deftere yazılan sorular

Konu 'Sosyal Bilgiler 8. Sınıf' bölümünde belinay54 tarafından paylaşıldı.

  1. belinay54

    belinay54 Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2010
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0

    1.)Milli mücadelede en şiddetli çarpışmaların batı cephesinde olmasının sebepeleri nelerdir?
    2.)batı cephesindeki savaşlar için düzenli bir ordu kurulmasına neden gerek duyulmuştur?
    3.)1.inönü savaşları hangi tarihte olmuştur.bu savaşın sonucu ve önemini yazınız.


    ARKADAŞLAR YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM


    YARINA ACİL YAPAN VARSA NOLUR YASSINN
  2. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    Batı Cephesi'nden rahatlıkla Anadolu'ya girebilmeleri ve Ankara'yı işgal edip TBMM'yi dağıtmak istemeleri olabilir.

    Düzenli ve disiplinli bir ordu ile savaş kazanılması daha kolay olacaktır.

    1. İnönü Savaşı ( 6-11 Ocak 1921 ) :
    Yunanlıların Bursa ve Uşak bölgelerinde Afyon-Eskişehir doğrultusuna yeni bir taarruz hareketine girişimleri sonucu (6 Ocak 1921) başlayan savaşa 1. İnönü Savaşı denir.



    15 Mayıs 1919'da İzmir'e asker çıkarmakla başlayan Yunan hareketi 30 mayısa kadar sürmüş ve bir yönden Ayvalık, bir yönden Menderes yörelerine kadar topraklarımız işgal altına girmiştir. İkinci Yunan hareketi bir yıl sonra (22 Haziran 1920) başlamış ve Nazilli-Uşak yöresi, Bursa ve dolayları kaybedilmiştir. Bu zaman içinde, Türk halkının yer yer kurduğu savunma cephelerinin yanı sıra Büyük Millet Meclisinin açılması, emperyalizme karşı girişilen savaşın örgütlenme bilincinin dünya önünde siyasal ifadesi olmuştur. Büyük Millet Meclisi hükümetinin 6-7 ay içinde gerek iç isyanların bastırılmasında, gerek ordunun yeniden örgütlenmesinde gösterdiği çabalar, İtilaf Devletleri'ni (İngiltere, Fransa, İtalya) yeni Tedbirler arama zorunda bırakmıştır. Çerkez Ethem'in B.M.M.'nin disiplinli ordu kurmak yolundaki çalışmalarına karşı çıkmasının yarattığı anlaşmazlığın genişlemesi ve bir buhran niteliği alması, düşmanın yeni bir taarruza geçmesini hazırlayan etkenlerin başında gelir.

    6 Ocak 1921'de Bursa-Yenişehir doğrultusunda taarruza geçen Yunanlılar 3-4 gün içinde İnegöl-Karaköy-Bilecik ve Sakarya boğazını geçerek İnönü-Gündüzbey savunma hattına vardılar. Yunan ordusu 20 bin piyade eri, 50 top, 150 ağır makineli tüfek, 200 süvari; Türk ordusu 6 bin piyade eri, 28 top, 50 ağır makineli tüfek ve 300 süvari gücündeydi.

    Türk komutanlık karargahı İnönü'de kuruldu. Yunanlılar bütün ağırlıklarıyla İnönü üzerine yüklendiler. Taarruz eden düşmanın hem insan, hem cephane bakımından çok yüksek sayıda bulunması ordumuzun yenilmesine yol açabilirdi. Ama cephanenin en ileri hatlarında süngü süngüye yapılan savaşlarda "ya istiklal, ya ölüm...!" diyebilen Türk evladının gösterdiği büyük direnç, 10 Ocak akşamı taarruzu durdurdu. Karanlık basınca Yunan ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Geri çekilirken Gündüzbey yöresindeki 24. Tümenimizle temasa gelmesi düşman cephesinde büyük bir korku ve şaşkınlık yaratmıştı. Çöküntü büyümüş, geri çekilme hareketinde düzensizlik baş göstermişti. Bu durumu çok iyi değerlendiren Batı cephesi Komutanı Albay İsmet İnönü Bursa yöresine çekilen düşmanı sıkı bir şekilde takip etme kararı vererek, önemli sayıda araç ve gereç ele geçirilmesini sağladı.

