demokrasi sorularımı cevaplarmısınız?

Konu 'Demokrasi' bölümünde Mithatcan_1907 tarafından paylaşıldı.

  1. Mithatcan_1907

    Mithatcan_1907 Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    1-Demokrasi nedir?Nerede ne şekil ortaya çıkmıştır
    2-Yarı doğrudan demokrasi nedir?
    3-Temsili demokrasi nedir?
    4-Çoğunluk ve çoğulculuk nedir?
    5-Demokrasinin temel prensipleri nedir?
  2. EbOoO

    EbOoO Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2011
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    1)
    Demokrasi, halkın kendisini yönetecek kişileri kendi iradesiyle seçtiği yönetim biçimidir. Demokratik yönetim biçimi, çağımızın en yaygin yönetim biçimidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de demokrasiyle yönetilmektedir. Demokrasinin temel ilkeleri; özgürlük, miil? egemenlik, çoğulculuk ve eşitliktir. Demokratik yönetim biçiminin özelliklerini şöyle özetleyebiliriz:

    Demokrasi, insanın değerli bir varlık olarak görüldüğü yönetm bçimidir. İnsan, doğuştan diğer hiçbir canlıda bulunmayan olanaklarla dünyaya ge r. Bu olanaklarını geliştirerek çeşitli sanat, bilim, düşünce ve edebiyat ürünleri ortaya koyar. Demokratik yönetimde, insanın gelişebilmesi ‘için doğuştan bazı hak ve özgülükere sahip olduğu kabul edilir. Devlet, bu hak ve özgürlükleri anayasa ve yasalarla gfs,eroe aitına alır.

    Demokrasi, millT egemenlik ilkesine dayanır. Demokratik etı biçiminde halk, kendisini temsil edecek kişileri oylarıyla belirler. Bu kişiler, be :‘ b t s’e Gikeyi halk adına yasalara uygun olarak yönetirler. Halk, uygulamalarından ne nsa onları tekrar seçebilme, gerekirse seçmeme hakkına sahiptir.
    Demokratik yönetimde çoğulculuk ilkesi geçerlidir. Herkes cşnoe ve düşündüklerini açıklama hakkına sahiptir. İnsanlar, birbirlerinin hak atina sag gösterirler. Diğer insanların düşünce ve davranışlarına karşı hoşgörülüdüıier. Hekes ayrn biçimde düşünmesinin ve davranmasının mümkün olamayacağını bil re’. Fa. görüşlerin varlığı, demokrasiye çok seslilik getirir. Herkesin fikri saygıyla dinen e e doğru çözümlere ulaşılır.

    Demokrasinin temel ilkelerinden biri de eşitliktir. Dern:ra ,öretimde insanlar yasalar önünde eşittir. Hiç kimseye dil, din, ırk gibi özellikler reaene ayncalık tanınmaz. Herkesin hak ve görevleri anayasa ve yasalarla beli1er’- ş e yasalar herkese aynı şekilde eşitçe uygulanır.

    Görüyoruz ki, demokrasi bir yaşam biçimidir. Bu yaşam d n- de insana saygı ve sevgi esastır. İnsanlar, düşündüklerini ve dilediklerini başkaar a zarar vermemek koşuluyla dile getirebilir, gerçekleştirebilirler. İnsan olarak bazi hakara sahip olduklarının bilincindedirler. Bu haklara sahip çıkarlar, görevlerini de özere enre getirirler.

    Eğitilmiş insanlar demokrasinin varlığını daha iyi sürdüreb er Demokrasi eğitimi, ailede ve okulda başlar, toplum yaşamında gerçekleştirilir. İnsan ar, eğitimle demokrasinin gerektirdiği davranışları öğrenir, insan ve vatandaş oma or ncni kazanırlar. Sonuçta, en iyi yönetim biçiminin demokrasi olduğunu görürler ve ona sahip çıkarlar. Toplumda demokratik yaşamın sürdürülmesi için gerekli çabay göstenrer.
    2)
    Halkın temsilcilerinin yanı sıra bazı konularda halkoyuna da başvurulmasını öngören bir sistemdir. Halk üç şekilde egemenliğin kullanılmasına katılabilir:Referandum (halkoyuna başvurma) halkın vetosu ve halkın kanun teklifi. Referandum yasama organının yaptığı bir yasayı halkın evet ya da hayır şeklinde oylamasıdır. Halkın vetosu ise referandum yapılması için halkın girişimde bulunmasıdır. Halkın isteğiyle yapılan oylama sonucu yasa ya kabul edilecek ya da reddedilecektir. Yarıdoğrudan demokrasilerde halka kanun teklif etme yetkisi de tanınmıştır. Ülkemizde sadece Anayasa değişikliklerinde TBMM üyelerinin beşte üçü ile veya üçte ikisinden az çoğunlukla kabul edilen Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması zorunludur. Bunun üzerinde bir çoğunlukla yapılan Anayasa değişikliğini halkoyuna sunmak Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmıştır


