sonra Moliere’e örnek olacak komedya yazarları çıkmış; ibret oyunları yanısıra, şşenlik oyunları ile geleneksel şarkılı oyunlar yaygınlık kazanmış; ancak, öğretici oyunlar bağnaz kilise tarafından yasaklanmıştır.

    1600’lerin insancıl halkçı tiyatrosunun yerini gösterişli barok tiyatrosunun aldığı dönemde konuk İngiliz ve Fransız topluluklarının oyunları yanısıra müzikli oyunlar ortaya çıkmış; şarkı, müzik ve baleyi bir araya getiren ve Kral ile Sarayı görkemleştiren bu oyunlar kısa zamanda yaygınlık kazanarak, 1655’te ilk Danimarka operasının (Arion, H. W. Lauremberg) yazılmasına yol açmıştır; bu arada M. Skeel gibi yazarlarca klasik Fransız komedyası etkisinde oyunlar yazılmıştır.

    18. yüzyıl Danimarka Tiyatrosu, “Danimarka’nın Moliere’i” olarak anılan Holberg damgasını taşır. 1750’lerde Kopenhag’da kurulan ve kraldan destek gören Kongrens Nytorv tiyatrosu, 1770’de saray tiyatrosu haline gelmiş, 1849’da da Det Kongelige Teater adıyla Danimarka’nın ulusal tiyatrosu kimliğini kazanmıştır. Danimarka’da J. Nordahl ve J. Ewald tarafından tragedyaların yazılması da bu döneme rastlar.

    19. yüzyılda Almanya’da yerleşen romantik tiyatro ise Danimarka’ya A. Oehlenschlanger’le gelişmiş; değişimlere uğrayarak şiirsel gerçekçiliğe yol açmış; bu arada, J. L. Helberg, yerel özellikerden yararanarak Fransız vodvilini Danimarka Tiyatrosu’na getirmiş; tarihçi ve eleştirmen G. Brandes ile yazar E. Brandes kardeşler ise, önemli katkılarıyla Danimarka Tiaytrosu’nu önce naturalizme, daha sonra da naturalizmden modernizme yönlendiren kişiler olmuşlardır. G. Wied, H. Drachmann, H. Rode gibi yazarların yer aldığı yüzyılın başından sonra, Danimarka Tiyatrosu, K. Munk, S. Clausen, K. Abell ve C. Soya gibi yazarlarla dışavurumcu ve simgeci tiyatro izinde çağdaş kimliğini kazanmıştır. 1940’ların başı çeken yazarları arasında ise O. Fischer, A. Schade, K. Nielsen, K. Schülter, H. Kehler, K. Sonderby sayılabilir. C. Branner, K. Abell etkisinde ürünler vermiş, E. Olsen yergisel halkçı tiyatro yaparken, 1960’larda L. Panduro ve K. Rifbjerg gibi yazarlar, izleyiciyle yakın bağlar kurmak için radyo ve TV ye yönelmişlerdir. 1970’lerde öne çıkan adlar ise, toplumsal yapıya sert eleştiriler getiren L. Petersen ile saçma tiyatrosuna yönelen J. Ornsbo ve S. Madsen’dir. 1970’lerden sonra Danimarka Tiyatrosu’nda oyun yazarının öneminin gittikçe azaldığı görülmektedir.

Sayfayı Paylaş