    1. İnönü Savaşı Sonuçları :
    Sevr' den önce Eskişehir'e kadar gelen Yunanistan, Anadolu demiryolları' nın bu önemli noktasını ele geçirmek ve güçlerini ispat etmek istiyordu. Fakat Türklerin gücü hem Yunanlıları püskürttü, hem de bölgedeki ayaklanmaları bastırdı. Savaş sonunda Yunanistan ilk kez geri çekildi, halkın Meclise güveni arttı ve İtilâf Devletleri paniğe kapıldı.

    1. İnönü Savaşının Türk Tarihi Açısından Önemi :
    Birinci İnönü Savaşı, Kurtuluş Mücadelemizin ilk büyük başarısı olmuş ve Büyük Millet Meclisinin siyasal gücünün ağırlık kazanmasını sağlamıştır.



    Umarım işine yarar....
  3. mandrake44

    mandrake44 Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2010
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    milli mücadele'de en şiddetli çarpışmaların batı cephesinde olmasının sebepleri neler olabilir

    Batı Cephesi'nden rahatlıkla Anadolu'ya girebilmeleri ve Ankara'yı işgal edip TBMM'yi dağıtmak istemeleri olabilir.

    SADECE BUNU YAPTIM
    ----BİR TEŞEKKÜR YETER----
  4. belinay54

    belinay54 Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2010
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    bide arkadaşlar ismet inenö hakkında kısa bilgi yazarmısınız acabaa
  5. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    İsmet İnönü, 1884 yılında İzmir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladı. Bir yıl Sivas'ta Mülkiye İdadisi'nde okuduktan sonra, 1897 yılında İstanbul'daki Mühendishane İdadisi'ne gitti. 1901'de Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a (topçu okulu) giren İsmet İnönü, bu okulu 1903'te topçu teğmeni olarak bitirdi. 1906'da Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne'deki 2. Ordu'nun 8. Alay'ında bölük komutanlığına atandı.

    1908'de kolağası oldu ve 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) olarak bilinen ayaklanmayı Selanik'ten gelerek bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı.

    1910-1913 yılları arasında Yemen İsyanı'nın bastırılması harekâtına katıldı. Bu ve bundan önceki görevlerinde hudut problemleri ve asilerle yapılan anlaşmalarda başarılı hizmetleri ve mesleki özellikleriyle dikkati çekti. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi'nde Kolordu Komutanı olarak Atatürk'le birlikte çalıştı ve yıllardır süren dostlukları ile devletin geleceği hakkında ortak fikirleri gelişti. Suriye Cephesi'nde savaştı; Milli Mücadele sırasında Atatürk'ün en yakın silâh arkadaşı olarak çalıştı.

    23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Edirne milletvekili olarak katılan İsmet Bey, 3 Mayıs'ta İcra Vekilleri Heyeti'nde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekili oldu.

    Albay İsmet Bey, mebusluk ve bakanlık da uhdesinde kalarak Garp Cephesi Komutanlığı görevine getirildi. Kuruluş aşamasındaki düzenli ordu ile Çerkes Ethem ayaklanmasının ve iç isyanların bastırılmasında etkin rol oynadı. Ocak ve Nisan 1921'de I. ve II. İnönü savaşlarında Yunan ilerlemesini durdurdu.

    İnönü zaferleri, Ulusal Ordu'ya güven duyulmasını sağladı, Ulusal Kurtuluş Hareketini yürütenlere moral ve güç verdi.

    Birinci İnönü Savaşı sonunda tuğgeneral rütbesine yükseldi.

    Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz'dan sonra kazanılan zafer üzerine Mudanya Ateşkes toplantısında Büyük Millet Meclisi'ni temsil etti. Lozan Barış Konferansı'na Dışişleri Bakanı ve Türk heyeti başkanı olarak katıldı.