    Yarıdoğrudan demokrasi halka yönetime daha etkili katılma imkanı tanıdığı için özgürlükler lehine bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca halkın temel sorunlarda karar vermesi yönetenlerin politikaları ile kamuoyu arasındaki uyumsuzluk ya da anlaşmazlıkları ortadan kaldıracaktır. Bu yararlı yönlerine karşılık halkın oylamaya sunulan önemli ve karmaşık konuları değerlendirebilmedeki yeteneksizliği; genellikle evet- hayır şeklinde yapılan halk oylamalarında ayrıntıların gözden kaçabilmesi ve nihayet sık sık halk oylamasına başvurulmasının egemenliğin kullanılmasında isteksizlik ilgisizlik çekimserlik yaratması yarıdoğrudan demokrasinin önemli sakıncaları arasındadır.
    3)Ülkemizde ve birçok ülkede milli egemenlik anlayışının bir sonucu olarak temsili demokrasi uygulanmaktadır. Buna göre halk egemenliğini seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullanacaktır. Milletvekilleri tüm milletin temsilcisi olarak yasa yapmaktadır.

    Anayasanın 80. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil bütün milleti temsil ederler. Anayasamızın yasama yetkisini düzenleyen 7. maddesinin gerekçesinde temsil esası şu şekilde açıklanmaktadır: “Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Bu nüfusu milyonlara varan modern devletlerde demokrasi rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir durumdur. ”Ülkemizde ilk demokrasi deneyiminin 1876 Anayasası’yla başladığını görmekteyiz. Bu Anayasa’nın öngördüğü sınırlı demokrasi ne yazık ki uygulanamamış ll. Abdülhamit ülkeyi tek başına yönetmiştir. 1908 yılında ikinci meşrutiyetin ilanı ile Anayasa değiştirilmiş ve parlamenter demokratik düzene geçilmiştir. Ancak bu dönemde de İttihat ve Terakki Partisi’nin yöneticileri demokrasinin gereklerine uymamışlar ülkeyi diktatörce yönetmişlerdir. Halkın kendi kaderini tayin ettiği Kurtuluş Savaşı dönemi şartlarında halk iradesine ve temsile azami önem verilmiş Savaş Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yönetiminde yapılmıştır. Cumhuriyet’in ilanıyla demokrasi Devletimizin vazgeçilmez bir ilkesi olarak kabul edilmiştir. Bu süreç 1946 yılında çok partili demokratik yaşama geçilmesiyle tamamlanmıştır. Fakat üzülerek belirtmek gerekiyor ki demokrasimiz süreklilik gösterememektedir. 1960 ve 1980 yıllarında iki kez askeri müdahaleyle Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatılmıştır. Bu dönemlerde askeri müdahaleyi arzulayanlar arasında bazı Meclis üyelerinin de bulunması demokrasi anlayışımızın gelişmemiş olduğunun göstergesidir. Günümüzde bile askeri müdahale olasılığı sık sık gündeme gelebilmektedir. Bu durumu ‘bize özgü demokrasi’ kavramıyla açıklamak mümkün değildir. Çünkü çeşitli anlamlarda demokrasiden söz edilemez.
    4)BOŞ.
    5)Millî Egemenlik
    Demokraside egemenlik millete aittir. Mil*let bu hakkını temsilcileri (milletvekilleri) aracılı*ğıyla kullanır. Yönetenler, gücünü milletten alır. Hiçbir kimse, zorla iş başına gelemez. Bu esas, anayasamızda şöyle belirtilmiştir: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."

    Hürriyet ve Eşitlik
    Demokraside, hürriyet ve eşitlik esastır. Hürriyet, başkalarına zarar vermeden her şeyi yapabilmektir. Bütün insanlar hürdür. Herkes, serbestçe düşünür ve düşüncelerini açıklayabilir.
    Eşitlik, hiçbir ayrım olmaksızın herkesin kanun önünde aynı haklara sahip olmasıdır. Hiç kimseye din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşüncesin*den dolayı farklı işlem yapılamaz.

    Siyasi Partiler
    Demokratik yönetimlerde, ülke sorunları*nın çözüm yolları üzerinde aynı düşünceyi payla*şan insanlar bir siyasi parti kurabilirler. Vatan*daşlar, bu siyasi partilerden birine üye olabilirler. Ülkemizde Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ilk kuru*lan parti Halk Fırkası'dır. Fırka parti anl***** ge*lir. Cumhuriyetin ilanından sonra partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur.
    Siyasi partiler, anayasa ve ilgili kanun hü*kümlerine uygun olarak faaliyetlerini sürdürürler. Siyasi partilerin hepsi, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü kabul eder. İnsan hakları*na saygılıdır. Millet egemenliğini esas alır. Demok*ratik ve laik cumhuriyet ilkelerine bağlıdır.

    Demokrasilerde hükümeti kurma görevi, genellikle seçimler sonucunda en çok milletvekil*liği kazanan partiye verilir. Hükümeti kuran partiye iktidar partisi denir. Diğer siyasi partiler ise mu*halefet partileri olarak adlandırılır. Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır.

    1946 yılında Türkiye'de ilk kez birden fazla partinin katıldığı seçimler sonucunda çok partili hayata geçildi.
  3. EbOoO

    EbOoO Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2011
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    4'ü araştırdım ama çıkmadı bunlar belki işine yarar :)

Sayfayı Paylaş