    Görüşmeler sırasında Ulusumuzun çıkarlarını titizlikle savunan ve koruyan İsmet İnönü, 24 Temmuz 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının ve egemenliğinin tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşması'nı imzaladı.

    Cumhuriyetin ilânından sonra 1923-1924 yıllarında ilk hükûmette Başbakan olarak görev aldı, aynı zamanda Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği'ni üstlendi. 1934'te Soyadı Yasası çıktığında Atatürk'ün verdiği İnönü soyadını alan İsmet Paşa, Başbakanlık görevini 1924-1937 yılları arasında da sürdürdü.

    İnönü, Atatürk devrimlerinin gerçekleştirilmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlam temeller üzerine oturtulmasında Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşıydı.

    Atatürk'ün ölümünden sonra 1938 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşkanlığı'nın yanı sıra CHP Genel Başkanlığı'na da getirildi. CHP'nin 26 Aralık 1938'de toplanan I. Olağanüstü Kurultay'ında partinin "değişmez genel başkan"ı seçildi. Ayrıca kendisine "Milli Şef" sıfatı verildi.

    İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'yi savaş felâketinin dışında tutmayı başardı. Savaştan sonra çok partili siyasi rejime geçilmesinde en büyük destek oldu.

    1950 genel seçimlerinden sonra CHP iktidarı Demokrat Parti'ye bırakırken, İsmet İnönü de Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı ve 1960 yılına kadar Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı olarak siyasi yaşamını sürdürdü.

    27 Mayıs harekâtından sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi ve 10 Kasım 1961 tarihinde Başbakanlığa atandı. 1965 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra milletvekili olarak siyasi yaşamını sürdürdü. 1972'de Parti Genel Başkanlığı ve milletvekilliğinden istifa ederek, 25 Aralık 1973'de ölünceye kadar Anayasa gereğince Cumhuriyet Senatosu tabii üyeliği görevinde bulundu.

    1916 yılında Mevhibe Hanım'la evlenen İsmet İnönü üç çocuk babasıydı.

    25 Aralık 1973'te ölen İnönü 27 Aralık'ta devlet töreni ile Anıtkabir'de toprağa verildi.

    Anılarının bir bölümünü Hatıralarım, Genç Subaylık Yılları, 1884-1918 (1968) adı altında toplamış, ayrıca çeşitli tarihlerdeki söylev ve demeçlerini içeren İsmet Paşa'nın Siyasi ve İçtimai Nutukları, 1920-1933 (1933), İnönü Diyor ki (1944), İnönü'nün Söylev ve Demeçleri I, 1920-1946 (1946) gibi kitapları yayımlanmıştır.
  6. DuYgU gÜl

    DuYgU gÜl Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    selam arkadaşlarrr iyimisiniz inşallah ben bir soru sorcamda burda aradım çıkmadı trafik kazalarının sebepleri nelerdir acep:):):)
    Son düzenleyen: Moderatör: 29 Kasım 2010
  7. DuYgU gÜl

    DuYgU gÜl Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    gelişmiş üye kapsamında bekliyeceğim pes etmeksizin
  8. QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    selam arkadaşlarrr iyimisiniz inşallah ben bir soru sorcamda burda aradım çıkmadı trafik kazalarının sebepleri nelerdir acep:):):)
    Genişletmek için tıkla...
    1 acep diye birşey yok
    2 cevaplara gelelim :D
    Ülkemizde her Gün yaklaşık 600 ve her Saat 27 trafik kazası oluyor. Bu kazalarda Günde 5-20 kişi ölüyor, 200 kadar kişi de yaralanıyor. Ortalama her yıl 5-6 bin kişi ölmekte ve 100-200 bin kişi de yaralanmaktadır.
    Trafik kazalarının oluşmasının en önemli etmeni insandır. Bu oran ortalama %94’lere kadar ulaşmaktadır.
    İnsan Faktörü %66
    Sürücü %27
    Yolcu %1
    Araç Faktörü %5
    Yol Faktörleri %1
    Trafik Kazalarının Başlıca Nedenleri
    Trafik kazalarının sebepleri aşağıda verilen Maddeler halinde gruplandırılabilir :
    1. İnsan
    a) Sürücü
    b) Yaya
    c) Yolcu
    2. Yol
    3. Taşıt
    4. Çevre
    5. Trafik yönetim,denetim ve uygulaması
    İnsan Faktörüne Bağlı Trafik Kazalarının Nedenleri
    a) Acemilik,
    b) Dikkatsizlik,
    c) Uzun süre uykusuzluk,
    d) Hatalı sollama,
    e) Aşırı hız,
    f) Fazla yük taşımak,
    g) Alkollü araç kullanmak,
    h) Bazı ilaçları kullandıktan sonra araç kullanmak,
    i) Trafik kurallarını dikkate almamak,
    j) Rutin araç bakımlarını yaptırmamak.
    Trafik Kazalarından Korunma Yolları
    a) Alkollü araç kullanmayınız,
    b) Emniyet kemerinizi mutlaka takınız,
    c) Araç kullanırken dikkatinizi dağıtmayınız,
    d) Hız limitlerine uyunuz,
    e) Far ayarlarınızı kontrol ediniz,
    f) Tehlikeli sürüş ve yakın takipten kaçınınız,
    g) Bisiklet ve motosiklet kullanırken kaskınızı takınız,
    h) Karşıdan karşıya geçerken geçiş kurallarına ve ışıklara riayet ediniz,
    i) Kavşaklarda durunuz, tehlikeli yerlerde sollama yapmayınız,
    j) Acelelikten kaçınınız,
    k) Trafikte dikkatli ve hoşgörülü olunuz.
    Emniyet Kemeri
    Neden Emniyet Kemeri?
    Emniyet kemeri kullanmıyorsanız, vücudunuz aracın hızıyla yol almaya devam eder. Ta ki direksiyon, ön Cam veya torpido sizi durduruncaya kadar. İşte benzer durumlarda ikinci bir çarpışmadan korunmak istiyorsanız bunun tek yolu emniyet kemeri kullanmaktır.
    Emniyet Kemeri ve Önlenen Riskler
    Trafik literatüründe 30 km/s hızla meydana gelen çarpışmalarda oluşan hasar 1 birim olarak tanımlanırken, 50 km/s hızla meydana gelen çarpışmalarda bu hasarın 9 kat arttığı bilinmektedir.
    Emniyet kemeri; araç içinde meydana gelen ölümleri %45, ağır yaralanmaları %50 oranında azaltmaktadır.
    Ölümle olan yaralanmalar incelendiğinde baş boyun yaralanmalarının %37, omurga, göğüs yaralanmalarının %8 oranında olduğu görülmektedir.
    Sürücü ile Yolcuların Ölüm ve Yaralanmalarında Hızın Etkisi
    Araştırmalar 30 km/s hızla çarpmanın araç içerisinde bulunanların vücuduna etkisi 1.kattan düşmeye, 90 km/s hızla çarpmanın ise 10.kattan düşmeye eşdeğer olduğunu göstermektedir.
    Yine araştırmalar bırakın yüksek hızları, 80 km/s hızla giden bir araçta yolculuk yapanların olası bir kazada ölme ihtimalleri, 30 km/s hızla giden araçtakilere oranla 20 kat daha fazla olduğunu göstermektedir.
    Sürücünün Görme Yeteneği ile Hız Arasındaki İlişki
    Hız arttıkça sürücünün trafik çevresini algılama düzeyi yavaşlar. Göz 190 ile 200 derecelik bir alanı algılar. Ancak araç kullanırken görme Açısı hız ile ters orantılıdır. Örneğin 35 km/s hızla görme açısı 104 derece iken, hızı 130 km/s’te çıkardığımızda bu Açı 30 dereceye düşer.
    Hız Körlüğü
    Artan hız sonucunda sürücünün yol ve çevresine yönelik görsel verileri, yani eşya ve olayları tam olarak algılayamamasıdır. Bunun en önemli ve riskli sonucu, sürücünün aracın hızını olduğundan daha az hissetmesidir.
    Tünel Görüşü
    Hızlı araç kullanırken görme alanının daralması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Aracın hızı ne kadar artarsa sürücünün bakışları da o oranda uzağa odaklanır ve sürücü çevresindeki olayları zamanında algılayamaz.
    Alkol ve Kaza İlişkisi
    Grafikte görüldüğü gibi 0,5 promil değerinden sonra kaza ihtimali yüksek bir eğilim göstermektedir. Bunun sonucunda kanında 1,00 promil Alkol bulunan sürücülerin %70’inin kazalara sebep olduğu saptanmıştır.
    1,00 Kandaki alkol miktarı (Promil)
    Alkolün Uyuşturucu Etkileri
    Kandaki alkol miktarı arttıkça kişinin denge, görme ve işitme gibi beyinsel fonksiyonlarında azalmalar ortaya çıkar. Kas kontrolü gibi çok önemli duyu ve kontrol kabiliyetleri azalır.
    Kurtarma Ekiplerinin Trafik Kazalarına Müdahalesi Güvenlik Önlemleri
    1- Olay yerine varıldığında, kurtarma aracı başka kazalara sebebiyet vermeyecek şekilde uygun yere park edilir.
    2- Olay yerine emniyet şeridi çekilir, olay yerinin ön ve arkasına 50-150 m reflektör konulur.
    3- Gereksiz kişiler şerit dışına çıkarılır.
    4- Kaza yapan aracın kontak Anahtarı kapatılır, mümkünse Akü kutup başları sökülür.
    5- Yangına karşı gerekli önlemler alınır.
    6- Gaz kaçaklarına karşı gerekli önlemler alınır.
    7- Diğer tehlikelere karşı (toprak kayması, kaya düşmesi vb.) gerekli önlemler alınır.
    1. Durum Değerlendirmesi
    a)Yaralının bilinç durumu,
    b) Solunum yolları,
    c) Dolaşım yolları,
    d) Baş,
    e) Boyun,
    f) Göğüs,
    g) Karın,
    h) Kollar ve bacaklar kontrol edilir.
    2. İlk Müdahale
    a) Yaralıya bilinç kontrolü yapılması,
    b) Solunumun sağlanması,
    c) Dolaşımın sağlanması,
    d) Kanamalara müdahale,
    e) Kırıkların tespit edilmesi
    f) Yaralar,
    g) Yanıklar,
    h) Şok,
    i) Bayılma.
    3. Kurtarma
    a) Gereksiz malzemelerin (cam,parça vb.) temizlenmesi,
    b) Sıkışma noktalarının belirlenmesi,
    c) Kurtarma malzemelerini kullanarak yaralının kurtarılması,
    d) Yaralıların araçtan nakli,
    e) Yaralıların ambulansla Sağlık kuruluşuna sevk edilmesi.
    Kurtarma Teknikleri
    Tam Flep
    Aracın kapı ve direklerinin kesilmesi ve tavanın komple alınmasına tam flep denir. Tam flep şu hallerde uygulanır;
    -Araç tavanının tamamen çöktüğü durumlarda,
    -Kapıların açılmaması halinde,
    -Yaralıların daha çabuk ve zedelenmeden çıkarılması için.
    Yarım Flep
    Aracın ön veya arka kapı ile orta direklerinin kesilmesi ve tavanın yarım açılmasına yarım flep denir. Yarım flep şu hallerde uygulanır;
    - Yaralıların sadece önde bulunması halinde,
    - Yaralıların sadece arkada bulunması halinde
    - Kapıların açılmaması halinde.
    Kapıların Açılması
    Kapılar menteşe aralarından ayırıcı ile koparılarak yapılır. Kapılar sökülür. Kapıların açılması şu hallerde uygulanır;
    - Hafif yaralanma durumunda,
    - Kapıların sıkışarak açılmaması durumunda kullanılır.
    Direksiyon Simidi ve Pedalın Kesilmesi
    Kaza sırasında genellikle direksiyon veya pedallar yaralıyı sıkıştırır.
    Uygulaması: Direksiyon simidi veya pedallar pedal kesici veya kesme aparatı ile kesilerek yaralı kurtarılır.
    Araç İçinin Genişletilmesi
    Kaza sırasında özellikle ön koltukta oturan yolcu ve sürücü, konsolun darbe sonucunda eğilmesi ile koltuk ve konsol arasına sıkışır. Bu durumda araç içinin genişletilmesi gereklidir.
    Araç içinin genişletilmesi iki yöntemle yapılabilir.
    a) Kazazedenin olduğu taraftaki ön kapı; kapıların açılması yöntemi ile alınır. Daha sonra aracın orta direğinin Altından konsol hizasına çarpraz olarak ayırma silindiri uygulanır veya ayırma aparatını koltuk önünden konsolun alt tarafına uygulayarak genişleme sağlanır.
    b) Yukarıdaki işlemlerin gerçekleştirilememesi halinde; aracın ön Camı kırılmamışsa kırılır, ayırma aparatı gerdirme zincirinin kancası konsülün uygun bir yerine takılır. Ayırma aparatının diğer gerdirme zinciri de aracın ön tampon bölgesinde sağlam uygun bir yere takılır ve iki zincir arasına takılan ayırma aparatı ile gerdirme yapılarak araç içinin genişlemesi sağlanır.
    Araç Ters Dönmüş veya Yan Yatmış ise Kurtarma
    a) Araç desteklenir.
    b) Camlar yaralıya zarar vermeden kırılır.
    c) Sıkışma yoksa, yaralı uygun şekilde çıkarılır.
    d) Sıkışma varsa, sıkışma noktaları gerekli aparatlarla açılır, yaralı serbestleştirilir.
    e) Eğer emniyet kemeri takılı ise kurtarma personeli yaralı sırtına gelecek şekilde içeri girer, emniyet kemeri çıkarılır veya kesilir, yaralı sırtında dışarıya çıkarılır.
    f) Araç yan yatmış ise ön camlar kırılır.
    g) Ters yatmış pozisyonundaki kurtarma teknikleri uygulanır.
    Araç Su İçinde ise Kurtarma
    a) Araçsu içine düşmüş ise kurtarma personelinden çok araç içindeki kişiler kendilerini kurtarabilirler.
    b) Panik ve heyecan yapılmamalıdır.
    c) Motor ne tarafta ise araç o tarafından batmaya ve içeri su girmeye başlar, hafif tarafa geçilir.
    d) Kapılar ve camlar iç ve dış Basınç eşitleninceye kadar açılamaz, beklenir veya varsa tavan camından çıkılır.
    e) Bekleme sırasında ağırlık yapan eşyalardan kurtulunur, gerekirse soyunulur.
    f) Baygın olanların kendisine gelmesi sağlanır.
    g) Emniyet kemeri varsa çıkarılır.
    h) Basınç eşitlenince kapılar açılır ve araç terk edilir.
    i) Araç terk edilirken düzenli bir çıkış sağlanır.
    j) Yüzme konusunda tecrübeli olanlar yaralı veya baygın kişilere yardım etmelidir.
    Kemalettin GÜNGÖR - Afyon Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliği Uzmanı
  • QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0
    Diyeceksin Baya Uzun Uğraşamam
    İnsan kaynaklı kazaların meydana gelme sebepleri:

    Acemilik
    Dikkatsizlik
    Uzun süreli uykusuzluk
    Aşırı hız yapmak
    Alkollü araç kullanmak
    Hatalı sollama
    Trafik kurallarını önemsememek
    Olması gerekenden fazla yük taşımak
    Araç bakımını yaptırmamış olmak
    Dikkat veya uyku bozukluğu vb. yapan ilaçları kullanmak
    Buda Olur :)
  • Sayfayı Paylaş